--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tefekkürsüz Müslümanlık olmaz!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
14

Belki bana kızacaksınız (çünkü ne zaman bu konuya girsem, üstüme alev okları yağıyor), ama Osmanlı’nın son yüzyılından başlayıp tüm cumhuriyet dönemini kapsayan “Müslümanlık” anlayışıyla İslam Dini’nin çok örtüşmediğini düşünüyorum, sevgili dostlarım.

Eğitim sisteminin elbette bunda payı var, ancak en büyük pay, bizim duyarsızlığımızın, umursamazlığımızın ve niyetsizliğimizindir.

Bizim “gerçek İslâm”ı ne anlamaya, ne de yaşamaya niyetimiz var.

Yaşadığımız Müslümanlığın ille de tanımlanması gerekirse “İslâm Şartı Müslümanlığı” olarak tanımlayabilirim.

Yani, “şekil ve görüntü İslâmı”!.. Bu da gele gele ya başörtüsüne ya da sarığa, cübbeye, sakala ve bıyık şekline dayanıyor!

Köy camiinde Oflu Hoca’dan ezberlediğim, savm (oruç), salât (namaz), hac, zekât, Kelime-i Şahadet’den ibaret bir Müslümanlık…

Beş “farz”ın kalıplarına sıkıştırılmış bu “İslâm” algısı, Müslümanı (kişiyi) belki Cennet’e götürebilir (Allah’a ait bir tasarruf), ancak İslâm’a ve insana katkı yapmaz…

Yüzyıllardır hocalarımız (elbette bazıları müstesna) minberlerden ve kürsülerden ümmete işte böyle bir İslâm’ı telkin ediyor.

Döndüre döndüre bu kalıpların ayrıntılarını anlatıyorlar…

Mübarek gün ve geceler için bile günü oruçlu geçirmek, gecesinde çok namaz kılmak, Allah’ı çok anmak, Peygamber Efendimize çok salâvat getirmek dışında, hiçbir farklı önerileri yok…

Kur’an’ın “düşünmeye çağrı”sını okumamışlar, duymamışlar zannedersiniz.

Bu durum, aynı zamanda, “Asr-ı Saâdet Müslümanı” ile “Çağın Müslümanı” arasındaki farkı oluşturuyor.

Asr-ı Saadet Müslümanının Müslümanlığı beş farzla sınırlı bir Müslümanlık değildi, en “belirleyici unsur” olarak tüm hayatı kuşatıyor, en dinamik biçimde yaşanıyordu.

Dolayısıyla hayatın tüm evrelerine İslâm’ın hükmü hükmediyordu.

Ne ibadet bunun dışındaydı, ne siyaset, ne ticaret…

İslâm her türlü “hamle”nin (savaşlar ve fetihler dâhil),“dinamizm”in, “gayret”in kaynağı olduğu gibi, “feraset”in, “basiret”in, “hikmet”in, “fazilet”in, “merhamet”in, şefkat”in, “himmet”in, “infak”ın, hatta sevginin de kaynağını teşkil ediyordu.

Yani Müslüman, İslâm’ın ruhuyla ruhlanmıştı.

Elbette onlar da namaz kılıyor, oruç tutuyor, hacca gidiyor, zekât veriyor, bol bol da Kelime-i Şahadet getiriyorlardı…

Ama bunlar daha büyük bir “amaç” için, kısaca, İslâm inancının ruhuna yolculuk için yapılırdı…

Bedensel ibadetler “kitlesel bilinç”in, kitlesel bilinç, “Yürek Müslümanlığı”nın yolunu açar. Nihayet Müslümanı “tefekkür” ummanıyla buluşturur ve evrenselleştirir.

Bizim İslâm algımızda “tefekkür” yok… İçinde tefekkür olmayan ibadette “lezzet” olmaz. İşte bu yüzden, Cuma namazlarında bile sürekli çalan cep telefonları, “Allah’ın huzurunda olduğum anlarda bile dünya doluyum” mesajı veriyor.

Ne huşu’, ne huzur: Sadece kalıplar ve kalıplaşmış Müslümanlar var!

Hacca gidişlerde “Hacı” unvanı alma sevdası, doksan dokuzluk tespih sallamalarda “Çok iyi Müslümanım” gösterisi, “Umre”ye “tatil” muamelesi (beş yıldızlısı, yaldızlısı, hatta ekstrası bile var şükür), oruca “zayıflama kürü” muamelesi de bu yüzden yapılıyor…

“İnsanca” yaşamaya yönelik binlerce sünnete sırt çeviren ümmetin, sünnete bağlılığını, gömleğinin üst cebinde misvak taşıyarak göstermesi, ne kadar acıdır!

“Kul” kimliğine ve “ümmet” algısına az biraz “tefekkür” katabilseydik, görünür yerde misvak taşımanın da, herkesin gözlerinin önünde dişleri misvaklamanın da Peygamber Efendimizin nezahet (temizlik-incelik) ve nezaket (edeb-terbiye-zariflik) anlayışına taban tabana zıt olduğunu fark ederdik.

Kısacası dostlarım, Müslüman, İslâm’ın “tefekkür” manzumesinden kopmakla, esasen kendi yüreğinden koptu. Üç yüz yıldan beri İslâm Âlemi’nin, insanlığa hiçbir katkı yapamadan savruluşunun hikmeti budur.

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

mehmet

13 Eylül 2019 11:16

1920li yıllarda bu milletin üzerinden silindir ezerek geçti. Daha bu travmayı yaşıyoruz. Bu müslüman milletin 1300 yıllık hayat damarı kesildi. 18 yıl Ezan-ı Muhammedi yasaklandı bu topraklarda. Daha ne olsun. Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun. Zalimler için yaşasın cehennem.

Muzaffer işeri

3 Eylül 2019 20:12

Size yürekten katılıyorum. Çok değerli ve çok muhterem yavuz abim çok mükemmel tespitiniz için ne desem az. Saygılarımla hürmetlerimle yüce RABBİMİZ e emanet olun inşallah.

müslüman

3 Eylül 2019 18:29

Acaba hangi müslümanlık doğrusu? Alışverişteki, Trafikteki, Siyasetteki, Camideki, Kuran Kursundaki, Medyadaki, Eğitimdeki, Cafe ve Bardaki, Turistik Oteldeki, Ekonomideki...?

nadim hatipoğulları

3 Eylül 2019 15:57

MÜSLÜMANIZ İSLAMIZ AMA İSLAMI BİLMEDİĞİMİZ İÇİN YAŞAMADIĞIMIZ İÇİN GAYESİNDEN DIŞARIDA YAŞADIĞIMIZ İÇİN DÜNYADA EZİLEN TÜM MİLLETLERE BAKIN İSLAM BELDELERİ DAHA NASIL BİR ÖRNEK OLSUN NASIL BİR İSBAT OLSUN İSALAMI ALLAHCC RIZALIĞI İÇİN VE PEYGAMBERİNE İYİ BİR ÜMMET OLMAK İÇİN YAŞAMAZSAK SONUMUZ BU İNANIYORUM ALLAHCC İÇİN YAŞARSAK ALLAHCC BİZLERE ÇOK BÜYÜK FIRSATLAR VERECEKTİR. İNŞAALLAHU TEALA HEDEF RIZAİ İLAHİ OLMALI BUDA ÇOK ÇAlLIŞMAK VE ÇOK OKUMAKTAN GEÇER ÇOK ÇALIŞMALIYIZ ÇOK OKUMALIYIZ. CAHİLLİK MÜSLÜMANA İSLAMA YAKIŞMAZ.

ORHAN İNAN

3 Eylül 2019 15:23

ELLERİNİZE SAĞLIK..YİNE HER ZAMANKİ GİBİ,KIRMADAN DÖKMEDEN ,BÜYÜK BİR NEZAKET İLE SÖZÜNÜZÜ SÖYLEMİŞSİNİZ..BİZLER DE OKUDUK VE DERSİMİZİ ALDIK..YAZDIKLARINIZIN HER KELİMESİNE KATILIYORUM..ANCAK,MÜSLÜMANLARIN BU SIKIŞMIŞLIĞINA BİRAZ DA GÜNÜMÜZDE UYGULANABİLİR,PRATİK ÇÖZÜMLER SUNMANIZI BEKLİYORUM..DÜŞÜNCELERİN İCRAAYA DÖKÜLMEMESİ ,SIKINTILARIN DEVAMINA ONAY VERMEK DEMEK..ZAMANIN FİTNESİNİN ÇOK YOĞUN OLDUĞU ŞU DÖNEMDE SİZLERİN FİKİRLERİ MUHAKKAK YOL GÖSTERİCİ VE SEVK EDİCİ OLACAKTIR..ALLAH(CC)'A EMANET OLUN.

ibrahim

3 Eylül 2019 14:54

İşte bir tefekkür konusu; İslam dairesindeki herkesin iyi anlaması ve düşünmesi gereken bir konu, İman-Hayat-Şeriat

Mustafa

3 Eylül 2019 13:13

Erbakan inananları sandığa diğil meal okumaya itikat da tevhîde tağuttu red şirkten beri olmaya cağırsa. Şimdi KİMİLERİ oy kullanımı iman ettiğini zannetmezdi.

iyildiz

3 Eylül 2019 11:03

"Beş “farz”ın kalıplarına sıkıştırılmış bu “İslâm” algısı, Müslümanı (kişiyi) belki Cennet’e götürebilir (Allah’a ait bir tasarruf), ancak İslâm’a ve insana katkı yapmaz"… İşte RAHMETLİ ERBAKAN HOCAMIZ ve MİLLİ GÖRŞ DÜŞÜNCESİ bu kalıpları yıkmış ve Müslümanın hayatın her alanında, özellikle siyaset alanında faal, yönetici olmasını sağlamış, şuurlandırmış ama sizin gibi münevver olup da bir cemaatin kalıbından çıkamayanlarca anlaşılamamış ve de desteklenmemiştir... Hem da Demirel gibi masonlar desteklenirken... Şimdi oturup ağlayın...

Ali

3 Eylül 2019 10:52

Biz çok zengin başladık İslama miras aldık harcıyoruz. Ne itikadınız kaldı ne tevhîdimiz. Çünkü insan olmadan insanlık değerlerini anlamadan Müslümanlığı miras aldık bilmeden anlamadan sen nesin dediklerinde elhamdülillah Müslümanım dedik hala lailaheillallah anlamı nedir bilmiyoruz!

Kemal

3 Eylül 2019 10:46

İtikad sız TEVHİD siz bol tagutlu bol şirkli İslam la oldumu.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle