--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yalatırlar bay Başkan!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
22

Derler ki, “Diplomaside kapıyı daima aralık tutacaksın!”

Yani, köprüleri asla atmayacaksın…

Farklı gelişmeler olabileceğini göz önünde bulunduracaksın…

“Rest” çeksen bile “diplomasi kapısı” daima aralık duracak: Hatta savaşsan bile o kapı kapanmayacak.

Çünkü “dünyanın yüz bir hali var”…

Çünkü, “Siyasette 24 saat çok uzun zamandır” (Demrel)…

Çünkü, hesapta olmayan aktörler ortaya çıkabilir, işler her zaman değişebilir.

ABD’nin tecrübeli politikacıları Başkan Trump’a bunları öğretmeliydiler: Ya öğretmediler ya da Trump dinlemedi…

Ve o anlamsız, tutarsız ve baştan sona özürlü mektubu yazdı. Mektupta köşe kabadayısı ağzı kullandı, son derece kaba-saba sözler sarf etti; “Gün gelir yalatırlar” diye aklına bile getirmedi… 

Şimdi ne oldu?..

Trump Efendi, tüm yazdıklarını yaladı, yuttu!

Afiyet olsun, bay Başkan!.. Şifa niyetine!

****

Birileri Başkan Trump’ın kulağına şunu da fısıldamalıydı: “Türklerle oyun olmaz, dikkatli ol!..”

Amerika bilmez, çünkü o tarihlerle henüz kurulmamıştı, ama Avrupalı ortakları iyi bilir ki, biz öteki milletlere benzemeyiz… Öteki Müslümanlara da benzemeyiz…

Biz sadece bize benzeriz: Kafamıza koyduk mu, ateş üstünde yürür, hedefimize varırız.

Bay Trump, istersen dünyaya sor bizi: Her seferinde düştüğümüz yerden kalkıp, tarih içinde nasıl on yedi büyük devlet kurduğumuzu…

Çinli dostlarına sor istersen: Bizim korkumuzdan koca Çin Seddi’ni nasıl inşa ettiklerini, yine de yakalarını bizden kurtaramadıklarını…

Ya da Avrupalı ortaklarına sor: Çok daha az bir kuvvetle Bizans ordularını nasıl yerle bir edip Anadolu’yu kendimize “ebedi vatan” yaptığımızı…

Sadece dört yüz askerle Bizans’ın ortasında nasıl bir “devlet-i ebed müddet” kurduğumuzu...

Niğbolu’da, Kosova’da, Varna’da, Preveze’de üzerimize gelen Haçlı ordularını nasıl perişan ettiğimizi…

Konstantinopolis dediğiniz “Bizim İstanbul”u nasıl fethettiğimizi…

En ölüzamanımızda Çanakkale’de, Kut-ül Âmare’de tekmil Avrupa’yı nasıl yendiğimizi…

Tarihin hiçbir döneminde imkânsızlıklara teslim olmadığımızı, her demde Allah’a teslimiyetimizi imkâna dönüştürmeyi başardığımızı ve asla pes etmediğimizi…

Meselâ İstanbul fethi esnasında oluşan imkânsızlıkları ve olumsuzlukları gemileri karadan yürütmek suretiyle nasıl aştığımızı…

Küfrün tepesine nasıl düştüğümüzü…

Avrupa krallarına nasıl üzengi öptürdüğümüzü…

Ama asla hiçbir millete “soykırım” uygulamadığımızı, baskı ve zulüm yapmadığımızı…

Tam tersine, kendi yöneticilerinden alamadıkları “inanç, ibadet, kıyafet, ticaret ve seyahat” (meşhur Fatih amannamesi) gibi “insan hakları” verdiğimizi, özgürlüklerle tanıştırdığımızı...

Bir bir anlatsınlar.

Sormasan da olur artık, tecrübe ederek öğrendin ki, başkalarına boyun eğdiren ambargoların bizi daha da diriltir, korkutmacaların zerre kadar sökmez, tehditlerin “vız gelir tırıs gider!”

Sonunda bükümediğin bileği öper, daha önceki zırvalarını bir bir yalarsın!

Tekrar âfiyet ola bay Başkan! 

 

Yorumlar

(22)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nizamettin Kılıç

20 Ekim 2019 13:03

Ağzınıza sağlık ne güzel bir yazı elleriniz ve kaleminiz dert görmesin inşallah

Kamil

20 Ekim 2019 01:13

Bütün eğitim merhalelerinde hala tarih diye kemalist zırvalar bize dayatılıyor bay kalemşörler.Burası hala sadece laik ve kemalistlerin diktatörce zihniyetlerinin sürdüğü bir memleket.Sizler de size bazı ilke ve inkilâb ezberlerinin ve zihniyetinin yutturulduğu birtakım yobazlaştırılmış robotik varlıklarsınız.Kendinizi iyi tanıyın.

Kamil

20 Ekim 2019 00:48

Yorumcu kalemşör beyefendiler yenildiğimiz veya masada kaybettiğimiz savaşlardan zevk mi alıyorsunuz? Veya her seferinde aşağılık kompleksine giremediğinizde hastalanıyor musunuz? Yada sınırda sizin makatınızın güvenliği için her daim savaşmasada her daim nöbet tutan askere ihanet ediyorsunuz?

klm

19 Ekim 2019 22:37

Atalarımızı ve ceddimizi bir kez daha Rahmetle anıyorum.. Ruhları Şadolsun..

Barış

19 Ekim 2019 21:19

Gerçekten böyle olduğunu kesin dille yazdıgina gore derin bilgileri olmalı. gercekten oyleyse ne mutlu Türküm diyene

Kubilay

19 Ekim 2019 15:15

"Ver mehteri" gazlaması.. 

Cabbar Cokkibar

19 Ekim 2019 14:52

Cabbar bey,gormemeniz son derece dogal.Cunku bakmak baska sey gormek baska sey.Ve sizin bir sey gormediginiz konusunda samimi oldugunuza inaniyorum.Cunku bu fani dunyada insanlarin cok buyuk bir bolumu(ben de dahil) yasamlarini surekli bakarak gecirirler ancak hicbir sey goremeden de topraga duserler.Benim dikkatini cekmek istedigim grup gordugu halde kasitli olarak gordugunu degilde gormek istedigini veya gormedigi bir seyi anlatan zeki ama kotu kalpli tiplerdir,yani yalanci sahitlerdir.Yani siz bu grupta degilsiniz kesinlikle.Konuda yalan yok,sadece fikrimi dile getirdim.

Turk

19 Ekim 2019 14:20

Gene bos bir yazi

Taşkın

19 Ekim 2019 13:25

Sen de hep kazanılan savaşları yazmışsın birader. 93 Harbinde Ruslara yenilip Rumeli'yi kaybeden Amerika'ydı değil mi? Aslında 1699'dan itibaren Osmanlı'nı kazandığı bir savaş yok. Kazandığını da masada kaybetmiş. Neredeyse Anadolu bile elden çıkıyormuş da son bir Kurtuluş Savaşı ile tutunabilmişiz. Sen o ver coşkuyu yarım tarihi henüz okula gitmeyen çocuklara masal yerine anlat.

cabbar cokkibar

19 Ekim 2019 12:06

merak ettim ankara anitkabire bende cok gittim ibadet eden cennete gitmek icin dua eden hiiic gormedim ama turbe yatirlara gidip olulerden medet umut caput bez dilek baglayip ibadet eden gordum. ( peygamberimizin yasaklamasina ragmen ) ayrica benim ninem carsafliydi ailemiz kadinlarinin birkusmi baslari bagli sadece kamuda memurlar icin yasakti.niye atip tutuyorsun kardesim yanlis bilgiler veriyorsun.yalan soylemek buyuk gunahtir.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle