--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Osmanlı tıbbının temeli

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
15

Kendine iftira etmeye bayılan bir milletiz. Türklerin Avrupalılar kadar “temiz” olmadığı iftirasını da biz bize attık. Daha doğrusu, Avrupa’dan gelen bu iftiraya önce içimizdeki “Avrupacılar” dört elle sarıldı, zamanla hepimize sirayet etti.

Hâlbuki bu koca bir yalandır: Aslında Avrupalı “pis”, Türkler “temiz”dir! 

Zaten taharetten haberi olmayan, malum yerlerini tıraş etmeyen insanın gerçek anlamda “temiz” olması imkânsızdır.

Türklerin “tertemiz” olduğunu eski Avrupalı gezginler de ifade ediyor. Meselâ dünyaca ünlü İtalyan yazar Edmondo de Amicis şöyle diyor:

“Türkler çok temizdir... Yüzler, eller, ayaklar tertemiz yıkanır, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yoktur...” (Constantinople, Paris, 1883).

M. de Thevenot ise aynı zamanda sağlıklı olduğumuzu yazıyor:

“Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar... Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir. Çünkü az yemek yerler, Hıristiyanlar gibi karmakarışık şeyler yemezler, içki âlemleri yapmazlar ve daima idman yaparlar.” (Relation d’un voyage fait an Levant, Paris, 1665).

Eski Türk tıbbının üç temel esası var:

Beden ve çevre temizliği…

Az yemek (Biri kuşluk vakti, diğeri akşam ezanından önce olmak üzere günde iki öğün yemek yenir).

İçki-kumar, zina gibi yıpratıcı olumsuzluklardan uzak durmak…

Yüksek moral.

Birinci, ikinci ve üçüncü maddeler zaten İslâm’a dayalı hayatın, son madde ise devletine, milletine ve kendine güvenin yanı sıra, art niyetsiz sosyal ilişkilerin (komşuluk gibi) eseridir.

Malum: “Temizlik imandandır!”

1552 yılında Osmanlılara esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşa’nın yanında kalan İspanyol Pedro’nun kaleme aldığı “Kânunî Devrinde İstanbul” isimli kitabında şöyle bir tespit var:

“İspanya’da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek göremezsiniz. Türkler ise sık sık yıkanırlar. Türk hamamlarında bol su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiçbir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır.” 

Türklerde “temizlik” dini bir vecibedir ve bu uğurda Osmanlılar bir “Su Medeniyeti” inşa etmiştir.

Bu durum sadece İspanya’ya has değil, o dönem Avrupa’sında geçerli bir yaşam biçimidir. Zaten o dönem Avrupa’sında, doktorlar banyo tavsiye etmedikçe, yıkanmanın sağlık açısından son derece zararlı olduğuna inanılır. 

Dr. Jean de Renoe: “Sadece ellerinizi ve ayaklarınızı yıkamanızda bir mahzur yoktur; başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki, başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır.” 

Theophrashe Renaudot şöyle yazıyor: 

“Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de... En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir.”  

XVI. yüzyılda Aziz Benedik: “Banyoya, ancak bazı zaruri durumlarda izin verilebilir...” demiş, Aziz Francis ise, “Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir... Yıkanmayan Hıristiyan ‘iyi Hıristiyan’dır.” 

Bu arada, İspanya Kraliçesi İzabel’in, biri doğumunda, diğeri gerdek gecesi olmak üzere, tüm hayatında iki kez yıkanmakla övündüğünü yazdığımı hatırlarsınız.

Şimdi onlar “temiz” bir “pis” mi oluyoruz?

 

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Korkusuz

10 Haziran 2020 01:19

Turk her gittigi yere medeniyetini goturur.Bizim.buraya geldigimizde evlerin cogunda banyo yoktu.cogunu olmayanlari yazar yazmis.simdi her sey var.

Mustafa

9 Haziran 2020 22:18

Hani resim yasaktı, Ayasofyada ki resimler yarın cami tavanlarında görürsek hiç şaşırmam.

Zeynep

9 Haziran 2020 21:16

Bir de bizim ezikler anlasa fena olmaz.Elinize sağlık.

Mücahit

9 Haziran 2020 17:37

Elli senedir insanlara Osmanlıyı anlatıyorsunuz. İyi güzel. Peki hiç sokağa çıkıp baktınız mı. Artık bu ecnebileşen toplumu, her dağa taşa imam Hatip ve cami açmasına rağmen ahlaki erozyona çare üretemeyen yöneticileri de yazsanız.osmanlinin faziletleri bizi kurtarmayacak!

ALPEREN

9 Haziran 2020 17:17

tamam anladık diyorsun ancak neden bu haldeyiz bilmiyorsun. En basitinden; Müslüman kadınların başörtüsüyle uğraşmaktan, uzun menzilli hava savunma sistemi ve füzeleri yapmadı, yaptırmadı sabatayist ... generaller! Yetmez mi!

NURAN DEVRES

9 Haziran 2020 15:36

Yavuz bey, evet biliyoruz o yıllarda merhaba Avrupa halklarının ne kadar pis olduğunu, parfümü bu yüzden icat ettiklerini, tuvalet (abdesthane) olmadığından lazımlık kullanıp sonra bunları pencerelerden döktüklerini. Ama o yıllar çok geride kaldı. Uzun zamandır Batı bizden çok ama çok daha temiz. Bizde toplu taşımaya da binseniz taksiye de binseniz ter kokusundan burnunuzun direği kırılır. Sigara kokusu, lahmacun kokusu. İnsanların tırnaklarına bir bakın. Batılı her gün en az bir kere duș alır. Kokmaz. Kokusuyla bașkalarını rahatsız etmek istemez. Bizde ise kimse umursamaz.  

orhan inan

9 Haziran 2020 15:25

BU ÇARPICI ÖRNEKLER İLE HADİSEYİ TAHLİL ETME İMKANI SAĞLIYORSUNUZ.ONLARIN AĞZINDAN BİZİ DİNLEMEK MÜTHİŞ BİR HAFIZA OLUŞTURUYOR..BU BİLGİLERE İTİRAZ DA OLMUYOR..ÇÜNKÜ DOĞRULUĞUNDAN ŞÜPHE DUYULMUYOR.ELLERİNİZE SAĞLIK.YENİDEN O TEMİZ İNSANLARIN MEDENİYETİNE KAVUŞABİLMEK DUASIYLA,SELAM EDİYORUM..

tamaammm anladıkkk

9 Haziran 2020 11:30

300/500 sene önce avrupalılar cok pisti, berbattı ,rezildi; biz pek temizdik,paktık,harikaydık...SONUÇ? biraz bugünü konuşssan sevgili yazar...mesela BUGÜN avrupada kişi başı milli gelir ile türkleri karşılaştırsan.ya da avrupada yaşanan trafik kazası oranlarıyla bizdekini...ya da ingiltere,fransa, almanya ile bizdeki enflasyonu,işsizlik oranlarını... ya daaaa...avrupada bireysel hak ihlalleri ile bizdekileri.mesela avrupa insan hakları mahkemesine BUGÜN ençok avrupalılar mı dava ediliyor biz mi? sayın yazar...orada mısınız? lütfen bu karşılaştırmaları yapabilecek cesareti ,dürüstlüğü gösterebilecek misiniz yoksa 3/5 yüz sene önce kullanılan su ve sabunla milletin bakışını anlamsız,gereksiz,faydasız yerlere cekmeye devam mı edeceksiniz? cevap bekliyoruz sayın yazarrım benimmmm!!!

CELLAT

9 Haziran 2020 11:21

SEN KİMİN ..SİN YİLMAZ RUMUZLU! 1666'DA PEYDAH OLAN SABATAY'IN ..LERİNDEN Mİ?

Simdi nasil?

9 Haziran 2020 07:52

Velev ki soyledikleriniz dogru. Yasadigimiz yil 2020 yani ornek verdiginiz yildan 400 yil sonra. Simdi neredeyiz? Neden gecmiste yasamak hosunuza gidiyor?

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle