--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Taht ile baht arasında devlet sınavı ve Sultan II. Bayezid

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
11

Fatih Sultan Mehmed ölünce, Şehzade Bayezid, “Sultan II. Bayezid” olarak 34 yaşlarında atalarının tahtına geçti…

Fatih’in küçük oğlu Şehzade Cem ise henüz 22 yaşındaydı. Hemen isyan bayrağını çekti: “Padişah menem, zira sefere gittikte cennetmekân pederim, devletin tahtıyla bahtını bana ısmarlardı.”

Ama kader arzularımız istikametinde tecelli etmez. Özellikle şehzadelerin kaderi genelde acılı kaderdir. Üç-beş şehzadenin içinden sadece biri tahta geçecek, diğerleri “nizam-ı âlem” için bir şekilde “izale” olunacaktır. 

Devlet yönetiminde duygusallığa yer yoktur. Bu yüzden herhangi bir padişah, “Devleti oğullarım arasında bölüştüreyim de ben öldükten sonra kavga etmesinler!” deyip devleti peşkeş çekemez. 

Varsayalım bölüştürseler, yine de kardeşlerden bazıları, kendilerine haksızlık yapıldığı gerekçesiyle, bazıları da devletin tümüne hâkim olmak için, birbirleriyle savaşmayacaklar mıydı? Dünya tarihi bunun kanlı örnekleriyle doludur.

Yani “Evlât mı, devlet mi?” sorusunun kaçınılmaz cevabı “Devlet”tir! Dolayısıyla taht yolunda, baht savaşı kaçınılmazdır! 

Şehzade Cem de bu savaşa girdi. Ağabeyi Sultan II. Bayezid’e yazdığı mektupta, önce devletin yarısını istedi…

Kardeşinin teklifine Sultan Bayezid’in verdiği tarihi cevap, değişmez gerçeğin ifadesi gibidir: 

“Bu kişver-i Rûm bir ser-i pûşîde-i arus-ı pür namustur ki, iki damad hutbesine tâb götürmez!” 

Yani, “Osmanlı Devleti öyle örtülü, iffetli ve namuslu bir gelindir ki, iki damada tahammül edemez”…

Bu tarihi cevap, sonraları kısaltılarak, “tek devlet, tek millet, tek bayrak” anlamında, “Arûs-i saltanat taksim kabul etmez” şeklini almıştır. 

Cem Sultan barışçı yoldan alamadığı payı savaşarak almayı denemiş, yenilmiş, nihayet ülkesinden kaçmak zorunda kalmıştır.

Aslında tarih içindeki oluşlar kader zincirinin halkalarıdır. Cem’in sığındığı Rodos Şövalyeleri onu ağabeyine karşı kalkan olarak kullandılar. “Cem Sultan’ı serbest bırakırız” tehdidiyle Sultan II. Bayezid’den sürekli para sızdırdılar, taviz kopardılar.

Sonra Fransa’ya Papa’ya sattılar. Oysa Rodos’a sığınmadan (29 Temmuz 1482), istediği zaman adadan ayrılabileceği taahhüt edilmiş ve Rodos Şövalyeleriyle bu şekilde bir antlaşma imzalamıştı. 

Ancak şövalyeler bu taahhütlerinde hiçbir zaman sadık kalmadılar. Acımasızca kullandıktan sonra, nihayet Papa VIII. Innocent’e gönderdiler.

Papa, Cem Sultan’ın masraflarını bahane ederek, Padişah’tan yılda 40.000 altın alıyordu. Ama asıl niyeti Cem Sultan’ı kullanarak, Osmanlı üzerine bir haçlı seferi düzenlemekti. Bunun için Cem Sultan’a Hıristiyan olmasını teklif etti. Bu teklife Cem Sultan’ın cevabı şu şekilde oldu:

 “Değil Osmanlı saltanatını, hatta bütün dünyanın padişahlığını verseniz, dinimi değiştirmem”. 

Ve şöyle dua etti: “Benim yüzümden ümmete zarar gelecekse, al canımı ya Rab!..” 

Kısa süre sonra da öldü (25 Şubat 1495). 

Sultan II. Bayezid, Cem Sultan’ın mezarını ülkeye getirmek için dört yıl uğraştı. Nihayet 1499 yılının Ocak ayında Cem Sultan’ın cenazesi Osmanlı topraklarına getirebildi. Bursa’da, kardeşi Şehzade Mustafa›nın yanına defnetti. Şanına lâyık bir de türbe yaptırdı.

Cem Sultan’ın serzenişleri gerçekten de göz yaşartıcıdır.

“Didi Cem bu şi’r-i Sultân Bâyezîd’ün yâdına,

Anıcak ol meclisi akan gözinden kandur.

Yürü var iy Bâyezid sen süregör devrânını,

Saltanat bâkî kalur derlerse bu yalandur!” 

Bazı hatalar yapsalar bile bugünkü en takva mü’minden daha çok takva yaşamış bu insanlara, saldırılar öteden beri dinsizlerden, densizlerden, hedsizlerden ve ecdad düşmanlarından gelirdi.

Artık “dindar” görünenlerden de geliyor. Ne günlere kaldık!

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Turgut Ertava

5 Şubat 2020 23:58

Sen bir yazinda alevi oldugunu yazmisdin. Herhalde cahil birisinki daha hala Sah Ismail gibi davraniyorsun.

Osmanlı abd

5 Şubat 2020 23:14

Zulüm gören devletler Osmanlı'nın himayesine gimek için çaba sarfetmislerdir. Osmanlı imparatorluğu döneminde din dil ırk mezhep farkı gözetilmemistir abdrusyaalmanya Almanya niye Türklere 2 sınıf muamelesi yapıyor Esat halkını niye öldürüyor Darbeci hafter niye zulüm yapıyor abdisrail niye küçük çocukları öldürdü Filistin'de niye bunlara sesini çıkarmıyor ........lar soylu Tarihimizi karalamaya çalışıyorlar Filistinli çocukları katletti katil İsrail niye sesin çıkmıyor İsrail'e ..........sın da ondan. Kendi Tarihini assagiliyor .......

Güneyrüzgarı

5 Şubat 2020 20:32

İşgal sadece toprakla olmaz,ki olsa da Osmanlı topraklar benim olsun diye fetihler yapmadı,İslam beldesi yapmak için yaptı,adaleti tesis etmek,müslüman coğrafyaları haçlı zulümlerinden kurtarmak için yaptı.Yani ALLAH'ın emri cihad'ı yerine getirmek için yaptı.Yorumda yazdıklarım var dil,inanç,katliam,tecavüz vesair,bunları yapmışmıdır Osmanlı bunlara var mı cevabın ? Aslında şuna cevap vermen daha mantıklı olur.Diğer tüm ecnebi emperyalist ve sömürgeci,işgalci ülkeleri eleştirmek dururken bizim tarihimiz ve ecdadımız olan Osmanlıyı eleştirmenizin temel nedeni nedir merak ettim !

Esad

5 Şubat 2020 19:57

Hocam sizlerden bu sekilde tarihimizle ilgili yazılar istiyoruz

turgut ertav

5 Şubat 2020 18:04

Osmanlı nın sömürge devleti olduğuna dair delil:5 milyon 200 bin kilometrekare alanı ve 60 devleti işgal etmiş,işgalini 633 yıl sürdürmüş olmasıdır.Tarih de şahittir.İglal edilmiş bunca toprak ve bunca devlet spor totodan mı çıktı?Yoksa o toprakların halkları,alın sizin olsun deyip hibe mi ettiler.

turgut ertav

5 Şubat 2020 17:27

Osmanlı da baht taht ile sağlanır.Tahta geçen,bahtını sağlar.Sömürge devleti olna Osmanlı da devlet geleneği tahtı kapanın elindedir.Gelenek de tahtı ele geçirmek ve korumak için yakınlarını öldürme geleneğidir.Osmanlıda taht için yapılan kardeş kavgaları,kuruluş döneminde başlar.

Güneyrüzgarı

5 Şubat 2020 17:20

Turgut Ertav,Osmanlıyı anlayabilmek için çakma ve sahtekâr tarihçiler yeterli olmaz.Sömürge devlet diyebilmek için de belge gerekir.Osmanlı fethettiği Doğu Roma'da dahi halkın inancına,ibadetine,giyim ve kuşamına müdahale etmedi ki zaten Katolik külahı görmektense müslüman sarığı görmek daha iyidir,sözü de içi boş bir söz değildir.Tarihin neresinde yazar Osmanlı fethettiği topraklarda yöre halkına inanç,lisan vesair konularda baskı yaptı diye.Emperyalist ve sömürge devletleri asırlardır Ortadoğu,Afrika,Hindistan'da zulümler,katliamlar,tacavüzler yapmış,müslüman kadın ve kızların ırz ve namuslarına tecavüz etmiştir ve hâlâ etmektedir,bunların bir benzerini Osmanlı dünya coğrafyasının neresinde uygulamıştır,var mı bir tane örneği.İngiltere ve sonrasında ABD,Osmanlı sonrası ülkemiz de birilerinin eliyle dil,mezhep,inanç,ibadet giyim ve kuşam katliamı,ahlaksızlık sömürgeciligi uygulamıştır.Tüm Batı ve onların ağababası ülke,dünya coğrafyasının en vahşi sömürgecileridir.Osmanlı devlet anlayışı evladı,kardeşini ve diğer sorun teşkil edecek kişileri tüm halkına karşı kurban edebilecek anlayışa sahip bir cihan devletiydi,yüzyıllar süren savaşlar,içerideki ihanetler,şeytani planlar da bunun en önemli delilidir.Çakma tarih soytarılarının,sahte kahramanları yüceltme misyonu gereğince bildikleri en kestirme yol Osmanlıyı karalamaktır.

NALBANT

5 Şubat 2020 13:52

Temelsiz hirslarla ve abartilmis kendini begenmislikle ve yeteneksizliklerle ortaya atilmak yalnizca ateistlerin/satanistlerin isi degil ki!

turgut ertav

5 Şubat 2020 13:03

Osmanlı ,taht-baht hayali ile sürmüş bir sömürge devletidir.Osmanlının gayesi,toprak elde etmek,hanedanlığı sürdürmek,taktını muhafaza edip bahtını sağlamak üzerine idi.

bozeren

5 Şubat 2020 10:34

İki şey yazmak istiyorum, birbirinden farklı: Bâyezid-i Velî, kardeşi Cem Sultan'ın oğlu Oğuzhan'ı öldürtür. Bunu duyan Cem Sultan'ın yazdığı mersiyeyi bulun okuyun. Bir de, adamın velî falan olduğu yok. Sadece, babası Fatih gibi tarikatçılara sert davranmamış, onlara imtiyazlar vermiş, hepsi bu.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle