--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dün, bugün ve yarın

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
10

Eskiden biz faziletli, adaletli, iffetli, izzetli, cesur, vakur, nazik, hoşgörü sahibi, dost, mütevazı, gösteri ve gösterişten kaçan insanlardık…

Tanıyalım tanımayalım, “Gülümseyiniz, müminin mümine gülümsemesi sadakadır” hadisi ve “Selamı yayınız” tavsiyesi çerçevesinde, karşılaştığımız herkese gülümseyerek selam verir, tanıdıklarımıza ayrıca hal-hatır sorar, aile efradına “selam ve hürmet” yollardık.

Böylece gönüllerimiz birbirine ısınır, geniş anlamlı toplumsal bir mutabakat oluşurdu.

Kişisel ve toplumsal ilişkilerimize “menfaat” hükmetmezdi. “Kardeşlik” en belirleyici unsurdu. Bu yüzden insanlar arasında kıyasıya bir rekabet oluşmaz, en azından rekabet, kırıcı ve incitici boyutlara ulaşmazdı.

“Tevazu” ve “doğallık” sıradan meziyetler sayılırdı: Hayata “Alçakgönüllülük” ve “yardımseverlik” hâkimdi.  

“Küstahlık” nedir bilinmez, büyüklerin sözü kesilmez, bilgiçlik taslanmaz, ar, namus ve hayâ gibi kutsallar es geçilmezdi.

Kadınlara karşı dinamiklerini imandan alan derin bir hürmet beslenirdi. Erkek ve kadın arasında mutlak surette bir mesafe vardı. 

Bunun belirleyicisi “Zinaya yaklaşmayın” mealindeki âyetti. 

Sokakta karşılaşılan kadına asla dik dik bakılmaz, derhal başlar öne inerdi. Kadının sokakta rahatça yürümesi için, erkekler kendilerini hafif alargaya çekerler, kadına yol verirlerdi. 

Her kadın toplumsal edebin bir gereği olarak anne, teyze, hala ve bacı olarak görülürdü. Onları rahatsız edecek en küçük davranışta bile bulunulmaz, bulunanı toplum müthiş yadırgar, büyükler derhal müdahale ederlerdi.

Lady Craven erkeklerin kadınlara karşı saygısını “aşırı” bile bulduğunu itiraf ettikten sonra, Osmanlı Devleti’nin kadınlara karşı tavrını hayretler içinde şöyle dile getiriyor: 

“Türklerin kadınlara karşı olan muameleleri bütün milletlere örnek olmalıdır. Meselâ bir erkek ağır bir suçtan dolayı idam edilip bütün mal varlığına el konsa bile karısına ve çocuklarına gayet iyi muamele edilir. Kadınların mücevherlerine dokunulmaz. Çocuklar devlet himayesine alınıp bırakılır.” (Zamanın Avrupa’sında idam edilen erkeğin tüm mal varlığı ile birlikte yakınlarının takılarına da el konulurdu).

Osmanlı toplumunda “Nemelazımcılık” yoktu. En azından bu kadar yaygın bir hastalık değildi. Tüm toplum, kaynağı din olan geleneklerin bekçisiydi…

Bunların bozulmaması için herkes üzerine düşeni yapar, bir bakıma her vatandaş “gönüllü polis” gibi çalışır, herkes “vatandaşlık” sorumluluğunu yerine getirirdi.

O kadar ki, mahalle kabadayıları bile, toplumsal düzene ve mahalle namusuna bekçilik ederler, mahalledeki kadına kıza yan gözle bakmazlar, baktırmazlardı.

***

Dün: Bir işe niyet ettiğimizde “İnşallah” derdik…

Bugün: “Yapacağım-edeceğim” diyoruz.

***

Dün: Her işe “Bismillah” ile başlardık…

Bugün: “Allah yokmuş gibi” yaşıyoruz (haşa)!

***

Dün: Her güzellik karşısında “Maşallah” çekerdik…

Bugün: “Vay beee!” çekiyoruz.

***

Dün: Hayretimizi “Allahallah” diye ifade eder, hayretimiz derinleştiğinde “Fesübhanallah” derdik…

Bugün: İngiliz ağzıyla, “Vaavv yaaa!” diyoruz…

***

Dün: Her adımımızı, “Tevekkeltü Alellah” diyerek atar, tevekkülü hayat felsefesi yapardık…

Bugün: Ne tevekkülden eser var, ne hayat felsefesi kaldı; sözün tam anlamıyla “yuvarlanıp gidiyoruz!”

Baktığımızı görmüyoruz, ikram edilen güzellikleri yaşamıyoruz; abuk-sabuk diziler, yarışmalar, tartışmalarla ömrümüzü heba ediyoruz!

Bir sonraki yazıda aynı minval üzere devam edelim inşallah…

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kamil Görünce

7 Kasım 2019 00:23

Acaba yarın ne yazacak çok heyecanlıyım ...

Erkmen

6 Kasım 2019 20:51

Artık sıkıldık. Hep aynı yazı. Aynı konu. 

Adil

6 Kasım 2019 13:09

Biz eskiden eskiden....bazılarınında dediği gibi bu duruma kundaktaki bebelermi getirdi bizi, ahkakta yirmi yıl öncesinden katbekat kötü değilmiyiz? Bizi chpmi yönetiyor? Kaldıki chp bu kadar kötü yönetemezdi

asaf

6 Kasım 2019 12:28

Hocam ekranda bir çok akademisyenimiz o yerli adıyla bilinen sebze meyva ve tüm bitkilere hans isimleri vermişler. O isimlerle anlatınca bizde bildigimiz armutun adına bile yabancı kalıyoruz. Sanıyorum arazide eğitim yerine cafelerde muhabbetin uzun zaman ayrılması asıl sebep

tevfik

6 Kasım 2019 12:20

Eskiden 80 hane köyümde bir ailede traktör vardı şimdi köyün %90 da var. Traktör yanında en kötüsünde doğan şahin toros gibi arabası olanda çok olmayanda da yandan kayıklı rus motoru var evlerde ikiden az tv si olan 5-6 ev var. Ama kahvede cami avlusunda sohbet ederkende insanların çoğu çiftçiyi bitirdiler çiftçiligi bitirdiler acız mahvolduk diyende çok artı böyle fevaran edenlerin de ya evi ya işyeri var şehir merkezinde. Soruyorum 20 sene öncesine göre mal mevcudunda azalmamı artmamı var diye ama ben çalışıyorum diyor benzer muhabbet değiştirdigin her ortamda var. Tabi bir çok ülkede olduğu gibi türkiyede ekonomik türbülansa girmedi diyemeyiz.

necmi

6 Kasım 2019 11:59

Yıl 1992 otobüs ile Ankaraya giderken önümdeki koltuklarda oturan iki yaşlı şahışdan biri benim gelin japon eve de iki çatal iki bıçak aldı bunlar yeter diyor. Yani devamında her konuda israftan bilerek isteyerek kaçındığını anlatıyordu mecburi kulak misafiri olduğum ortamda

erman

6 Kasım 2019 11:52

Herkes kendi bütçesine bakmadan dizilerdeki filmlerdeki gibi düğün yapmaya ev eşyası almaya tatile gitmeye çalışıyor.

KAMAL

6 Kasım 2019 09:26

EVET BU GÜNKÜ DURUMUMUZA BEBEKLER SEBEP OLMADI. HEPİMİZ SUÇLUYUZ AMA SİZİN BABANIZ FERSAH FERSAH ÖNDE

H.Y.E

6 Kasım 2019 08:00

Gunumuzde birileri medeniyeti teknoloji olarak algilyor.Tamam fen ve teknoloji de medeniyetin tamamlayici maddi yonu fakat yeterli degil.Medeniyetin asil ruknu manevi cihetidir.Adalet,digerkamlik,merhametlilik,kibirlenmemek,zulmetmemek vb. Simdi dunyada hangisinin eksikligini cekiyoruz ? Elbette su manevi medeniyet cihetini. Medeniyet insaa ederken fenni ve teknolojik yonu gelistirmek kaybedilen manevi medeniyeti yeniden bulmak o kadar kolay degil.Tesekkur ederi Yavuz Bey ustadim bunlari bize hatirlattigin icin.

Tata Tonga

6 Kasım 2019 07:37

Eskiden şöyle insanlardır...iyi de toplumun bu hale gelmesine kundaktaki bebeler mi sebep oldu?

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle