--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Milli Eğitim’in başındaki bela: OAB

Zekeriya Say
Zekeriya Say
18

 

CHP tek parti diktasının “milli şefi” İsmet İnönü zamanında imzalanan anlaşmalar sonucu, dış güçler tarafından eğilip-bükülen “Milli(!) Eğitim” sistemi…

Hiçbir bilimsel gerçekliği olmayan ve evrimci ön kabulle hazırlanan ders kitapları…

Müslüman Anadolu’nun kimyasına uymayan, yaratılış gerçeğini öteleyen, Allah inancını zedeleyen ve ateist fikirlerin empoze edildiği müfredatlar…

Yanlış “öğretmen” politikaları…

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, şimdi de okullarda “paralel yönetim” ilan eden “Okul Aile Birlikleri…”

Evet!

Maalesef ilk Maarif Nazırı “fenni sünetçi” olan ve her iktidar değişiminde şekilden şekle sokulan Cumhuriyet Türkiye’sinin “Milli Eğitim” sistemi bir türlü dikiş tutmuyor.

Özellikle AK Parti iktidarının, başta teknolojik atılımlar ve ücretsiz kitap hamlelerine rağmen eğitim kalitesi arzulanan seviyeye gelemiyor.

Bundan birkaç ay önce acaba sorunun kaynağının “öğretmenler” mi olduğunu irdelediğimde, az kalsın eğitim ordusunca linç edilecektim.

Bu kez bir adım ileri giderek, yaşanan sıkıntının temel sebeplerinden birinin de “aileler” olduğuna dikkat çekmek istiyorum. 

Malumunuz, AK Parti hükümetlerin en büyük özelliklerinden biri de bütçede “aslan payını,” ülkenin güvenliğini ilgilendiren Milli Savunma yerine nesli ihyayla yükümlü olan Milli Eğitim’e ayırmasıdır.

Başkan Erdoğan, sırf; “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!” şuurunda…

“Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin” dâvacısı…

“Halka değil, Hakk’a inanan” bir gençlik yetiştirmek için 21 yıl boyunca hiçbir masraftan kaçınmadı…

Fakat ne yazık ki bu çabası, her her seferinde sol faşist zihniyete takılarak, hayalden öteye geçemedi.

Genç nesle; dini, peygamberini, yaratıcısını öğretmeye çalışa da, bunda muvaffak olamadı.

Çünkü karşısında, her sistemi iğdiş edebilen, modern tabirle, “içinden geçebilen” azgın bir kitle var.  

İşte bu kitle, bürokrasiden kısmen temizlenince, “Okul Aile Birliği” adı altında örgütlenerek yeniden Milli Eğitim’e “nüfuz” etmeyi başardı. 

Geçmiş yıllarda “veli toplantılarına” bile gitmeyi zül addeden bu güruh, artık okullardan çıkmıyor.

Milli Eğitim’in verdiği yasal ve geniş yetkilerin arkasına sığınarak, okulların şekillenmesinde gereğinden fazla rol üstleniyor. 

Okul yönetimince planlanan kurs, sınav, seminer, müzik, tiyatro, spor, sanat, gezi, kermes ve benzeri eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesine müdahil oluyor…

Öğretim faaliyetleri dışındaki zamanlarda okulun derslik, spor salonu, kütüphane, laboratuvar, atölye, hatta oyun alanlarını bile diledikleri gibi değerlendiriyorlar.

Bir bakmışsınız, okulun bahçesini bir galeriye veya market zincirine kiralamışlar, oradan tıkır tıkır gelir elde ediyorlar…

Toplanan bağışlar da işin cabası…

Öğrencilere yönelik taciz, psikolojik şiddet gibi rezaletler de zaten gazetelerde kendine genişçe yer buluyor…

Yasal yetkilerle donatılmış bu “paralel yapı”nın beni en rahatsız eden yönü ise öğrencilere ve eğitimcilere yönelik ideolojik tahakkümü…

Her yıl Ekim ayında seçilen “Okul Aile Birlikleri,” genelde benzer dünya ve ideolojik görüşe sahip velilerin bir araya gelmesinden oluşuyor.

Tabii, mütedeyyin aileler zahmet edip oy kullanmaya gelmedikleri için, tıpkı Tabipler Birliği yönetiminin bir avuç marjinalin eline geçmesi gibi..

Okul Aile Birliği yönetimleri de genellikle, Türkiye’deki potansiyeli yüzde 25’i aşmayan  “sol-seküler” zihniyetteki ailelerin eline geçiyor.

Onlar da mevcut iktidara karşı oldukları için, genellikle devletin atadığı okul yöneticilerine ve öğretmenlerine karşı tavır alıyorlar.

İşin içine, yalanda sınır tanımayan zillet medyasının desteği de eklenince, okul müdürlerini ve öğretmenleri yıpratmak için var güçleriyle uğraşıyorlar.

O okullardan biri de, benim de “velisi” olduğum, ecdat yadigarı Cağaloğlu Anadolu Lisesi..

3 senedir şahit olduğum rezaletleri sıralamaya kalksam sayfalar sığmaz…

Nüfus cüzdanlarına isimleri “Militan” olarak kaydedilecek kadar marjinal velilerin yer aldığı Cağaloğlu Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği yönetimi yıllardır adeta “müdür öğütme makinası” gibi çalışıyor.

3 yılda 4 müdürün değişmesi bile yaşananları özetlemeye yeterli…

2020 yılında Necati Yener, Mart 2021’de Cafer Çilenti, Şubat 2022’de Mehmet Aybek, OAB diktası yüzünden okuldan ayrıldı.

 Şimdi de 1 Mart 2022’de göreve başlayan okul Müdürü Cafer Koçyiğit, malum güruhun hedefinde…

“Kuruluş yıldönümü”, “mezuniyet töreni” ve “Calfest” gibi eğlencelerle, küçücük çocuklara alkollü eğlenceler düzenleyen sol-faşist zihniyet, CAL’ı Türkiye’nin en prestijli liseleri arasındaki yerine kavuşmasını sağlayan müdürler arasında yer alan Cafet Koçyiğit’i.

Sırf, “çocuk gelin” hadisesi yaşandığında, kişisel sosyal medya hesabından Hucurat Suresi’nin 6. ayetinde yer alan, “Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın” ilahi emrini paylaştığı gerekçesiyle adeta linç etmeye çalışıyor.

Daha önce okul kapısı önünde iğrenç pankartlarla eylem düzenleyen seküler veliler ve Okul Aile Birliği yönetimi, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen “mezuniyet töreninde” bir kez daha sahneye çıktı.

Bu kez, zihinlerini yıkadıkları öğrencileri organize ederek, müdür beye karşı arkalarını dönmelerini sağladılar.

Öğretmenine bile saygı göstermeyen bir öğrenci, maazallah yarın önemli bir mevkiye geldiğinde, bu ülkenin dindar kesimine adil davranır mı? Onlara söz hakkı verir mi?

Özetle…

Yeni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Bey’in işe, daha önce kimsenin dokunmadığı ve yıllardır eğitimcilerin başına bela olan Okul Aile Birliği saçmalığını temizlemekle başlaması çok isabetli olacaktır. Zira tehlike görünenden daha büyük!

 

Yorumlar

(18)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ABDULLAH SUPHİ AYDIN

9 Haziran 2023 01:59

selam aleykum Saat geç olduğunun farkındayım ancak Olağan Üstü bir durum ile karşı karşıyayız. Yukarıdaki yazıyı önce iyice bir okuyalım. BURADA İSLAM KARŞITI VELİLER NASIL OLUYOR DA BİR ARAYA GELEBİLİYORLAR. BUNLARI KİM ÖRGÜTLÜYOR. BİRAZ DERİNLEMESİNE İNCELEDİĞİNİZDE KARŞINIZA DÜNYANIN EN KANLI EN SİNSİ EN DİNSİZ LİONS , ROTARY GİBİ MASON ÖRGÜTLERİ ÇIKACAKTIR. İŞTE BU DURUM KARŞISINDA AKPARTİ, REFAH PARTİSİ, HÜDAPAR, SAADET PARTİLERİ ÜYELERİNİ ŞUURLANDIRACAK VE MİLLİ KONULARA DUYARLI HALE GETİRECEK ŞUURLANDIRMA EĞTĞMLERİ YAPMALI HER MÜSLÜMAN AİLE BU OAB TOPLANTILARINA KATILMALI. VE BU BİRLİKLERİN SEÇİMLERİ OLUYOR. BU SEÇİMLERDE AYNEN DERNEKLER GİBİ YÜNETİM KURULU MUHASİP BAŞKAN SEÇİMLERİ OLUYOR. BURALARA MÜSLÜMANŞUURLU BİRREYLERİN SEÇİLMESİ SAĞLANMALI

Yasemin teşekkürederiz Zekeriya Bey

8 Haziran 2023 19:25

Kur'an Azimüşşan'ınımız Okul sıralarına girdi binlerce şükürler olsun bundan sonra yapılacak şey Din Kültürü öğretmenlerimiz Namazı abdesti orucu hayatta Müslümanların yapması gerekenleri öğretecek öğrettiği kadar uygulattığı kadar maaş alacak kaç öğrenci oruç tutuyor namaz kılıyor müfettişlerde buna göre not vermeli sınav sorularında Din Kültürü sorularına ağırlık verilmelidir ilk okuldan üniversite yükseklisans doktora doç prof uyduruk dersler veriliyor Dini Eğitim ölene kadar verilmelidir sınav sorularında yavaş yavaş sayısı yukseltilmelidir azınlıkların diniyle ilgili sorularsorulmalıdır bu mutlaka uygulanmalıdır okul sıralarına seçmelidersolarak uygulanmasını da onermistim

Yusuf Sarıkaya (Eğitimci)

8 Haziran 2023 16:13

Çok isabetli bir tespit. Söylenenlere ilaveten bazı öğretmenleri hediyelere boğup taraftar topluyorlar veya seslerinin kırılmasına sebep oluyorlar. Bu oluşumların bütçesi olmaz, olmamalı. Her dönem eğlence (ki, bazı illerde tapınma organizeleri bile yapıyorlar. ) adı altında her öğrenciden binlerce lira topluyorlar. Kontrol yok, hesap verirlilik yok. Bunun önüne derhal geçilmeli. Müfredat ayrı bir sorun hatta temel sorun. Yazınız için teşekkür ederim.

Mardinli hoca

8 Haziran 2023 16:06

Sayın Zekeriya hoca dilinize yüreğinize sağlık.Anlatiginiz konu milli eğitim in bir sorundur.Esasinda milli eğitim bakanlığı bütün sistemini değişmelidir.Milli demek milletin inancına gelenek göreneklerine göre öğrenci yetistirmeli .İlk önce öğretmenleri dindar yetistirmeli ki imanlı öğrenci yetiş sin.Bir söz vardır bugünün küçüğü yarının büyüğü olacak.Devlet millet için en önemli genç nesildir.Devamli bunu diyorum CHP ayakta tutanmilli

Uğur

8 Haziran 2023 14:55

Bir de "seküler" dinsizlik din ve geleneğini izleyenlerle Müslümanlar, her biri kendi din ve geleneklerine göre, ayrı ayrı eğitim sistemlerine sahip olmalıdır. Keza Hristiyanlar ve Yahudiler de... Ne seküler ne Müslüman ne Yahudi ne Hristiyan olamayıp arada kalan mütereddit ahlaksız laikçi münafıklar ise artık eğitimde söz sahibi bırakılamaz!

Zekeriya gökçe

8 Haziran 2023 13:11

Mecburi eğitim 5 yıl ana sınıfı + 4 olmalı((( biz eğitimi okumak isteyene verebiliriz.))) 12 yılın zararı köyler yok oldu her öğrenciyi şehre taşıdık şehri gören köye gitmedi üretim olmayınca her şey pahalılaştı.. dahada çoğaltabilirsin... okullarımız da abcde harfinden başka bir şey öğretiyoruz. Hayatı öğretirken bile b den başlıyoruz. Sınavlar yazık bu milletin zeki çocuklarına. Kalkmalı eğitim bize bir işlev kalmalı öğrendiğimize uygulamalı ki gerçek hayata malzemeli. Şu ayrımcı eğitimden vaz geçmeli yok fen lisesi yok sosyal bilimler lisesi... hele bir de sınav diye yeni nesil soru saçmalığına imza atan bir nesil matematik bir dildir yeni nesil diye matematiğin dilini öğrenilmez ettiler. Alman bile bir matematik sorusunu türkçe bilmese bile çözebiliyorken çözemez hale getirdik. Taşımalı yatılı gündüzlü normal bunlar hep sorun yakıt alımı daha mı bir sürü okul aile birlikleri bunların yanında sorun bile değil

Muhi

8 Haziran 2023 23:07

Aynen.Müfredat yeniden çocukların seviyesine göre duzenlenmeli

Yavuz

8 Haziran 2023 12:06

Milli Eğitimin temel sorunu,"milli"olmayısından kaynaklaniyor! Referans olarak batı medeniyetini alanların,zehiri kendine ve onsanlarına damardan enjekte etmekte tereddut etmediklerini görüyoruz. Batı neticeleri ile kötü değildir sadece,prensipleri ile de kötüdür! Batı yönünü kaybetmişken hala batı diye tuttürmanın manası yoktur! Mufredatında talebe ve muallim icin değer,ahlak ölçülendirmesi olmayan bir egitimin neresi başarılı olacaktir?

Uğur

8 Haziran 2023 11:48

Çok doğru yazmışsınız, ama bunu Yusuf hocadan beklemeyin. O öyle biri değil ve zaten gücü de yetmez. Eğer müminler olarak devrimle iktidara gelip Allah'ın dinini/yasasını bir anda yürürlüğe koyarsak ancak o zaman bu işleri düzeltmeye BAŞLARIZ. Yoksa 28 Şubat Süreci işte bu şekilde devam edecektir, en iyi ihtimalle sadece biraz hafifletilmiş hâlde. Aslında bu hâlimiz daha bile serttir, ama eskiye geri dönüş de yoktur. Eskiden bizi bir anda yolup atarak işkence ediyorlardı, ama en azından sonra tarlamızda veya atölyemizde işimize kafa rahatlığıyla bakıyorduk; şimdi ise yavaş yavaş ama sürekli şekilde ve ömür boyu sona ermeksizin yoluyorlar. İşkencenin anlık şiddeti şimdi daha düşük, ama toplam şiddeti muhtemelen kat kat daha fazla. Reis ülkemizi onlar için geliştirdi, bize ise daha sürekli ve toplamda daha şiddetli işkence düştü. Ben artık dayanamıyorum. Allah onları helak etsin.

Nurcihan Anteplioğlu

8 Haziran 2023 11:00

Cağaloğlu Anadolu Lisesi,mezuniyet törenindeydim ben de.Müdür bey ilk protestonun ardından ,öğrenci ve velileri provokasyona gelmemeleri konusunda uyardı..ortalık sakinleşti.Ne zaman ki feto,pkk vs.terör örgütlerine lanet etti,tekrar protesto eylemine başladı öğrenciler.Bu korkunç bir durum.OAB öğrencilerimizi kötü emellerine alet ediyor senelerdir.Dik duran idarecileri de göndermek için elinden geleni ardına koymuyor.Umarım mezuniyet gecesinde yaşananlar hepimize ibret olur...Devlet yetkililerimiz OAB terörüne bir son verir..

Numan Olgun

8 Haziran 2023 10:19

Zekeriya Bey endişelerinde çok haklı, bugün ki bir kısım gençlik kelime-i şehadetten bihaberse, en küçük ( ezberlenmesi bakımından) sureyi bile okumaktan imtina ederek "ben müslüman değilim" diyecek kadar kara cahil olabiliyorsa, bunun suçlusu bence tamamen çocuğun ilk öğretmeni olan annedir,evinde ilk iman dersini alan genci okulunda dininden kolay kolay soğutamazlar, annede, babada çocuğuna verecek bir şey yoksa o çocuğun "ben müslüman değilim" demesi kadar normal bir şey yoktur, ahiret şuuru olmayan bir ebeveynden ortaya çıkan bir gençten daha fazlasını beklemek hayal olur vesselâm.

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle