• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Zekeriya Say
Zekeriya Say
TÜM YAZILARI

“AK Parti’den önce mafya bitmişti” öyle mi?

27 Mayıs 2021
A


Zekeriya Say İletişim: [email protected]

 

Önceki gece Habertürk TV’de canlı yayına katılan Süleyman Soylu’nun karşısına, PKK paçavralarında yöneticilik yaptığı için “gazeteci” diye oturtulan Merdan Yanardağ, tüm Türkiye’nin gözlerinin içine bakarak, mafyanın AK Parti iktidarından önce bitirildiğini söyledi. Yanardağ, “mafya” diye bilinen organize suç çetelerinin Ecevit iktidarına denk gelen bir zaman diliminde yakalanıp içeri atıldıklarını, AK Parti döneminde hepsinin teker teker bırakıldıklarını söyledi.

İşin trajikomik yanı ise, Yanardağ bu hezeyanları savurmadan kısa bir süre önce Soylu, 22 Ekim 2002 tarihli, yani AK Parti’nin henüz iktidarda olmadığı bir gazeteye ait “Mafyaya teslim olduk” nüshasını göstermiş olmasıydı. 

Evet!..

Yanardağ’ın, Soylu’yu köşeye sıkıştırma güdüsüyle “hepsi içeriye atılmıştı” dediği tarihlerde, insanlar çapraz ateşe tutularak öldürülüyor, sanatçılar kamera önünde bacaklarından kurşunlanıyor, çete liderleri AVM’lerde takım elbiseli siyah gözlüklü adamlarıyla gövde gösterisi yapıyordu.

Pazarlardan kantinlere, okul servislerinden minibüs hatlarına, uyuşturucudan tutun da ilaç sektörüne kadar birçok alanda mafya hüküm sürüyordu.

Mafya kendi arasında, Arazi mafyası, Çek-Senet mafyası, Otopark mafyası, Organ mafyası, Çocuk mafyası, İhale mafyası gibi gruplara ayrılıyordu.

Bazı mafyalar işi daha da ileri götürüp, CHP’nin bankasından usulsüz kredi bile çekiyordu.

Kiralık katil tutup adam öldürten, dükkânlara bombalı saldırı düzenleten bazı kişiler, işadamı sıfatıyla dönemin Başbakanı Ecevit’in uçağına binerek ABD gezisine katılıyordu. 

Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, üst düzey emniyetçilere, “Mafya kalmayacak” diye talimat verirken, Kumarhaneler Kralı’ olarak tanınan Ömer Lütfü Topal, otomobilinde kalaşnikoflarla çapraz ateşe tutularak öldürülüyordu.

Türk mafyası o kadar ünlenmişti ki, dünyada en çok satan kitaplara bile konu oluyordu.

Yazar Larry Collins, ‘Yarınlar Bizim’ adlı polisiye romanıyla, Türk mafyasını dünya edebiyatına taşımıştı.

AK Parti iktidara gelmeden birkaç ay önce, Bostancı’da öldürülen Balkan kardeşlerin davasına bakan hakim Nusret İnce’nin, “Mahkemenin gücü tanıkları getirmeye yetmiyor, gücümüz bu kadar” sözleri, eski Türkiye’nin organize suç örgütlerine nasıl teslim olduğunun en güzel özetiydi.

Peki, Türkiye bu haldeyken Merdan Yanardağ’ın “mafyayı içeri tıkmıştı” dediği Başbakan Bülent Ecevit ne yapıyordu.

Ne yapacak? Hazırladığı “Rahşan Affı”yla, ikisi kadın olmak üzere toplam 75 çete lideri de dahil on binlerce kişiyi hapisten ve cezalardan kurtarmaya çalışıyordu. 

Kamuoyundan yükselen tepkiler olmasaydı, Bülent Ecevit’in affı ile birlikte, çete oluşturma, adam kaldırma, korkutarak faydalanma ve silahla adam yaralamaktan verilen cezalar üçte bir indirilecekti. Şartlı tehdit suçundan ise affa uğrayacaklardı. Müebbet hapisler bile indirilecekti. Anlayacağınız Ecevit iktidarında az kalsın tüm mafya babaları analarından doğmuş gibi aklanıp paklanacaklardı. 

Tabii! Doğrusunu söylemek gerekirse, “Çeteleri Çökertiyoruz” diye bir iddiası olan DSP Lideri Ecevit zamanında tüm çetelere müsamaha gösterilmiyordu.

Çete kurmak, adam öldürmeye azmettirmek, zorla çek-senet tahsilâtı yapmak, haraç almak, ırza geçmek gibi suçlarla DGM’de yargılananlar ellerini kollarını sallayarak dışarıda dolaşırken…

Gaziantep’te çete kurup baklava çalan çocuklara hadleri bildiriliyor, içeri atılıp hapislerde yatırılıyorlardı. Mesela Ecevit’in hapse attığı “Gofret Çetesi” çaldıkları gofretler nedeniyle 4 yıla mahkûm olmuştu. 

Şaka bir yana..

Yanardağ’ın “mafya bitmişti” dediği o dönemde ülke öyle bir hal almıştı ki..

Bırakın mafyaya teslim olmuş bir siyasi iktidarı. Bizatihi “Devletin bir mafya devleti olma sürecine girdiği” devletin raportörlerinin hazırladığı raporlara yansımıştı.

Yıllarca üzerine gidilemeyerek Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen çetelerden temizlenme süreci, AK Parti iradesiyle 2004 yılının ilk aylarında pratiğe yansıdı. O dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla İstanbul, Bolu, Balıkesir, Bilecik, Trabzon, Konya ve Kastamonu’da başlatılan operasyonlar tüm Türkiye geneline yayıldı. Emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve savcılık arasında tam bir işbirliği ve koordinasyon sağlandı. En azılı Erdoğan muhalifleri bile, “AKP iktidar oldu, çok şükür mafya tarihe karıştı” şeklinde yazılar yazdı.

Şimdi birileri kalkmış..

Sedat Peker videoları üzerinden, ülkeyi erken seçime götürmek için canhıraş bir şekilde “Mafyaya teslim olmuş bir siyasi iktidar” algısı oluşturmaya çalışıyor. 

İnsan en azından geçmişinden utanmalı..

Hadi geçmişinizi unuttunuz diyelim…

CHP’li Ekrem İmamoğlu seçilir seçilmez İstanbul’da değnekçi terörü yeniden hortlamadı mı?

Siz bir belediye kazandığında otopark mafyası yeniden haraç almaya başladıysa..

PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin desteğiyle maazallah iktidarı bir ele geçirirseniz..

Düşünün bu ülkenin başına neler gelir…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Can

Degisen ne oldu acaba. Cakici Bahceli nin ricasi ile af oldu. Peker dosyasi 2012 senesinde raflara kaldirilmis ihtiyac olana indirilsin diye Soylu itirafi duyduk. Ileri demokrasi iste. Carpik Adalet sistemi saf disi, sirf garibana isliyor. Kudretli veya muhalif digerler hakkinda parti karar veriyor neler aklanacak kimler ceza alacak diye. Hak tan yana degil cikar ve kudrete göre isler. Dinci süslüman dönemi.

M. Arpacı

Ana Muhalefetin geçmişinden utanması düşünülemez. Hergün yeni yaşamlarından utanıyorlarmı? Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idamlarında onların önemli katkıları oldu. Bu insanlık suçunun cezalarını ibretlik olarak görmelerini diliyorum. Ak partiden önceki iktidar zamanındaki banka yağmaları unutulmadı. Mafyanın durumu korkunçtu. Vatandaşımız şeytansı faaliyetlere karşı uyarılmalı. Ellerine fırsat geçerse bu günleri aratırlar. Selamlar.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23