--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çocukluğumun ramazanları

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
9

Ramazan-ı mübareki coşkuyla karşılama geleneği, benim de çocukluğumun en güzel anılarından birini oluşturur. 

Ramazandan birkaç gün öncesinden karşılama seremonisi başlar, bu çerçevede tüfekler atılır, oyunlar oynanır, zikirler çekilirdi. 

O gün bugündür, zihnimde ramazan bir coşku olarak kaldı. Her ramazan öncesinde hâlâ o çocuksu coşkuyu ve ramazan sevincini içimde hissederim.

Camilerde topluca mukabele okunurdu. Eski mukabelelerin farklı bir özelliği vardı: Bu münasebetle aileler çocuklarına “Okuma aşkı” aşılarlardı…

Bir kitabın etrafında birkaç hafızın halkalanması kitaba gösterilen ilginin dışa vurumu olarak izah edilirdi.

Eskiden her ailede en azından bir Kur’an, bir sahih hadis kitabı, Peygamber Efendimizin manzum övgüsü olan bir Muhammediye, ilmihal ve mevlit olurdu…

Tâ Osman Gazi’den beri, ramazan ayının ilk on gününde sarayda padişah huzurunda “Huzur Dersleri” yapılırdı.

Bunun günümüzdeki adı, “Beyin fırtınası”dır…

Amaç âlimler arasında görüş birliği sağlamak, ayrıca padişahı eğitip ufkunu açmaktı.

“Mukarrir” adı verilen âlimler daha önce belirlenmiş konuları padişahın huzurunda sunar, “muhatap” denen tartışmacılar soru yağmurunu başlatırlardı.

Belirlenen her konuyu kıran kırana müzakere ederler, padişah da zaman zaman tartışmaya katılırdı.

Fikrin ifade edilmesi tamamen özgürdü. Huzur dersleri saray salonlarından birinde öğle ile ikindi arasında gerçekleştirilirdi. 

Dersler genellikle iki saat kadar sürerdi. Mukarrirlerin cüppeleri siyah, muhatapların mavi renkte olurdu. 

Ramazan geceleri kendini bilen ailelerde Muhammediye okunur, selat u selam çekilirdi.

Eskilerimiz hasretle kucaklarlardı ramazanı, biz de hasretle kucaklıyoruz. Sokağa çıkamasak da bu millet eski heyecanla bekler her zamanı. Çünkü mayamız sağlam… 

Söylemeye pek dilim varmıyor, ama yakın tarihte bir inkıta (kesinti) yaşandı…

Ramazanların coşkusunu halk yakın tarihte de aynen yaşıyordu, ama aydın kesimin pek umurunda değildi. Devlet görmezden geliyor, devlete bağlı çıkar grupları da aynı şekilde davranıyordu…

Özellikle bazı gazeteler ve yazarlar… Diyanet İşleri Başkanlığı denen müessese yine vardı…

Arşiv çalışması yaptığım sırada, 1940’ların bir gazetesinde, ramazan haberinin iç sayfalarda tek sütuna âdeta kaybedildiğini gördüğümde çok şaşırmıştım. Düpedüz geçiştirilmişti. 

Haberin başlığı şöyle bir şeydi:

“Yarın Müslümanların oruç ayı başlıyor.”

Köşe yazılarına göz attığımda, bazılarının ramazanı alaya aldığını görmüş, bir yazarın “Ramazandan can havliyle çıktık” diye başlayan bayram yazısını ibretle okurken, kendimi çok kötü hissetmiştim…

Gazeteler “ramazan köşesi” hazırlamak, hele hele “ramazan ilavesi” vermek şöyle dursun, ramazandan olumlu birkaç cümle ile dahi bahsetmezlerdi… 

Radyo “İnanç Dünyası” kabilinden programlar yapmaz, hatta radyolarda Kur’an bile okunmazdı.

CHP iktidardı…

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Tevfik Büyükbayram

14 Mayıs 2020 00:18

Hocam yazılarını zevkle takip ediyorum. Fakat dikkatimi çeken bir şey var ,yazılarınızda icat etmek kelimesi çok kullanılıyor acaba yazılarınızı tashih eden arkadaşlarmi, bu kelimeyi kullanıyor.çünkü sizin gibi birikimli,değerli bir şahsiyetin kullanabileceğine ihtimal vermiyorum. malumunuz icat etmek kelimesi yaratmak kelimesi ile eşdeğer bir kelimele.yazılarıniniz çok değerli,başka insanların da istifade etmesi için internette paylaşmak istiyorum. Fakat bundan dolayı paylaşamıyorum, kendim yazıda tashih yaparsam da orijinali ile karşılaşan insanlar benim yazıya, her zaman müdahale ettiğimi zannedecekler. Gerekli hassasiyeti ,ihtimamı göstereceğinize yürekten inanıyorum. Saygılarımla

Fırıldak Kubi

11 Mayıs 2020 04:59

Bir Kubilay Uygun vardı. Milletvekili. Nam-ı diğer Fırıldak Kubi. Sık parti değiştirdiği için bu isim takılmıştı. ..

H. Vatansever e

11 Mayıs 2020 04:41

Son cümlen yorumunu ifsad etmiş. Soyadın gibi olsaydın devlete küsmezdin. Hikayen çelişkili. Samimi olsaydın gelir çalışırdın. Kripto fetöcülerin alakasız kişileri ihraç ettikleri kayıtlara geçti. Belki sana da aynını yaptılar.

Ersan

9 Mayıs 2020 19:16

 Osmanlı bir ırk değil ailedir bilmiyorsan ogren

Halit Vatansever

9 Mayıs 2020 14:14

Hocam ihraç olduktan sonra Almanya’da denklik yaptım. İhracımdan üç yıl sonra yani ben üç yıl Almanya’larda açlıkla talim olduktan sonra Ohal komisyonu “yanlışlık olmuş, pardon” deyip göreve iade ettiler, “gel ülkende çalış görevin baki” dense de artık Almanya’da doktor olarak çalışıyorum, hepimize geçmiş olsun. Müslüman değilim

Hikmet Yılmaz

9 Mayıs 2020 13:52

Eskiden Gavur özentisi olan boynumuza fular, çeketimize desenli mendil sıkıştırmazdık !.. Görüntülerin gerçekleri örtemiyeceğini bilelim lütfen. Kravatı Hermes,saati Rolex olanlarıda hatırlamakta fayda var sanırım.

Bir Yolcu

9 Mayıs 2020 06:59

Yani, CHP, cehennem rezervasyonunu ta o zamandan ayarlamış!.. Acı, ama gerçek...

Okur

9 Mayıs 2020 06:43

Osman gaziden vurdun CHP den çıktın...

slm

9 Mayıs 2020 06:10

... neden eski bayramlar yok??? .. Toplumla bir ilgileri yok.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle