--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yaşanmamış yıllarım!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
16

Çocukluğum kafes kuşu tadında geçti…

Anneciğimin kırklı yaşlarında, tam beş kız kardeşin üzerine “erkek” cinsiyeti ile dünyaya gelmem, “mucize çocuk” muamelesi görmeme yol açtı…

Bu imtiyazı idraka başladığımda, galiba şımarmaya da başladım; ama küçükken yapılması gereken şeyler vardı: Öncelikle Kur’an öğrenmeliydim.

Ezanın ürke ürke okunduğu bir dönemde, pek tabii Kur’an korka korka öğrenilir. Arada bir jandarmalar geliyor, camie giriyor, ne okuduğumuza bakıyor, Oflu Hoca’ya sert sert bir şeyler söylüyorlar ve söylene söylene gidiyorlardı.

Başöğretmenim (o tarihte ilkokulları müdür yerine başöğretmenler yönetirdi) her cumartesi öğle vakti tüm öğrencileri okulun bahçesinde sıraya dizer, parmağını mavzer tüfeği namlusu gibi suratımıza sallayarak, “Pazar günü camie gidenin dişlerini sökerim!” derdi.

Öylesine diş sökme meraklısıydı ki, dişçi olması gerekirken, yanlışlıkla öğretmen olduğunu düşünmekten kendimi alamazdım.

İlkokul hamâsi nutuklar dinleyerek ve milli bayramlarda hamâsi şiirler okuyarak bitti. 

Başöğretmenim durmadan “laik Türkiye”nin birikimlerinden, zenginliklerinden, cumhuriyetin faziletlerinden söz ederek Osmanlı ceddimizi kötüler, sanki cumhuriyeti reddediyormuşuz telâşı içinde, cumhuriyeti göklere çıkarırdı. Hâlbuki hepimiz cumhuriyet çocuğuyduk: Cumhuriyeti reddeden filan yoktu… 

Ama önce ekmek lâzımdı, hürriyet lâzımdı, iş lâzımdı. Çünkü ekmek yok, hürriyet yok, iş yoktu. 

Şimdi söyler misiniz lütfen: Bu serüvenin hiç yaşanmamış bölümünün, yani çocukluğumun, askeri darbelerle yaralanıp korkularla berelenmiş güzelliğinin, yani gençliğimin hesabını kimden sorayım?.. 

İdeolojik şiirlerle neslimin çocukluğunu çalanlardan, neslimin gençliğini sloganlar cehennemine fırlatanlardan, neslimin orta yaş kertesinde ise 28 Şubat darbesini gerçekleştirip ülkemi “tımarhane”ye çevirenlerden intikam almalı mıyım?

Darbelere en vicdan dışı desteği veren medya patronu ve o patronaja bağlı medya kuruluşlarında yazıp çizenleri satınca her şey yoluna girmiş olacak mı?

“Bu da bir İlâhî adâlet” deyip susmalı mıyım?

Türkiye’yi sömürenlerden, yalan haber yayanlardan, çocukluğumu, gençliğimi çöpe atanlardan, temiz geçmişimi kirletenlerden, geleceğimi kemirenlerden bir şekilde hesap sormak gerekmiyor mu?

Bu hesabı benim adıma devlet sormalı!

Büyük hesap gününe inanmasaydım, herhalde çok mutsuz olurdum: Şimdiki halde inancım en büyük mutluluğumdur!

Gazeteciliğe ortaokul sıralarında, okul müdürünün izniyle çıkarmaya başladığım duvar gazetesiyle başladım. İlk köşe yazımı da o gazete için yazdım. Ne yazık ki, ilk yazımı yazdığım ilk gazetemin ömrü yalnızca on beş dakika kadar oldu. Yazdığım ilk köşe yazısında, içindeki çelişkiler sebebiyle tarih kitabını eleştirmem okul müdürünün hoşuna gitmemiş, bu yüzden gazete duvardan indirilmişti…

Ceza filan almadım, ama sıkı bir tembihten geçirildim. Müdür Bey’e göre, önce okullarım bitmeli, büyümeliydim. Ancak bir yerlere geldikten sonra, böyle eleştiriler yapabilirdim.

Okullar bitti. Büyüdüm, gazetecilikten emekli oldum. Yüz civarında da kitap yazdım. Ama hâlâ bildiklerimi, düşündüklerimi söylemeye bırakmıyorlar: “Başın derde girer!” diyorlar. Zaten de sık sık başım derde giriyor!

Aradaki elli yıl geçmemiş, yıllar hiç yaşanmamış gibi!

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Üstaz

8 Aralık 2019 12:37

Seni Allah için seviyoruz üstaz. Allah meyvedar ömrünüzü ziyade etsin. Yorumlara bakıyorum da ne zor durum anlasilamamak. Güneş çıkınca , fıtratı bozuk olanlar, ufunetle kokuşur, fıtratı güzel olanlar, güzel rayihalar verir, çiçekler gibi. Yazdıklarınız da , bazıları için güneş gibi olmuş, herkes fıtratı üzere kokuyor. Hürmetle dua ederim.

mina

8 Aralık 2019 00:41

Ahırzamanda doğrular yalancılanacak yalancılarda doğrulanacak diyordu bir hadiste...ölen niçin öldüğünü öldürende niçin öldürdüğünü anlamıyacakmış Ah öyle zor zamandayız işte :(

Bir gecede cahil kaldım abi

7 Aralık 2019 23:48

Cahil 

Haluk a

7 Aralık 2019 21:16

Haluk Niye Iran ve Suud niye Almanya, ingiltere degil. Almanyada özgürlük var. Kisiye mahsus kanun yok. 

İNÖNÜ KUR AN I YASAKLADI MI?

7 Aralık 2019 17:49

ertan rumuzluya cevap: İnönü nün yakaldığı denilen kitap Kur an ı Kerim değil;bir namaz hocası ile Süleyman Dede denilen birinin yazdığı uydurma mevlüt.Bu konuda CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu 2002 de medya üzerinden açıklamda bulundu.

ertan

7 Aralık 2019 16:33

Evlerden kuranı kerim veya benzer kitapların toplandığı tarih hangi tarih

Kamil Görünce

7 Aralık 2019 14:52

Hani o uzun boylu bir artist var ya Hmm Tarık Akan İşte o kadar uzun değil aslında Sinema işte Hani ince bıyıklı bir artist var Ayhan Işık arkasından turist Ömer diye bağırdım Hayret dönüp bakmadı

DERSİM DE ALEVİ KATLİAMI YAPILDI MI?

7 Aralık 2019 14:19

DERSİM(TUNCELİ)OLAYLARI HAKKINDA Yavuz Sultan Selim in Alavi katliamı hakkında: Söz konusu katliam Orta ve Batı Anadolu’da yapılmıştır, bugün Anadolu dediğimiz büyük coğrafyanın tümünde değil.

ATATURKCU HIDIR

7 Aralık 2019 11:25

Yasanmis ve yasamamis yillarinizin hesabini Turkiye Cumhuriyetini kuran dunya bankirlerinden sorabilirsiniz.Ikna edebilirseniz onlardan faiziyle beraber tahsil edersiniz,beni de restorana davet edersiniz!

engineer

7 Aralık 2019 09:13

Mutlaka Yavrum (Cem Karaca) Biz görmedik sen görürüsün yavrum Didişmeden geçen bir gün mutlaka Yalansız dolansız bir dünyayı yavrum Kuramadık kurarsınız mutlaka Boşa harcandı benim yıllarım Boşa geçen yıllarıma yanarım Affet beni ne olur yalvarırım yavrum Yarın senin ellerinde güzel kur Biz görmedik sen görürüsün yavrum Daha mutlu Türkiye'mi mutlaka Kulun kula kul olmadığı bir yarın Kuramadık kurarsınız mutlaka Biliminle, kitabınla, aklınla Ellerinle, dişinle, tırnağınla İnsanın olmanın verdiği onurla yavrum Yüreğinle kur yarını güzel kur

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle