• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI
13 Kasım 2019

Kendine ağlayan bir yürek gördüm!

Dün baktım baktım da kendi içime, sadece acıyan bir yürek gördüm...

Hıçkırarak ağlıyordu...

Ama hıçkırıkları çığlık çığlığa sessizdi...

Dinmeyecek gibi duran bir acının koynunda yarım yamalak düşüncelerle kala kaldım...

“Ölüm hayattır aslında” diye fısıldasa da uzaktan uzağa eski bir hatıra, “Öyleyse hayat nedir?” sorusunda silikleşti.

Hayat bir hayal mi?..

Yürekler de ağlar mı?

Yürekler de ağlarmış, zar olurmuş, mezar olurmuş...

Bir gün İcadiye’de veya Sultantepe’de,

Bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde

Bir kainat açılır, geniş, sonsuz, büyülü,

Bu günün rüzgarında yıkanan mazi gülü

Dağılır yaprak yaprak hayalindeki suya

Bir başka gözle bakarsın ömür denen uykuya.

Belki en hülyalısı duyduğun masalların,

O şafak saltanatı korularda dalların

Her ufku tek başına bekleyen eski camlar

Bir sır gibi ömründen sızdırılmış akşamlar,

Ardıçla kestanenin her yıllık macerası

Harap mezarlıklarda ölülerin duası

Gelir ve tekrar doğar ölmüş sandığın aşka

Anlarsın ölüm yoktur geçen zamandan başka. (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Ben yüreğinde mezarlar gezdiren bir adamım!..

Son yıllar, benim için ölüm yılları” oldu! Sevdiklerimi arka arkaya toprağa verirken, her defasında yüreğimin bir parçasını daha gömme duygusu içinde, tekrar hayata döndüm. 

Ancak bunun ne kadar sürdürülebilir olduğunu bilmiyorum. Bir gün bir “salâ” da benim için okunacak!

Bunu bile bile yaşıyorum.

Dramatik!

İşte yüreğimden bir parça daha kara toprağa düştü...

Gençlik arkadaşım, eniştem (küçük ablamın eşi) Alirıza Morgül ahirete doğdu... 

Böyle zamanları bilirsiniz: Burunda derin bir sızlama, genizde ekşi bir yanma hissi, kulaklarda zonklama, beyinde uyuşma, gözlerde yağmur... 

“Dayan yüreğim” dedim, “bu da geçer!”

“Zaman en iyi ilâçtır”, tabii eğer kalmışsa o ilâçtan geriye birkaç damla!

Bir kere daha anladım ki, şairleri inim inleten, edebiyatçıları acı acı söyleten ölüm, bendeki “ben”i de almakta yavaş yavaş...

Anladım ki, gitgide daha fazla yalnızlık demliyorum!

Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde;

Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter...

Ve serin serviler altında kalan kabrinde,
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter. (Yahya Kemal Beyatlı)

Aliriza da öldü işte! 

Küçük ablamın eşiydi...

Bunun dışında hiçbir unvanı yoktu. 

Bir de İyi insan” olmak dışında...

Bu yüzden Türkiye onun ölümünden etkilenmeyecek...

Büyük defin merasimleri yapılmayacak.

Makamsız, mevkisizdi çünkü...

Ama bir özelliği vardı: Peygamber çizgisinde yaşardı...

Ölümü de hayatı kadar sessiz oldu bu yüzden.

Telefon çaldı, “Alirıza enişte öldü”: O kadar. Gerisi koskocaman bir boşluk...

Allah rahmet eylesin! 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Başınız ve başımız sağolsun bahadır abi.Rabbim cümle müslümanlara rahmet eylesin.Manisamızda da geçen hafta içinde peygamber çizgisinde yaşayan bir abimizi ahirete yolcu ettik.Rabbimiz Cennette kavuşmayı nasip etsin.
  • Yanıtla

ali

inna lillahi ve inna ileyhi raciun allah rahmet eylesin
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23