--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyasi yazılar yazsaydım…

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
13

Ben siyasi yazılar yazsaydım, CHP’nin “din düşmanlığı” anlamına gelebilecek geçmiş uygulamalarını ve şimdiki yöneticilerin beyanlarını eleştirmezdim.

Zira, bu yüzden partisini terk edecek kadar “dindar” tek bir CHP seçmeni tanımıyorum. CHP seçmenini etkilemenin yolu “projesizlik ve beceriksizlik” üzerine durmak olabilir ki, CHP’li belediyeler, özellikle de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı buna çok iyi bir malzemedir.

Öte yandan, AK Parti seçmenini etkilemenin yolu da ekonomik açıdan AK Parti’yi eleştirmekten geçmiyor, öncelikle “dini açı” kullanmak gerekiyor. Meselâ İstanbul Sözleşmesi’ni imzalaması, Ayasofya’yı açamaması, Koruma Kanunu’nu kaldıramaması, ders kitaplarını değiştirememesi üzerine yapılabilecek doğru analizler AK Parti seçmenlerini etkileyebilir.

Çünkü muhafazakâr demokratlarla dindarlar da bunları eleştiriyor.

Ve bu noktalardan AK Parti’yi eleştirmenin tutarlılığı var, ama CHP yöneticileri ile köşe yazarlarının yaptığı gibi, “Tayyip ekonomiyi batırdı” derseniz, size çocuklar bile güler. Hele “Salgını yönetemedi” iddiasıyla ortaya çıkarsanız, bu kez kargalar da size güler.

Diyeceksiniz ki, “Madem öyle, sen neden CHP’nin cemaziyelevvelini irdeliyorsun?” 

Çünkü umumiyetle tarih, arada bir de hafiften felsefi yazılar yazıyorum. Yeni nesillere geçmişi anlatmak görevim. Kaldı ki, CHP’yi anlatmak sadece yakın geçmişi ve sadece CHP’yi anlatmak değil, kendi dinine, imanına, irfanına, tarihine, kültürüne, medeniyetine düşman yarım aydınlar yetiştiren sistemi, Türkiye’yi geri bırakan atmosferi, işbirlikçi ve üçkâğıtçı üreten yapıyı da anlatmaktır. Önemlidir, çünkü bu yapı anlaşılmadan bugün başımıza gelenler anlaşılamaz. Her şey bu kadar iç içe!  

Yakın tarihin CHP iktidarları bile halkın ifadesiyle “kıtlık, yokluk ve kuyruktur!” Ama bu yapının geçmişi çok daha vahimdir.

40’lı yıllara biraz yakından bakalım…

Ankara’da “Millî Şef İsmet Paşa” iktidarı var. Paşa, maşallah, hem “CHP Genel Başkanı”, hem “Cumhurbaşkanı”, hem de “Milli Şef.” Partisi de pek tabii olarak “Devlet!” Kaymakamlar ilçe başkanı, valiler il başkanı…

Dediği dedik, çaldığı düdük, lâkin ülke bir türlü ayaklarının üstünde duramıyor! Oysa Birinci Dünya Savaşı’nın diğer perişanları toparlanmış, tekrar sanayileşmiş, üretmeye, hatta kendilerini yenenlere meydan okumaya başlamıştır.

Ezanla, Kur’an’la uğraşmanın da sonuna gelinmiştir artık: Bunların kalkınmaya hiçbir katkısı görülmemiştir. 

Yardım istekleri de kâh Avrupa’dan, kâh Amerika’dan geri dönmeye başlamıştır. 

Derken, geliverdi 1945. Cumhuriyet kurulalı 22 yıl oldu. Kuru kuruya övünmeyle artık yürümüyor. Yapacak “inkılâp” da kalmadı.Ama hâlâ milletin karnı aç. Okul yok, yol yok, su yok, elektrik yok, doktor-hastane yok! Salgın hastalıklar kol geziyor. Çocuk ölümler zirvede. Para lâzım…

Avrupa-Amerika’nın şartı ise belli: Ne kadar demokrasi o kadar para!

Kısacası, diktatörlükle gelinebilecek son noktaya gelinmiş, artık deniz bitmiştir. Çare yok “Çok partili sistem”e geçilecektir. Partilere izin çıkıyor. Ardından Demokrat Parti kuruluyor. Ama yeni parti daha teşkilatlanamadan, Milli Şef, tayinle gelen milletvekillerinin, “Bizi şimdi halkın önüne mi atacaksınız?” diye yalvarmalarına aldırmadan “baskın seçim” kararı alıyor. 

Çok partili sistemin ilk seçimi tam bir yüz karasıdır!

Anlayacağınız bizim “Çok partili sistem”e geçiş hikâyemiz, CHP’lilerin anlatmayı pek sevdikleri gibi “Paşa’mızın sayesinde” olmadı…

Mecburiyetten oldu! 

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Abdullah

19 Mayıs 2020 19:26

Zira, bu yüzden partisini terk edecek kadar “dindar” tek bir CHP seçmeni tanımıyorum. 

Hikmet Yılmaz

18 Mayıs 2020 20:22

 Dediği şu: KADEM ve İSTANBUL SÖZLEŞİNE dair yazı niçin yazamasın ki !. Gerçekleri yazmaz ve dillendirmezsek Feto gibileri gelir başımızda boza pişirir. 

1881

18 Mayıs 2020 19:30

Hadi be.

Turk

18 Mayıs 2020 19:06

Sen mi siyasi yazılar yazmiyorsun 

ATATURKCU

18 Mayıs 2020 17:26

OMRU SAVAS CEPHELERINDE GECEN ISMET INONU SANA SAPASAGLAM BIR DEVLET GUCLU BIR ORDU ORTADOGU BATAKLIGINDAN ATESINDEN UZAKTA GUZEL BIR YUVA BIRAKTI. 

Mustafa

18 Mayıs 2020 16:12

Harika yazı müthiş tespitler. Teşekkürler Yavuz bey.

Hikmet Yılmaz

18 Mayıs 2020 13:55

Elinizi tutan yok ki. Yazı yazacağın köşen ve kalemin var hem siyaset yaz hem tarih. 

Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır

18 Mayıs 2020 12:05

Ayasofya merasimle açılacak. FETÖ dünyaya servis yapacak anında. Abartarak köpürterek. Batı’ya yalvaracak “Türkiye’yi cezalandırın. Daha ne bekliyorsunuz?” diyecek. Daha dün uygulanmış bu senaryoyu yeniden daha şiddetli uygulayacak. İşte fetö bu. Ayosofya yı açın diyor ta ki Türkiye’ye operasyon gelsin. Açılacak inşallah. Fitneye istismar fırsatı vermeden, tereyağından kıl...

zayıf ama iktidarda hep o!

18 Mayıs 2020 11:09

chp; el' an düzenin bekçisi ve "görevini yapmazsan gözünü oyarım" diyerek akp' nin ensesinde boza pişiriyor! akp de korkudan tir tir titreyerek rejimi eksiksiz ve hatta chp' den 5 kat daha sağlam koruyor; korkmuyorsa şayet gerçekten ayasofyayı açsa ya!

No Pasaran'a

18 Mayıs 2020 07:23

"Tek parti ile çalkantısız geçmesi gereken Cumhuriyet'in ilk yılları'ymış. ... Size kalsa hala tek parti yonetimi devam ederdi, cumhursuz cumhuriyet.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle