--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsmet Paşa çok dindarmış canım!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
67

Gazi Paşa’nın “çok dindar” olduğunu, geçenlerde Koronavirüsten ölen Haydar Baş’tan öğrenmiştik. Şimdi de İsmet Paşa’nın dindarlığı konuşuluyor.

O da hafız mı imiş, geceleri kan-ter içinde kalana kadar zikreder mi imiş, her gece teheccüde kalkar mı imiş, bilmiyorum. İlgilenmiyorum da: Herkesin inancı-ibadeti kendine... Zaman zaman bu tür söylentiler çıkarılmasını hiç anlamıyorum.

Buna hiç gerek yok. Kimsenin dindarlığı/dinsizliği kimseyi ilgilendirmez. Devlet yöneticilerinin inancı/inançsızlığı da kimseyi bağlamaz. Bunlar sorun değil.

Tabii eğer devlet yöneticisi, kendi inançsızlığını devlet imkânlarını da kullanarak yönettiği millete dayatmıyorsa…

Dayattığı an sorun çıkar!

Ve bu millete 14 Mayıs 1950 yılına kadar devlet imkânları, hukuk ve ideoloji kullanılarak bu millete “dinsizlik” dayatıldı…

Bunu ben söylemiyorum, CHP’nin Edirne Mebusu Mehmed Şeref (Aykut), “Kamalizm” isimli kitabının üçüncü sayfasında söylüyor:

“Kamalizm... yalnız yaşamak dinini aşılayan ve bütün prensipleri ekonomik temeller üzerine kuran bir dindir!”

1944’de basılan bir kitap da aynı iddiada bulunacaktı:

“Kemalizm Türk’ün dinidir” (Cumhuriyet Basımevi, İstanbul).

Birinci umde CHP Tokat Milletvekili Refik Ahmet Sevengil tarafından çoktan yazılmıştı:

“Allah’ı da, Sultan’la birlikte tahtından indirdik. Bizim mabetlerimiz fabrikalardır.”

“Ezan-ı Muhammedi” yasaklanmış, “yeni din”e bir minare bir de ezan uydurulmuştu:

“Motorların şarkısı olsun yeni bestemiz,

Yeni din ezanları, minareler yerine… 

Bulutlara püsküren bacalarda okunsun.” (1934-1940 arasında Atatürk’ün gazetesi Hakimiyet-i Milliye’deyazar ve çevirmen olarak çalışan Yaşar Nabi Nayır’ın aynı gazetedeki bir şiiri). 

“Yeni din”in “amentü”sünü yazma görevini, ne hikmetse bir gayrimüslim yüklenmişti (Safi imzasını kullanan Moiz Kohen).

“Mustafa Kemal’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücâhid analarına ve Türkiye için âhiret günü olmadığına îman ederim. Gâzi’nin Allâh’ın en sevgili kulu olduğuna kalbimin bütün hulûsu ile şehâdet ederim”.

Tabii bir de “ilmihal” lâzımdı: İlmihalsiz din mi olur?

Onu da Fransa’dan ithal ettiler. Abdullah Cevdet, Fransız ateist yazar Jean Meslier’in eserini “Sağduyu– Tanrısızlığın İlmihali” ismiyle Türkçeye çevirdi. 

Eser, tek partinin talimatıyla 1928 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları arasında “Aklı Selim” adıyla yayımlandı (Devlet Matbaası, İstanbul, eski hurufat).

Kitabın ilk baskısından birini Dr. Abdullah Cevdet, Atatürk’e, Lâtin harfleriyle imzaladı. “En büyük acizden en büyük iktidara”: Abdullah Cevdet. İmza.29 Aralık 1928 (Atatürk’ün çeşitli yerlerin altını çizerek okuduğu bu kitap, Çankaya’daki Atatürk Müze Köşkü Kütüphanesinde 146 numarayla kayıtlıdır).

CHP’nin ideologlarından Dr. Abdullah Cevdet, dinsizlik konusunda bazı Fransızlarla zaten işbirliği halinde çalışıyordu. Meselâ bir Fransız gazetecinin “İslâm Dünyası Nasıl Kurtulur?” sorusuna şu cevabı vermişti: “Kur’ân’ı kapa, kadınları aç!” (Bkz: Abdullah Cevdet, Umum Müslümanlar Kongresi, İçtihad, s:4, sayfa:287, Eylül 1907).

Kitaptaki ana başlıklardan birkaçı:

“Bir Allah’a inanmak zarurî değildir, en makulü onu düşünmemektir”.

“Din bir sahafettir (zayıflık, bozukluk).”

“Allah’ın mevcudiyeti hakkında kanaat hâsıl etmek imkânsızdır”.

“Allah’ın mevcudiyeti ispat edilmemiştir”.

“Allah’a tapmak mevhuma (vehim) tapmaktır”.

“Cihan yaratılmamıştır.” 

“İnsanın mevcudiyeti Allah’ın varlığını ispat etmez”.

“Din ile hurafat (hurafeler) arasında fark yoktur”.

“Allah’ın insanı cezalandırmağa hakkı yoktur”.

“Din, ahlâk ve fazilet için lâzım değildir”.

“Sofu bir hükümdar, bir memleket için belâdır.”

“Din, ahlâkı felce uğratır”. 

 

Yorumlar

(67)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Namyelüs

18 Mayıs 2020 14:45

Yazıda adı geçen isimler ''Tata Tonga'' gibiler olmasa, bunları yazmaya cesaret edebilir miydi?

Sayın Bahadıroğlu

18 Mayıs 2020 07:33

Boşuna deliller sunuyorsunuz. Karşı taraf hiç tınmadan nato mermer nato kafa aynı yolda devam ediyor, "milli eğitim" zayiatı bunlar.

Kocayusuf

17 Mayıs 2020 01:00

Cumhuriyetin ilk dönemi/1920-1950 devlet yöneticileri ve onların yalakaları, Firavun ve Nemrut'ların 20. Asır versiyonu. Sayın Bahadıroğlu, belgeleriniz bire-bir bunu kanıtlıyor... Mukaddesat düşmanlarına, Cehennem yolculuğu kutlu(!) olsun....

Yavuz

17 Mayıs 2020 00:56

Bir faniyi Allah cc 'ın sıfatlarına ortak eden mebusu, yine o faniyi ikinci peygamber goren nadanları, yine aynı faniye dokunmayı sünnet goren zavallilari,efendimizin asv mubarek sakalina kıl diyen adalet bakanlığı, meclis başlığı yapmış adamı, efendimize asv mekke feth olunca gurura kapildi diyen içişleri bakanligi yapmiş adami vs niye yazmiyorsunuz eyyyy yazar efendi.inonu ve diğerlerini zaten biliyoruz.asil sız DİNDAR GORUKEN.lerden haber verin.mert olun,dürüst olun, adil olun.dini,ezanı bayrağı sancağı kullanmayın 3..5 kitap satacak diye.....vesselam

Ya adam kıtap cıkarıyor bunun gizli tarafımı var miili takım yok miili sef

17 Mayıs 2020 00:17

ne dıyelım sahsına bır ınanç olsa ne halin varsa gör denir bu bir ulusa uyguluyor bunada uygarlık barbarlı diyenler var.

Lütfi

16 Mayıs 2020 22:45

hangi dinlan ismetin dinimi vardı zikirmiş o küfürdür küfür yanlış duymuşsunuz

Ölmüş adamın arkasından elbette konuşacağız Bu sıradan birinin şahsi kusuru değil ki susalım

16 Mayıs 2020 21:48

“Ölmüş adamın arkasından niye atıp tutuyorsun” buyurmuş İsmail isimli şahıs. Sıradan insanların şahsi hayatı için dediğin doğru. Ama bu kişiler sıradan değil. Bir devleti idare etmiş mesuliyet sahibi insanlar. Bunlar hakkında herzaman konuşulur. Çünkü çok kimsenin şahsi hayatına dini hayatına ve toplumun değerlerine hukukuna ciddi tecavüzleri var.

Eeee

16 Mayıs 2020 21:41

Sana ne adamın dindarlığından,onun günahının cezasını sen mi çekeceksin? 

Miralaya cevap

16 Mayıs 2020 19:46

Bak miralay tamam elbette muslumanlar yapti bu dediklerini.peki afganistan arakan mali libya suriye irak yemen somali musluman neden boyleler hepsi bati emperyalizminde aclik yokluk ve parcalanmis halde.buralardahic musluman yokmu ? Bu muslumanlari yonetecek idare edecek idareci komutan lider laxim degilmi iste o yillarin lideri inonuydu.istese cok partili sisteme gecmez ulkeyi savasa sokar soyar calar coirpar gaflet uykusunda uyurdu.

Yılmaz

16 Mayıs 2020 19:28

Takiyye'nin dini anlamda manası : İnancını saklı tutma,gizleme işi'dir.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle