--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eski ve yeni terör örgütleri

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
4

Avusturya arşivlerine göre, Ermeni terör örgütleri Anadolu’nun bazı şehirleriyle İstanbul’da silah ve mühimmat yığıyorlar. 

19 Eylül 1896’da Üsküdar’daki bir eve yapılan baskında evin bomba imalathanesine dönüştürüldüğü görülüyor…

24 Eylül1896’da da Galata’daki Ermeni kilisesiyle, Beyoğlu’ndaki bir evde de bombalar ve bomba yapımında kullanılan malzemeler ele geçiriliyor.

1 Eylül 1905’te Manisa’da bir eve verilen baskın sonucu 34 kilo dinamit bulunuyor…

Yakalanan patlayıcı ve silahların Avrupa ülkelerine ait olduğu tespit ediliyor.

Terörist grupların üzerlerine gidiliyor, Ancak Batılı devletler tarafından elebaşları korunuyor. Şimdi de olduğu gibi fevkalâde bir müsamahaya mazhar oluyorlar.

Hatta bazılarına Avrupa’da silahlı eğitim veriliyor. Bunlar Batılı devletlerin yüzüne vurulduğu zaman ise inkâra başvuruyorlar. Türkiye aleyhine yayınlara hız verip “diktatörlük” vurgusu yapıyorlar. 

Bir taraftan da müthiş algı operasyonları yapılıyor. “Türkiye azınlıklara zulmediyor, azınlıklar da kendi varlıklarını savunuyor” algısı oluşturuluyor.

Hâlbuki Batı müdahale etmeden önce Türkler ve Ermeniler birbirlerini benimsemiş olarak yüzyıllar boyu iç içe yaşıyorlar. O kadar ki, 1835’te İstanbul ve Anadolu’da incelemelerde bulunan Moltke, “Ermeniler hakikatte Hıristiyan Türklerdir denilebilir” diye yazıyor.

Ne zaman ki, işin içine Batı parmağı giriyor, tahrikler yapılıyor ayrışma başlıyor. Bir sürü terör örgütü kurup Osmanlı’ya saldırıyorlar.

Ermeni Yazar Louise Nalbandian, Ermeni terör örgütlerinin stratejisine dikkat çekerek şöyle diyor: “Parti, Osmanlı hükümetini terörize etmek, onun saygınlığını aşağılamak ve devleti yıkma amacı güdüyordu. Hınçaklar, aynı zamanda Türk hükümet için çalışan ve kendi çıkarları için tehlikeli gördükleri Ermeni ve Türk unsurları ortadan kaldırmayı ve bütün bilgi sağlayıcı casusları da yok etmeyi amaçlıyordu. Büyük bir isyanın başlaması için sürekli teyakkuz halinde olan Hınçaklar asıl büyük başkaldırının yapılması için Osmanlı Devleti’nin büyük bir savaşa girmelerini bekliyorlardı.”

Bugün yaşadıklarımız da birebir aynı değil mi?

Bu film böyle uzar gider: Ne “Batı parmağı” içimizden çıkar, ne Batı’nın ikiyüzlülüğü biter, ne de terör örgütlerinin ardı arkası kesilir!

Sultan II. Abdülhamid’in ABD Büyükelçisi’ne anlattıkları ilginçtir:

“Bizi her şeyden fazla felakete iten büyük devletlerin entrikalarıdır. Bu devletler tabiiyetimizdeki milletleri arka arkaya isyana teşvik etmek suretiyle bizi her sene daha fazla sıkıntıya düşürmektedirler. Her sene bu uğurda harcadığımız hiç faydasız sarf ettiğimiz milyonlarla ne kadar lüzumlu işler yapılabilirdi… Halkımızı geliştirme imkânı vermediler. Zayıf kalmamızın sebebi budur. 

“Bize hiç değilse on senelik sulh zamanı tanınsaydı, Japonların o kadar methedilen terakkilerine biz de muvaffak olabilirdik. Onlar Avrupalıların pençelerinden uzakta olduklarından bize nazaran bahtiyardırlar, emniyet içinde yaşamaktadırlar. Maalesef biz Avrupalı sırtlanların geçiş yerine çadırımızı kurmuşuz.”

Fakat bir avantajımız var: Tecrübe… Bunun ne anlama geldiğini Güneydoğu’da işgal edilen şehirlerimizin temizlenmesi esnasında görüyoruz. “Çanakkale Destanı”nı yazan ecdadın torunları, 101 yıl sonra ona benzer destanlar yazıyor!

Namık Kemal’in meşhur şiirini hatırlıyor, insan:

“Osmanlı adı her duyana lerze-resândır,

Ecdâdımızın heybeti ma’rûf-u cihândır,

Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır…

Gavgâda şehâdetle bütün kâm alırız biz,

Osmanlılarız can veririz nâm alırız biz!” 

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

18 Temmuz 2020 11:39

Varlıklılar ve kitlelere yön verenler. İmanı ve ahlakı bir kenara bırakınca ilahlık rablik ilan ederler .isterler ki kendi sözlerinin dışına cıkılmasın .

Mustafa

18 Temmuz 2020 11:37

ENBÜYÜK TERÖRİST VARLIKLILARIN İÇİNDEN CIKAR VARLIĞA İMAN EKLEMEK GEREK . Isrâ Sûresi / 16. Biz, bir memleketi (zulüm, isyan ve taşkınlıklarından dolayı) helak etmek istediğimiz zaman, onun refahtan şımarmış (kendini yeterli görüp Allah’a ihtiyaç duymayan) elebaşılarına (tebliğcilerle ibadet ve itaati) emrederiz, onlar da fâsıklığa saparlar/dinî kuralları çiğnerler. Artık o (ülke)nin üzerine azap sözü hak olur. Derken biz de onu yerle bir ederiz. 6/123 - Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranın suçluları yaptık ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar 11/116 - Sizden önceki devirlerden bakıyye sahipleri (kitap ehli) yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı ne iyi olurdu. Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. O zulmedenler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular. 11/117 - Senin Rabbin, halkları iyi ve ıslahatçı iken, o memleketleri haksız yere helak edecek değildir. 34/34 - Biz herhangi bir memlekete tehlikeyi haber veren bir uyarıcı gönderdikse, mutlaka oranın refah ile şımartılmış olanları: "Biz sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler. 34/35 - Ve yine dediler ki: "Biz malca da daha çoğuz, evlatça da, bize azab edilmez. 104/1 - 2 - Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline! 3 - Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır.

Mustafa

18 Temmuz 2020 11:33

En büyük terörist varlıkların arasından cıkar. Nisâ Sûresi / 45.Allah, sizin düşmanlarınızı çok iyi bilendir. Allah, (size) bir dost olarak kâfîdir, bir yardımcı olarak da Allah yeter. 33/3 - Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter 3/173 O kimseler ki, insanlar kendilerine «Düşmanlarınız size saldırmak için yığınak yaptılar, onlardan korkmalısınız» dediklerinde, bu sözden imanları daha güçlenerek 'Allah bize yeter, O ne güzel bir vekildir» dediler. Şûrâ Sûresi / 9. Yoksa O’nu bırakıp başkasını mı velî (dost ve yardımcı)lar edindiler? Oysa asıl (ve hakiki) “dost ve yardımcı” Allah’tır. Ölüleri O diriltir. O, her şeye hakkıyla kâdirdir.

zebil

18 Temmuz 2020 11:02

o itçikleri .. etmek vakti geldi gayri..

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle