--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dün, bugün ve yarın (2)

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
7

Dün: Kızınca, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” der, daha fazla kızarsak “Hasbünallah” diyerek Allah’ı vekil ederdik. Öfkemiz bile zikir kokardı… 

Bugün: En basit gerekçelerle hakaretler savuruyor, karakter zaafımızı sosyal medyaya gömüp sağa-sola ayar veriyoruz!

***

Dün: “Neuzibillah” çekerek her türlü şerden Allah’a sığınırdık…

Bugün: Belânın üzerine yürüyor, en küçük meseleyi kavga sebebi yapıyor, sürekli bir birimizle dalaşıyoruz.

***

Dün: Haddimizi bilir, “Haddini bilmek gibi irfan olmaz” derdik…

Bugün: Başkalarına hadlerini bildirmeye çalışıyoruz.

***

Dün: Abdestli yatağa girer, kalkar kalkmaz yine abdest alır, yere abdestsiz basmayı toprak anaya saygısızlık olarak görürdük…

Bugün: Bırakınız toprağa abdestli basmayı, elimizi-yüzümüzü yıkamaya bile üşeniyoruz.

***

Dün: Her namazda masivadan sıyrılır, “iftitah tekbiri”yle birlikte özgürleşirdik…

Bugün: Namazı ihmal ediyoruz. Kılsak bile dünyayı sırtımızdan indiremiyor, kapitalizmin ve modernitenin dayatmalarını arkaya atıp kendimizi özgürleştiremiyoruz.

***

Dün: “Selamı yayınız” diyen Resulüllah hürmetine selam verir,  “tebessüm ediniz” tavsiyesi ışığında bir birimize gülümserdik…

Bugün: Rahmet duası içeren Müslümanca selam yerine, “günaydın-tünaydın-iyi günler-iyi geceler” gibi anlamsız kelimeler kekeliyor, surat asıyoruz.

Ayrılırken “Allah’a emanet” ettiğimiz insanları “esen kal” diyerek esintiye savuruyoruz!

Ölüye “rahmet-mağfiret” dileyeceğimize, yakınlarına “başsağlığı” diliyoruz.

“Nur içinde yatsın” duasını unuttuk, “ışıklar içinde” yatmasını temenni ediyoruz!  “Uhrevi” kavramlar yerine dünyevi kelimeler uydurup kullanıyoruz.

***

Dün: Yüz yüze görüşür, uzun uzun muhabbet eder, rastlaştığımızda bir birimize hal-hatır sorar, münasebetlerimizi sıcak tutardık…

Bugün: “Whatsap”tan, “facebook”tan, “twitter”den attığımız soğuk mesajlarla bir birimizi kaybediyoruz.

***

Dün: Beğendiğimiz şeyleri “mübarek”, “muhterem”, “muhteşem”, “mükemmel”, “muazzam”, “müthiş”, “fevkalâde”, “âlâ”, “âliyy-ül âlâ” diye nitelerdik. Kelime dağarcığımız doluydu…

Bugün: Hepsine birden yamuk ağızla “süppeeerrr” deyip geçiyoruz!

***

Dün: Her taşa besmele katar, yüzyıllara meydan okuyan âbideler (Sinan eserleri misal) yapardık…

Bugün: Harca hile-hurda katıyoruz. Bu yüzden, modern teknoloji kullanmamıza rağmen, inşa ettiğimiz binalar başımıza çöküyor.

***

Dün: Edepliydik. “İlla edeb” der, evlerimizin duvarlarına “Edeb yahu!” levhaları asardık…

Bugün: “Edeb”in yanı sıra “hayâ”yı, “ar”ı, “namus”u da unuttuk!

***

Dün: Nezakette zirvede idik: Muhatabımıza asla “sen” demez, bizden yaşça ve mevkice büyük olanlara, “zatiâliniz” diye hitap ederdik…

Bugün: Yaşlılara, mevki-makam sahiplerine bile “sen” diyor, bizden büyüklere (kızlar dâhil) “oğlum” diye hitap ediyoruz: Ortalığı kaba-sabalık götürüyor. 

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Korkusuz

8 Kasım 2019 22:30

Sayin Degerli Bahadiroglu agabeyimiz.ne guzel mazimizi hatirlatiyor.sairin dedigi gibi.bir zsmanlar bizde oyle milletmisiz gelmisiz dunyaya medeniyet nedir ogretmisiz.

Kamil Görünce

8 Kasım 2019 22:11

Etmeyin yapmayın ne olur bu güzel gazeteyi bunları hak etmiyor Bu mu köşe bu mu yazar bu mu yazı

Deli Hasan

8 Kasım 2019 22:09

Ben yazmaktan bıktım sen aynı yazıyı evirip çevirip yazmaktan bıkmadın Helal olsun sana

Erkmen

8 Kasım 2019 21:03

Yaw sıkıldık sayın yazar! Bir de başka bir şey yaz! Bilmiyorsan da yazma!

Adil

8 Kasım 2019 15:01

mesela eskiden bir öğretmen misyonerlik yaptığında hemen mesut yılmazı suçlardık şimdi suspus, mesela eskiden yolsuzluk olduğunda demireli suçlardık şimdi suspus, mesela eskiden fuhuş arttığında eceviti suçlardık şimdi suspus, mesela eskiden müslümanlar haksız yere içeri alınırken ahmet necdet sezeri suçlardık şimdi suspus.....hey gidi günler, baltanın sapı bizden de, söyleyecek cesur yazar nerde

Mustafa

8 Kasım 2019 12:02

Sayın yazar günaydın iyi günler de selamdır vesselam size nasıl selam verildiyse aynısı veya daha güzeli ile selam verin der kitapta bir bakın isterseniz selamı mesele yapmayın...

Tata Tonga

8 Kasım 2019 09:19

Aldatıla aldatıla su boğazımıza kadar geldi...napalım? Bizi aldatanlara itiraz etmeyelim mi? İtiraz ettiğimiz için de mi suçluyuz? . Mesela bir örnek...kırostof kolombun avukatlığını yapmıyorum ama şunu söylüyorum . Hadi kırıstof kolomp yalancı olsun... netice?! Amerika kıtası boydan boya kimin işgali altında?

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle