--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnsan, deprem ve ihmal

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
6

“Deprem öldürmez, çürük bina öldürür” anladık!

“Deprem doğaldır”, bunu da anladık!

Peki, bir Japon’un masasından kalkmaya bile gerek görmediği orta ölçekli depremlere yüzlerce insanımızı “kurban” vermemiz de doğal mı? (Meselâ yakın zamandaki Van depremi)...

Büyükşehir Belediye Başkanı ile devlet büyüklerinin, yüreğimizi titreten bir deprem sonrasında, deprem üzerinden kavgaya tutuşmaları, doğal mı? 

Bazı toplanma alanlarına AVM kurulması, doğal mı?

Fay hattı üzerine gökdelenler inşa edilmesi. Doğal mı?

“Sağlam” raporu verilmiş binaların otellerin 5,8 büyüklüğünde bir depremde “ağır hasar” alması doğal mı?

999 depreminin üzerinden yirmi sene geçmesine rağmen, bazı okulların, hastanelerin, özet olarak kamu binalarının güçlendirilmemiş olması doğal mı?

Depremden önce tedbir almak varken, her depremden sonra, “Her türlü tedbir alınmıştır” beyanatlarının verilmesi, ancak kısa süre içinde unutulup, “eski tas, eski hamam” anlayışına hızla dönülmesi doğal mı?

Bu durumda, gelişmişlik göstergesinin ekonomik verilerden ibaret olmadığını anlıyorsunuz...

Anlıyorsunuz ki, en açık “gelişmişlik” ölçüsü, vatandaşın “hayat hakkı”na saygıdır...

Hiçbir “gelişmiş ülke” vatandaşının evi bu büyüklükte bir depremle başına çökmez...

Hele 5,08 büyüklüğünde bir depremle “gelişmiş ülke” televizyonları bu kadar meşgul olmaz.

Belli ki, ekonomik veriler ne kadar iyi olursa olsun, biz gelişemiyoruz... Kalkınıyoruz, ama bir türlü gelişemiyoruz. Çünkü ne kendi hayatımıza saygımız var, ne de başkalarının hayatına.

Alınan “tüm tedbirler”e rağmen, trafikteki ölümlü kazaların devam etmesi de bu eksik yanımızı sergiliyor, bir türlü “gelişmiş toplum” olamadığımız gerçeğini bağırıyor.

Bunu “idrak” edip tedbir almaya “insan”dan başlayacağımıza, her felaket sonrasında “Gerekli bütün tedbirler alındı” diyerek, işin içinden çıkıyoruz.

Hangi tedbir? Bizde tüm tedbirler “deprem şoku”nu atlatana kadardır! Sonrası yine unutkanlık... 

“Kentsel dönüşüm” iyi bir yöntemdi, ama yürümüyor...

Ya belediyeler boş veriyor ya da halk mızmızlanıyor.

“Zorunlu deprem sigortası” bir anlamda depremin de sigortasıydı, lâkin ilgi çekmedi. Halk para vermektense neden ölmeyi seçiyor? 

999 depreminden sonra yapılan binaların bile bir bölümü “çürük”, bir kısmı “idare eder”, çok azı ise sağlam, depreme dayanıklı...

Malzemeden çalındığını bilmek için kâhin olmaya gerek yok, bunu hepimiz biliyoruz. Neden canlarına okumuyoruz peki?

Şunu da çok merak ediyorum: Mimar Sinan’ın yüzlerce yıl önce, “ilkel” teknoloji ile yaptığı hanlar, camiler, köprüler, hamamlar, kervansaraylar ve envaiçeşit yapı sapasağlam ayakta dururken, “modern eğitim” almış, “modern imkân”larla ve “teknoloji” ile donatılmış mimarlarımızın, mühendislerimizin inşa ettiği binalar neden çöküyor?..

Cevap belli: Sinan harca “besmele” katıyordu, biz “hile-hurda” katıyoruz!

Bu yüzden her sarsıntıda hilemiz başıma çöküyor, sorumsuzluğumuzun enkazı altında kalıyoruz!

Artık belli ki, insanları “dayanıklı” hale getirmeden “dayanıklı bina” yapmaya imkân yok!

İnsanları “dayanıklı” hale getirmenin yolu ise malum: Bir gün Allah’a hesap vereceğine “inanan insan” yetiştirmek...

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Uğur özden

4 Ekim 2019 12:13

Yavuz abi makalenizi itinayla okudum çok istifade ettim diğer vatandaşlarımızda istifade edecektir inşaallah vicdanlar nefisler istemese de bir vakit Allah u Azimüşana hesap verileceğini haykırıyor çünkü.selamlar

Mustafa

2 Ekim 2019 19:47

Kentsel dönüşümde belediyeler vatandaşın metrekaresinden ellerin cekmeden olmaz.

Mustafa

2 Ekim 2019 19:45

En mühim yerleşim planı Tarıma elverişsiz alanlar. Ağacsız dağlara Kayalıklara evler bahceli ve evler evlerin çatıları da seracılığa elverişli olmalı. Öncelikle ucuz hızlı tren.

Ünal

1 Ekim 2019 23:05

Insanları dayanıklı hale getirip binaları güçlü yapmanin yolu inanan nesilden geçiyorsa ve islam ülkelerinin inanan insanları ve binalarının durumu bir depremde belli ve değil inanan nesil Allaha bile inanmayan japonların dayanıklılığı ve binalarının dayanikligi buna ne diyebiliriz

hercai

1 Ekim 2019 17:08

Sayin hocam, hepsi dogru. Herzaman guzel yazilar yaziyorsunuz, Allah razi olsun senden. Ben de, daha onceki bir yorumumda Mimar Sinan' dan bahsediyordum. Sizi ise simdi okudum.

Fira

1 Ekim 2019 13:06

Hocam güzel, aydınlatıcı ve biraz da özeleştiri içeren bir yazı. İçimizde Hazireti Ömer yolunda olanlar çoğaldıkça inşaallah her alanda terakkiyat ve muaffakiyat cogalacaktir... doğruyu söylemeye ve güzel misal olmaya devam inşaallah...

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle