--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bay Kemal’den zaman ayarlı panel!

Zekeriya Say
Zekeriya Say
6

 

 Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 2011 yılında yaptığı bir açıklamada, Türkiye’de faaliyet gösteren Alman vakıflarına yönelik tehdide dikkat çekmiş ve “PKK’ya destek verdiklerinin teknik takiple ortaya çıkarıldığını” söylemişti... 

İhanet odağı haline gelen Alman vakıflarından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Erdoğan, “Dünyada, Türkiye’de de faaliyet gösteren öyle vakıflar var ki bunlardan çok rahatsızım. Özellikle bir Alman vakfının bölgedeki faaliyetleri çok dikkat çekici. CHP ve BDP’li belediyelerle çalışıyor. Onlarla kredi sözleşmesi yapıyor. Bu tabii vakıf adı altında aslında bir fon. Sözleşmeyi yaparken de şu müteahhit firmaya vereceksiniz diye şart koşuyor. Bu ilginç. Bu yolla resmen PKK’ya para gönderiyor o vakıflar. Ama tabii teknik takipte ortaya çıkan bazı noktalar var. Almanlara zaman zaman bu konudaki rahatsızlığımızı dile getirdik. Bir sonuç alamadık. Ama rahatsız olduğumu söyleyebilirim”şeklindeki açıklaması ile dost ve müttefik gözüken, ancak her fırsatta Türkiye’nin kuyusunu kazan karanlık Alman vakıfların maskesini düşürmüştü.

Gazetemiz Akit de o dönem yaptığı araştırmalarda, Başkan Erdoğan’ın bahsettiği o Alman vakfın,  “Friedrich Ebert Vakfı” olduğunu deşifre etmişti. 

Konunun uzmanları ise gazetemize yaptıkları açıklamada, Türkiye’de 53 Alman vakfının bulunduğunu, aralarında Friedrich Ebert Vakfı’nın da olduğu bu 53 vakıftan 5’inin ise siyasi vakıf olduğunu ve Alman dış istihbarat servisi BND’nin sivil toplum ayağını oluşturduğunu ifade ederek…

Bu vakıfların gittikleri her devlette, kısa bir süre içerisinde terör odaklı yapılar oluşturduğunu veya cuntalar yaşandıktan sonra demokrasiye geçiş sürecindeki devletlerde, Alman ekolü bir siyasi sistem oturtmaya matuf çalışmalar yürüttüklerini anlatmıştı.

Ayrıca, Türkiye’deki bu 5 siyasi vakfın, yıllardır ülkemizin üniter yapısını bozacak faaliyetler içerisinde bulunduğunu, PKK’ya destek verdiğini, Aleviler üzerinde de büyük oyunlar tezgâhladığını öne sürmüştü. 

*

Ömrünü Alman vakıflarının Türkiye’deki faaliyetlerini araştırmaya adayan ve bu konuda kitaplar yazan Necip Hablemitoğlu da öldürülmeden bir yıl önce yayımladığı “Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası” adlı kitabında, Ebert Vakfı ile ilgili: “Ebert Vakfı, Türkiye’deki siyasi partiler içinde en çok CHP ile ilişki içindedir” şeklindeki çarpıcı tespitte bulunmuştu

Evet…

Alman Sosyal Demokrat Parti’nin arka bahçesi konumundaki Friedrich Ebert Vakfı, tam da Necip Hablemitoğlu’nun dediği gibiyi CHP ile sıkı fıkı ilişki içerisindeydi.

Aradaki ilişkiyi gözler önüne süren en belirgin vaka ise 2005 yılında, yasak olmasına rağmen Friedrich Ebert Vakfı’nın CHP’ye toplam 85 bin euroluk para yardımı yapmasıydı.

CHP ve Alman Büyükelçiliği’nin ısrarla inkar ettiği bu ödemenin gerçekleştiği, bizatihi Alman Federal Savcılığı tarafından kabul edilmişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ebert Vakfı’nın CHP’ye yardım edip etmediğine ilişkin Alman Federal Savcılığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunmuştu. Alman Savcılığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği cevabi yazıda, “Bu Türkiye’de bir parti kapatma gerekçesi olduğu için, parti kapatma bizim hukuk ilkelerimize aykırıdır. Bu konuyla ilgili size herhangi bir bilgi veremeyiz” diyerek, Akit’in yayınladığı belgenin doğruluğunu teyit etmişti. 

Bununla yetinmeyen CHP’lileri, başka örneklerle ikna etmeye çalışayım…

Aslında CHP ile Ebert Vakfı arasındaki ilişki çok daha öncelere dayanıyordu…

Bülent Ecevit, 1971’de, CHP Genel Başkanı iken Alman Ebert Vakfı’nın kendilerine bir çanta dolusu para vermek istediğini ancak bunu reddettiğini açıklamıştı. 

Ecevit, 12 Eylül öncesinde başından geçen bu olayı şöyle aktarmıştı: 

“Bir yabancı vakfın şube yöneticileri, ellerinde bir çanta dolusu parayla bana geldiler. O zaman yanımda başkaları da vardı. Bana uluslararası sosyal demokrat hareketi adına yardım etmek istediklerini söylediler. Sonra da çantayı açıp parayı ortaya koydular. Ben hemen cevabını verdim. Böyle bir yardımın kanuna aykırı olduğunu söyledim ve teklifi reddettim.”  

Hürriyet gazetesi de 20 Eylül ve 3 Ekim 1991 tarihli sayılarında bu konuyu manşetten vererek, olayı doğrulamıştı.

Tam da genel seçimler öncesi manşetlere taşınan söz konusu iddialar üzerine CHP’nin yavrusu SHP lideri Erdal İnönü, “Ecevit’in SHP’yi ima ettiğini ileri sürerek, ayıpladığını” söylemişti.   

Örnekler elbette bununla sınırlı değil..

Friedrich Ebert Vakfı, 6-11 Şubat 2011’de iseCHP Gençlik, Kadın ve Bilim Platformu Temsilcilerinden oluşan 14 kişilik heyeti, Berlin’de 6 gün boyunca misafir olarak ağırlamıştı. 

Tabii, 2019 yerel seçimlerinden önce Avrupa’ya sefer düzenleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Almanya’da ağırladığını unutmamak lazım..

*

Tüm bu bilgileri neden mi anlattım?

Yakından tanıyanların “yılan” diye nitelediği Friedrich Ebert Vakfı, dün akşam ben bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde, Conrad İstanbul Bosphorus otelde, “Sosyal Demokrasi ve Refah Devleti: Almanya’dan ve Türkiye’den Perspektifler” başlıklı bir panel düzenledi.

Panele Türkiye’den sadece, “3 Aralık’ı bekleyin” diyerek sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya mesaj gönderen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu katıldı.

Ekrem İmamoğlu’na karşı en büyük destekçisi olan CHP’nin düşük İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da Bay Kemal’e eşlik etti. 

Konferansta ne konuşulduğu mu?

Ne önemi var!

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ali Hoca

4 Aralık 2022 11:13

En çok temiz siyaset, şeffaf siyaset laflarını ağzına sakız yapanların yaptığına bakın hele... Aslında çok şaşırdım diyemem. CHP' millet aleyhine kirli, kapaklı işler içinde olduğunu herhallerinde ortada duruyor.Cunku kendilerini bu milletin bir ferdi olarak görmüyorlar. Kendilerini yöneten, milleti de yönetilen, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam olarak görüyorlar ve bunun değişmesini kabul etmek istemiyorlar.Dediklerinin olması için de şeytanla bile işbirliği yapmak onlar için mübahtır. Keşke vatandaş da bu ayrıntıları bilseydi. Kalemine yüreğine sağlık.

Ahmet YAHYA

2 Aralık 2022 06:38

SAĞ OL VAR. Kaybetmeyiz inşallah.Biz adem harcamayı pek severiz.Teşekkürler

Bize bizden olan lâzım

1 Aralık 2022 21:28

Dışarıdan ittirmeli ...öttürmeli...güttürmeli motor mu?...içten yanmalı motor mu?...tabi ki de içten yanmalı motoru tercih ederiz

samimi

1 Aralık 2022 21:24

Bu yazıdan anladığım...frederik ebert vakfı CHP ye kancayı takmak için çok uğraşmış fakat Kılıçdaroğlu döneminde başarmış...zaten Kılıçdaroğlu'nun Alman hayranlığı suratından akıyor...

Levent 15

1 Aralık 2022 21:10

ALMANYA 'YA GİTMEKTEN VAZGEÇEN KEMAL KILIÇDAROĞLU' NUN YANINA ALMANYA GELMİŞ! HEPSİ BU! HEDİYE OLARAK DA MERKEL'İN DANIŞMANINI VERMİŞLER!

Şeref

1 Aralık 2022 08:08

Yazarımız "büyük oyun" u görmüş...

Zekeriya Say Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle