--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İlk kadın partisi, ilk kadın derneği ve CHP

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
12

“Türkiye’ye kadın haklarını biz getirdik” diye yıllardır övünen CHP’nin, devr-i iktidarında kurulmuş olan tek kadın partisini ve sonrasında kurulan tek kadın derneğini cebren ve hile ile kapattırdığını biliyor musunuz?

Hikâye bundan tam 94 yıl önce başlıyor…

Tarih 16 Haziran 1923: Bu tarihte ortada ne cumhuriyet vardır, ne de Halk Fırkası” (fırka=Parti)

Nezihe Muhiddin, tarihimizin ilk “Kadınlar Partisi”ni bu tarihte kuruyor. Resmi adı “Kadınlar Halk Fırkası” olan partinin başına Nezihe Muhiddin geçiyor. 

Amacı, kadınları örgütlemek, başta seçme ve seçilme hakkı olmak üzere, o tarihe kadar verilmemiş bazı insan haklarına kavuşturmaktır…

Nezihe Muhiddin (Tepedelengil), sıradan bir kadın değildir: Farsça, Arapça, Almanca, Fransızca  bilen bir gazeteci ve yazardır (20 roman, 300 kadar öykü, piyes, senaryo, operet kaleme almıştır), kadın hakları savunucusu ve mütefekkir bir eylemcidir: Padişahlık döneminde bile “kadın hakları savunucusu” olarak meşhur olmuş, böyle bir mücadeleden gelmiştir. 

Cumhuriyete doğru ilerleyen “Yeni Türkiye”nin dikkatini “kadın”a çekmek için kurduğu parti, devrin egemenleri tarafından itirazla karşılanıyor: “Kanunlar, kadınların siyasi temsiline müsaade etmiyor” deniyor…

“O zaman değiştirip müsait hale getirin” dese de gülüp geçiyorlar…

Nihayet, Mustafa Kemal Paşa, Nezihe Muhiddin’in “Kadınlar Partisi”nden üç ay kadar sonra, “Halk Fırkası” isimli partiyi resmen kurduğunu açıklıyor (9 Eylül 1923)… Böylece Türkiye’de “tek parti” rejimi resmen başlamış oluyor.

Tek parti iktidarına körü körüne bağlı gazetelerle yazarlar hışımla Nezihe Muhiddin’e saldırmaya başlıyorlar… Dalga geçiyorlar… Aşağılıyorlar… İtibarsızlaştırıyorlar. 

Nezihe Muhiddin ve arkadaşları anlıyorlar ki, kadın haklarını, Türkiye’yi yönetenlere siyasi parti kanalıyla anlatamayacak, partiyi feshedip “Türk Kadınlar Birliği” isimli bir dernek kuruyor (7 Şubat 1924). Yayınlarında kadınlara seçme-seçilme hakkı verilmemesini sert şekilde eleştirmeye başlıyor. Atatürk’ün eşi Latife Hanım da destek veriyor.

1925 yılında, “Türk Kadınlar Birliği”, Nezihe Muhiddin’le birlikte Halide Edip Adıvar’ı milletvekili adayı gösteriyor, ancak “Halk buna hazır değil” denilerek CHP tarafından veto ediliyorlar. Oysa halk hazır ancak “Halk Partisi” yöneticileri hazır değildir! Meclis’te farklı ses istemiyorlar. 

Türk Kadınlar Birliği bu kez erkek bir aday göstermek istiyor, fakat CHP bunu da engelliyor: CHP’nin, Meclis’te kadın hakları savunucusu bir erkek görmeye de tahammülü yoktur! 

Hikâye bununla bitmiyor: Hükümet, Nezihe Muhiddin ile yönetim kurulunu 1927 yılında görevden alıyor. Yerine Latife Bekir geliyor. Ardından Nezihe Muhiddin hakkında “yolsuzluk” iddiaları başlıyor. Aslı olmayan ithamlar ve iftiralar iktidarı destekleyen gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıyor…

1935 yılında da, cemiyet merkezi polis tarafından basılıyor. Üyeler polis takibine maruz kalıyor. Son kongre, 10 Mayıs 1935 tarihinde bu havada yapılıyor. Dayanılmaz boyutlara gelen baskı yüzünden derneğin kapatılmasına karar veriliyor. Başkan Latife Bekir hükümet tarafından eline verilen metni okuyor: “Kadın Birliği ülkülerine kavuşmuştur. Türk kadınlığının bütün hakları tanınmıştır. Bundan sonra Kadın Birliğine ihtiyaç yoktur. Birliğin feshini talep ediyorum!”  

Bu arada Nezihe Muhiddin haksız baskılara dayanamamış, ruh sağlığı bozulmuştur; akıl hastanesine kaldırılıyor ve mücadele ile geçen hayatı 10 Şubat 1958’de, bu akıl hastanesinde son buluyor. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Lütfü Demir

29 Eylül 2019 11:05

Tarihe isik tuttugunuz icin Allah razı olsun bu yazilarla Müslüman lar uyansin Kütahya 'dan Selamunaleykum

Erkmen

28 Eylül 2019 23:49

Gereksiz bir Osmanlı hayranlığı, CHP düşmanlığı, tarihi saptırma çabası! 

ali namlı

28 Eylül 2019 22:34

Hocam, belki siz farkında değilsiniz veya fark edilmeyeceğini sanıyorsunuz ancak bütün samimiyetimle ifade edeyim ki biz okuyucular sizin satır aralarında bunu hissediyor ve anlıyoruz : Siz gerçekten özellikle CHP ye karşı önyargılısınız, içinizde bir kin ve nefret var , bir husumet var ( Ben asla CHP li değilim ve hiç bir partiyi de tutmam ) Dediğim gibi kullandığınız kelimeler ve üslubunuz yemin ederim ki sizi ele veriyor ! Hem o dönem Atatürkün mutlak hakim olduğu ve her şeye karar verdiği bir dönem olmasına rağmen faturayı CHP ye kesiyorsunuz çünkü Atatürke alenen laf etmeye gücünüz ve cesaretiniz yok ; CHP yi paravan olarak kullanıyorsunuz ! Kim ne derse desin bu açıkça belli oluyor ; ayıptır ,doğrusu size yakıştıramıyorum ! Lütfen daha dürüst ve samimi olalım !

Süleyman Sırrı Dinçer

28 Eylül 2019 22:33

Kaleminize..sağlık..Hocam..Yakın..tarih..yeniden..dosdoğru..bir..şeklide..yazılmalı..Ne..üzücü..hadiseler..yaşanmış..herkes..öğrenmeli..Bu..millet..yalanlarla..yaşamaya..müstahak..değil.

Ne olacak senin bu halin?:)))))

28 Eylül 2019 18:09

Ah Niyazi Birinci ah ! Ne olacak senin bu halin böyle ? Bilgi yok, donanım hak getire

Karakalem

28 Eylül 2019 13:26

Sırf cumhuriyeti karalamak icin kadın partisini övüyor yazar Kadınlar,şimdi dernek ve parti kursa,lezbiyen,feminist,ateist diye ortalığı yıkarlar.

90km yazan artistler

28 Eylül 2019 12:39

Yorumlarda , 90km den bahseden olmuş....laf yetiştirmeye değmez ama yazalım,belki birileri faydalanır..., İslam dini milyonda bir dahi olsa bir insanı tehlikelerden korumak için önlem almaya çalışır,(sen uymazsın,beğenmezsin ayrı mesele.kimse uymak zorunda değil,bu size alay etme hakkı vermez ..) gazetelerde ardı arkası kesilmiyor ah vah olaylarının ! Sonra sosyal medyada niye böyle oldu yaaa diye çirkefleşenleride vardır.... Senin dinin! 1 kişiyi bile korumaktan aciz değilken, dalga geçenlerin hali vahimdir...konu din olunca bir hocaya sormayıda akıl edemezler,ama uyduruk meseleleri nette arayıp dururlar.....İslami fıkhi bir konunun günümüzdeki geçerliliğide en üst dini makam tarafından belirlenir, ama onu kaldırdıkları için kime soralım ? Papaya mı ? Müslümanların halifesi olsaydı zaten böyle konuşamazlardı,herşey net belirlenirdi..

Cumhur Kanatlı

28 Eylül 2019 12:33

Adem kardeş "Bir kadın başında sahibi olmadan ancak90 km yol gidebilir ötesine gidemez" lafı İslam'ın geldiği Arap toplumu için geçerliydi. Sizin evi kim yönetiyor? Babanın dizginleri kimin elinde ? Ayakların yere bassın. Araplıkla müslümanlık aynı şey değil. 

Orhan İNAN

28 Eylül 2019 12:20

MALUM CHP YAKLAŞIMI BU. .YANİ BILDIĞIMIZDEN FARKI YOK. BU GÜNÜ NE İSE DÜNLERİDE AYNI. İMKANLARI NİSPETİNDE YASAKÇI VE ZALİMLER. BÖYLE DE KALACAKLAR. ELLERİNİZE SAĞLIK. ÇOK İSABETLİ BİR YAZI OLMUŞ.

Vatandaş

28 Eylül 2019 12:01

Cabar çok kıbar kardeşim bahadiroglu dogru yaziyor şu an o kitabi okuyorum dün gece ayni sayfayi okudum ama henüz bitmedi devam ediyor okumaya istersen kitabin adi veririm kitab 688 sayfali elli yıllar diye

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle