--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kemalizm’in son aşaması: Radikalizm!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
31

Toplumlar açısından “İzm”lerin en tehlikelisi ve en tehditkârı “resmi izm”dir! 

Buna “Resmi ideoloji” de derler.

“Resmi ideoloji”, devlet gücüne dayanıp topluma ne yapacağını, neye inanacağını, ne düşüneceğini, ne giyeceğini, nasıl yaşayacağını, hatta kimi sevip sevmeyeceğini söyleyen ideolojidir. 

Hem çok tehlikelidir, hem de “insan onuru” açısından çok aşağılayıcıdır! 

“Resmi” olduğu için “çeşitli-renkli” değil, “tek tip”tir. Toplumun önüne “model” olarak bir “idol”, bir de “ideal” koyar. Amaç, “idol”u tekrarlayarak “ideal”e ulaşmak olarak belirlenir.

Bunu gerçekleştirebilmek için de her şeye karışır. Ders kitaplarını, medyayı, özel hayatı, iş hayatını, hatta dini denetim altında tutar. Çizilen “resmi” çerçevenin dışına çıkmayı çeşitli yollarla yasaklar. “Farklılıklar”ı kuşkuyla karşılar. Sınırları zorlayanları cezalandırır.

Sınır “çağın gerekleri” değil, “resmi ideoloji”nin icaplarıdır.

Devlet, “resmi ideoloji”sine uygun olarak oluşturduğu eğitim politikaları aracılığıyla da bireyin fikri ve zihni gelişimini bloke eder. 

Bunun sonucu olarak kabiliyetler körelir… “Analitik düşünce” ölür… “Şahsi teşebbüs” yeteneği dumura uğrar… “Hür tefekkür” yok olur!.. “Hikmet ve irfan” ahlâkı biter!.. “Fikir” durağanlaşır… Her türlü tartışma sona erer: Tartışmanın yerini “tasdik”, analizin yerini “teslimiyet”, sorgulamanın yerini “itaat” alır!

Düşünen, arayan, soran, inceleyen özgür nesiller yerine ezberci, tekrarcı, övgücü nesiller yetişir!

Hayat “seviyor-sevmiyor” kolaycılığına kilitlenir: “Özgür insan” sayısı azalırken beyni körelmiş “mankurtlar”ın sayısı artar.

Türkiye yüz yıldır böyle bir dram yaşıyor: 1923’te “Bozkurt” yetiştireceğim diye yola çıktı, milyonlarca “mankurt” yetiştirdi!

“İdol Atatürk”tü, hedef “Atatürkçü nesiller”! 

Bu ülkede herkes “Atatürk’ü sevmek” zorunda idi (Kemalistler buna itiraz ediyor, ama durum ortada: Atatürk’e benzeyen birkaç kişi il il, ilçe ilçe, hatta köy köy dolaştırılıp saçmalıkları gözyaşlarıyla dinleniyor!). 

İlkokula başladığım gün Başöğretmen tepeme dikilmiş, en çok kimi sevdiğimi sormuştu. Aileden öğrendiğim gibi, “Allah’ı” deyince de “Seninle çok işimiz var” diye somurtmuştu. Ürkek ürkek kaçıp sahildeki koca taşlara sığınmış, koskoca Başöğretmenin benim gibi parmak kadar bir çocukla ne işi olabileceğini düşüne düşüne ağlamıştım. Sonradan öğrendim ki, “Atatürk’ü seviyorum” demeliymişim.

Dünden bugüne değişen pek bir şey yok! Aynı soru şimdi televizyonlardan soruluyor. Milli bayramlarda ve 10 Kasımlarda tüm kanallar “tek kanal”a dönüşüyor. 

Çocukluğumdan bu yana Kemalizm’in dozu arttı. Geçen yıllarla birlikte radikalleşti. Bu kaçınılmazdı: Zira fikri ve felsefi temelleri olmayan akımlar gitgide radikalleşir! Hatta bazı Kemalistler, öğrencilerini Atatürk resmi karşısında secdeye vardıracak kadar zıvanadan çıktılar!

Eskiden “Atatürk övgüsü”yle yahut Anıtkabir’e gidip ağlamakla yetinenler şimdi konferans basıyor, sokakta başörtülü kadını yumrukluyor, metroda sakallı-sarıklı vatandaşa sataşıyorlar. Görülüyor ki, Kemalizm’in bir kanadı “radikalizm”in de ötesine geçip hızla terörize olmaya başladı! Bu iyi alâmet değil. Tedbir alınmazsa vahim boyutlara ulaşabilir.

İlk tedbir babında, Kemalizm bir statü ve imtiyaz olmaktan çıkarılmalı…

Bunun için de 5816 sayılı kanun kaldırılmalı! 

 

Yorumlar

(31)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Abdullah

20 Kasım 2019 10:05

Allah razı olsun hocam. Hakkıdır hakka Tapan milletimin İstiklal.

Türkistan Birlik

20 Kasım 2019 01:22

Yavuz Bahadıroğlu’nun kaldırılmasını istediği 5816 sayılı kanun şudur: “Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.” İmdi, bu kanunun kaldırılmasını istemek ne anlama geliyor?. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusuna alenen hakaret ve sövmenin suç olmasına kim niye karşı çıkar? Yavuz Bahadıroğlu’nun niyeti, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucunu ve dolayısıyla Türk Milletini, Türk düşmanlarının iftira, hakaret dolu propagandalarına karşı korumasız bırakmak mıdır? Atatürk’ümüze dolayısıyla Türk Milletine hakaret edilmesini savunan alçaklar Türk Milletinin içinde nasıl korkusuzca propagandalarına devam etmelerine göz yumulmaktadır?

İZMİRLİ

18 Kasım 2019 22:04

YENİAKİT ,5816 KALDIRILSIN DİYE KAMPANYA BAŞLATSA PEK TESİRLİ OLMAYABİLİR,LÂKİN 5816 KALDIRILMAMALI DİYE YAPSA BÜYÜK İHTİMÂLLE BUNDA BİR TERSLİK OLMALI DEYİP KALDIRABİLİRLER.. SELÂMLAR

Salim gül

18 Kasım 2019 21:26

Yazarı tamamen destekliyorum. Kemalizm yıkılacak

Mesut

18 Kasım 2019 21:11

Ak parti yokken YAVUZ BAHADIROĞLU vardı . Biz müminler iktidara körürü Körüne yalakalıkta kapı itligide yapmayız bu haslet laik kamalist putperestlere ait bir durumdur . Biz sadece ALLAH ve RESULÜNÜ sorgulamayız araştırırız biz aklımızı ve imanımızı yüreğimizi kullanırız .

Mesut

18 Kasım 2019 21:05

Maraşta sütcü imam fransızları başörtüsüne el uzattığı için yunanıda aynı hassasiyetle denize dökmüştük . Devlet bu tür kefere laik kamalistlerin zincirini iyi bağlayıp bu tür saldırıları önlemesini ve en ağır şekilde cezalandırsın talep ediyoruz mümin olarak . Devlet tedbir alıp bu işi vatandaşa bırakmaması lazım . Adalet ve hukuk istiyoruz. Laik kamalist Keferenin biri çıkıyor tüm müslümanlara ana avrat sövüyor sokakta başörtülere saldırı oluyor bu işin sonu iyiye varmaz . Devlet soğuk demir yüzünü göstermeli bu alçak sapıklara karşı .

Süleyman Sırrı Dinçer

18 Kasım 2019 21:04

Sevgili Hocam bu konuda deşifreye devam edin lütfen.Hürmetlerimle.

Ceyhun

18 Kasım 2019 18:14

Çok doğru analiz ve tespitler Biran önce buna dur denmeli. Derin tarih dergisinde Kemal'le ilgili belgelere dayalı yayınlar yapılınca derginin o sayısı toplatılmıştı. İşte bunu şimdi daha ileri boyutlara, kemelistler gibi düşünmeyenler,giyinmeyenelere fiziki saldırıya kadar götürdüler. O dergi taplatılırken ses çıkarmayanlar şimdiki vahim durumda da payı olduklarını bilmelidirler.

ATATURKCU HIDIR

18 Kasım 2019 17:53

Yaniliyorsunuz sayin yazar!Radikalism Kemalizmin sonu degil basidir,sonu ise akil hastanesidir ki cogu yasaminin sonuna dogru deliriyorlar ya da aklini yitiriyorlar.Neden? Cunku Kemalistlerin cogu eski leninist ve Leninizme uymayanlari silahla tek tek avliyorlardi deavrim yapacagiz diyerek.

Murathan

18 Kasım 2019 17:21

Bazilari Yavuz bahadiroglunu hiç tanimiyor. O bir iktidar saksakcisi değil. Gerekirse farkederse onun da eksik yanlarını söylüyor. Ve akit bunlari da yayinliyor. Fikriyatini tam manasiyla arastirmadan bi insani elestirmekten ve gereksiz ortam germekten artik vazgeçin

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle