--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Cihat Tamer’in dini, imanı yok”muş!

Zekeriya Say
Zekeriya Say
14

Kimilerine göre Türkler arasında tiyatro, “Orta Asya’da Şamanizm’e dayalı bir yaşam sürdüren Türk toplulukların dini inançları doğrultusunda Tanrıları memnun etmek adına düzenlenen teatral törenlerle” başlamış…

Kurumsal bir yapıya kavuşması ise 1914’te, bugün oyunculuk mesleğini icra edenlerin kahir ekseriyetinin nefretle yâd ettiği “Padişahlık” döneminde, Darülbedayi’nin kurulmasıyla olmuştur.

Tiyatrocular her fırsatta, CHP “Tek Parti Diktası”nda ve askeri darbelerde, “hükümetin” ve “askerin tiyatrocuları” olmamakla övünseler de…

CHP iktidarlarında, tiyatroların “gazino kültürü”yle yönetilmesi nedeniyle yıllarca süslü püslü oyunlarda köçeklik yapmaya mecbur bırakıldılar.

Gerçek anlamda ekonomik ve ideolojik özgürlüğe kavuşmaları ise, Tayyip Erdoğan’ın 26 Mart 1994’te Belediye Başkanlığı koltuğuna oturmasıyla başladı.

Kimileri tiyatroların tümüyle ortadan kaldırılacağını düşünürken...

Türk tiyatrosu “Yerli ve nitelikli oyunlar”la rekor bir seyirci sayısına ulaştı.

Erdoğan, mülkiyeti İSKİ’ye ait olan Beyoğlu Karaca Tiyatro’da temsillerini sahneleyen en azılı muhalifi Genco Erkal’ın “Dostlar Tiyatrosu”na bile karışmadı. 

Bazıları Erdoğan’ı “köktendinci” diye yaftalarken…

Gerçekte ise; 

“Sofu” rolündeki bir sahtekârın, dindar bir Hıristiyan’ın malını, mülkünü, kızını ve hatta karısını elinden almaya çalışmasını” konu ettiği için geçmişte “kiliseler” tarafından defalarca yasaklanan Molière’in “Tartuffe” bile Erdoğan’a bağlı tiyatrolarda sahneleniyordu.

Dönemin İBB Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen de Türk tiyatrosundan bahsederken, “Yeni eserler üretilemediğini, tiyatro oyunu diye skeç formatında metinler yazıldığını” söylemişti. 

Örneğin…

“Bir gerilla annesi ya da anneannesini canlandırmak istiyorum” diyen Füsun Demirel, hâlâ azılı bir Türk düşmanı, iflah olmaz bir Abdullah Öcalan sevdalısı olan ve terörist sevici İtalyan yazar Dario Fo’nun uygunsuz içerikli oyunlarını sergileyerek CHP’li belediyelerden nemalanıyor…

Türk tiyatrosu işte böyle kısır dönemdeyken ve pandemi şartlarında perdelerini kapalı tutarken, AK Parti’nin işbaşında olduğu bir dönemde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, özel tiyatrolara toplam 36 milyon 500 bin lira destek verdi.

Yetmedi…

Mevzuat değişiklikleri ve tiyatroların faaliyetlerini kolaylaştırıcı uygulamaları yürürlüğe koyarak tiyatroların salgın sürecinden asgari derecede etkilenmesini sağladı.

Buna rağmen…

“Perihan Abla, Bizimkiler” gibi dizilerde oynadığı “Kravatlı patron rolleriyle” tanınan oyuncu Ahmet Cihat Tamer, tiyatro sanatçısı Ferhan Şensoy’un cenaze töreninde yaptığı emrivaki konuşmada, “70 senedir bu ülkeyi din bağımlısı hükümetler yönetiyor. Ona rağmen 70 senedir inadına tiyatro yapıyoruz” diyerek muhafazakâr hükümetleri hedef aldı.

İşin tuhaf yanı ise…

Tamer, “din bağımlısı” diyerek yaftaladığı Ak Parti’ye bağlı Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan “İkinci Bahar” adlı oyunu için destek alıyor..

Oyununu sahnelerken, AK Partili belediyelerin sahnelerinden de faydalanıyordu.

Tabii, Cihat Tamer’in konuşmasını görünce, bende Tamer’in geçmişine göz atma ihtiyacı hasıl oldu.

Meğer 1959’da başladığı oyunculuk hayatında 62 yılı geride bırakan Tamer’in, patron rolü oynamaktan başka bir özelliğini daha fark ettiğim..

Tamer, ünlü cenazelerinin sıkı müdavimiymiş. 

Tiyatro sanatçısı Savaş Dinçel’den, Suna Pekuysal’a…

Geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden “Kurtalan Ekspres”in gitaristi Bahadır Akkuzu’dan tutun da Tarık Akan’a kadar, katılmadığı cenaze töreni kalmamış.

Katıldığı törenlerde  kimi zaman tabut başında ağlarken baygınlık geçirmiş..

Kimi zaman da söz alıp güncel meseleler hakkında yorum yapmış.

Örneğin “Bizimkiler” dizisinde birlikte rol aldığı ve “katil” karakteriyle tanınan Aykut Oray’ın cenazesinde sahneye çıkıp, “Bodrum’larda ikoncanların yanında yatmadığımız için hakkımızı hiçbir zaman alamıyoruz” diyerek cenaze adabına yakışmayacak bir şekilde telif meselesini gündeme getirmiş.

Bir de Cihat Tamer’in çevirdiği tiyatrolara göz atalım isterseniz..

Tamer bir keresinde “Yarış atları işleri bitince çayıra salınır” demişti.

Bizdeki tiyatrocuların da işleri bittiğinde dilleri açılıyor. 

Cihat Tamer, son olarak emekli amirallerin gece yarısı yayınladığı “Montrö muhtırası” tutmayınca birkaç tekaüt oyuncunun bir araya gelerek kurduğu sözde “Sanatçılar Girişimi” adlı oluşumun “Kaygılıyız” bildirisine imza atarak, AK Parti iktidarına ayar vermeye kalkışmıştı.

Hâlbuki aynı Tamer, 15 Temmuz hain darbe girişiminden 10 ay önce, belki de hayatının en kapsamlı röportajını FETÖ’nün kapatılan paçavrası Zaman’a vererek Erdoğan’ı ve İslam’ı daha önce de hedef almış.

“Bu ülkede sanat değil yolsuzluk yapacaksın” başlıklı röportajda Cihat Tamer şu ibretlik ifadeleri kullanıyor: “Çok üzülüyoruz. Çünkü biz bu ülkede çok güzel günler gördük. Ülkenin bu duruma nasıl geldiğini hayretle izliyorum. Birdenbire böyle bir hal aldı, birbirimize düşman gibi bakmaya başladık. Bunun sebepleri var. Başında da bir adam. İşi bu hale getiren kişi. Herkes ne olduğunu biliyor. Din afyon olarak kullanılıp ülke batırılıyor.” 

Hasılı…

Cihat Tamer adlı oyuncu artığının, Erdoğan ve din karşıtlığı öncelere dayanıyormuş da bizim gözümüzden kaçmış.

Tamer’i çok iyi tanıyan oyuncu arkadaşı Tulû Çizgen ise yıllar evvel onun için şu cümleyi kurmuştu: “Cihat Tamer arkadaşım ama dini, imanı yoktur yani!”

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Muh

10 Eylül 2021 01:43

Zekeriya kardeş sanki yeni öğrenmiş gibi yazmışsın bu cihat gibi deyyuslar dünya kurulalı bu ülkenin en büyük din duşmanlaridir ve bu deyyuslari maalesef biz müslümanlar tarafından oyunları izlenerek para sahibi olup bizlere köpek dişlerini göstermişlerdir cihat denilen kerhaneci yazdığı isimlerle inşaallah beraber dirilecektir ona kurulacak sofrayida inşaallah hepimiz göreceğiz.orada adama anasını da babasinida iyice belletirler. Not ediyor kardeş bazı yazdığım sıfatları lütfen silme osifatlar adama yakışıyor (aynı pezevenk isminin birisine verildiği gibi)

Alo

9 Eylül 2021 22:35

Tebrik ederim. Bilgilendirici bir yazı.

batuhan

9 Eylül 2021 21:27

zekeriya sen bu konulari bosver 

Tunç

9 Eylül 2021 20:08

Allahın laneti sapkınların, fasıkların, münafıkların, kafirlerin, İslam, Kuran ve Müslüman düşmanlarının üzerine olsun.

Zehire

9 Eylül 2021 19:27

Sana ne ve size ne

Poyraz

9 Eylül 2021 18:23

Demek karakteri de yok

Nur

9 Eylül 2021 11:14

Kudursunlar bakalım nereye kadar en sonunda yaptıklarının bedelini ödeyecekler. Yüce Rahmanın onları yaratığını unutanlar saldırsın bakalım üzerini kara toprak örtünceye kadar orada verir hesabını. ibretttir bunlar . Allah esirgesin bizleride bunlar gibi olmaktan

Ozon

9 Eylül 2021 10:45

Birincisi, bu soytarılar sanatçı değil, müsamerelerde oynayan sıradan insancıklar. İkincisi, eğer bir lokma ekmek yiyorlarsa oynadıkları beş paralık dizileri izleyen muhafazakâr halk kesimi. Bunların filmlerini felan kendini elit sayan kesim seyretmez. Yani karınlarını doyurabiliyorsalar bu adam metini zekisi Müjdat denen hıyarı hepsi anadolu insanının sayesinde ekmek yiyor. Üçüncüsü, şu soyadı kanunu bazı devsirmeleri, soysuzlari nasıl kamufle ediyor bir bilseniz.

Şeref

9 Eylül 2021 08:53

Sag cenah,kendi sanatçısını çıkaramayınca meydan tabiri bunların olur....

Kocayusuf

9 Eylül 2021 08:50

Benim anlamadığım/anlayamadığım şey, laiklik-maskesi takıp; din, iman, mukaddesat, ve özellikle İslamiyet ve Müslümanlarla savaşan kafirlerin cenaze namazı kılınması! Nedir bu tiyatro, Allah aşkına?!

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle