• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI
09 Eylül 2019

Çok işimiz var çook!

Günümüzde hayat baş döndürücü bir hıza ulaştı. Her şeyimizi hızlı yapmaya başladık...

Her gün çok işimiz var!.. 

Her gün, yirmi dört saat yetmeyecek kadar yoğunuz! 

Bu yüzden arabamızı hızlı sürüyoruz, yemeğimizi hızlı yiyoruz, namazlarımızı hızlı kılıyoruz, görüşmelerimizi hızlı yapıyoruz…

Kısacası, hızlı yaşıyoruz!..

Hızlı yaşadığımız için de, hayatı ıskalıyoruz!

Zira üç yüz kilometre hızla giden bir trenin penceresinden manzara seyredilmez. O hızla giderken, tabiatın tadını çıkaramazsınız…

Manzaranın tadını çıkarmak için, hızınızı düşürmeniz gerekiyor.

Ardından, hedef belirlemeli, yani nereye gitmek istediğinize karar vermeli, bir başka deyişle hayattan ne istediğinizi bilmelisiniz.

Her yeni yılın ilk gününde, şöyle bir sual sorabilirsiniz kendinize:

“Allah’dan ne istiyorum?” 

Bilirsiniz: Hedefi olmayan insanı, hiçbir yol hedefine götürmez! 

***

Osman Gazi’nin hedefi âşiretini devlet yapmaktı. Fakat imkanlar elvermiyordu. Devlet hayalini, imkânlarının artacağı güne ertelemedi, elinde olanı en iyi şekilde değerlendirdi ve aşireti devlet yaptı…

Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa’nın hedefi, Rumeli’yi fethetmekti. Fakat Çanakkale Boğazı’nı geçebileceği gemileri yoktu. “Yoklar”a teslim olup bekleyeceğine, ağaç kütüklerini asmalarla bir birlerine bağladı, yaptığı ilkel sallara kırkar kişilik silâhlı kuvvet bindirip karşı tarafa geçirdi ve o kuvvetlerle Rumeli’yi fethetmeye başladı…

Sultan İkinci Murad’ın hedefi bir “Fatih” yetiştirmekti: Bunun için Ak Şemseddin başta olmak üzere, devrin en kifayetli, en bilge hocalarını saraya çağırdı ve bir “oğul”dan “Fatih” üretti…

Sultan İkinci Mehmed’in hedefi Bizans’tı: Ya alacak, ya da uğruna ölecekti. Ölmedi, aldı.

Yavuz Sultan Selim’in hedefi hilafetti: Önce Çaldıran, ardından Trabzon Rum İmparatorluğu, nihayet Anadolu birliği ve Mısır Sefer-i Hümâyûnu…

Kader, Yavuz Padişah’ı bu meşakkatlerin içinde pişirdi, olgunlaştırdı ve hakkettiği zaman “halifelik”le ödüllendirdi. 

Unutmayın: Ancak şartlara direnirseniz ödüllendirilmeyi hakkedersiniz…

Ve ancak ödülü hakkettiğinizde ödüllendirilirsiniz!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okue

Kılıç zoruyla gelen alınan halifeliği de sonunda kimse takması.
  • Yanıtla

Cabbar Cokkibar

Degerli Bahadiroglu,hayat ne kadar hizlanirsa hizlansin insanin hucrelerinin yaslanma hizi hic degismiyor.Ve sabirli ve kararli bir sekilde insani sahibine ayni hizda geri goturuyor.Hizlanan hayat insani ayni zamanda gidecegi nihai noktaya nasil oldugunu anlayamadan goz acip kapatana kadar hizli goturuyor.Vardiginizda da sadece eyvah geldik diyebiliyorsunuz sadece aci bir tebessumle.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23