--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Z Kuşağı” ve ana-baba sorumluluğu

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
7

Hiçbir anne, hiçbir zaman sarhoş bir bebek dünyaya getirmedi...

Hiçbir anne, hiçbir zaman eroinman bir bebek dünyaya getirmedi...

Hiçbir anne, hiçbir zaman başarılı ya da başarısız bir bebek dünyaya getirmedi...

Doktor, avukat, mühendis, hamal bebekler de dünyaya getirmedi anneler. 

Anneler yalnızca kız ya da oğlan bebekler dünyaya getirirler. 

Onlardan kimisi iyi, kimisi kötü, kimisi doğru, kimisi yanlış, kimisi soyguncu, kimisi dürüst, kimisi başarılı, kimisi başarısız olur.

Ne olacaklarına bebekler karar vermez... 

“Hiçbir şey” olarak dünyaya gelen bebekleri “bir şey” olmaya yönlendiren, en başta anne-babalardır. Sonunda çocuk iyi bir “şey” olmuşsa, paylaşamazlar; taraflar kendi çabasıyla çocuğun “iyi bir şey” olduğunu ileri sürer. 

Ama eğer “kötü bir şey” olmuşsa çocuk, sorumluluğu birbirlerinin üzerine atarlar: “Hep senin yüzünden böyle oldu...” 

Hâlbuki ortaklaşa çalışarak “öyle” yaptılar.

Evde durmadan kavga ettiler. Hem birbirlerini çekiştirdiler, hem komşularını. Çocuğa yönelik bir sevgi ekseni oluşturmadılar. Hep bağırarak, zaman zaman da döverek çocuğu terbiye ettiklerini zannettiler. Sık sık, “Sen adam olmazsın” dediler, çocuğun kendine güvenini sarstılar, umutlarını tökezlettiler. Ne yaptığına, neler okuyup dinlediğine bakmadılar, edindiği arkadaşlarla ilgilenmediler. Sadece kendi yapamadıklarını yapan anne-babaların başarılı çocuklarını örnek gösterip durdular: “Bak Sıdıka Hanımın kızı ne kadar başarılı...”

Böylece sorumluluktan kurtulduklarını varsaydılar. Öyle ya başarılı bir örnek de gösterildikten sonra, çocuk ona bakarak kendi kendine adam olmalıydı! 

Zaten okul ve öğretmen faktörü de vardı: Çocuğa hem eğitip hem öğretmezlerse bunlar ne işe yarardı?

Çoğumuz—maalesef—böyle yetişiyor. Buna rağmen kimimiz başarılıyız, kimimiz başarısız. Bunun şansla da fazla bir ilgisi yok bence. “Şanslı” ve “talihli” dediğimiz insanlara dikkat ederseniz görürsünüz ki, hemen hepsi çok çalışkan insanlardır. Şansın kapıya gelmesini beklemezler, büyük atılım ve çabalarla kendi şanslarını oluştururlar. 

Başkaları dinlenirken onlar ya üretir, ya düşünür, ya da işlerini daha da kolaylaştıracak yeni projeler üretirler.

Onlar çabalarıyla kendi şanslarını oluştururken, kendilerine “şanssız” dediğimiz “başarısızlar” kendi şanssızlıkları yüzünden kaçırdıkları fırsatların hikâyesini anlatmakla ömür geçirirler. Bir günden bir güne “Şeytanın bacağını kırmak” üzere harekete geçmezler, bir günden bir güne “göle maya” çalma kabilinden yeni bir başlangıç yapmazlar.

Earl Nightingale der ki: “Başarılı bir insanla başarısız bir insan arasındaki fark, başarısız insanın yapmadığı her şeyi başarılı insanın yapmasıdır.” 

Yani aslında ne olduğumuz ve kim olduğumuz, ne ve kim olmak istediğimizle ilgilidir. 

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erkan

4 Ağustos 2020 18:59

Ekranlarda farklı zamanda iki ilçe belediye başkanından dinlemiştim. Biz bütün meslekler için kurs açıyoruz ama demirci kaynakçı marangoz gibi mesleklere kurs için hiç talep olmuyor. Herkes telefonla yada bizzat çocuklarına masa başı iş istiyor diyordu

Vahit

4 Ağustos 2020 18:55

Hemen hemen her aile biz çok çektik biz çok süründük bari çocuklarımız rahat etsin diyor.

SinanYavuz

4 Ağustos 2020 10:18

CokGüzelYazmisinizIyiCocuguiyiYetistirirsenBilimilimÖgrenirAksiHaldeYobazlarimizDahaCokArtar

Hikmet Yılmaz

4 Ağustos 2020 10:15

" Z kuşağı"nın oluşturulmasına destek verenler içimizden. Erdoğan'ın kızı KADEM Başkan yardımcısı...

Z kuşağı nedir:

4 Ağustos 2020 08:26

Köprüden aşağı dereye uçan ters dönmüş vaziyetteki aracın içerisinde can çekişen adamı yüksekçe ve rahat görülebilen bir noktaya yerleşerek galaksi telefonuna çekim yapan çocuktur. Olay çok heyecan verici olduğu için zevkin zirve yapması amacıyla öteki elinde de sigarasını tutmakta, ara ara nefeslemektedir. Olayı aynı anda soyal bilgiler medyasına da aktarabiliyorsa zaten teknolojide de zirve yapmıştır bu oğlan ki; dutaman artık..

sayın yavuz bey

4 Ağustos 2020 07:24

saygın insanlar topluma faydalı olanlar,onlarda toplumdan faydalanırlar. işte onlar bey diye anılırlar. dün haberde bir genç annesinde tel almasını istiyor .anneside ,almayınca millletin gözü önünde annesini dövüyor. başka iki geç .annessini dögen gence saldırıyor bu genç öyle efendi biri gözükmüyor belki 20 yaş üstü ,annesi alacak durumu yoksa. ona baskı korku dikta ediyor genç kadın gibi saçları ben ilk gördügümde erkekmi kadınmı seçemedim.ya babasız anne ona her istedigini yerine getiriyor kimseden ,aşagı kalmasın diyemi. genç bunu fedakarlıkdan çok zorunlu mecmuri dakanak duruma getirrmiş.

Ziyaretçi

4 Ağustos 2020 01:57

Yavuz Bahadiroglu .. Sanslarini kendi olusturur diyorsun sans nedir KADER. yani kaderini kendi olusturur demek..

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle