--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şatafata ne çabuk alıştık!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
19

Uçakla Konya’dan dönüyordum. Önceki geceden uykusuz olduğum halde üç ayrı mekânda konuştuğum için çok yorgundum. Eski bir dostum yanıma oturdu. Selamdan sonra kelama geçti. Ara vermeden konuşmaya başladı. Çok şaşırdım. Zira onu garibanlık döneminden tanıyordum. O dönemde her karşılaşmamızda dini hizmetlerini anlatır, benim gezilerimden, konferanslarımdan, kitaplarımdan söz açardı.

Şimdi ise zenginliğini anlatıyordu. İnşaat işlerinin ne kadar iyi gittiğini, ne çok para kazandığını, oturduğu muhteşem villayı, görkemli arabasının özelliklerini, şoförünün havalimanında kendisini beklediğini, istersem beni eve bırakmak üzere şirketinden bir araba isteyebileceğini (tabii ki istemedim), aslında ailece Business Class’ta seyahat ettiklerini, Konya uçağında Business Class olmadığı için mecburen ekonomi sınıf kullandığını filan…

Çatlayacak gibi oldum! Bunaldım! “Sonradan görme” dedikleri bu olsa gerekti.

***

Aslında hepimiz bir miktar “sonradan görme”yiz! Paraya, güce, iktidara sonradan kavuştuk. Ama çok çabuk alıştık! Eskiden “ehl-i dünya” dediğimiz insanlar gibi olduk. “Tek dünyalı” dediğimiz insanlar gibi yaşıyor, “dünyaya bir kez gelinir” anlayışı içinde, keyif çatıyoruz!..

“Bu dünya tadımlıktır” dediğimiz ve aza kanaat ettiğimiz günler çok gerilerde kaldı: “Hiç ölmeyecekmişiz gibi” dünyaya çalışıyoruz.

***

Nereden nereye geldiğimizi, görebiliyor musunuz, dostlar?

Mankenlere taş çıkartan kıyafetlerimiz; zayıflama kürlerimiz; güzellik merkezlerimiz; incelme çabalarınız; rejimlerimiz, diyetlerimiz, perhizlerimiz; kuaförlerimiz, terzilerimiz, moda dergilerimiz; botokslarımız, gerdirmelerimiz cilt yumuşatıcı maskelerimiz; pahalı ipek başörtülerimiz; dapdaracık “tesettür”lerimiz; görkemli otomobillerimiz ve “gösterişçi” yaşantımızla…

Hâlâ da Kıbleye yürüdüğümüzü mü iddia ediyoruz?

***

Para, bize de yapacağını yaptı sonunda!.. Biz de saçıp savurmanın tadını aldık!..

“Farklı” görünmek bizim de çok hoşumuza gitmeye başladı! “Ehl-i dünya”nın, “Hayatın tadını çıkarmak lâzım” şeklindeki sloganı, çoktan beri beyinlerimize pelesenk oldu…

Uzun zamandır doğruları sadece savunuyor, ama yaşamıyoruz!

Hâlbuki “olduğu gibi” görünmeyenin, zaman içinde, “göründüğü gibi” olacağını söyler dururduk.

Göründüğümüz gibiyiz: Ne dindar, ne laik; iki arada bir derede!

***

Paranın tadını aldığımız gibi, iktidarın da tadını aldık. Özel korumalarla gezmeye biz de bayılıyoruz. Nicedir Business Class yolcusuyuz. Salını salını girdiğimiz görkemli VIP salonlarında puromuzu tüttürüp kahvemizi yudumlamak bizim de çok hoşumuza gidiyor…

Özel hizmetliler eşliğinde uçaktan alınırken, “Ben sizden ayrıcalıklı ve üstünüm ey gariban millet” der gibi cakalı cakalı bakınmaktan biz de şeytanca bir mutluluk duyuyoruz!..

Biz de “ehl-i dünya” olarak tanımladığımız ve “cehennemlik” saydığımız “ötekiler” kadar lükse düştük. 

Soru şu: Bu gidiş nereye? 

 

Yorumlar

(19)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ekrem kuşkonmaz

21 Şubat 2020 08:36

Yazarın maruz kaldığını anlattığı ve rahatsız olduğunu belirttiği etkileşim sırasında, ilgili kişiyle beden ve söz diliyle nasıl iletildiğini düşündüğünü de yazmasını isterdim

Min ibadillah

20 Şubat 2020 18:48

Varlık ve yokluk terbiyesi konusunda hocalarimiz çalisma yapmali ve bunlari okuyarak edeplenmeliyiz.Yoksa akibetimiz Allah'in gazabını celbeder,Allah korusun.amin

özkan demirtaş

10 Şubat 2020 23:48

Hocam maalesef mücahit olanlar hep müteahhit oldular. Türkiyede maalesef sayın cumhurbaşkanımızın o kadar ikazına rağmen kurumlarda adaletsizlik liyakatsizlik torpil rüşvet had safhada. Allah yardımcımız olsun.

ali namlı

10 Şubat 2020 23:09

Ben son derece lüks veya son model arabasında ; başı örtülü olduğu halde ,direksiyonu tutan elinin parmakları arasında sigarası olan ve diğer eliyle de telefon konuşması yapan bir çok kadına rastladım !

Nureddin

10 Şubat 2020 20:31

Muhterem hocam sizin kizaplarinizi okuduk makalelerinizi düzenli olmasada okuyoruz siz bu millete inanciniz dogrusunda elinizden geldigince hizmet ediyorsunuz peki sizi elestiren kendini bilmezlere ne demeli hele biri Muaviye radiyallahu ya kadar gitmis ona dil uzatiyor

Şad

10 Şubat 2020 18:23

Son 8-10 yıl içinde toplum yoksullaşırken, elhamdülillah "ümmet" çok zenginleşti.. sınıf atladı! Başörtüsü mücadelesini de kazanmıştık(!) zaten. Artık sıra şu aşağılık, Batının gönüllü uşağı, işbirlikçi burjuvazinin yaşam kalitesini yakalamak, hatta onu geçmeye gelmişti. Eh, ümmet bunu da hakkıyla başardı hamdolsun! Nasıl mı? Bunu bilmeyen mi var? Tabii ki temelini 1300 yıl önce Muaviye'nin attığı yöntemi model alarak. Korkarım ki ahirette bizi bir sürpriz bekliyor... İtirazı olan?..

İsmail

10 Şubat 2020 17:52

Sahi bu gidiş nereye?

Ekrem

10 Şubat 2020 14:02

AKP böyle tipler türetti. Gerçi önceki iktidarlar da benzer durumdaydılar.

NALBANT

10 Şubat 2020 13:35

Cevap: Cehenneme!

turgut ertav

10 Şubat 2020 12:51

İSLAMA GÖRE EVLİLİK konusuna ek:Müslüman bir erkek,iman etmemiş olan kadınla evlenenilemez.Müslüman bir kadın da,iman etmemiş bir erkekle evlenemez. “Müşrik kadınlar iman etmedikçe onlarla evlenmeyin! Mümin bir cariye, hoşunuza giden hür bir müşrik kadından daha hayırlıdır! Mümin kadınları da, onlar iman etmedikçe, müşriklere nikâhlamayınız;  Mümin bir köle hoşunuza giden hür bir müşrikten daha hayırlıdır. Müşrikler sizi cehenneme dâvet ederler. Allah ise sizi Kendi izniyle, cennete ve mağfirete dâvet eder  ve üzerinde düşünüp gerekli dersi alsınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.”(Bakara suresi, 221.ayet). Ayrıca Müslüman bir erkek ve kadın, nikâhsız ilişkiler yaşayan birisiyle evlenemez. Zina eden erkek, zina eden ya da ortak koşucu olan bir kadından başkasını nikâhlayamaz. Zina eden bir kadını da, zina eden ya da ortak koşucu olan bir erkekten başkası nikâhlayamaz. Bu inananlara haram kılınmıştır. (Nur Suresi, 3. Ayet). Bunun dışında evlenilmesi haram olan durumlar da Kuran’da belirtilir. Geçmişte kalanlar hariç, babalarınızın nikâhlamış olduğu kadınlarla evlenmeyin. Böyle bir şey, açık bir edepsizlik, nefret gerektiren bir kötülüktür. Çirkin bir yoldur bu. Sizlere şunlar haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle birleştiğiniz hanımlardan doğmuş koruyuculuğunuzda olan üvey kızlarınız -eğer anneleriyle birleşmemişseniz size bir günah yoktur- soyunuzdan olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almanız. Ancak geçen geçmiştir. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Evli kadınlarla evlenmeniz haram kılınmıştır.… (Nisa Suresi, 22-23-24. Ayetler) Müslümann bir erkek,ehli kitaptan olan (hıristiyan veya musevi)kadınlarla evlenilebilir. ''….mü’minlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın namuslu bir biçimde mehirlerini verdiğiniz taktirde, sizlere helâldir.''(Maide suresi,5.ayet). Erkeğe neseb ile evliliği haram olanlar: 1- Anası 2- Büyük analar [Annesinin ve babasının annesi ve onların anneleri] 3- Kızı, oğlunun ve kızının kızları 4- Bacısı 5- Bacısının ve biraderinin kızları 6- Halası 7- Teyzesi. Erkeğe süt itibariyle evliliği haram olanlar: 1- Süt anası 2- Süt büyük anaları 3- Süt kızı, süt oğlunun ve süt kızının kızları, 4- Süt bacısı 5- Süt bacısının ve süt biraderinin kızları 6- Süt halası 7- Süt teyzesi. Erkeğe nikah sebebi ile evliliği haram olanlar: Kaynanası, üvey kız, üvey anası, gelini. Erkeğe evliliği geçici haram olanlar( karısı ile evliliği bitince,bu geçicilik de biter.): 1- Hanımının bacısı, 2- Hanımının halası, 3- Hanımının teyzesi, 4- Hanımının erkek veya kız kardeşinin kızları, 5- Hanımının süt bacısı, süt halası, süt teyzesi, erkek veya kız süt kardeşinin kızları.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle