--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Ev zencisi” hakaretse CHP’yi çamaşır suyu temizlemez!

Zekeriya Say
Zekeriya Say
18

 

Sözde düşünce ve ifade özgürlüğünün teminatı olarak gösterilen sosyal medya platformları, özellikle son yıllarda adeta dijital bir diktatörlüğe dönüştü. 

Haçlı ve Siyonist menşeli bu platformlar, küresel emperyalistlerin menfaatleriyle çelişen aykırı fikirlerin önüne “tek tıkla’ görünmez bir set çekebiliyorlar.

Kamuoyunu yönlendirmek ve kaotik ortamların oluşmasına zemin hazırlamak için de tek taraflı bilgilerin geniş kitlere ulaşmasını sağlayabiliyorlar.

Türk halkı dijital diktatörlüğe, özellikle Gezi olaylarında ve son dönemde gerçekleşen seçimlerin tamamında yakından şahit oldu.

Muhalefet kazandığında kılını kıpırdatmayan sosyal medya platformlarının, AK Parti’nin kaybetmesi için hangi manipülasyonlara imza attığını, kullanıcılarına ne tür provokatif içerikler ulaştırdığını hepimiz biliyoruz.

Ayrıca sözde “Kullanım sözleşmesi’ adı altında ele geçirdikleri kişisel verileri kullanarak nasıl siyasi operasyonlar çektiklerine yakından şahidiz.

Sadece görünür gerçekler değil, yapılan araştırmalar da bu sanal zorbalığı açıkça ortaya koyuyor. 

Tabii bu küresel şirketler, Müslümanlara yönelik nefreti körüklemede de başrolü üstleniyor. 

Facebook, İnstagram, TikTok, Twitter ve YouTube gibi sosyal medya şirketlerinin, Müslüman karşıtlığı konusunda yapılan şikâyetleri nasıl kulak arkası yaptıkları ortada.

İslam karşıtı içeriklerden, terör, cinsellik ve şiddet içeren paylaşımlarından ve buralardan gelen etkileşimlerinden astronomik oranda paralar kazanan bu şirketler…

Sıra Müslüman milletlere gelince, sansürün en rezil örneklerini sergilemekte beis görmüyor. 

Küresel hegemonyaya hizmet etmeyen her fikre sansür uygulayan, dilediklerinin sesini kısıp istedikleri hesaplarını askıya alan Twitter, Facebook, İnstagram ve Whatsapp gibi dijital mecralar, karanlık yüzlerini 7 Ekim’in hemen ardından Gazze’de başlayan soykırımla bir kez daha tüm dünyaya gösterdiler.

Filistinli mazlumlara yönelik her paylaşımı anında temizleyen bu küresel propaganda aparatları, son olarak Tahran’da vahşi bir suikastla şehid edilen Hamas lideri İsmail Heniyye için sansür kartını devreye soktular.

Bu operasyonda başı çeken, Facebook, İnstagram ve WhatsApp’ın çatı şirketi META…

İnstagram’ın kapatılmasının ardından köşeye sıkışarak Heniyye için paylaşılan taziye mesajlarını “yanlışlıkla” kaldırdığını öne sürerek özür diledi.

Bunun bir “operasyonel bir hatadan” kaynaklandığı belirterek, çark etti.

 Tabii pabucun pahalıya patlayacağını gören META dansözlere taş çıkarırken, muhalefet ve medyası zalimlerin sözcülüğüne soyundu.. 

Örneğin Özgür Özel, «İnstagram’ın kapatılması ulusal bir saçmalık” olarak nitelendirirken…

Ekrem İmamoğlu, “İnstagram bir an önce açılmalı, iletişimden sorumlu akıllar sansür birimi gibi çalışmayı bırakmalı” diyerek, Batı’ya şirinlik yaptı.

Muhalefetin, medyasının ve paralı trollerinin gayrı milli tavrını gören Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bu durumu “köleliğin olduğu dönemde efendisine itaat eden ve sırf onun gözüne girebilmek için kendi kanından olanlara kötülük yapılmasına yuman” köleler için kullanılan “Ev zencisi” tanımını yaptı.

Vay efendim, sen misin bunu diyen?! 

Kendilerini “Beyaz Türk” olarak gören malum cenah resmen ortalığı ayağa kaldırdı. 

Neymiş?

“Tarla zencileri” olarak gördükleri mütedeyyin kesimin temsilci Başkan Erdoğan nasıl olur da Batı’nın dümen suyundan çıkmayan laikçilere “Ev zencisi” benzetmesi yaparmış…

Kimileri bu duruma kendi lisanınca tevil getirmeye çalışırken, CHP’nin basın bülteni konumundaki “Sözcü” ise Erdoğan’ın “ev zencisi” ve “cibilliyet” sözlerini “küfür”den saymış…

Bununla yetinmeyerek Erdoğan’ın geçmişte söylediği, “İnsan müsveddesi, Ananı da al git, Terbiyesiz, Nebbaş, Pislik, Tezek, Çöplük, Çürük, Nankör, İllet” gibi sözlerini hatırlatmış. 

Erdoğan’ın ağzından çıkan her kelimeyi not eden Sözcü editörleri belli ki fırsat bulup CHP’lilerin neler söylediğini takip etmiyorlar.

Eğer Erdoğan’ın sözleri ağır hakaret ise…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik, “Benim adımı yolsuzlukla anarsa ana a..... Gerisini söylemeyeyim” diye saçmalayan…

Siyasi rakiplerine yönelik “namussuz”, “geri zekalı”, “cahil”, “şerefsiz”, “diktatör bozuntusu” şeklinde hakaretler savuran Kemal Kılıçdaroğlu ile…

Kayak tatilini eleştiren AK Partili Meclis üyesine, “G…. girsin kayak tatili” diyen Ekrem İmamoğlu’nun..

Gezi olaylarına müdahale eden polislere; “Sizin ananızı s...., eşekoğlu eşekler” diyerek küfreden Levent Gök’ün…

Kendisini protesto eden bir vatandaşa;  “Ağzını yırtarım it herif, o. çocuğu” şeklinde hakaret eden Gürsel Tekin’in..

İğrençleşen daha pek çok CHP’linin küfür ve hakaretlerini nerelerine sokacaklar?

Üstelik CHP’liler bu küfürleri henüz muhalefette iken yaptı.

Maazallah iktidara gelirlerse, demek ki en ufak eleştiride ana-bacı düz gidecekler…

Dolayısıyla sadece şiddeti ve nefreti körükleyen sosyal medya platformlarının değil, CHP ve medyasının da bol çamaşır suyu ile büyük bir iç-dış temizliğe ihtiyacı var!.

 

Yorumlar

(18)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Düşüncesi karışık olanlar

9 Ağustos 2024 00:35

"Erdoğan’ın ağzından çıkan her kelimeyi not eden Sözcü editörleri belli ki fırsat bulup CHP’lilerin neler söylediğini takip etmiyorlar.".. ederler mi hiç?... edecek olurlarsa ellerini yüzlerine kapatarak yürümek zorunda kalırlar... böyle yürümek zorunda kaldıkları için de ikinci bir çukura daha düşerler...Bu ülkede fettöşün algı operasyonlarına kanıp ülkenin cumhurbaşkanını hedef alarak " hırsıza hırsız denir" diyenler kimdi?

ziyaretçi

8 Ağustos 2024 21:36

Aklı basinda, içinde biraz olsun vijdan taşıyan ve Allah korkusu olan birinin Chpkk'nin yanından yöresinden geçeceğini sanmıyorum. Bunların bastığı yerde vallahi ot bitmez.

Fıçımın yazarı

8 Ağustos 2024 19:09

Kivirmada kimse senin ve yaladığın partinin eline su dökdmez.

KAMUL BUYRUN YÜZ BÖLEMİ!

8 Ağustos 2024 14:41

Beyaz Türk geçinenler ilk Cumhuriyet yıllarında ki basın yayın üzerinde ki baskılar için eleştiri yapabilir mi acaba? Yapamaz sıkar çünkü. Takrir-i Sûkun ve Matbuat kanunu için ne diyebilirler ki? Koca bir hiç, gık bile diyemezler,eleştiremezler.Sürekli ve sık sık kapatılan gazeteler, yasaklanan kitaplar, yakılan matbaa'lar, susturulan, tehdit edilen gazeteciler! Ama hemen tamamı demokrasi ve özgürlük türkülerinin söz ve makam yapıcılarıdırlar.Meselâ ansiklopedi tarihçisi zat dün II. Abdülhamid'in Basın Sansürü başlıklı yazı yazmış,fakat dediğim gibi Cumhuriyet yılları sansürünü hiç yazamaz, haddine mi...! Chp isimli cehâlet ve hakaret partisi kendi Cumhurbaşkanı adayını "Gel Bakalım" diye aşağılayarak tanıtan, kendi Yandaş kanalını arayarak "Gel Bakalım" dediği adayının fazla tanıtım ve reklamını yapmaması için uyaran, Partililerin kendi işlerine gelmeyen tv kanallarına çıkmamaları için ambargo koyan ve bu ambargoya karşı gelenleri partiden kovan. Partinin gayri illegal konuları halkında açıklama yapanları ihraç eden demokrasi ve özgürlüğün en büyük düşmanı olan bir yapıdır. Demokrasi, özgürlük, medeniyet bir nev-i maskedir onlarda... Yukarıda ki başlık da Güneş-Dil teorisi olan UYDURUKÇA'da CHP'ye layık görülen isim!?!?

KAMU BUYRUM TÜZ BÖLEMİ

8 Ağustos 2024 18:50

Özür dilerim,klavye hatasından yanlış yazmışım.

Okur

8 Ağustos 2024 19:27

CHP, kurulduğu yıllardaki gibi kötü bir parti değildir. günümüzdeki CHP insanların sakalına, bıyığına, baş örtüsüne fazla karışmıyor.

Ne demezsin

9 Ağustos 2024 08:14

Okur,sen doktara git bence.GÖZ-KULAK VE BEYİN CERRAHİYE

Zahar

8 Ağustos 2024 13:30

He he yaw. :) sizleri ne temizler?

Benzesik

8 Ağustos 2024 12:40

Ne farkınız kalmış rakibinizden..Hatta Dindar'ım diyen (herkesin Cumhurbaşkanı) dahada abartmış. Hani nerde peygamberimizin.. iyilik, hoşgörü ve güzel sözlerle ilgili hadisleri..

Paşa

8 Ağustos 2024 12:03

Zekeriya devlet Bahçeli'nin de bu tarz ifadeleri vardı noldu kaleminin mürekkebi mi bitti de yazmadın bu bir, ikincisi ama onlarda bu ifadeleri kullandı diyeceğine evet haklısınız bu ifadeleri kimse kimseye dememeli demek çokmu zor geliyor sana, üçüncüsü akit olarak artık hepinizin ortak buluştuğu bir şey var, oda konuları hiç konuşmamak ve karşı mahalle ne demiş onun üzerinden yazılar yazmak, sizin hiçbir konuda fikriniz yokmu Zekeriya bey,niye biz ekonomi konuşacakken, dış politika konuşacakken, enflasyon ,yüksek faiz, artan dövizi konuşacakken, İsveçe NATO üyeliğini, darbeci Sisi ile tokayı, İsrail ile normalleşme ve ticareti konuşacakken sürekli CHP yi yada sol gazete ve gazetecileri konuşuyoruz acaba, yoksa vereceğiniz cevaplar yokda bu yola mı başvuruyorsunuz Zekeriya bey, saygılarımla...

Tandır

8 Ağustos 2024 11:52

Bu kadar fanatik Müslüman yazarın olması Türkiye gerçekleri için tehlikelidir. Bay fanatik ülkemizi AKP yönetmektedir, CHP değil. Yönetim eleştirilir muhalefet değil. Muhalefetin elinde güç yoktur, utanmadan güçsüzlere saldırıyorsunuz.

Okur

8 Ağustos 2024 10:38

CHP, kurulduğu yıllardan ikinci dünya savaşının ortalarına kadar faşist bir parti idi. İkinci dünya savaşının ortalarından Mussolini daha sonra Hitler'in savaşı kaybetmesi ve Türkiye'de de kendisine muhalefet eden kesimlerin seslerini yükseltmesi ile faşist ve ırkçı ideolojisini birazda olsa terketti. İkinci dünya savaşından sonra tam olarak iktidara gelemesede Mustafa Kemal Atatürk'ün resimlerini arkasında tutarak"sosyal demokrat olduğunu, ortanın solu olduğunu gibi terimler ile ifade ederek hem kitleleri kandırdı hemde varlığını sürdürerek günümüze kadar geldi ama hiçbir zaman kemalist (faşist) ideolojisini, terk etmedi.

Geçim Gündemi Sansürle Kapatılmaya Çalışılıyor

8 Ağustos 2024 10:17

Son beş yıldır ülke halkı sefillige mahkum edildi. Sosyal medya ile gündemi doldurup, İsrail ve Abd nin katilligini gündeme alıp iki günde sigaraya, doğal gaza fahiş zam yapıldı.Sanki İsrail ve Abd ilk defa katillik yaptı. Zamlar konuşulmasın diye sosyal medya sansürü uygulanıp güya İsrail'in katliamına tepki koymuşlar. Yönetemediklerini kabul etseler belki çözüm yolu da bulacaklar. Tahsil dar Mehmet'i ortaya attılar kurban olarak. Zenginlere yap işler devret projeleri ile toplanan vergiler aktarılıyor. Gündem gıy gıy. Bir ay içinde zam gelmeyen hiç bir şey kalmadı. Zamı kamu başlatıyor, arkasından özel sektör devam ediyor. Halk başka şeylerle oyandırılıp gündem saptırılıyor. Bir kendini bilmez din adamı kılıklıda fiyatları Allah artırıyor diye açıklama yapmıştı. Türk milleti çok şey ögrendi son beş yılda. Herkesin içyüzü açıga çıktı.

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle