--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Eskiyi unut, yeni yolu tut” dediler, yoldan çıkardılar!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
16

Gelecek Partisi hakkında düşüncelerim şimdilik tek cümleden ibarettir: “Geçmiş”te kalanlar, “Gelecek Partisi” kurup bizi kandırmaya çalışıyor!

“Lâtin Alfabesi”ni “Türk Alfabesi”, Batı’nın eğitim sistemini “Türk sistemi” diye yutturanlar gibi…

1938-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel, “Atatürk’ün Eğitim Bakanı” olarak şöhret bulmuş bir isimdir. Bugünkü Milli Eğitim sistemi de hâlâ onun çizgisinde yürüyor. 

Çok yönlü bir politikacıydı. Çok yönlerinden biri de şiir yazmasıydı. Yazdıklarının ne kadar “şiir” olduğu elbette tartışılabilir, ama Milli Eğitim Bakanı olursanız şiir niyetine yazdıklarınızı ders kitaplarına geçirmek kolaydır.

Benim ilkokulda ve ortaokulda okuduğum ders kitaplarında da “Habal Ali Yücel şiirleri” vardı. Bunlardan biri de 23 Nisan’a aitti:

“Yirmi üç Nisan/ Yurdu koruyan/ Yarını kuran/ Sen ol çocuğum!” diye başlar, “Eskiyi unut/ Yeni yolu tut/ Türklüğe umut/ Sen ol çocuğum!” diye devam ederdi. Tabii o dönemin ders kitaplarında “Atatürksüz şiir” olmazdı (hâlâ yok). Hasan Ali de bunu unutmamıştı: 

“Bizi Kurtaran/ Öndere inan/ Sözünü tutan/ Sen ol çocuğum!”

Ben asıl  “Eskiyi unut” diye başlayan bölüme takılırdım. Hasan Ali, o dönemin amacını tek mısrada özetlemişti: “Eskiyi unut, yeni yolu tut!”…

Tamam da, “Yeni yol” neydi acaba? İşin bu tarafı muğlaktı ve rivayetler çok muhtelifti… 

“Yeni yol” uğruna Ezan değişti, alfabe değişti, lisan değişti, tarih değişti, kılık-kıyafet değişti, takvim değişti, isimler değişti, saat değişti (“Alaturka” iken “Alafranga” oldu), hatta selam değişti… 

Toplumsal hafıza bu hızlı değişim sürecinde alabora oldu: Öylesine zorlandı ki, âdeta silindi (reset)…

Ve gitgide “eski”yi unuttuk: Kültür ve medeniyetimizden eser kalmadı.

Ama artık böyle gitmez: Çöpe giden kültür ve medeniyet hafızamızı tazelememiz gerekiyor. Unutturulanları hatırlamaya çalışmamız lâzım.

Hatırlayalım ki, güzel âdetlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz vardı. Tanzimat sürecinde düştüğümüz “Batılılaşma tuzağı”, cumhuriyet döneminde katmerleşti, genel ve yaygın ifadesiyle “bizi biz yapan” ve bizi başka milletlerden ayıran değerlerden, özelliklerden uzaklaştık…

“Meselâ” diyelim ve bazılarını hatırlamaya çalışalım…

Bir yere mahalle kurulmadan önce mescid inşa edilir, “imam evi”, “müezzin evi”, “kayyum evi” derken, semt yavaş yavaş “mahalle”ye dönüşürdü. Her mahallenin en vazgeçilmezi “mahalle mescidi” ve “mahalle imamı” ve “komşuluk”tu. Mescide “Beytullah” (Allah’ın evi) dendiğine göre, mahallelerde Allah merkezli bir hayat yaşanırdı…

Her “külliye” toplumun “Hayat Merkezi”ydi. Yüreğinde cami bulunan külliyelerde soluklanırlardı. Şimdi her mahallede, üstünde “Yaşam Merkezi” yazan bir AVM var!

Sünnet tüm ayrıntılarıyla baştacı edilirdi. 1830’larda İstanbul’a gelip dokuz yıl kalan Fransız gezgin Brayer’in de belirttiği gibi, bu ülkenin Müslümanları “Peygamber Hazret-i Muhammed’e hayrandı… Hayatlarını Ona göre düzenlemeye çalışırlar, sadece Onu örnek alır, Onu taklit eder, sadece Onun izinden giderler”di…

Şimdi izler karıştı…

***

Başa dönelim: “Gelecek Partisi” tamam da, nasıl bir “gelecek”?

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Battalgazi

17 Aralık 2019 01:27

Ahlaklı namuslu vatanperver Hak hukuk gözeten yaşı kutuyu ayıran bir gelecek sevgili hocam çocukluğumda bütün kitaplarını okuduğum ve. Gözümde gönlümde taht kuran kocaman bir dava adamı ve yürekli bir baba olarak yer etmiş bahadırın oğlu bir tarih abidesi ni arıyorum birilerinin geçici hevesleriyle kurduğu saltanatın her yanlışına evet deneyen bir ilim adamı arıyorum ve sizden hakkaniyetli yazılar bekliyoruz

Timur

16 Aralık 2019 23:39

Sayin yazar, hep mustafa kemala bindiriyorsunuz. Sizce Abdülhamid ile arasinda giyim kusam yasam yönünden ne fark var? Cihan devletini yönetenler niye batlilar gibi yasamis ve giyinmis. Siz Abdülhamidin ve eslerinin ve kizlarinin fotograflarini glrdünüzmü? 

Korkusuz

16 Aralık 2019 22:33

Ey gencler siz M.Akiften ogrenin gecmisi Adim adim yururken ordu donanma ileri. Devamini okuyun bulun. Gelecekte ne zaman imanli irfanli gencler yetisirse o zaman insallah.Simdikilerde.imanli yanlis anlasilmasin

turk

16 Aralık 2019 21:00

Yavuz bey ne zamandan beri arap in harfleri turkun alfabesi oldu 

Kamil Görünce

16 Aralık 2019 18:53

Hani o uzun boylu bir artist var ya Hmm Tarık Akan İşte o kadar uzun değil aslında Sinema işte Hani ince bıyıklı bir artist var Ayhan Işık arkasından turist Ömer diye bağırdım Hayret dönüp bakmadı

Mehmet

16 Aralık 2019 17:33

Hocam kaleminize sağlık...

OSMANLICILIK FELÂKETTİR

16 Aralık 2019 12:07

Gelecek,AKP insiyatifinde gelmez.

engineer

16 Aralık 2019 11:55

aleykema yestehak budur bize müstehak, her burnum xıyar diyenin peşine bir tutam tuz alıp seğirtmenin sonu bu, şimdi yeni bir xıyarcı çıkmış xıyar geliyor hıyar "gelecek" birer avuç tuz alıp seğirtelim belki xıyarı iridir,

ATATURKCU HIDIR

16 Aralık 2019 11:46

"Yeni yol" un ne oldugunu hala anlayamadiysaniz yuh olsun size sayin yazar! Turk un yeni yolu diye dipcikle yerlestirilen aslinda Yunan in,Ermeni nin Yahudi nin kisacasi seni savasta yenip diz cokturen Bati nin yani Emperyalizmin yoluydu ey yazar.Turklerde bunu anlayacak zeka nerdeee!((O zekalari maalesef acimasizca oldurerek yok ettiler,zekali olup da hoduk olanlar maalesef sustular ve bu gunlere gelindi!) Kisacasi emperyalistlere yenilmeyecektin sayin yazar,bunlar butun dunyayi yendiler ve kolelestirdiler Turklere yaptiklari gibi.Bunlar Turklerin isini para basma makinasini kurduklari Tanzimat doneminde bitirmislerdi aslinda,birinci dunya savasi sonuna kadar sadece uzatmalari oynadilar...

Ögeday

16 Aralık 2019 11:15

"Dünyada kendi dilinde ibadet edemeyen tek millet, Türklerdir.."

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle