--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mutlu hayatın yeni kuralları

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
4

Çocuklarımızı başarıya kilitledik. Henüz kendilerini anlamadıkları bir çağda, onları korkunç bir yarışa sokuyoruz...

Gerekçe şu: “Kurtlar sofradan pay kapmak için başarılı olması lâzım!”

Sınavdan sınava koştururken, bir yandan da evlâdımızı yarış atına döndürdüğümüzü düşünüp üzülüyoruz. Ancak başarının başka bir yolunu da bilmiyoruz. Çocuk yarışacak, okuyacak, başaracak, kazanacak ki, iyi bir hayata ulaşıp mutlu ve huzurlu yaşasın! Hayat bu mu sahi? 

***

Batılı Aydınlanma Çağı düşünürlerinin sanayi devrimi aşamasında oluşturdukları “hayat projesi” de şimdi çocuklarımıza uyguladığımız projeye benziyordu. Üstelik o da tam anlamıyla din dışıydı.

Bunu zaten iftiharla söylüyor, “Bu projenin herhangi bir yerinde tanrıya yer yoktur” diyorlardı. Zaten dini de çoktan devre dışı bırakmış, hayatı, “üretim-tüketim ilişkisi”ne oturtmuşlardı.

Çok çalışacaklar, çok üretecekler, ürettiklerini satıp paraya çevirecekler ve paranın gücü sayesinde mutlu olacaklardı. Toplumları başarıya kilitlediler...

Peki, ne oldu? “Paranın gücü” silaha aktı, savaşlar ve terör yıkım üzerine yıkım getirdi, bölüşümdeki adaletsizlik ise yürek sızlatıcı boyutlara ulaştı.

Belki birkaç kişi, bilemediniz birkaç aile “çok başarılı”, “çok meşhur”, “çok zengin” oldu: Gelin görün ki, onlar da “mutlu” değillerdi. Hayat gitgide anlamını yitiriyordu. Bilim ve teknoloji, hatta servet, şöhret, başarı hayata anlam katamıyordu. Toplumun anonim ruhunda kara bir boşluk büyüdükçe büyüyor, uyuşturucu, depresyon, terör, intihar ve boşanma olayları arttıkça artıyordu.

Gelinen nokta tam bir hayal kırıklığıdır. Derin hayal kırıklığını, bir süre için bilimsel buluşlarla teknolojik başarıların gölgesinde unutmaya ve unutturmaya çalıştılar, ama olmadı: Her geçen gün zenginler biraz daha zengin fakirler biraz daha fakirleşti. Savaşların tetiklediği göçler, zengin dünyayı tehdide başladı.

Hayat anlamını iyice kaybetti. İntiharlar daha da arttı. Belli ki, hayata anlam katacak bir şeyler lazımdı.

Bu aşamada Batı dünyasının iyi niyetli bazı aydınları dini yeniden keşfetmeye çıktılar. Sonunda dediler ki: “Mutlu olmak için Allah’a iman şart...”

“Yoğun stres altında yaşayan günümüz insanının Allah’a inanması direncini arttırır, kendini olumsuzluklar karşısında daha güçlü ve daha iyi hisseder.” (Duke Üniversitesi’nden Dr. Harold Koening-ABD).

Şimdinin Batı dünyası, terör, savaş, mafya, kumar, içki, fuhuş, uyuşturucu, intihar, adaletsiz gelir dağılımı ve yoğun boşanma gibi olumsuzlukların ortasında oturmuş, başını ellerinin arasına almış, düşünüyor: “Tıp teknolojisine şükran borçluyuz, ama ona tapamayız, çünkü bu konuda çok yetersiz kalır.” (Martin Marty-ABD).

Bilim ve teknoloji gelişip üretim-tüketim ilişkisi içinde zenginleşerek mutlu olacaklarına, Batı dünyasında da artık pek kimse inanmıyor...

Bilim-teknoloji gelişip insanlar üretim-tüketim kıskacında zenginleştikçe dine ihtiyaç duymayacakları tezi de büyük acılar içinde iflas etti. Şimdi vakit yeni çözümler üretme vakti; artık “Mutlu hayatın yeni şartları” üstüne kafa yoruyorlar. Şimdilik birkaç maddesini ilân ettiler bile:

Allah’a iman...

Kendi görüntünle barışık yaşayıp, haline şükretmek... 

Paraya gereğinden fazla değer vermemek...

Ulaşılabilir hedefler koymak (her varış bir mutluluktur)…

Aile hayatı içinde yaşamak (İllionis Üniversitesi Psikoloji profesörü Ed Diener’in 15 yıl boyunca 30 bin Alman üzerine yaptığı deneyin sonucu)…

İmkânları ve fırsatları başkalarıyla paylaşmak, kısacası yardımlaşmak (Vanderbilt Üniversitesi araştırması, ABD)…

Yaşlılığa hazırlanmak (ABD, Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmayla, yaşlıların zor durumlarda daha iyi savaşabildiklerini ve belki bu sayede daha kolay mutlu olduklarını açıklıyor)…

Türkiye ise hâlâ ve ısrarla “Eski Batı”nın izini sürüyor. 

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erdem

23 Aralık 2019 22:49

Biz değil ama siyasiler idareciler topluma ornek gosterilen şahsiyetler hala ve ısrarla “Eski Batı”nın izini sürüyor. Yopluma da bu durum dayatılıyor, yavas yavaş da bu durum etkisini gösteriyor. Sen Yardımcımız ol Ya Rab! Bu millete sen sahip çık, yeniden Hak yoluna al bizleri. Âmin

HAK ADALET ZULÜM ÜZERİNE ALLAH IN HÜKÜMLERİ

23 Aralık 2019 11:11

Nisa süresinin 49 nolu ayeti: " Kendilerini temize çıkaranlara ne dersin! Hayır, Allah dilediğini temize çıkarır ve hiç kimse kıl payı kadar haksızlık görmez. " En'am süresinin 82 nolu ayeti: " İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır. " Nahl süresinin 28 nolu ayeti: " Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.» Şuara süresinin 227 nolu ayeti: " Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir. " Neml süresinin 85 nolu ayeti: " Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar. " Rum süresinin 29 nolu ayeti: " Gel gör ki haksızlık edenler, bilgisizce kötü arzularına uydular. Allah'ın saptırdığını kim doğru yola eriştirebilir? Onlar için herhangi bir yardımcı yoktur. " Mü'min süresinin 17 nolu ayeti: " Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çarçabuk görendir. " Ahkaf süresinin 19 nolu ayeti: " Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah, onlara yaptıklarının karşılığını verir, asla kendilerine haksızlık yapılmaz. " "Allah, ağır ve inciten sözlerin açıktan söylenmesini hiç sevmez, ancak söyleyen zulme uğramışsa o başka. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve görür." (Nisa suresi,148.ayet. "Şüphesiz hayasızlığın mü­minler arasında yaygınlık kazanmasını isteyenler için dünyada da ahirette de oldukça acıklı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Nûr suresi,19.ayet. "Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir zaman kadar erteliyor." (Nahl suresi,61.ayet; Fâtır suresi, 45.ayet. Nisâ suresi, 3.ayet: Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür. Nisâ suresi, 105.ayet: Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şâhidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Nisâ suresi, 152.ayet: Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir. Nahl suresi, 76.ayet: Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Nahl suresi, 90.ayet: Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz. "Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz." Hud suresi,113.ayet. Melek Ahmet Paşa yı gündeme getireceğinize, işte böyle ayetleri duyursaydınız sayın yazar,Yavuz Bahadıroğlu.Osmanlıya arka çıkmak için,akibeti belli olamayan Melak Ahmet Paşa örneği ile zihinleri bulandırmak ve algı yapmak kimseye yakışmaz. Allah ın hükümleri apaçık dururken bu hükümleri duyurmanız ve destek oladuğunuz ,AKP hükümeti ve onun yandaşlarının yaptıkları haksızlık ve zulümlerini dile getirmeniz gerekirdi bir müslüman olarak.Osmanlı bir matah değil.Osmanlı bulunmaz hind kumaşı değil.Ama Allah ın hükümleri bakidir.

orhan inan

23 Aralık 2019 11:00

MAALESEF BATININ 30 YIL ÖNCE GİTTİĞİ YOLDAN GİTMEKTE ISRARLIYIZ.NETİCE BU GÜN BATININ GELDİĞİ KOKUŞMUŞLUK NOKTASI OLMASINA RAĞMEN BUNU İDRAK ETMEKTE SORUNLUYUZ..BU BİLE BİLE GAVURUN YOLUNDA GAVURLAŞMAK OLMASINA RAĞMEN BUNDAN DA GOCUNULMAZ OLMUŞ.ÇOĞUNUN ADI MÜSLÜMAN KENDİ İSLAMIN DIŞINDA,HER ŞEY..ALLAH(CC) YARDIMCIMIZ OLSUN VE BÜTÜN MÜSLÜMANLARI İYİLİKLE ISLAH ETSİN,İNŞALLAH.ELLERİNİZE SAĞLIK.

Parisa

23 Aralık 2019 09:32

Biz batının geride bıraktıklarına ulaşma hırsı ile yaşıyoruz. Bütün sorunlar bundan. Güneş batıdan doğacak sanırım...

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle