--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Soykırım” mı dediniz?

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
6

 

ABD Kongresi, Türkiye karşısında yenilmişlik ve ezilmişlik duygusunun depresif dürtüsü ve intikam güdüsüyle, sözde “Ermeni soykırım” tasarısını kabul edince, TBMM’nin derhal toplanarak “mukabele-i bilmisil” yapmasını bekledim.

Ama bizimkiler, diplomatik nezaket çerçevesinde verdikleri birkaç beyanatla ve birkaç “twit”le konuyu geçiştirdiler.

İşin aslı şu ki, uzun tarihi geçmişimizde “soykırım” yoktur, ama kısa Amerikan tarihi bir “soykırım tarihi”dir! 

Soracaksınız: Milyonlarca Kızılderili’ye ve zenciye ne yaptınız?

Kızılderili kırımını protesto babında Minnesota’da gösteri yürüyüşü yapan Sioux kabilesine mensup 303 Kızılderili’den 39’unu neden idam ettiniz? (26 Aralık 1862).

Şayet 39 Amerikalı beyaz, bir şekilde Kızılderililer tarafından öldürülmüş olsaydı, kıyamet kopardı. Ne var ki, öz vatanlarında haksız yere katledilen yüz binlerce Kızılderili’nin sözü bile edilmiyor. Hatta İnka-Aztek Medeniyeti’ni yağmalayıp yok edenler, iki bomba ile iki şehri (Hiroşima ve Nagazaki) tüm içindekilerle birlikte katledenler kendilerini “kurtarıcı” gibi gösteriyorlar!

Amerika’nın gerek Filistin’de, gerekse Irak’ta, Suriye’de sergilediği tavrı kavrayabilmek, geçmişini bilmekle mümkündür. Irak ve Suriye yoluyla zoraki komşumuz haline gelen bu devletin “farklı insan”a bakış açısını anlama bağlamında geçmişini irdelemekte yarar olduğunu düşünüyorum.

Amerikan tarihinde, etkili filmler ve yayınlarla tersine çevirmeye çalıştığı acı bir gerçek var ki, bu Kızılderili katliamı gerçeğidir. Başlangıçta 30-40 milyon civarında tahmin edilen Kızılderili nüfus, yıllarla birlikte artacağına eksilmiş, günümüzde iki milyon seviyesine düşmüştür...

“Beyaz Adam”ın oluşturduğu yeni şartlara (orman içinde yaşamaya alışkın insanların düz alanlarda, şehir yakınlarında oturmaya mahkûm edilmeleri gibi) ayak uyduramamaktan dolayı kırılanları da hesaba katmak ve bu ölümleri dahi bir nevi “katliam” saymak gerekir.

Aslına bakarsanız, Kızılderili katliamı, Kolomb’un Amerika Kıtası’na ayak bastığı gün başladı. Artarak sürdü ve bu ırkı hemen hemen yok etti. Bu sayfalar kısa ABD tarihinin en kara, en karanlık sayfalarıdır.

Kızılderililer “Beyaz adam”ın ayak bastığı her toprak parçasından silâh zoruyla sürüldüler. Toprakları tâlân edildi. Ölmeleri için “hayır işi” görüntüsü altında zehirli battaniyeler dağıtıldı. Kitleler halinde öldüler.

Ayrıca doğal şartları öylesine değiştirildi ki, salgın hastalıklarla başa çıkamadılar. Zaman içinde tükendiler. 

İkinci karanlık sayfa, Afrika’dan getirilip köleleştirilen “zenci”lere ait sayfadır. Yüzbinlerce Afrikalı, köle gemileriyle ABD’ye taşınmış, ABD’nin ekonomik zenginliğinin temeli yapılmıştır.

Onbinlerce “köle” insanlık dışı şartlarda yaptırılan zoraki yolculuk esnasında gemi ambarlarında ölmüştür. Kıtaya sağ olarak getirilip satılanlar (Obama’nın dedeleri) ise insanlık dışı şartlarda yıllar boyu çalıştırılmıştır. Bu arada zenci köleleri kısırlaştırmak gibi (1970’lere kadar siyah kadınların % 24’ü, Porto Riko’luların ise % 35’i kısırlaştırıldı) insanlık dışı ırkçı yöntemlere başvurulmuş, en küçük kıpırtılar katliamla bastırılmıştır.

1870-1890 arasındaki yirmi yılda on bin zencinin linç edilerek öldürüldüğü yolunda iddialar var. Aynı süreçte Martin Luther King gibi siyah önderler suikastlar sonucu öldürülmüştür.

Bu arada; Meksika’nın büyük Kızılderili uygarlığı yağmalanmış, yukarıda belirttiğim gibi, İnka-Aztek Medeniyeti neredeyse tamamen yok edilmiştir.

Öte yandan; İspanyol ve Portekiz sömürgeciliğinin Güney Amerika’daki katliamlarının boyutlarını kestirebilmek bile imkânsızdır...

Aztek ve İnka halklarının korkunç katliamlarla yok edilmesinin ötesinde, sömürgecilerin yerlilerden gasp ettiği maden ve altın stoklarının da miktarı tam olarak bilinmemektedir. 

Bir nokta daha...

CIA ajanlarının tezgâhladığı darbelerle pek çok ülke Amerikan güdümüne alınmış yahut bahanelerle işgal edilmiştir...

Bugün ABD’nin himaye ettiği İsrail gibi ülkelerde “öteki”ne karşı uygulanan baskı, şiddet, işkence ve soykırım olaylarının sorumlusu da ABD yönetimidir.

Daha da ilginci, olup bitenlere, demokrasi şampiyonu geçinen Batılı ülkeler de ses çıkarmamaktadır. Bu da bir nevi “suça iştirak” sayılır. Zaten onların geçmişi de farksızdır.

Pardon: “Soykırım” mı demiştiniz? 

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Salih

2 Kasım 2019 11:47

Birisi de çıkmış osarikli diye asagilayarak Cumhuriyeti niy k ulaşıyor diye soruyor Cumhuriyet sizin gibi düşünenler yüzünden o insanlara eziyet etmiş dis lamis ondandir yoksa kimsenin Cumhuriyetle bir sorunu olmazdı onları bu hale getiren sizin gibi dayatmacı zihniyetlerdir bu insanları asagida hakaret et sonrada niye kutlanıyor Cumhuriyeti diye sor bu ne perhiz bunu lahanatursusu kimsemkimseye bir şey daya tamam bunu artık öğrenmelisiniz bu tür dayatmlara Faşist lik denir

Timur

1 Kasım 2019 19:30

Herseyimiz tesadüflere bagli.

abdulmuttalib 

1 Kasım 2019 11:59

bütün bu olanlardan sonra sn. CB 13 Kasimda ABD ye gitmeli mi.. Bence Akit bir anket yapmali...

Fazıl Bahtlı

1 Kasım 2019 10:38

Muhterem Yavuz Efendi, Amerika ve Avrupa'nın dünyada uygulayageldiği katliam sadece yazıyla yeterli olmamalı, dokumentar filmler TV'lerde birkaç dilde sürekli yayınlanmalı. O zaman bizi soykırımla yaftalayan Batılı melunlar ne yapacaklarını şaşırırlar. Neredeyse bütün dünya bizi soykırımcı sanıyor. Vatikan orta çağ Avrupa'sında 60 milyon kendi insanını şişleyerek, gerererek, giyotinleyerek, diri diri yakarak katletti. Şimdiki Avrupalılar bunları unuttular, hatırlattığımda hepsi Vatikan ve kendi devletlerinden nefret ediyorlar. Batı'da şimdi bir ahmaklık hakim olmuş. Şöyle ki kitapta ve TV' de ne görüp okusalar hepsini mutlak doğru sanıp inanıyorlar. Medya ve basın insanları her gün böyle aptallaştırıyorlar. Beni gavur zanneden başmisyonerin dediğine göre şu an Türkiye'de 50 binden fazla Batılı misyoner varmış, çoğunluğu Türkçe isim altında yüksek tahsil yapıyormuş. Hepsinin derdi ülkemizi parçalamak. Biz katliam falan asla yapmadık. Hepsi yalan ve uydurma. Bugün kimse, Japonya dahil Amerika'yı nükleer katliamdan dolayı kınayamıyor. Sanki lanetlenmiş melunların katliam yapma hürriyetleri var. Amerika ve Batı katliamları bizde sürekli güncel tutulup yayınlanmalı. Cihada katkı sayılır

orhan inan

1 Kasım 2019 10:35

ELLERİNİZE SAĞLIK.İNSANLIK DÜŞMANI,UTANMAZ VE HAYA ETMEZLERE NE DESEN BOŞ..HİÇ TINMAZLAR BİLE..ÇÜNKÜ SİLAH GÜÇLERİ VAR.MENFEATLERİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA,KENDİLERİNDEN BAŞKASINA EYVALLAHLARI OLMAZ.KENDİ SONLARINI BU PERVASIZ VE İZANSIZ DAVRANIŞLARINI İYİCE ÇOĞALTARAK HIZLANDIRIYORLAR.RABBİM BİZLERE DE GÖSTERSİN ,İNŞALLAH..

Vefa Has

1 Kasım 2019 06:50

"Kanlı Şarap, Küflü Ekmek: Sömürgecilik kitabını okumanızı tavsiye ederim. Bu konu ile ilgili Amerika, Batı Avrupa'nın yaptığı katliamları ve sömürgeciliği çok güzel anlatılıyor.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle