--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sokakta laikiz evde Müslüman!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
20

“Tesettür ayetleri Kur’an’dan çıkarılsın” demiyorlar, ama “Kur’an’da tesettür âyeti yok” diyorlar.

Meselâ, “Allah kâinatı yarattı, yönetimini insana bıraktı” (Deizm)diyerek, Allah’ın, Kur’an’da tanımlanan Allah’la irtibatını kesip “tanrı”laştırıyorlar.

“Din”in “Allah’la kul arasında” olması, “kalblerde yaşaması!” gerektiğini iddia ediyorlar: O zaman “özel” ve “yüce” olur, “kirlenmez”miş!..

Yani, “Kur’an kütüphanede, din kalpte durmalı” imiş!

Şöyle özetliyorlar: “İslâm Dini o kadar saygın, o kadar özel, o kadar değerli ve temiz ve yüce ki, günlük işlere bulaştırmamak lâzım!”

İlk bakışta “masum” gibi görünüyor, ama bu tür tanımlamalar aslında birer tuzaktır! Çünkü dinin ötelenmesi anlamına geliyor. Hayat boşluk kabul etmediğine göre, doğal olarak dini kuralların yerini başka kurallar alıyor. 

Hâlbuki din, bizatihi “Din Sahibi”nin tanımlamasıyla “dünya ve ahireti tanzim” için vazedilmiştir. “Dindar insan”, dünya işlerini de dinin usul ve erkânına uygun biçimde yaşamak durumundadır.

Yani hiçbir gerekçe ile dini bir kenara koyamazsınız! Koyarsanız, “dine saygı göstermiş” olmazsınız, düpedüz “dini hayatın dışına çıkarmış” olursunuz: Dine saygısızlık etmek ve dini “kirletmek” budur!

İsterler ki, sokakta laik evde Müslüman olalım!..

İsterler ki, ticarette laik, namazda Müslüman olalım!..

İsterler ki, siyasette laik, cenazede Müslüman olalım!

Dünya işlerine “dünyacı” (seküler) bir mantıkla yaklaşalım. 

Bu düpedüz Allah’a “vazife ve salâhiyet” sınırı koymaya kalkışmaktır ki, hâd bilmezliğin tâ kendisidir!

Ve bunun dinle değil, doğrudan “dinsizlik”le, en azından “densizlik”le ilgisi vardır! Çünkü din dünya içindir: Dünya hayatını dine göre yaşamak “dindar Müslüman”ın görevidir.

Müslüman’ın, inancını rahatça, çekincesiz, endişesiz yaşayabileceği ortamı hazırlamak ise devletin anayasal görevidir. Devlet, bu görevini çoğunlukla yerine getirmiyor. Gerekçe olarak da laikliği öne sürüyor. Laik kesim de aynı kaçamağı yaparak, inanç alanlarını daraltmaya çalışıyor.

“Herkesin dinine saygılıyız, ama bu çağda da baş örtülmez ki…” diyor.

Oysa din “saygı” ve “yargı” istemiyor. Dinin istediği, kurallara göre yaşanması… Kuralları kaldırmaya çalışanlar, boş bir “saygı” ile konuyu hallettiklerini sanıyorlar. Hiçbir şey hallolmuyor. Zaten bu kocaman bir “yalan”dan ibarettir. Zira insan benimsemediği şeye saygı duymaz. Benimsemediği şeyi benimseyenlere saygı duyması ise asgârî insanlık şartıdır.

Ben komünizmi yanlış buluyorum ve karşı çıkıyorum, ama komüniste saygı duyabilirim. Hıristiyanlığı, Yahudiliği yanlış buluyorum, ama o inançtaki insanlara saygı gösterebilirim…

Osmanlı’nın ölçüsü de budur ve bu ölçü sayesinde farklı inançlara mensup insanlar şiddet ve baskı görmeksizin yüzyıllar boyu Osmanlı şemsiyesi altında mutlu-mesut yaşamışlardır. Türkiye artık bu “müsamaha kültürü”nü yakalamalıdır.

Son sözüm şu: Kültür ve medeniyetimize Fransızlardan daha “Fransız Türkler” var! 

 

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Korkusuz

30 Eylül 2019 21:48

Laiklik Turkiyeye 1937 de girmistir.yanilmiyorsam.Bati laiklesince kalkindi biz laiklesince ahlaken coktuk.din ayri dunya ayri muslumanlikda boyle safsata olmaz.hayat Islami yasamakla guzeldir.kabirde dunyada ne yaptik idiysek hesaba cekilecegiz.ben laikim diyenler pacayi kurtaramaz.Sasiyorum Islam bu kadar guzelken insanlarin cehaletine.Mevlanayi Oku Yunusu oku .yaradilani se v yaradandan oturu.gel ne olursan ol gel.bu sesi dinle.Sabahleyin kalk abdest al namaz kil uc kez salavat getir ondan sonra gunese bak. Huzur bulmak istersen muslumanca yasa

Abdulmuttalib el Arabi

30 Eylül 2019 19:34

Din sadece güzel ahlaktır. nokta!

Mustafa

30 Eylül 2019 17:36

Aziz Nesin: “Atatürk, Müslümanlar açısından sevilecek bir şey yapmadı. Türkiye’de yaşayan ve Atatürk’ü sevdiğini söyleyen Müslümanlar, yalancıdır.

Mustafa

30 Eylül 2019 17:29

İtikad TEVHİD tagut şirk bildik miki??!!

Ferhat

30 Eylül 2019 17:14

Ölürken bir müslüman gibi defnediliyoruz, fakat yaşarken gayri müslim gibi yaşıyoruz. Zira evlenirken veyahut boşanirken sapkın AB nin aile hukukunun hükümleri ile hükm veriliyor. Keza ceza ve ticaret hukukları, egitim müfredatları ve sosyal alanlardaki bütün ölçülerimiz tamamen sapkın AB ve onlarin normları doğrultusunda ölçülendirilmekte. 

Alkan

30 Eylül 2019 17:12

İstiyorlar İslam güncellensin. Diyorlarki 1400 sene önceki hükümler günümüzde uygulanamaz. Diyorlarki bu çagda içkiye karşı olmak çagdışılıktır. İstiyorlar müslümanlar kılsın beşi görsün işini bunun dışında suya sabuna dokunmasın sizin gibilerde bu zihniyetin gönüllü savunuculugunu yapsın

Okur

30 Eylül 2019 16:58

Sayın yazar , makalenizi okuyunca garipsedim , şimdi bizim laikliği savunan kesim ve gerçekse sözde şeriatı savunanlar , gerçekten ve gerçekten ne söylediklerini ve nede yazdıklarını biliyorlar mı ki acaba diye düşünüyorum; siz yazmışsınız sokakta laik be mübarek sokakta sana saygısız mi yürüyeceksin veya müslümanca yürümeyi diyor devlet; ticaretinde islam dışı hareket mi et diyor, hakka hukuka riayet ettinde sana cezamı geliyor. Tüm insanların yararına olan hukuk kurallarına uymak nerede dine karşı; laikliği eleştiren kesime bakıyorsun zahiri hiç müslümanlık belirtisi göremiyoruz, neden acaba, laik devlet yönetiminde herşey mübah mı, be müslümanım diyen ler laiklik aslında dini islamın alt dallarından birisi değilmi ki; be minareller laiklik bu kadar dini islama ters o zaman ben sana her zaman oy verip iktidara getirmişim uygula hak hukuku öğrensin herkes

abdulmetin

30 Eylül 2019 16:34

Yüreğine sağlık üstad, çok güzel anlatmışsınız, lakin laik kafaların kafaları yine basmaz, her zaman ki gibi kafalarına göre feveran ederler

Cabbar Cokkibar

30 Eylül 2019 14:55

Degerli Bahadiroglu,Masonlarin yerlestirmeye calistigi(aslinda coktan geri donulmez sekilde yerlestirdigi) bu seytani sisteme karsi neden surekli hayiflanip duruyorsunuz?Bir faydasi var mi?Geri donusu var mi? Artik dizginler seytanin elinde ve yalan dolan tuneline sokulan insanlar nefes almadan yok olusa dogru akiyorlar agir bir nihilizm icinde!Seytanin da Allahin onunde idda ettigi gelecekteki basarisi bu degilmiydi?(....Insanlari saptirip yoldan cikaracagim....)

Mehmet ay

30 Eylül 2019 13:23

Osmanlı döneminde azınlıklar mecbur sesini çıkarmıyordu, güçlü devlet karşısında ne diyebilirlerdi. Tüm kanun ve kuralı Osmanlı koyuyordu. Ona itiraz edecek güç yoktu.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle