--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dünyacı mı olduk?

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
6

Hem de nasıl!..

Çok kazanmak, çok zengin olmak, çok iyi giyinmek, kocaman lüks otomobillere binmek, yalılarda oturmak; kısacası “bir eli yağda, bir eli balda” yaşamak Müslümanlığımıza bir şey katmıyor.

Sürekli olarak başkalarını sorgulamak da bize bir şey kazandırmıyor.

Başkalarını sorgulamak yerine artık biraz da kendi iç âlemimizi, değişen değiştikçe sünnetten uzaklaşan hayat felsefemizi sorgulamaya başlamamız lâzım.

Ucundan başladık gibi de gözüküyor aslında. Çünkü “dünyacı yaşam biçimi” beklentilerimizi karşılayamıyor. İnançlarımızın hâlâ diri olması dolayısıyla, “fani dünya” ile yetinemiyoruz.

İkisini birden istiyoruz. 

İnsan olduğumuza göre ihtiraslarımızın sonsuz olması doğal. İnsan olarak hem dünyayı tüm güzellikleriyle yaşamak, hem de ahrette safa sürmek emelindeyiz...

Olabilir elbette, neden olmasın?

Peki ama “tercih” yapmak zorunda kalırsak ne olacak?

Dünyayı mı tercih edeceğiz, ahreti mi?.. 

Ahlâkı mı, parayı mı?.. 

Yüreği mi, kavgayı mı?..

Sevgiyi mi, nefreti mi? 

Bu duygular hepimizin içinde mevcut; hangisini öne çıkarıp hayatımıza egemen kılacağımıza biz karar veriyoruz. 

***

Tesettürlü kadınlarımızın fazla süslendiği yolunda eleştiriler sıralarken, dindar erkekleri teğet geçmemiz ne kadar garip…

Kendi kendimize sanırım iltimas geçiyoruz.

Oysa dindar erkeklerimize de bir şeyler oldu: Eski duyarlılığımızdan eser kalmadı. Biz de artık tek dünyalılar gibi saçıp savuruyor, kendimiz için yaşıyor, bencilce davranıyoruz.

Bizim de artık görkemli evlerimiz, teknoloji harikası otomobillerimiz var.

Düne kadar sarık-cübbe giyenler, boyunlarından kravatı çıkarmıyor. 

Sakallar önce kısaldı, sonra da “kirli sakal”a dönüştürüldü, derken “moda” haline gelince de tekrar uzatıldı.

Böylece “sünnet”i “moda” ile buluşturduğumuzu zannederken, yüreklerimizin uzağına savrulduğumuzu fark edemedik.

Bir adım, bir adım daha derken, öyle bir “sath-ı mail”e girdik ki, kaymakla bitmiyor.

İnşallah bu hızlı kaymanın son durağı Cehennem olmaz!

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ömer Takmaz

26 Eylül 2019 08:47

Amin...

ali namlı

16 Eylül 2019 22:44

Son derece lüks cipin direksiyonunda , başı kapalı bir kadın , bir elinde cep telefonuyla konuşurken direksiyon tutan diğer elinin parmakları arasında sigarası var !!! Hey maşaallah müslümanlık dediğin böyle olacak işte !!!

Deli Hasan

16 Eylül 2019 21:46

Bir lafa bakarım bir de onu söyleyene Hocam dön bir de kendine bak hele

Akla Ziyan

16 Eylül 2019 19:08

Ogrenci oldugum.zaman bir siir yazmistim, Sarık, cumbe, sakal yok oldu, Kafalara takildi, kulah, kelp, Ne iman kaldi, ne amel, Hayatimizda sunnetten ne kaldi,Ahiret yoktur gibi yasiyoruz,Cehenneme gidiyoruz.Ne hocasi,ne hacisi, ne dini tahsil görmüşu alimi, cahili, hep aleteme dogru gidiyoruz.Lüks yaşam pesindeyiz. Bütün dunyaliklarin hepsini istiyoruz,

nadim hatipoğulları

16 Eylül 2019 11:25

HOCAM İHYALARDA ŞÖYLE BİR HADİSİ ŞERİF OKUMUŞTUM AHIR ZAMANDA PARMAKLA GÖSTERİLECEK BİR ADAM ÇOK KİBAR ÇOK BEYEFENDİ ÇOK AMA ÜZERİNDE İMANDAN ZERE KADAR BULUNMAYACAK VE ŞÖYLE BİR HADİSDE AHIR ZAMANDA İNSANLAR ŞEDİD [ÇOK ŞİDDETLİ ] BİR ŞEKİLDE İSLAMI SAVUNACAKLAR AMA KİMSE YAŞAMAYACAK ALLAH UNUTURULAN SÜNNETLERİMİZİ VE PEYGAMBERİMİZİN HAYATINI ÖRNEK ALARAK ALLAHCC İYİ BİR KUL VE MÜSLÜMAN OLARAK YAŞAMAYI VE MÜSLÜMAN OLARAK ÖIMEYİ NASİP ETSİN AMİN.SÖYLEDİKLERİNİZ ÇOK DOĞRU HOCAM.

ismime luzum yok

16 Eylül 2019 07:02

aynaya bak birde yazdigina bak

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle