--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Öldükten sonra ödüllendirilmek!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
5

Edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü bu yıl “Kudüs Şairi” olarak tanıyıp sevdiğimiz rahmetli Nuri Pakdil’e, “Vefa Ödülü” ise yine kısa bir süre önce geçirdiği elim trafik kazasında kaybettiğimiz Prof. Dr. A. Haluk Dursun’a lâyık bulundu…

Ancak ikisi de dünyadaki ödüllerini alamayacaklar, inşallah ahirette Cennet’le ödüllendirilirler.

Bu münasebetle kafama takıldı: Başarılı insanları öldüllendirmek için ölmelerini beklemek bize has bir çarpıklık mı, yoksa tüm dünyada böyle mi?

Bereket versin, Türk sinemasının yüz akı yönetmenlerinden sevgili dostum Mesut Uçakan, henüz hayatta iken ödüllendirildi.

Resim alanında Devrim Erbil, geleneksel sanatlar alanında Fuat Başar, mimarlık alanında Doğan Kuban, sosyal bilimler alanında Ahmet Yaşar Ocak, müzik alanında MFÖ ödüllendirildiler.

Bu arada Haluk Bilginer de “en iyi erkek oyuncu” dalında “Emmy Ödülü”nü almış: Hepsini gönülden tebrik ediyorum…

Bu münasebetle Nuri Pakdil rahmetlinin ömür boyu yüreğini koyduğu şiirden kısaca söz edeceğim. Çünkü kimse “şiir yazısı” yazmıyor, şiir konuşmuyor; varsa yoksa siyaset: Edebiyat itilmiş, ötelenmiş bir kavram: Özellikle de şiir…

***

Şiir bir yürek törpüsüdür, kazır ve kanatır şairin yüreğini: Oradan başka yüreklere akar...

Bir duygu borasıdır: Şairle birlikte şairin duygularını da enginlere savurur: Belki bu yüzden her şair biraz kırık-dökük, biraz yitik, biraz da hüzün yumağıdır.

Yine bu yüzden her “şiir gibi şiir” belirgin bir coşkunun ya da yitik kırıklığın ürünü olarak doğar.

Şiirde aslolan sloganlaştırılmış düşünceleri yansıtmak değil, duyguları analiz ve tahlil etmeden dışa vurmaktır. Bu bakımdan şiir ne söylerse söylesin temizdir; çünkü insanın hesapsız, art niyetsiz ve maskesiz dünyasını yansıtır.

Yalnızlaşan duyguların beşiğidir, şiir: Her kelime önce beyinde damıtılır, yürekte demlenir, ruhta mayalanır ve mısralarda dirilir.

Şiir böyle sancılı bir süreçte doğar: Bu yüzden “şairin kendisi de şiirdir” derler. Süleyman Nazif, Mehmed Âkifiçin söylemiştir bu sözü:Âkif’in kendisi, şiirlerinden daha kıymetli bir şiirdir!” 

Şair kendini taşımakta zorlanan adamdır aynı zamanda. Bu bağlamda her şair duygu ve düşüncelerinin hamallığını da yapar.

Şair ebedi yalnızlığın çocuğudur! Yalnızlığı bilir misiniz? Hani en yakınlarınızın bile size ulaşamadığı anları?..

Sizi çözdüklerini, tanıdıklarını zannedenlerin aslında size dünyalar kadar uzakta olduklarını anladığınız an, hissettiğiniz şeydir yalnızlık...

Siz bile kendinizde değilsiniz o an: Şiir sizi sizden alır: Bu şair yalnızlığıdır işte! 

Şair olunmaz, doğulur!

***

Meşhur Fransız şair Voltaire’in (1694-1778) gördüğü ilgi ve saygı, ayakkabıcı komşusunu kıskandırmış…

“Ben de şiir yazacağım, ben de Voltair gibi saygın biri olacağım” diyerek kaleme-kâğıda sarılmış. Ayakkabı yapmayı bırakıp günlerce yazmış, yazmış. Sonra yazdıklarını alıp Voltaire’i ziyarete gitmiş…

“Ben de sizin gibi şairim Üstat, şiirlerime bir göz atar mısınız?”

Şair, “komşu hatırı” demiş, almış ayakkabıcının elinden kâğıt tomarını, boş bir zamanında incelemiş…

Bakmış ki, iler tutar yanı yok: Ayakkabıcı komşusunun “şiir” dediği şey, abuk-sabuk karalamalardan ibaretmiş…

Önüne bir kâğıt çekmiş ve üstüne tek cümle yazmış:

“Sevgili komşum, sen sadece ve yalnızca ayakkabı yap!”

Bu fıkrayı, kendini “şair” zanneden gençlere armağan ediyorum, biraz “şiir” okumaları dileği eşliğinde…

 

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Muh

14 Aralık 2019 21:15

Yavuz bey aklınımı yedin o ne biçim sakal öyle hiç yakışmamış 

Celal

14 Aralık 2019 20:02

Hadi lan !

Emekl

14 Aralık 2019 13:51

Sayın yazar bizler cennet ve cehenneme inanırız inkarda etmeyiz aklımız düşünür bu dünyada yaşadığımız her an ektiğimiz her türlü derecesine göre sıkıntı acı ve en büyük acı olan vicdan azabıdırki bunlar bizim cehennemimizin dereceleridir yaşadığımız her güzel mutlu sağlıklı günlerimizde cennetimizdir kimimiz büyük acılar içinde kimimizde bir anda ruhu teslim ederiz buda ruhun arınmasının tekamül seviyesine ulaşabilmesinin günah derecesine göre son aşamasıdır en büyük merhamet sahibi olan Allah bazılarının düşündüğü kadar merhametsiz değildir ataların bir sözü vardır ne ekersen onu biçersin 

ertan

14 Aralık 2019 13:21

Ama özellikle haber kanallarındaki açık oturumlarda her gün aynı kişiler her gün her konuda fikir beyan ediyor. Teknik konularda bile özellik arzeden konularda bile. Bir tek en tandır şöyle şöyle yapılır demedikleri kaldı aynı kişilerin

Avci

14 Aralık 2019 08:08

Cok degerli adamimiz var yetisemiyoruz inundate icin odul sayisini cogaltalim o zaman olmeden yetisiriz

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle