• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI
21 Ocak 2020

“Halka rağmen halk için” kafası yaşıyor

Başlığa çektiğim slogan, eski CHP iktidarının politikasıydı...

Her şey Ankara’da kotarılır, sonra da halka dayatılırdı.

Siz buna “Halkı gütme siyaseti” de diyebilirsiniz. 

Tabii artık hiçbir siyasetçi böyle şeyler söylemeye cesaret edemiyor. Yine de zaman zaman bazı politikacıların ağzına yapışıveriyor. Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul için referandum yapılması önerisinin arkasından gelen “Referandum, savunduğunuz tezin aleyhine çıkarsa, itirazdan vazgeçer misiniz?” sorusuna, “hayır” cevabı vermesi, tam da böyle bir şey. Eski CHP’nin “Halk bilmez”, “Halk anlamaz” anlayışının bir devamı.Yani “halka rağmen halk için”!

Zihniyet değişmemiş, ellerine fırsat geçerse aynı şekilde devam edecekler.

40’lı yıllara takılı kalmış kafalardan başka ne beklenir?

Peki, ama 40’lı yılların kalıplarıyla çağı yakalamak mümkün mü?.. 

“Bir Türk dünyaya bedeldir” diye bağırarak, ırkçılığı reddeden modern dünyaya ayak uydurabilir misiniz?..

Daha da önemlisi, Türk işçisinin ürettiği değerin onbeş, yirmi katını üreten İsviçreli işçinin performansı, sloganlarla yakalanabilir mi?..

Bir devlet demokratik değerlerden uzaklaşmadan ve modern dünyadan kopmadan “ideolojik devlet” yapısını sürdürebilir mi?..

Halkın moral değerlerini tahrip eden uygulamalardan Türkiye kârlı mı, yoksa zararlı mı çıktı?

Laiklik nedir? Hangi yasada tarif ediliyor? Türkiye’de evrensel mânâsıyla bir laiklik var mı?.. 

Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu yeni yeni üstlenmeye başlamış dindar kadrolar, Türkiye’nin geri kalmışlığından sorumlu tutulabilir mi?..

965’lere kadar bizim arkamızdan gelen Yunanistan, bizi nasıl geçti (yaşam kalitesi açısından hâlâ altmış beş basamak önümüzden gidiyor)...

Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Avrupa’nın birkaç yüzbin nüfuslu mini minnacık Lüksemburg’undan bile bir milyon dolar borç alabilmek için yüzsuyu dökme seviyesine hangi kadrolar düşürdü: Dindar kadrolar mı, yoksa yıllar boyu “laik ve Atatürkçü Türkiye” nutukları atanlar mı?..

Buyursunlar, böyle yüzlerce soruya cevap versinler!

Diyeceğim şu ki, bol bol ideoloji ürettik, gevezelik ürettik, kavga ürettik, pop müzik ürettik, güzellik kraliçesi ürettik, televizyon şovmeni ürettik, şaklaban ürettik; bilgi üretmeye, bilim üretmeye, bilim adamı üretmeye, teknoloji üretmeye, kaynak üretmeye daha yeni başladık...

Yirminci yüzyıl hiçbir katkımız olmadan bitti. 

Hâlâ asrın başında başlattığımız “laiklik-şeriat” kavgasını sonuçlandıramadık...

Hâlâ “irtica-mürteci” tartışmasını aşamadık...

“Açık-kapalı” çatışmasını bitiremedik...

İdeolojik sloganlar ve şiirler ezberletilerek yetiştirilen dünün çocukları büyüyüp devlet ideolojisini aklın ve mantığın gereği olarak sorgulamaya başladıkça, menfaatleri haleldar olan kimi çevreler “irtica hortladı” diye bağırıyor, kimi medya kuruluşları hayali hortlaklara manşetten “topyekûn savaş” ilân ediyor, kimileri aynı gerekçeyle “dışarıdan gazel” tarzında siyasete müdahale ediyorsa, insan haklarına dayalı evrensel bir demokrasiyi, hukukun üstünlüğü ilkesini, vicdan hürriyetini anayasanın her sayfasına koysanız ne yazar?

Bütün bunlardan sıkılmış vaziyetteyim!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Aslan

Menderesler de dahil ülkeyi o veya bu şekilde dindarlar ve milliyetici kesim yönetmiş tir.
  • Yanıtla

MARİO

SİZİN HER GÜNÜNÜZ CHP YE TAŞ ATMAKLA GEÇİYOR...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı