• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI
16 Eylül 2019

Dünyacı mı olduk?

Hem de nasıl!..

Çok kazanmak, çok zengin olmak, çok iyi giyinmek, kocaman lüks otomobillere binmek, yalılarda oturmak; kısacası “bir eli yağda, bir eli balda” yaşamak Müslümanlığımıza bir şey katmıyor.

Sürekli olarak başkalarını sorgulamak da bize bir şey kazandırmıyor.

Başkalarını sorgulamak yerine artık biraz da kendi iç âlemimizi, değişen değiştikçe sünnetten uzaklaşan hayat felsefemizi sorgulamaya başlamamız lâzım.

Ucundan başladık gibi de gözüküyor aslında. Çünkü “dünyacı yaşam biçimi” beklentilerimizi karşılayamıyor. İnançlarımızın hâlâ diri olması dolayısıyla, “fani dünya” ile yetinemiyoruz.

İkisini birden istiyoruz. 

İnsan olduğumuza göre ihtiraslarımızın sonsuz olması doğal. İnsan olarak hem dünyayı tüm güzellikleriyle yaşamak, hem de ahrette safa sürmek emelindeyiz...

Olabilir elbette, neden olmasın?

Peki ama “tercih” yapmak zorunda kalırsak ne olacak?

Dünyayı mı tercih edeceğiz, ahreti mi?.. 

Ahlâkı mı, parayı mı?.. 

Yüreği mi, kavgayı mı?..

Sevgiyi mi, nefreti mi? 

Bu duygular hepimizin içinde mevcut; hangisini öne çıkarıp hayatımıza egemen kılacağımıza biz karar veriyoruz. 

***

Tesettürlü kadınlarımızın fazla süslendiği yolunda eleştiriler sıralarken, dindar erkekleri teğet geçmemiz ne kadar garip…

Kendi kendimize sanırım iltimas geçiyoruz.

Oysa dindar erkeklerimize de bir şeyler oldu: Eski duyarlılığımızdan eser kalmadı. Biz de artık tek dünyalılar gibi saçıp savuruyor, kendimiz için yaşıyor, bencilce davranıyoruz.

Bizim de artık görkemli evlerimiz, teknoloji harikası otomobillerimiz var.

Düne kadar sarık-cübbe giyenler, boyunlarından kravatı çıkarmıyor. 

Sakallar önce kısaldı, sonra da “kirli sakal”a dönüştürüldü, derken “moda” haline gelince de tekrar uzatıldı.

Böylece “sünnet”i “moda” ile buluşturduğumuzu zannederken, yüreklerimizin uzağına savrulduğumuzu fark edemedik.

Bir adım, bir adım daha derken, öyle bir “sath-ı mail”e girdik ki, kaymakla bitmiyor.

İnşallah bu hızlı kaymanın son durağı Cehennem olmaz!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ismime luzum yok

aynaya bak birde yazdigina bak
  • Yanıtla

nadim hatipoğulları

HOCAM İHYALARDA ŞÖYLE BİR HADİSİ ŞERİF OKUMUŞTUM AHIR ZAMANDA PARMAKLA GÖSTERİLECEK BİR ADAM ÇOK KİBAR ÇOK BEYEFENDİ ÇOK AMA ÜZERİNDE İMANDAN ZERE KADAR BULUNMAYACAK VE ŞÖYLE BİR HADİSDE AHIR ZAMANDA İNSANLAR ŞEDİD [ÇOK ŞİDDETLİ ] BİR ŞEKİLDE İSLAMI SAVUNACAKLAR AMA KİMSE YAŞAMAYACAK ALLAH UNUTURULAN SÜNNETLERİMİZİ VE PEYGAMBERİMİZİN HAYATINI ÖRNEK ALARAK ALLAHCC İYİ BİR KUL VE MÜSLÜMAN OLARAK YAŞAMAYI VE MÜSLÜMAN OLARAK ÖIMEYİ NASİP ETSİN AMİN.SÖYLEDİKLERİNİZ ÇOK DOĞRU HOCAM.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı