--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kimlere benzedik?

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
17

Dün: Bir işe niyet ettiğimizde “İnşallah” derdik...

Bugün: “Yapacağım-edeceğim” diyoruz.

Dün: Her işe “Bismillah” ile başlardık...

Bugün: “Allah yokmuş gibi” yaşıyoruz (hâşâ)!

Dün: Her güzellik karşısında “Maşallah” çekerdik...

Bugün: “Vay beee!” çekiyoruz.

Dün: Hayretimizi “Allah Allah” diye ifade eder, hayretimiz derinleştiğinde “Fesübhanallah” derdik...

Bugün: İngiliz ağzıyla, “Vaavv yaaa!” diyoruz...

Dün: Her adımımızı, “Tevekkeltü Alellah” diyerek atar, tevekkülü hayat felsefesi yapardık...

Bugün: Ne tevekkülden eser var, ne hayat felsefesi kaldı; sözün tam anlamıyla “yuvarlanıp gidiyoruz!”

Baktığımızı görmüyoruz, ikram edilen güzellikleri yaşamıyoruz; abuk-sabuk diziler, yarışmalar, tartışmalarla ömrümüzü heba ediyoruz!

Dün: Kızınca, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” der, daha fazla kızarsak “Hasbünallah” diyerek işimizi Allah’a havale ederdik. Öfkemiz bile zikir kokardı... 

Bugün: En basit gerekçelerle hakaretler savuruyor, karakter zaafımızı sosyal medyaya gömüp sağa-sola ayar veriyoruz!

Dün: “Neüzübillah” çekerek her türlü şerden Allah’a sığınırdık...

Bugün: Belânın üzerine yürüyor, en küçük meseleyi kavga sebebi yapıyor, sürekli birbirimizle dalaşıyoruz.

Dün: Haddimizi bilir, “Haddini bilmek gibi irfan olmaz” derdik...

Bugün: Başkalarına hadlerini bildirmeye çalışıyoruz.

Dün: Abdestli yatağa girer, kalkar kalkmaz yine abdest alır, yere abdestsiz basmayı toprak anaya saygısızlık olarak görürdük...

Bugün: Bırakınız toprağa abdestli basmayı, elimizi-yüzümüzü yıkamaya bile üşeniyoruz.

Dün: Her namazda masivadan sıyrılır, “iftitah tekbiri”yle birlikte özgürleşirdik...

Bugün: Namazı ihmal ediyoruz. Kılsak bile dünyayı sırtımızdan indiremiyor, kapitalizmin ve modernitenin dayatmalarını arkaya atıp kendimizi özgürleştiremiyoruz.

Dün: “Selamı yayınız” diyen Resulüllah hürmetine selam verir, “tebessüm ediniz” tavsiyesi ışığında bir birimize gülümserdik...

Bugün: Rahmet duası içeren Müslümanca selam yerine, “günaydın-tünaydın-iyi günler-iyi geceler” gibi anlamsız kelimeler kekeliyor, surat asıyoruz...

Ayrılırken “Allah’a emanet” ettiğimiz insanları “esen kal” diyerek esintiye savuruyoruz!

Ölüye “rahmet-mağfiret” dileyeceğimize, yakınlarına “başsağlığı” diliyoruz... 

“Nur içinde yatsın” duasını unuttuk, “ışıklar içinde” yatmasını temenni ediyoruz!..

“Uhrevi” kelimeler yerine dünyevi kelimeler uydurup kullanıyoruz.

Dün: Yüz yüze görüşür, uzun uzun muhabbet eder, rastlaştığımızda bir birimize hal-hatır sorar, münasebetlerimizi sıcak tutardık...

Bugün: “Whatsapp”tan, “Facebook”tan, “Twitter”den attığımız soğuk mesajlarla birbirimizi kaybediyoruz.

Dün: Beğendiğimiz şeyleri “mübarek”, “muhterem”, “muhteşem”, “mükemmel”, “muazzam”, “müthiş”, “fevkalâde”, “âlâ”, “âliyy-ül âlâ”, “rânâ” diye nitelerdik...

Bugün: Hepsine birden yamuk ağızla “süppeeerrr” deyip geçiyoruz!

Dün: Harca besmele katar, yüzyıllara meydan okuyan âbideler (Sinan eserleri misal) yapardık...

Bugün: Harca hile-hurda katıyoruz. Bu yüzden, modern teknoloji kullanmamıza rağmen, inşa ettiğimiz binalar ilk depremde yerle bir oluyor.

Dün: Edepliydik. “İlle edeb” der, evlerimizin ve dükkânlarımızın duvarlarına “Edeb yahu!” levhaları asardık...

Bugün: “Edeb”in yanı sıra “hayâ”yı, “ar”ı, “namus”u da unutmuş bulunuyoruz!

Dün: Nezakette zirve idik: Muhatabımıza asla “sen” demez, bizden yaşça ve mevkice büyük olanlara, “zatiâliniz” diye hitap ederdik...

Bugün: Yaşlılara, mevki-makam sahiplerine bile “sen” diye hitap ediyor, tanımadığımız insanlara “abla”, “abi”, “amca”, “dayı”, hatta bizden büyüklere (kızlar dâhil) “oğlum” diye hitap ediyoruz: Ortalığı kaba-sabalık götürüyor!

Bu halimizle biz, bize benzemiyoruz. Peki, acaba kime benziyoruz? 

 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Adil

30 Kasım 2019 23:23

Dün mağdurduk bugün mağdur eden

O.U.

30 Kasım 2019 18:46

Kaleminize yüreğinize sağlık,kimlere benzedigimize gelince gayri müslimlere yani gavura benzemeye başladık tabi hepimiz değil zaten..

Boz ok

30 Kasım 2019 17:49

Hislerimize tercüman oldunuz hocam

Basit

30 Kasım 2019 16:29

cevap basit

Erkmen

30 Kasım 2019 15:39

Sayın yazar yine eski mevzuya dönmeniz bizleri ziyadesi ile mutlu etti, zira ya şapka mevzuuna devam ederseniz diye derun endişe içerisindeydik. Zannımca bu ‘mazide nasıl insanlardık’ mevzusu sizi daha birkaç sene idare eder, zira gazeteniz hep anı şeyleri neşretmekden rahatsız değil

Cabbar Cokkibar

30 Kasım 2019 14:21

Kime benziyoruz?Maymuna benziyoruz.Neden?Cunku dunyanin patronlari bizim atalarimizin maymun olduguna inandirdilar bizi,evrim teorisinin bir pozitif bilim onermesi degilde global bir toplumsal muhendislik projesi oldugunu cakmamizi engelleyerek.!

Mehmet

30 Kasım 2019 14:15

Aynada kendine bir bak kime benzemişsin.

Nehir

30 Kasım 2019 14:13

Hocam sizin gibi inançlı insana toprak ana lafını yakıştıramadım.

abdulmuttalib el Arabi bin Rükneddin ve de Cemaleddin

30 Kasım 2019 12:57

herkes degisiyor bir tek sen degismiyorsun(durdurun dünyayi inecek var:)))

Turk

30 Kasım 2019 12:26

Kime araplara benzedik

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle