--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şükür… şükür…şükür… Çok şükür

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
21

“Kutsal Hikmet Kilisesi”, “Ekânim-i Selâse Kilisesi”, “Büyük Kilise” ve “Yeni Sion Kilisesi” gibi isimlerle anılan Ayasofya, “Şark âlemini sevindirme” (kararnamede sebep böyle açıklanmış) gerekçesiyle 1934 yılı şartlarında müzeye çevrildi…

Müzeye çevrildiğinde tam 481 yıllık cami idi. Fâtih dâhil, tüm padişahların, şeyhülislâmların, sadrazamların, komutanların alnı o camide secdeye gitmişti. 1934 kararnamesi cami kimliğinden çıkarıp müze yaptı. Nihayet 10 Temmuz 2020 günü açıklanan Danıştay kararıyla, Ayasofya, tekrar “fethin sembolü cami” kimliğine kavuştu.

Biz de nihayet Ayasofya’ya kavuştuk; şükürler olsun. Böylece, yalnız Fatih’in değil, kuruluştan itibaren Ayasofya’ya emek vermiş tüm İslâm hükümdarlarıyla birlikte Selçuklu ve Osmanlı padişahlarının da ruhları şâd oldu. 

Şöyle bir hayal edin lütfen: İstanbul Salı günü fethediliyor, Cuma günü Ayasofya’da Cuma namazı kılınıyor.

Mimarlar, kalfalar, işçiler, gece gündüz çalışarak, Salı günü fethedilen şehrin en büyük mâbedi olan Ayasofya’yı Cuma namazına hazırlıyorlar… 

Gerekli her türlü değişiklik bu kısa süreye sığdırılıyor. 

Bu hızı iyi okumak lâzım: Zira Osmanlı’yı çadırdan alıp çok kısa bir süre içerisinde imparatorluk burcuna yükselten işte bu baş döndürücü hızdır!

Cuma sabahı erken saatlerden itibaren mâbedin içi-dışı dolmaya başlıyor. “Feth-i Mübin”i yaşayanlar, ilk Cumanın heyecanını da yaşamak için kitleler halinde Ayasofya’ya geliyorlar. Dört koldan ırmaklar Ayasofya’ya akıyor, insan denizi büyüdükçe büyüyor.

Öğleye yakın saatlerde genç Padişah görünüyor. Sağında, solunda hocaları, arkasında vüzera, ümera ve nihayet fetih şanlı kafilesi, gaziler ordusu...

Tekbir sesleri İstanbul’u Müslümanlaştırırken, şanlı ordu, genç, ama imanlı ihlâslı ve kararlı serdarının arkasında Ayasofya’ya giriyor.

Nihayet ezan... Cumanın ilk sünneti kılındıktan sonra, Ak Şemsüddin-i Velî ağır ağır doğruluyor. Padişah’ı kolundan tutuyor ve âlemi yerinden kaldırırcasına ayağa kaldırıyor. 

Şimdi mürit, mürşidinin kolundadır; sanki birkaç gün öncesine kadar kilise olan bir mâbedin içinde değil, Peygamber müjdesinin doruğunda yürüyorlar… 

Bir anda hıçkırıklar zikre duruyor, dizgini boşalan heyecan şaha kalkıyor, gözler sevinçten ağlarken, gönüller tekbir doluyor.

Sultan İkinci Mehmed Han, (hutbeyi Ak Hoca’nın okuduğuna dair rivayetler de var) artık minberdedir. Her basamağı dualarla döşeyip zirveye yükseliyor. Elinde Peygamber kılıcı, dilinde dua ve zikir… Hıçkırığa benzer sesiyle hutbesine başlıyor: “Elhamdülillah, Elhamdülillah.” 

Hutbe bitip minberden indikte, mürşidini imamete geçiriyor ve tam arkasında durup onunla birlikte tekbir alıyor: “Allahüekber!” 

Çağın yüreği işte bu tekbirlerle deliniyor!

Namaz ve dua bittikten sonra Ak Şemseddin, camii hınca hınç dolduran fetih ordusuna kısa bir konuşma yapıyor:

“Ey gaziler! Bilin, agâh olun ki, cümleniz hakkında Ahir zaman Peygamberi ol Server-i Kâinat Efendimiz Hazretleri, ‘Onlar ne güzel askerdir’ buyurmuştur. İnşallah cümlemiz mağfuruz. Fakat gaza malını israf etmeyüb Konstantiniye içinde hayır ve hasenata sarf ve Padişahınıza itaat ve muhabbet ediniz.”

Konuşmasının ardından şanlı talebesinin başına iki çatal ablak sorguç takıyor ve sözlerini “fisebil-illâh mücahid” olması dileğiyle tamamlıyor: “Bütün Al-i Osman’ın ab-ı ruyu (şerefi, namusu, haysiyeti) oldun. Heman mücahid-i fi sebil-illâh ol!”

İmdi: 1934’ten beri Fatih’in secdesine ayakkabılarla basıyoruz. Dün bu zilletten kurtulduk elhamdülillah. 50 yıllık çabam taçlandı. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Sükûnet ve suhuletle camimizde ibadet edeceğiz artık. Asla taşkınlık yok, övünme yok, böbürlenme yok.  

 

Yorumlar

(21)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

A.Ademoğlı

17 Temmuz 2020 10:40

Maşaallah Elhamdülillah Allah, başlarımızdakilerin başlarına akıl, kalplerine iman versin.

Muhammet Genç

12 Temmuz 2020 02:11

ELHAMDÜLİLLAH ELHAMDÜLİLLAH ELHAMDÜLİLLAH ŞÜKÜR YAA RABBİ ŞÜKÜR YAA RABBİ ŞÜKÜR YAA RABBİ...

Amorti Kâzım

11 Temmuz 2020 21:55

Ulu öndere şükran,Rıza NUR'da : Lozan'a giderken bize,bir aksilik çıkarsa fazla ısrar etmeyin Edirne ve İstanbul'u verin dedi,der.Ne olacak şimdi !!!!!

ATATURKCU HIDIR

11 Temmuz 2020 21:19

Sayin yazar,goruldugu gibi Turkler in Tayyib e bir vefa borcu vardi,bu acilistan sonra bu borca birde namus borcu eklendi! Neden? Cunku Ayasofya Turklerin namusu idi.Neden namusu idi? Iki sebepten dolayi: 1-Tarihin en buyuk Turk devletinin padisahi ve Ayasofyanin sahibinin buraya dokunacaklar icin sarfettigi bir lanet beddua vardi?Bu bedduaya ragmen burayi donusturen gayrimuslim azinliklarin olusturdugu gladionun kararini ayaklar altina alarak atasinin namusunu temizledi2- Buranin fethiyle ilgili Islam peygamberinin mujdeleri ve dualarina muhalif olarak muze yapilan bu camiyi tekrar satanistlerin elinden kurtararak muslumanlarin onurunu temizledi.Tayyip in kiymetini bilin.Simdi bakin bakalim satanistler nasil bir kiyamet baslatacaklar sonu gelmez hokkobazliklariyla....

Rıfat

11 Temmuz 2020 19:58

Ulu önder rumuzlu; ne içiyorsan? Belli ki iyi kafa yapmış!..

Orhan inan

11 Temmuz 2020 19:12

HAMD OLSUN YÜCE RABBİM E. BU GÜNLERİ GÖRMEYİ DE NASIP ETTI..

TARİHÇİ

11 Temmuz 2020 18:10

METE TUNCAY'IN YASAKLANMIŞ KİTABINDA; KAMAL'IN İZMİR'E YÜRÜMEK İSTEYEN ASKERE '' BIRAKIN GAVUR İZMİR'İ!'' DEDİĞİNİ DUYDUNUZ MU? İZMİR'İ YUNAN'A BIRAKAN İSTANBUL'U NASIL ALABİLİR? ÜSTELİK DÜŞMAN TEK KURŞUN ATMADAN TERK ETTİ İSTANBUL'U! NEYİN YA DA NELERİN KARŞILIĞINDA! GAVUR İZMİR'İ BIRAKIN EMRİNE İTAAT ETMEYEN KAHRAMAN TÜRK ASKERİ İZMİR'İ ELE GEÇİRDİ. AYNI KIBRIS'TA ECEVİT'İN DURUN EMRİNİ DİNLEMEYİP MARAŞ'A KADAR İLERLEYEN VE TAM KIBRIS'IN TAMAMINI ALACAKKEN ECEVİT'İN ZORLA DURDURMASIYLA İLERLEYEMEYEN KAHRAMAN TÜRK ASKERİ GİBİ! LOZAN ETRAFLICA ARAŞTIRILACAK, AÇILAN İNGİLİZ ARŞİVLERİNE CESUR TARİHÇİLER GİRECEK İNŞAALLAH!

Ulu öndere sükran!

11 Temmuz 2020 16:10

1919-22 ye kadar istanbul ingilizlerin elinde!. 30 Agustos 1922 de ulu önder zafer bayrami ile ist. Geri aldi.. lozanla hem istanbulun hem Hagia Sopianin TAPUSUNU Turk milletine verdi .. 2. FATIH ATATURKTUR...

Ayasofya

11 Temmuz 2020 13:49

Koca yürekli reis, uzun adam Allah senden ve bu necip milletimize hizmet eden çalışma arkadaşlarından razı olsun.

polat

11 Temmuz 2020 13:33

Kara bir sayfa kapandı beyaz bir sayfa açıldı .Büyük bir utançtan ve bedduadan bizi kurtaranlardan ALLAH razı olsun..Bu bir parti meselesi degil dindar olmasada müslümanım diyen herkesin sevinç duyması gereken müjdeli büyük bir .hadise ...Tekrar bize bu sevinci yaşatan herkese sagolun varolun ve ALLAH razı olsun diyoruz.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle