--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Harem” mi, “mutsuz kadınlar hapishanesi” mi?

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
22

Batı’nın Osmanlı kadınına bakışı “Harem” eksenlidir…

Bazı Batılı yazarlar, Osmanlı Sarayındaki haremi bir “Mutsuz kadınlar hapishanesi” olarak algılamışlar, haremdekiler hakkında fantastik hikâyeler uydurmuşlardır…

Oysa harem, yabancı yazarların hiç görmeden yazdıkları seyahatnamelerinde anlattıkları gibi, bir “mutsuz kadınlar hapishanesi” değil, öncelikle padişahların evidir…

İkincisi: Kadının dikkat, liyâkat ve zekâsına göre yükseldiği bir “Kadın Üniversitesi”dir (Erkeklerinki de Enderun’dur).

Yedi-sekiz senelik mecburi bir eğitim sürecinde çeşitli sınavlardan geçtikten sonra, “çırak” çıkarılanlar (birisiyle evlenip haremden ayrılan cariyeler) yerleştikleri semtin öğretmenliğini yapar, o semtin kadınlarına ve kızlarına okuma yazma, edep-erkân, hayır-hasenat, nezaket, görgü, okuma-yazma, Kur’an-ı Kerim, biçki-dikiş, nakış, oya, dantel öğretirlerdi.

“Saraylı Ana”nın konağında haftanın belirli günleri yapılan “kadın kadına” toplantılarda güzel sesli hafızlar Kur’an okuduktan sonra, çeşitli kitaplar okunur ve okunan metin üzerine ciddi tartışmalar gerçekleşirdi.

Böylece “Saraylı Ana”nın konağı bir nevi “Halk Üniversitesi”ne dönüşürdü… Mahallenin kadınları ve kızları da bu “üniversite”nin öğrencileri olur, bu sayede bilgi ve görgülerini artırırlardı.

Zaten kitap okumak, Osmanlı saray kadınının tutkusuydu. Padişah eşlerinin ve kızlarının özel dairelerinde, haremde bulunan genel kütüphanenin dışında mutlaka bir kitaplık bulunurdu.

Çocuklarımızın doğru düzgün yetişmemesinde, sanırım kadının kitaptan kopuşunun büyük rolü var… Bilgisiz ilgi, çocukların geleceğini inşa etmiyor! 

Malum “Yuvayı dişi kuş yapar”… 

Atasözü deyip geçmeyin: Bilirsiniz, atasözleri hayatın içinde damıtılmış tecrübeleri yansıtır. Bu bakımdan önemsenmelidirler…

Önemsediğim atasözlerinden biri de işte bu “Yuvayı dişi kuş yapar” sözüdür. Bu atasözünde, toplumun oluşumunda kadının konumu vurgulanıyor… 

Onu “ailenin bel kemiği” yapıyor…

İsveçli Prof. Gaston Jezz bu gerçeği keşfedebilmiş nadir Avrupalılardan biridir. Şöyle diyor:

“Ben Batılı bir âile hukuku profesörü olarak diyorum ki; Türk milletinin elinden âile nizâmını alınız, geriye hiçbir şey kalmaz.” 

Bu nizamın mimari kadındır ve bunun için de baş tacıdır!

A.L.Castellan ise şöyle diyor: “Türkler başkalarının kadınlarına azami derecede hürmet ederler ve gezinti yerlerinde tesadüf ettikleri kadınlara gözlerini dikip bakmayı haram sayarlar.”

Mareşal Moltke’nin söylediklerine de bir göz atalım:

“İtiraf etmeliyiz ki; bizde bir genç kız, nişanlılıktan evliliğe geçince bir derece daha itibardan düşer. Çünkü şehvetperest erkeklerin âşıkane iltifatları kesilir. Şarkta ise evlilik, kadını yüceltir; zira evin tek hâkimi kadındır.” 

Mareşal Moltke’nin sözlerini yüksek sesle tekrarlayalım: 

“Evin tek hâkimi kadındır…”

Evin hâkimi olan topluma da hükmeder!..

Demek oluyor ki, bize öğretilenin aksine, Osmanlı kadını ezilen, horlanan, aşağılanan birtip değil, saygı gören bir figürdür…

Geleceğin padişahları (şehzadeler) bile onların elinde yetişir. 

 

Yorumlar

(22)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nasri

27 Eylül 2019 12:27

Artık şu harem güzellemesi yapmayı ve haremdeki faziletli işleri anlatmayı bıraksak ne iyi olur.. Osmanlı Saray’ının iyilerini takdir edip yanlışlarını da görmek ve üzerinde düşünmek gerekiyor. Yapılan herşeyi kılıfına uydurmak ve ona dînî ya da ilmî bir değer yüklemek onların yanlışlarına kör ve sağır kalmak demektir zannımca

Süleyman Sırrı Dinçer

25 Eylül 2019 20:21

Böyle..öğretici..yazılarınız..için..sağolun..varolun..Allah(cc)..sizlerden..razı..olsun.

sema emine aydınelli

25 Eylül 2019 15:39

Sayın, adını yazmayan yorumcu, mesele Türk olmak değil, gerçi Osmanlı nın kökeni Türk tür, Oğuz ların Kayı boyundan gelirler ama ırkçılık bana ters gelir, Ben ,padişahların annelerinin hiç birisi Türk değildi derken ırkçılık yapmıyorum, haremler dolusu köleler, cariyelerden bahsediyorum,zaten Türkler Müslüman dır ve haremde tabii ki Müslüman bir cariye olamaz..

ORHAN İNAN

25 Eylül 2019 15:36

AÇILIP SAÇILMAYI MODERNLEŞME SANAN AKLI EVVELLER İLE KADINI SADECE ZEVK ARACI GÖREN SÜSLÜ ACAİP ERKEKLERİN DÜNYASI İLE MÜSLÜMAN KADIN VE ERKEĞİN KADINA BAKIŞI BİRBİRİ İLE HİÇ UYUŞMAZ.ZERRE MİKTARI ORTAK NOKTALARI YOKTUR..YAZDIKLARINIZI ONLAR ANLAMAZLAR AMA BİZİ AYDINLATTINIZ VE BİLGİMİZİ BİR BASAMAK DAHA İLERİ TAŞIDINIZ.ELLERİNİZE SAĞLIK..

Şunu araştırsın bilmeyen:

25 Eylül 2019 14:58

“Harem aşk yuvası değil,bir mektep idi”

serdar

25 Eylül 2019 14:56

Sayın yazar 3 gündür Osmanlı ve kadınlar ile alakalı yazıyor.Bilgilerini paylaşıyor.Ancak vermiş olduğunuz bilgiler hep saray erkanı ve çevresinde ki kadınlar ile alakalı.Saray konusunda hepimiz hem fikiriz zaten,dönemin en iyi eğitimlerini aldıkarına,dönemin en iyi eğitmenlerine sahip olduklarına,dönemin en iyisi neyse ona erişebildiklerine.Aksi olsa şaşardık zaten.Sayın yazar,Osmanlı Devletinin ana kurucu ırkı olan ve normal Türk kadınları hakkında da bigilerini paylaşsa ,okusak,öğrensek daha bir mutlu oluruz.

Bu iftiraları atanlar mutsuzlar 

25 Eylül 2019 14:55

Oralarını,buralarını açarlar,başörtülü,çarşaflı görünce kudururlar!Kendileri açık,saçık kalınca!Yok “siyah giyiyor,pişecek”,gerizekalı,”güneşe,UV ışınlarına doğrudan maruz kalımıyor,ısı yalımı var,AÇIĞA KIYASLA!kar gibi beyaz!”, ”Arap!”arap olsalardı eminim havalara girerlerdi,”müslüman,namuslu denince tek benim ırkım akla geliyor” diye! Namuslu erkek eli değmemiş kadınlara her iftirayı atmaya çalışıyor .........ler! “DAEŞçi” der,”DAEŞ” istismarcı münafık ABD piyonu halbuki! Osmanlının fethettiği toprakları istila etmeye çalışan ...........leri!

çetin

25 Eylül 2019 14:35

Çok övüp cilaladınız, harem i, sadece bir soru, siz veya başkası iradesi dışında kızının buraya kapatılmasını ister mi, kaldı ki, öğretmen bile olsa Anadolu halkına ne vermiştir bunlar, hep istanbul bursa ve edirneye ye hizmet edip imar etmiş, Ama yurdun geri kalan tarafı yokluk içinde sürünmüş.

.

25 Eylül 2019 14:25

Namahremin giremediği yerdir.Akrabadır.Cariyeler ise cinsel köle falan değil,dönemin yatılı,rahatları yerinde hizmetçileridirler!Cariye ile evlenmek caiz ise de,cariye bu anlamı taşımaz!

bakın sayın sema emine aydınellİ

25 Eylül 2019 13:43

senin silsile nasıl, sağlam mı bari? takip edebildin mi epey gerilere kadar? öyle ya, Türk olmak amansız bir ayrıcalık olduğuna göre..

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle