--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kendine ağlayan bir yürek gördüm!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
11

Dün baktım baktım da kendi içime, sadece acıyan bir yürek gördüm...

Hıçkırarak ağlıyordu...

Ama hıçkırıkları çığlık çığlığa sessizdi...

Dinmeyecek gibi duran bir acının koynunda yarım yamalak düşüncelerle kala kaldım...

“Ölüm hayattır aslında” diye fısıldasa da uzaktan uzağa eski bir hatıra, “Öyleyse hayat nedir?” sorusunda silikleşti.

Hayat bir hayal mi?..

Yürekler de ağlar mı?

Yürekler de ağlarmış, zar olurmuş, mezar olurmuş...

Bir gün İcadiye’de veya Sultantepe’de,

Bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde

Bir kainat açılır, geniş, sonsuz, büyülü,

Bu günün rüzgarında yıkanan mazi gülü

Dağılır yaprak yaprak hayalindeki suya

Bir başka gözle bakarsın ömür denen uykuya.

Belki en hülyalısı duyduğun masalların,

O şafak saltanatı korularda dalların

Her ufku tek başına bekleyen eski camlar

Bir sır gibi ömründen sızdırılmış akşamlar,

Ardıçla kestanenin her yıllık macerası

Harap mezarlıklarda ölülerin duası

Gelir ve tekrar doğar ölmüş sandığın aşka

Anlarsın ölüm yoktur geçen zamandan başka. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Ben yüreğinde mezarlar gezdiren bir adamım!..

Son yıllar, benim için ölüm yılları” oldu! Sevdiklerimi arka arkaya toprağa verirken, her defasında yüreğimin bir parçasını daha gömme duygusu içinde, tekrar hayata döndüm. 

Ancak bunun ne kadar sürdürülebilir olduğunu bilmiyorum. Bir gün bir “salâ” da benim için okunacak!

Bunu bile bile yaşıyorum.

Dramatik!

İşte yüreğimden bir parça daha kara toprağa düştü...

Gençlik arkadaşım, eniştem (küçük ablamın eşi) Alirıza Morgül ahirete doğdu... 

Böyle zamanları bilirsiniz: Burunda derin bir sızlama, genizde ekşi bir yanma hissi, kulaklarda zonklama, beyinde uyuşma, gözlerde yağmur... 

“Dayan yüreğim” dedim, “bu da geçer!”

“Zaman en iyi ilâçtır”, tabii eğer kalmışsa o ilâçtan geriye birkaç damla!

Bir kere daha anladım ki, şairleri inim inleten, edebiyatçıları acı acı söyleten ölüm, bendeki “ben”i de almakta yavaş yavaş...

Anladım ki, gitgide daha fazla yalnızlık demliyorum!

Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde;

Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter...

Ve serin serviler altında kalan kabrinde,
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter. (Yahya Kemal Beyatlı)

Aliriza da öldü işte! 

Küçük ablamın eşiydi...

Bunun dışında hiçbir unvanı yoktu. 

Bir de İyi insan” olmak dışında...

Bu yüzden Türkiye onun ölümünden etkilenmeyecek...

Büyük defin merasimleri yapılmayacak.

Makamsız, mevkisizdi çünkü...

Ama bir özelliği vardı: Peygamber çizgisinde yaşardı...

Ölümü de hayatı kadar sessiz oldu bu yüzden.

Telefon çaldı, “Alirıza enişte öldü”: O kadar. Gerisi koskocaman bir boşluk...

Allah rahmet eylesin! 

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa SEYİT

15 Kasım 2019 23:27

Sonsuz ilmi karşısında, iki büklüm akıllar O'nsuz, hiç bir şeyin olmadığının farkındalar Sonsuz ilme karşı kör, nefse tabi akıllar O'nsuz, hiç bir manası olmayan bedbaht tavırlardalar.

Mustafa SEYİT

15 Kasım 2019 23:27

Günümüz insanı aklını örten şeytanın tuzaklarının her an ve her yönden saldırıları ile düşünmekten, tefekkür etmekten uzaklaştırılmak istenmektedir. Bu durumdaki insan, boynuna ip geçirilmiş ve istenilen yöne sevkedilebilen bir kukla hükmüne girmiş demektir. Aklı örten şeytan ve nefsin haz merkezli geçici ve sahte tatlarının dürtüleri için yaşayan insan, ömrünü heba etmiş, kendisine Rabb’i tarafından yaratılışı hikmetince verilmiş kıymeti zayi etmiş, ebedi hüsran ile sonuçlanan bir imtihan bünyesinde kendi kendine delil olmuş demektir.

Tata Tonga

13 Kasım 2019 18:44

İyi bir insan ise zaten Yüce Allah rahmet eder... kötü bir insan ise Yüce Allah gerekeni yapar. Biz aciz kulların temenniden başka bir yetkisi yoktur. 

ahmet koçak

13 Kasım 2019 15:31

amiiin,başınız sağ olsun RAB bim c.c sabrı cemil nasib eylesin.

Serap

13 Kasım 2019 14:29

Başınız sağolsun, Allah sabır versin.

sema emine aydınelli

13 Kasım 2019 14:09

Allah rahmet eylesin.

Ercan Aşan

13 Kasım 2019 12:35

Okullarda ilk ve ortaöğretim programında uygulanan İnkılap ve cumhuriyet tarihi dersi bir fitne unsuru haline gelmiştir. Bazı işgüzar öğretmenlerin milli bayramlarda öğrencileri Atatürk posterleri önlerinde secde etme özendirmeleri velilerde infial uyandırmak takdir. Manyaklaşmış bir öğretmen güruhunun bir fani olan Atatürk'ü Allah'la özdeşleştirircesine yaptığı bu eylem Nemrut devrine özlemi akla getiriyor. Müfredatta öğrencileri bir beşere secde etmeye özendirmek diye bir ilke var mıdır, hocalar bu cüreti kimden ve nereden alıyorlar?

Rabia

13 Kasım 2019 11:55

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym müminler ancak kardeştir.hucurat süresi 10.ayet.elhamdulillah.Sayin Bahadıroğlu hocam Allah rahmet eylesin.basiniz sağolsun.saygilar selam ve dua ile Allah'a emanet olun.tesekkurler.hasbinallahu ve nimel vekil deriz.

Cabbar Cokkibar

13 Kasım 2019 11:28

Allah rahmet eylesin!Allah gunahlarini bagislasin.

ali

13 Kasım 2019 10:52

inna lillahi ve inna ileyhi raciun allah rahmet eylesin

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle