• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI

Jean Jacques Rousseau mu?

22 Haziran 2020


Yavuz Bahadıroğlu İletişim: [email protected]

Başöğretmen Hikmet Bey (bizim zamanın ilkokullarında müdür yerine başöğretmen vardı), “Biz Avropalıyız çocuklar” dedikçe sevinir, sanki başımız göğe ererdi.

Anında Aristo ile, Kepler’le, Diyojen’le irtibat kurardık: Arşimet’le birlikte hamama girip suyun kaldırma gücünü arar, bulunca da tıpkı onun gibi “Evreka” diye bağırırdık!..

Biz, Newton gibi başımıza elma düşsün diye elma ağacının altında saatlerce uyuklayan bir nesiliz!..

Denizde tas yüzdürmüşlüğümüz, kafamıza elma düşürmüşlüğümüz var… 

Kitaplarımızda resmi bulunan “Yunanlı atlet”le birlikte disk atar, “Yunan devlet adamı Perikles”in resmine hayran hayran bakardık.

Kendimizi özdeşleştirmeye çalıştığımız insanların kimisinin psikopat, kimisinin şizofren, kimisinin ahlâksız olduğunu henüz bilmiyorduk.

Bilsek de fark etmezdi zaten: “Var” olabilmek için, “Düşünüyorum, öyleyse varım!” diyen Descartes’le bütünleşmek zorundaydık: “Cogito, ergo sum!” Üüüff! Herif ne tumturaklı lâf etmişti ama…

Gel de eklemlenme: Böyle oturaklı lâf eden başka kimse de yok kitapta.

İbn Sina, İbn Rüşd, Sühreverdi, Râzi, Kâtip Çelebi, Gazali, Farabi, Biruni, İbn Haldun, Uluğ Bey, Ali Kuşçu gibi, inancımızın ve kültürümüzün filozofları ile ilim adamları çıkarılmış kitaplarımızdan…

Resimleri kitaplara basılmıyor, duvarlara asılmıyor (temsili de olsa hani):

Keşifleri, buluşları, fikirleri, hizmetleri anlatılmıyor…

“Bizimkiler” resmen kaybedilmişler.

Jean Jacques Rousseau  neyimize yetmiyor ki, diye mi düşünüyorlar; hem ismi de uzun, oku oku bitmez!

Başöğretmenimiz ağzını doldura doldura Jean Jacques Rousseau dedi mi, akan sular dururdu! Öyle bir büyütme ki, ona eklemlenip büyüklenme olsun:

“Biz Avropalıyız çocuklar!”

Sokrates, Descartes, Heraklitos, Çiçero, Epikuros, Demokritos, Eflatun, Voltavire, Sokrates,  Aristoteles, Kant, Hegel, Engels, Marx…

Sonra “Çocuklarımız neden komünist oluyor, anlayamıyıh!”

Bir zahmet anla artık: “Ayasofya yetmez, Sultanahmed Camii’ni de müze yapalım” diyen CHP İstanbul milletvekili İbrahim Kaboğlu işte bu sistemin ürünü…

Adam profesör bir de: Üstelik Anayasa Hukuku dalında. Anlaşılan o ki, mevcut sistem kurulduğu günden beri hiç değişmedi: Çocuk bu bozuk sistemin içinde ne kadar kalırsa o kadar bozuluyor. Aah başöğretmenim, bize ne yaptın böyle?

“Varoluşu sorgularken, Descartes’in vardığı finali hiç unutmayın çocuklar!” Hiç unutmadık hocam: ‘’Cogito ergo sum!’’

Bu yolun dinsizliğe, imansızlığa, faşizme ve komünizme çıktığını da yaşayarak gördük!

“Düşünüyorum, öyleyse varım” ha! 

Dünya kuruldu kurulalı hiçbir inek hiçbir keşifte bulunmadı, hiçbir arı hiçbir icat yapmadı, ama inek süt vermeyi, arı bal yapmayı biliyor. Peki, onlar “var” mı, “yok” mu? Diye bir soru sormuştum ya, ne kadar masumca idi…

Hay gidi denize hamam tası eşliğinde girip batırdığımız, sonra da kahkahalar atarak “Evreka” yerine “kukureka” diye bağırıp Arşimet’le alay ettiğimiz günler...

Bizden âlimleri tanımadığımız, Avrupalılarla da genlerimizi bir türlü barıştıramadığımız için, ancak böyle bir tepki geliştirebiliyorduk, ne yapalım.

Şimdi düşünüyorum da, bütün bu kendimize yabancılaştırmalar, Avrupa’ya eklemlemeye çalışmalar, devrimlere gönlümüzü ısıtmak içinmiş…

Tarihi yapanlara bakıyorsunuz, farklı kıyafet, eski mezar taşlarına bakıyorsunuz, farklı alfabe…

Mezar taşlarımızda sarık, başımızda şapka!..

Başöğretmen bunu sentezlemeye çalıştı, ama galiba olmadı. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

03-34 lü

Teşekkürler güzel bir yazı. Allah bu vatanı ve milleti eski kıymetdar hizmetinde tekrar istihdam etsin. Amin
  • Yanıtla

Kanarya

Jean Jacques Rousseau deyip geçmeyin Atatürk bir çok sözlerini bunda almış zaten tıpkı sonradan üretilen hikayeler ya nasreddin hocaya yada laz Temele filan atfedilir ya bizim chp zihniyetide en güzel sözlerin bulup devşirip Atatürke mal ederler hayretler içersinde kalırsınız ve dersiniz vay be bu bir insan olamaz nasılda öngörüleri varmış vay beee deyip şaşırırzınız yani anonim bir çok işinin üretimi olan güzel düşünce ve sözler toparlanıp istenilen kişiye giydirilebiliyor işte bizim jan ja russoda bu misal eee o zamanlar internet yok araştırma yok vay anasını bak hele filan dersiniz ama işin aslı tüm güzel düşünce söz hikaye derlenip toparlanıp giydiriliyor bilgisayar çıktı mertlik bozuldu misali:)))
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23