--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Delirene kadar hırpalanan kadın: Nezihe Muhiddin

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
18

 

Nezihe Muhiddin (Tepedelengil) padişahlık döneminde bile “kadın hakları savunucusu” olarak meşhur olmuş, bunun mücadelesini vermişti…

1909 yılında fen dersi öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl Sabah, İkdam gibi gazetelerde sosyoloji, pedagoji, psikoloji konularında makaleleri yayımlanmaya başlandı. İttihat ve Terakki Kız Sanayi Mektebi, Selçuk Hatun Sultanisi gibi okullarda müdürlük yaptı. Bir dönem maarif müfettişi olarak çalıştı.

1913’te “Türk Hanımları Esirgeme Derneği”nin kuruluşunda yer aldı ve sekreterliğini üstlendi. 1924’te şahsi parasıyla “Türk Kadın Yolu” dergisini kurdu. 

Cumhuriyete doğru ilerleyen “Yeni Türkiye”nin dikkatini “kadın”a çekmek için de 16 Haziran 1923’te partisinin kuruluş dilekçesini sundu. 

Devrin egemenleri, “Mümkün değil” dediler, “yürürlükteki kanunlar, kadınların siyasi temsiline müsaade etmiyor”…

“O zaman değiştirip müsait hale getirin” dediyse de gülüp geçtiler…

Daha da ötesi, iktidarı körü körüne destekleyen gazeteleri ve bazı tanınmış yazarları üzerine sürdüler… Dalga geçmeye başladılar… Bu dönemde, iktidar borazanlığı yapan Akbaba Dergisi’nde yayınlanan, “Kadınlar Halk Fırkası’nın Dokuz Umdesi” (ilkesi) başlıklı yazıda hem kendisi, hem partisi, hem de kadınlarla açıkça dalga geçildi…

1. Hâkimiyet bilakayd ü şart (kayıtsız-şartsız) kadınlarındır.

2. Her zevç (koca), zevcesine (karısına) itaate mecburdur.

3. Bütün ev işleri erkeklere aittir.

4. Erkek, kadının müsaadesi olmadıkça harem dairesinden dışarı çıkamayacaktır.

5. Muaşakatın sürat ve emniyetini temin için her mahallede post ve senet gişeleri açılacaktır.

6. Dulların istikbali temin edilecektir.

7. Ziynet eşyasının ithali serbesttir.

8. Taaddüt-i zevcat (çok eşlilik) memnudur.

9. Her kadın, indellüzum, kırk yaşına gelen zevcini tekaüde sevke mezundur.

Sonunda anladı ki, kadın haklarını, Türkiye’yi yönetenlere siyasi parti kanalıyla anlatamayacak,  Türk Kadınlar Birliği ismiyle bir dernek kurdu. Yayınlarında kadınlara seçim hakkı verilmemesini sert şekilde eleştirmeye başladı.

1925 yılında, Türk Kadınlar Birliği tarafından Halide Edip’le birlikte milletvekilliği için aday gösterildilerse de, CHP tarafından veto edildiler (CHP “kadın haklarını getirmek”le hâlâ övünüyor mu?)…

Türk Kadınlar Birliği bu kez erkek bir aday göstermek istedi, fakat CHP bunu da engelledi: Meclis’te kadın hakları savunucusu görmek istemiyordu…

Nezihe Muhiddin ve yönetim kurulu 1927 yılında görevden alındı. 1935 yılında da, cemiyet merkezi polis tarafından basıldı. Nihayet kadınların erkeklerle eşit olduğunu savunduğu gerekçesiyle,Türk Kadınlar Birliği temelli kapatıldı. 

Ardından Nezihe Muhiddin hakkında “yolsuzluk” iddiaları başladı. Aslı olmayan ithamlar ve iftiralar iktidarı destekleyen gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlandı… Nihayet, kendisine reva görülen muameleye dayanamadı, psikolojisi bozuldu…

Ve kadın haklarını savunan bir kadına, “Bu ülkeye kadın haklarını biz getirdik” diyen CHP’nin bir “öncü kadın”a reva gördüğü muamele budur. 

 

Yorumlar

(18)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nokan

9 Aralık 2019 15:57

Çok önemli bir yazı ,ellerinize sağlık..Bu yazıyı bugün watsab durumumda paylaştım ..Okumayan bir milletiz , özellikle de gerçekleri !

NALBANT

7 Aralık 2019 01:32

Hayvanlardan baska ne beklenebilinir?

Kamil Görünce

6 Aralık 2019 22:25

Helal olsun Yavuz bey yine sallama ve boş yazı yazma konusunda rekor kırmışsınız

Yavuz Bahadıroğluna

6 Aralık 2019 20:26

Bir Atatürkçü olarak iyi bir tarihçi olduğunuzu düşünüyorum. Zira kendinizi rezil ederek tarih yazıyorsunuz ! ;)

NERIMAN KULOGLU

6 Aralık 2019 17:56

BIR KADIN OLARAK M.KEMAL ATATURKE COK SEY BORCLUYUZ.MEMNUN OLMAYAN KADIN VARSA ORTADOGUYA YADA ARAP COLLERINE GIDEBILIR .ORALAR UZAK DERSENIZ EN YAKINDA SURIYE VAR

mutmaine

6 Aralık 2019 17:26

İslam aile,kadın, hayat hukukundan bihaber olanlar, genelde mutluyuz ! modunda.. AMA ŞUNU BİLMİYORLARKİ İSLAM MİLYONDA BİR DAHİ OLSA insana zarar veren bir konuda kapıları kapatır,herkişi önemlidir.... sadece kendini düşünenler var,dinide kendine göre yorumluyor, ahirettede cumhuriyet cenneti bekliyor anlaşılan

Nejla gungor

6 Aralık 2019 15:58

Ataturkun kadina sagladigi haklar sayesinde calistim sigortam odendi emekli oldum ve rahatca yasiyorum secme hakkim var secilme hakkim var.allah arabistandaki afganistandaki kadinlara sabir versin.yavuz beyede vicdan ve azcikda akil versin.

Oguz

6 Aralık 2019 14:44

yanlış noktadan hareket ediyorsunuz kadın hakları bu vatanda cumhuriyet ve Atatürk le başladı. Ne kadar eğiltsenizde bu gerçeği değiştirmek zordur. Aklı başında eğitimli hiç bir vatandaşı bu yazılarla ikna edemessiniz

Osmanlı da kadın hakları var mıydı?

6 Aralık 2019 14:19

Osmanlı İmparatorluğu’nun Gerileme Dönemi, Türk kadınının statüsünü olumsuz yönde etkilemiş, kadın için ev, bir hapishane hâline gelmiş, miras hukuku ve mahkemelerde tanıklık konularındaki geleneksel haklar yok edilmiştir (Doğramacı, 1989, s.133-135) 

ATATURKUN ASKERI

6 Aralık 2019 14:15

ATATURK SANA SIRTINI RAHATCA YASLAYABILECEGIN SAGLAM BIR VATAN BIRAKMIS GUCLU BIR ORDU KURMUS SATILACAK BIRSURU FABRIKA KURMUS DIGER ARAP ULKELERINDEN DAHA GUCLU BIR ULUS DEVLET BIRAKMIS DIGER MUSLUMAN ULKELERINDEN DAHA GUCLU DEMOKRASI BENIMSEMIS ANADOLUDA 34 SEHRIN DEMIRYOLUNA KAVUSMASINI SAGLAMIS UYUYAN ANADOLU HALKINI UYANDIRMIS KAPITULASYONLARI KALDIRMIS 7 CEPHEDE SAVASMIS HIC OLMAZSA BUNLARIN HATIRINA INSAN BU KADAR KIN NEFRET DUYUP IFTIRA ATMAZ.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle