• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI
08 Nisan 2021

“Deniz mahsulü” bildiri!

 

104 amiral eskisinin, Deniz Şehitlerini Anma, NATO’nun Kuruluş Yıldönümü ve FETÖ’nün alçak darbe girişimine 103 gün kalaya denk getirdikleri ve “ya tutarsa” düşüncesiyle servis ettikleri “4 Nisan gece yarısı bildirisi”, şafak vakti düzenlenen göz altılarla çöpe atıldı. 15 Temmuz ihanetine “tiyatro” diyerek FETÖ’cülere kol kanat gerenler, şimdilerde “demokrasi” ve “ifade özgürlüğü” sözleriyle cuntacı amiralleri kurtarmaya çalışalar da, o meş’um bildirinin hesabı, imzacılarından mutlaka sorulmalı.

Bildirinin ardından posta kutuma göz gezdirirken, mesajların bir tanesinin “Bu emeklilerin çoğunu tanırım” şeklinde başladığını görünce, merakla okumaya başladım. Mesajı gönderen, bildiriye imza atan amirallerin çoğunu tanıdığını ve ekserisinin çekingen bir yapıda olduğunu, Ege’deki Yunan karasuları 6 mil skalasını ciddi ciddi uygulattıklarını, bir milim içeriye girecek olsalar, “savaş mı çıkaracaksınız” diye kendilerini azarladıklarını anlatıyordu. Amiralleri “Kendilerini lord zanneden, astlarına karşı üstenci bir tavır takınarak onlarla pek az konuşan, Amerika âşığı ve NATO kitapları okuyarak büyüyen” şeklinde tarif ederken, en önemli özelliklerinin ise yıllarca aynı senaryoları kopyala yapıştır mantığıyla tekrarlayıp duran tipler olduklarını belirtiyordu. Tabii, protokol kuralları ile kokteyl unsurlarının hepsinin kitabını yazabilecek olan bu amiral eskilerinin, hiçbirinin Cihat Yaycı Paşa gibi “doktrin” yayınlayamadıklarını ve yeni bir taktik geliştiremediklerini de hatırlatıyordu, mesajın sahibi. Bir de not düşüyordu, “Orduevlerine girişleri iptal edilsin” diye.

Mesajı okuduğumda aklıma ilk gelen şey, 4 Nisan bildirisinin, önceki bildirilerin kopyası oluşuydu. Hakikaten, 104 amiral bir araya gelip sıfırdan yeni bir bildiri bile yazamamışlardı. 

İkincisi ise protokol kuralları oldu. 

Sahi, neydi o, “Kadehim boşaldıkça doldurun” diyen, içki ve hindi yasağı getirdiği için hükümetin yıkıldığını açıkça dile getirmekte sakınca görmeyen Emekli Oramiral Güven Erkaya!..

Merhum Necmettin Erbakan, Müslüman ülkelere yapılan ziyaretlerde uçakta içki içilmesini yasakladığı, otellerin mini barlarını kaldırtarak içki içilmesini engellendiği için bir tek ağlamadığı kalmıştı. Tabii, 28 Şubat sürecinin meşhur “Yüksek Askeri Şûra” toplantılarının ardından âdetler gereği Başbakanlık Konutu’nda komutanlara verilen o meşhur yemek esnasında yaptığı rezillik. Erkaya, emir subayına aldırdığı rakı ile Erbakan Hoca’nın “içkisiz servis” yaptırma uygulamasını bozmuş, “O yemekte rakı içerek, anayasal hakkımı kullandım!” diyerek, aklınca intikamını almıştı. 

Haber Müdürümüz Murat Alan, bundan 11 yıl önce hazırladığı bir haberde, postal sevdalısı amiraller için “Hepsi ‘deniz’ mahsulü” betimlemesi yapmıştı. Emekli Oramiral Güven Erkaya’dan tutun da Özden Örnek’e, Musevilerin Hamursuz bayramını kutladığı halde, Miraç Kandili hazırlayan Garnizon komutanından rahatsız olan Türker Ertürk’ten CHP’li Dursun Çiçek’e kadar denizci subayların birçoğunun adının darbe girişimleri, muhtıralar, komplolar ve fişlemelerle gündeme geldiğine dikkat çekmişti. Halka, Meclis’e ve Hükümet’e karşı yapılan ve Türkiye’yi derinden etkileyen birçok tertibin altından hep o denizci subayların çıktığını delilleriyle ortaya koymuştu.

Sahi, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in günlüklerini kim yalanlayabildi?

Peki ya dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç’a Bahriyeliler tarafından suikast hazırlığı yapılmasına ne demeli?

Hakeza!

Kamuoyunu derinden sarsan “İrticayla Mücadele Planı”nında ıslak imzası bulunan Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek… Daha sonra CHP’den İstanbul Milletvekili olan Çiçek, “AKP’yi iktidardan indirin, bakın onları nasıl yargılıyoruz göreceksiniz’ diyen başsavcılar var” diyeli kaç yıl oldu mesela?

Sadece üç yıl…

Bendeniz, “Ergenekon” ve “Balyoz” darbe girişimlerinin gerçek olduğuna ve FETÖ’cü alçakların, kendilerine düşman olarak gördükleri herkesi davaya dâhil ettikleri için sulandırıldığına inananlardanım. Bir şairin dediği gibi, “Ergenekon ve Balyozcuların serbest olduğu bir ülkede ben hiç rahat edemem!..” 

Nitekim 4 Nisan bildirisi bu düşüncemde ne kadar haklı olduğumu bir kez daha tescil etmiş oldu. “4 Nisan tekaüt amiraller bildirisi” listesinde 63. sırada yer alan Emekli Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz, her iki davanın sanıkları arasındaydı.

Deniz Kuvvetleri’nin geleceğini şekillendirmekle görevli en önemli birimi olan Plan Prensipler Başkanlığı’nda görevli iken, Karargâh Evleri’yle bağlantılı olduğu gerekçesiyle Ergenekon sanıkları arasında yer alan Gürdeniz, Balyoz Darbe Planı’nda ise SUGA Kuvvetler Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak görünüyordu.

“Ayakkabı kutusu” iftirasına itimat edenler, buna itiraz eder mi bilmem ama…

FETÖ’cüler tarafından sızdırılan ses kayıtlarına göre, Gürdeniz cami, ezan ve örtü karşıtıydı.

Müslümanların kutsallarına hakaretler edip, ibadetlerle alay edip, kurban kesenlere ağır hakaretler yağdıran Gürdenizin damadı da, bir hristiyan annenin oğlu.. 

Foça’yı da, “halkı CHP kökenli, türbanlı insan yok” diyerek “çok Atatürkçü, çok Cumhuriyetçi” ilan etmişti.

Fino köpeği Tarçın’a bakmaları için iki er görevlendiren Gürdeniz, İstanbul’u ise “bedava hayvanat bahçesi”ne benzetmişti.

İşte bu kafadaki Emekli Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz gibi amirallerin, gece yarısı imzaladığı o bildiriye şimdi “ifade özgürlüğü” kılıfı uydurmaya çalışıyorlar.

Düşünün bu kafa iktidarda olsa nasıl bir demokrasi uygular, Allah bilir!.. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hakkı

Allah bu kafada olan şerefsizlere fırsat vermesin.
  • Yanıtla

Mutmaine

Hz.Peygamber düşmanı Fransız icatı demokrasi uygulamak çok zor değil...!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23