--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sadrazam, her şeyini fakirlere dağıtıyor

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
10

Sultan Dördüncü Murad’ın üçüncü kızı Esmahan Sultan, Melek Ahmed Paşa ile evlendikten sonra, Koca Mustafa Paşa Şeyhi Hasan Efendi’ye intisap etmiş son derece dindar ve hayırsever bir “Osmanlı kadını”dır.

Bu muhteşem kadın, hamile kaldığı sırada enteresan bir rüya görüyor…

“Paşacığım” diye anlatmaya başlıyor Melek Ahmed Paşa’ya; “rüyamda Cennet’e gitmişim. Cennet bahçelerinde koşarken, Sultan Ahmed Han dedemi gördüm…

“Elimden tutup, bağ ve bahçe içindeki yüksek sarayları, huri ve gılmanları gösterdi. ‘Kızım bak’ dedi, ‘Cenab-ı Hakk bana neler ihsan etmiş… Yeni Cami (Sultan Ahmed Camii) inşaatı sırasında, padişahlığıma mağrur olmayıp işçilerle birlikte taş ve toprak taşırken, ‘Ey Rabbim! Ahmed kulunun hizmetini kabul eyle’ diye, ağlayarak dua etmiştim. Cenab-ı Allah bu hizmetimi kabul edip, bana cennetini bahşetti… Görüyor musun her şey ne kadar güzel. Artık buraya gel toruncuğum, sen de benimle birlikte Cennet bahçelerinde safa sür!’ 

Biz böyle konuşurken, dedemin kardeşi Sultan Mustafa söze girdi ve dedeme hitaben: ‘Ey birader!” dedi, ‘Esmahan kız bahtsızdır. Bırak, Melek Ahmed’den bir kızı olsun da dünyadan nasibini alsın, nesli kesilmesin. Bizim cennetteki bağlarımıza daha sonra gelir’…

Bu söz üzerine dedem ‘el Fatiha’ deyip, elini yüzüne sürdü. Eline baktım kanlıydı. Ben de elimi yüzüne sürdüm, sağ elime biraz kan bulaştı. Korkudan ter içinde uyandım… Rica etsem rüyamı yorumlar mısın?” 

Paşa, rüya tabirinden anlıyor. Eşinin rüyası, ona göre hayra alâmet değildir. Fakat bunu eşine söylemiyor. Rüyasını hayra yoruyor. Bol bol sadaka vermesini tavsiye edip yanından ayrılıyor.

Paşa çok üzgündür. Yalnız kaldığında Esmahan Sultan’ın rüyasını ve kendi tabirini defterine yazıyor: “Esmahan Sultan’ın rüyasına giren dedesi Sultan Ahmed, kendisini cennete davet etti, ancak araya giren Sultan Mustafa ‘Yok birader, Melek Ahmed’den bir kızı olsun da sonra gelsin’ dedi. Sultan bu rüyayı göreliden beri hamiledir. Allah bilir, bir kız doğuracak. Ondan sonra da galiba…”

“Ölüm” kelimesini yazmaya eli varmıyor. Karısı henüz yirmiyedi yaşındadır. Ama işaret de bu yönü gösteriyor...”

Bu hadiseden kısa bir süre sonra, Esmahan Sultan, konak sakinlerinin duaları eşliğinde nur topu gibi bir kız dünyaya getiriyor. Konak sevince boğuluyor. Melek Ahmed Paşa da çok mutlu oluyor, ancak o rüya kafasında dönüp durmaktadır.

Nitekim Esmahan Sultan, doğumdan dört gün sonra rahatsızlanıyor ve yirmiyedi yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşuyor.

Melek Ahmed Paşa, bu acı olayı da, vaktiyle gelirlerini kestiği fakir fukaradan aldığı beddualara bağlıyor. Kendisini affettirmek için bol miktarda hayır yapmaya başlıyor… Öyle ki, tüm servetini dağıtıyor. Elinde avucunda konağından ve konağın içindeki kıymetli eşyalardan başka bir şey kalmıyor.

Sonunda konağın bütün eşyalarını da fakirlere dağıtmaya karar veriyor: Ramazan başında hazinesini açıyor, kıymetli eşyalarını konağın avlusuna çıkartıyor. Paha biçilmez kılıçları, kalkanları, koşumları, yayları, halıları, kürkleri, altın-gümüş şamdanları, dibaları, mangalları, canfesleri konağının avlusuna sıralıyor… 

Bir müzayede açıyor, ama normal müzayedelerden bunun bir farkı vardır: Kıymetli eşyalar, para karşılığında değil, dua karşılığında satılacaktır…

Şimdi hayal edin lütfen. Melek Ahmed Paşa’nın konağının avlusuna envaı çeşit değerli eşyalar sıralanmış. Bu iş için görevli mezatçı bağırıyor:

“Bir yetimi evlât edinme karşılığında som altından bir eğer!..”

Kalabalığa bakıp soruyor: “Artıran var mı?”

Sesler yükseliyor: “İki çocuk.”… “Üç çocuk.”

“Sattııımmmm!”

Satıcı bu kez bir altın leğeni halka gösteriyor:

“Bir çocuk okutma karşılığında altın bir leğen, var mı arttıran?”

Ve devam ediyor: “Melek Ahmed Paşa’nın günahlarının affı için yapılacak dua karşılığında şu elimde gördüğünüz paha biçilemez murassa kılıç!..” 

“Bir çeşme yaptırma karşılığında dört samur kürk!..”

“Aşağı mahalledeki ihtiyar sakat kadına bakma karşılığında altın kalkan…”

“Sattııımmmmm.”

Böyle böyle tüm dünyalığını dağıtıyor.

Fakir fukaranın, garip gurabanın “ah”ından umarım kurtulmuştur. 

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

21 Aralık 2019 20:51

ALLAH SUBHANEHU VE TEALA NIN EMİRLRİ OLAN HARAMLARI HELALLEŞTİRENLER İÇİN FARK ETMEZ. 

Erdem

21 Aralık 2019 20:22

Nerden nereye. RABBİM fakir fukaranın hem hakkını almaktan hem de beddualarini almaktan hem bizleri, hemde millete hizmet için gelen ve gönlünde hala iman nuru bulunan idarecileri muhafaza etsin AMINN

''HAY''DAN GELDİK ''HU''YA GİDİYORUZ

21 Aralık 2019 19:45

Melek Ahmet Paşa nın çok malı, haramsız olmuş mu acaba?Memleketi idare edenler,donuna kadar dağıtsa kurtulamaz, herhalde.

Fira

21 Aralık 2019 16:13

Hocam siz sıradan bir Yazar değilsiniz. Tarihi çok iyi bildiğiniz gibi İslamiyetin inceliklerine ve hassasiyetine de hakimsiniz. Elinizi vicdanınıza koyarak bir değerlendirme yapın. Bu yazınin muhteviyatı, Tarih ve İslam inancı çerçevesinde inandırıcı mi ve tutarlı mi? Kimin malını kime dagitiyorsun? Devletin malı kendi menfaati için kullanılır mı? Beni ikna etmedi. Bende olumlu etki yapmadı...takdir zatialinize aittir...selam ve dua ile...

Uğur

21 Aralık 2019 13:27

Öve öve bitiremediğin bu Osmanlı değil mi bizi geri bırakan? Gerçi Cumhuriyet de ondan farksız! 

Turk

21 Aralık 2019 11:44

O zaman sayin c.başkanına tüm mal varlığını bagislasin siyasete girdiğinde bir yüzüğü vardı sadece o kalsın zaten kendiside soylemisti eğer zengin oldugumu duyarsanız bilin ki haram yemisimdir demisti

Mutmaine cevap

21 Aralık 2019 10:16

100 kere yazdik anlamadiniz.kasabanda koyunde herneyse anadoluda 1 tane uretime insanliga faydali eser yapi isletme liman tersane fabrika goster soz veriyorum ozur dileyecem senden.avrupalilar cinliler japonlar ruslar dunyayi kesfedip buluslar icatlar yapip sanayi devrimi yaparken senin padisahlarin har vurup harman savurup miras yiyip haremde egleniyorlardi.artik bu masllari birakin

Okur

21 Aralık 2019 09:36

Paşa Efendi'nin o kadar malı mülkü nereden bulduğunu da bilsek iyi olurdu ya. Hedi neyse.

Mustafa

21 Aralık 2019 08:14

Her yıl araba yenileyen utansın. Coçukların servet bırakmak için heryolu mübah görenler, erken ölürseniz mirascılarınız bayram eder.!

mutmaine

21 Aralık 2019 02:44

Osmanlı düşmanları var bu ülkede....bu yazılara, belgelerede inanmazlar..ama siz ingiliz hobbitlerinden veya uydurma lafonten masalları yazın ...sizden iyisi olmaz..çoluk çocuk yorum yazmaya sıraya girer.....

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle