--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dindarlarımız da Batıcı oldu!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
30

Bu “modern Müslümanlık” tuzağına çoğu dindarlar düştü: Çoğumuz “modern” bir görüntü kazanmak uğruna ilkelerimizi kurban ettik…

Para imanın, görüntü muhtevanın, dünya ahretin önüne geçti…

Kılığımız “onlar” gibi, tarzımız “onlar” gibi, tavrımız “onlar” gibi…

Yaşam tarzında da gitgide “onlar”a benzemeye başladık.

“Onlar” yani, “tek dünyalı”lar! (“onlar” deyişim, “öteki”leştirmek amaçlı değil, tespit amaçlıdır)…

“Uhrevi” endişe taşımayanlar!..

Allah’a “hesap” vermekten korkmayanlar!..

“Mahşer Günü”ne inanmayanlar!..

“Onlar”ın hiç olmazsa “Cennet” beklentileri yok (bu durumda fani dünyalarını cennete çevirmek için zulüm ve baskı dâhil her şeyi yapmaları normal sayılabilir), biz ise hem “onlar”laştık, hem de “Cennet” beklentimiz sürüyor.

Bizde (dindar Müslümanlarda) de üç şey çok öne çıktı: Para-makam ve güç!..

Bizim güçlüler de, ilke tanımıyor artık…

“Kul hakkı” gözetmiyorlar…

Tepeden bakmayı seviyorlar…

Hava atmaya bayılıyorlar…

Kırk yıllık ahbaplarının bile telefonlarına çıkmıyorlar…

Bizimkiler de çoktan beridir özel sekreter, özel şoför, özel kalem müdürü sayesinde “özelleştiklerini” düşünüyorlar!

Burunlar Kaf Dağı’nda, tevazuu çoktan çöpe attık!

Biz de, “farklı” ve “üstün” olmayı “takva”da değil, “makam” ile “marka”da arar hale geldik…

“Kullukta varlık” aramayı bıraktık…

“Bir Şah’a kul oldum ki, kulu Şah-ı Cihandır,

“Bir Şah’a kul oldum ki, cihan ana gedadır” (muhtaçtır) diyerek sultanlığının önüne kulluğunu koyan Fatih Sultan Mehmed’i kenara koyup “mevki tutkunluğu”nu kulluğumuzun önüne geçirdik…

“Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”

Bu tür böbürlenmeler bize de musallat oldu!

Hayatın sert köşelerini yumuşatan ve insanları birbirleriyle “kardeş” yapan “hayat muavenettir” (yardımlaşmadır) düsturundan kopup, Avrupa felsefesinin hayat anlayışını yansıtan “Hayat Mücadeledir” anlayışına eklemlendik…

Biz de Batılılaştık: Kılık kıyafetimizden sonra ruhumuz da “ötekiler”e benzedi. 

“Biz” artık “eski biz” değiliz dostlar! Biz çoktandır hiçbir şey değiliz!

20’li yıllarda başlatılan “Dinde reform” çabaları galiba bir ölçüde meyvesini verdi…

Bizi kendilerine benzettiler!

Baksanıza, “tefekkür”, “tevekkül” ve “sabır” kalmadı!

Siyaseti öne çıkardığımız için siyasi kayıpla sınanıyoruz…

Ticari kayıpla imtihan edileceğimiz günler de gelecek korkarım.

Sonra, makam-mevki kaybı…

Derken, güç kaybı…

Fransız elçilerinden Orta Asya tarih ve coğrafyası uzmanı Fernand Grenard’ın, “Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü” isimli, Türk tarihi açısından önemli bir kitabı var. İsterseniz bir okuyun derim.

Ya da titreyin, kendinize gelin!

 

Yorumlar

(30)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

tuna

2 Eylül 2019 15:12

Hocam, takım elbise ve turuncu kravatla maşaallah, fransız gavurunun moda dergilerinden fırlamış gibisiniz. ANCAK KELAMA GELİNCE "Dindarlarımız da Batıcı oldu!" Çok inandırıcı değil

can

1 Eylül 2019 22:36

beşerin derdine dermandır kur an onsuz canavardan beterdir insan yavuz abi sıkıntı burda bir müslümanli ne eğitim sisteminde kur an ne hayatında hazreti peygamber bundan ne beklenir

MehmetAli Kaçan

1 Eylül 2019 07:28

Selamûnaleykûm, Ağzına saĝlık kardeşim, malesef batılılastırılıyoruz

Deli Hasan

31 Ağustos 2019 22:04

Yazdıklarınız iyi hoşta sizin kaleminizden olunca hiç inandırıcı olmuyor

Turuncu

31 Ağustos 2019 20:41

Turuncu kravat yakışmış...

türkoğlu

31 Ağustos 2019 20:04

tüm icatlarını alıp kullandığın modern batıya değil insanlığa hiçbir faydası olmayan araplara benzemiş olsak sen ne kazanacaksın ? şu araplarda bizim göremediğimiz ne buluyorsunuz hocam ..

ÜZÜLÜ YORUM

31 Ağustos 2019 19:21

İngiliz belgelerine ulaşsak... Ve 100 yıl önceki planlarında, bizi bugün kü halimize getireceklerini yazdıklarını görsek. Kafalarımızı formatlayacaklarını, kendi değerlerimize düşman haline getileceğimizi planlamış olsalar... Ülkenin en az yüzde 70'i iyi ki yapmışlar, halimizden memnunuz demezse, yorumu okuyan herkes yüzüme tükürsün... Biz bittik hocam biz bittik. Dönüşümüz yok. İnşallah yarın bir lider çıkıp, başımıza gelen bir belaran sonra, Bilge Kral İzzetbegoviç gibi, bu bela Allah'ın bize lütfuydu yoksa biz tamamen yok olmuştuk demez. İnşallah, bela ile ıslah edilmeyiz...

Suluman

31 Ağustos 2019 19:02

İş işten gectikten sonra bunları yazmak ne bileyim garip herturlu Müslümanlığın içi boşaltıldı her gelen bir parmak attı devlet ihale kanunu gibi oldu Chp nin 90 yıldır yapamadığını siyasal İslam denen amerikanci Avrupaci zihniyet yapti misal İstanbul sözleşmesi misal Avrupa birliği misal sinagog açıp onları adam yerine koymak

Ramazan

31 Ağustos 2019 17:31

“Biz” artık “eski biz” değiliz dostlar! Biz çoktandır hiçbir şey değiliz!

Kemal Şahin

31 Ağustos 2019 16:32

Selamün Aleyküm Yavuz Ağabey: Hicri yılbaşınız mübarek olsun. Hayırlara vesile olsun inşallah.Sizin dikkatinizi çektimi bilmem. Aşure günü 9 Eylül. İnşallah makalenizde vurguladğınız hastalıklarımızı dökme ve yepyeni güne, doğuşa uyanmayı nasip etsin Yüce Rab'bim. Üstad Bediüzzaman hazretlerinin tavsiyeleri karaborsaya düştü.İhlâs,sebat,sadakat,takva,terk-i enaniyet, fedakârlık, feragat, istiğna, uhuvvet, muhabbet, toprakvari mahviyet, hüsnü zan, mürüvvetkârane muaşeret, tesanüd, müfritane irtibat ve daha nice altın ve elmas kıymetindeki değerlerimiz yer ile yeksan oldu sanki.Allah ahir ve akıbetimizi hayr eylesi. AMİN. SELÂM VE DUA İLE. Muhabbetin olmadığı yerde ne gül biter, ne bülbül öter!

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle