--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ceren’i kim öldürdü?

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
12

Ordu’da Ceren Özdemir’i bıçaklayarak öldüren Özgür Arduç’un hangi şartlarda yetiştiğini gördünüz mü?.. 

Anne babası ayrılıyor. Dedesi tarafından üç yaşındayken yetimhaneye veriliyor. 18 yaşına kadar değişik illerde yetimhanede büyüyor. Kimse arayıp sormuyor. Yurdun kütüphanesinden kitap çalarak yurttan ayrılıyor. Bir süre İspir Yatılı Okulu’nda kalıyor. Hiçbir işte çalışmıyor. Sürekli hırsızlık yaparak yaşıyor. Bu arada uyuşturucuya alışıyor. Cinayet işliyor. Van’da tutuklu bulunduğu yüksek güvenlikli cezaevinde bileklerini kesip, intihar girişiminde bulunuyor…

Sevgi, şefkat, ilgi, bilgi yok: Çünkü ortada aile yok! 

Hatırlayacaksınız: Bendeniz aileye dikkat çeken yüzlerce yazı yazdım. Yüzlerce konferans verdim, radyo-Tv. programları yaptım…

Ulaşabildiğim “devletlü”leri, aileyi tahkim edip, tekrar “Doğru İnsan Yetiştirme Kurumu” haline getirme konusunda duyarlı olmaya çağırdım…

Fakat galiba hepsi bir kulaktan girdi, bir kulaktan çıktı: Bu ülkede, Aile Bakanlığı dâhil, kimsenin “aile” gibi bir derdi yok sanırım.

Kısaca söylemem gerekirse, ne Ordu’da ne de ülkemin başka bir yerinde, “Ceren’ler ölmesin” diye çok çaba harcadım (bu konuda en doyurucu ve derde deva yazıyı yine bu gazetenin yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu yazdı, ellerine sağlık)…

Ceren’ler ölmeye devam ettiğine göre, demek ki başaramadım! Ne yapalım, elimizden bu kadarı geldi…

Şimdi, tam tersi yönelişleri savunanlar korosuyla birlikte kendimi “suçlu” ilân edemem: Kimse kusura bakmasın, “Ben dâhil hepimiz suçluyuz!” filan diyemem. 

Âlem bilsin ki, “Ben masumum”! Benim gibiler masum!Çünkü…

“Eğitim sisteminden umudu kestik, bari aileyi güçlendirelim” diyen biz…

Bunun için öncelikle “Çekirdek aileden vazgeçin” diyen biz…

“Dedeleri, nineleri aileye dâhil edin” diyen biz…

“Boşanmaları zorlaştırın” diyen biz…

“Kadın hakları maskesi altında kadını korumasız bırakmayın” diyen biz…

“Kadının beyanı esas” anlayışının “arızalı” olduğunu, bu bağlamda “İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini” savunan biz…

Bu durumda, suçlu sayısını artırarak kendi suçluluk duygularını yenmeye çalışan “gerçek suçlu”larla aynı koroda yer almamızı kimse beklemesin!

Biz, ayrıca “televizyonlar hizaya gelsin” diye çabaladık…

Yeme-içme, moda, estetik, kozmetik, magazin, terör ve şiddet odaklı yayınlar son bulsun, kötü örnekler sürekli olarak tekrarlanmasın diye uyardık…

Sürekli siyaset ve futbol konuşmak yerine, biraz da kültür, ilim, irfan, tarih, aile, insan, medeniyet, imar, inşa, ihya, ahlâk, adap, edep, nezaket, hikmet, edebiyat, şiir, sanat, eğitim, kitap, tarım, hayvancılık, sanayi gibi konular da gündeme alınsın diye uğraştık.

“Dini ötelemeyin”, “inancı dışlamayan”, “ahlâkı alaya almayın”, “manevi değerleri küçümsemeyin” demekten dilimizde tüy bitti.

“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!” (Necip Fazıl)diye bağırmaktan gırtlağımız parçalandı… 

“Bazı suçlara ‘ağırlaştırılmış müebbet’ yetmez, idam tekrar düşünülmeli” diyen de biziz, teknik yatırımların yanısıra “doğru insan” yetiştirmeye ağırlık verilmesini isteyen de…

Biz bunları söylerken bize “uzaylı” muamelesi çekenlerin safına geçip, kendimizi “suçlu” ilân edemeyiz!

Bu kendimize de, davamıza da haksızlık olur…

Kısacası biz, yani şuur plânında iman edip savunan kesim, sonuna kadar masumuz!

Bu aşağılık cinayetten bize kan sıçramaz!..

Boyunca kan deryasına batmış olanlar düşünsün!

Beyler-bayanlar düşünün: Görüşlerinizi değiştirmek için daha kaç Ceren’in ölmesi gerekiyor? 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Boz ok

11 Aralık 2019 22:26

Hocam ellerinizden öperim hislerimize tercüman oluyorsunuz

O.U.

11 Aralık 2019 22:19

Kaleminize yüreğinize sağlık evet güzel bir soru 

Bayram Yaman

11 Aralık 2019 19:08

Egemenlik kayıtsız şartsız milletin ise, devlet halk oylaması düzenleyerek bize gelecek seçimlerde şu üç hususta görüş beyan etme imkanı versin: 1.Taammüden insan öldürme cezası ne olmalı. 2.Terör organizasyonlarını doğrudan ve dolaylı reddetmeyen partilerin kurulması ve kapatılması Bu şartın her parti tüzüğünde yer alması zorunluluk olmalı. 3.Avrupa topluluğuna giriş veya çıkış. Akabinde bütün partiler halkın kararına saygı duymalılar. Biz varken, Meclis bu konularda kendisi karar vermemeli. Karar sonucunda hiçbir parti kaypaklık yapamaz. Böylece siyasetçileri her türlü tereddütten de kurtarmış oluruz

Eeeyy ehl- i dünya:

11 Aralık 2019 18:50

Olayın hep acıklı ve haksız yanına bakıp ağlıyorsunuz! Bir şey diyemem! Evet, Ceren' i öldüren bir ayıydı; da: dansöz ve balerinler her gün kaç kişiyi öldürüyorlar? Bundan haberiniz yok tabii, çünkü onlar toplumu aydınlatıyorlar(mış)..

Vatansever

11 Aralık 2019 17:59

Yönetim kadrosu değil mi bu batının kapitalist düzenini Ülkemizin başına saran. AVM’ile dört bir yanı , amerikan menşeli hızlıyemek dükkanları ile her bir köşeyi ve amerikan tvleri önüne türk koyup milyonlara izlettiren KİMLERDİR? Sen amerikada açabilir misin İngilizce Akit tv? Kendi elimizle yapıyoruz her bir haltı bu Ülkeye.

Sarpan Aynalı

11 Aralık 2019 16:29

AKP, kasten insan öldürmeye karşı idam cezası için referandum talebini geciktirmeden bir an evvel Meclise getirmeli. Bu konuda ne iktidar ne de muhalefet töhmet altında kalır. Halk kararını en iyi bir şekilde verecektir.Sonuca herkes rıza gösterecektir. Bizim can güvenliğimiz hakkında vekillerin bir yasa hazırlayarak idam cezasını yürürlükten kaldırması söz konusu olamaz. Erdoğan bir ara bu hususta esip gülüyordu, fakat devamı gelmedi. Hiçbir vatandaşın can güvenliği yok gibi. Üstelik hapishanede bizim vergilerle katil beslensin.... Her yurttaş her an sokaklardaki belirsiz canilerden tedirgin. Herkes birbirine kuşkuyla bakıyor.

ahmet koçak

11 Aralık 2019 15:00

evet hocam hükümetimiz sizin gibi aile üzerine titreyen,sayın maranki gibi sağlıklı ve yerel beslenmeye özen gösteren alimlere kulak kabartıp dediklerini önemseseydi ,gereken tedbirler alınsaydı,gerçekten ihtiyacımız olan güvenli yolları inşa ettiğimiz gibi ,insanı cennete ,iyi insan olmaya götüren ahiret yollarıda yapabilseydik belkide bu kadar kötü bir halde olmazdık.

ATATURKCU HIDIR

11 Aralık 2019 12:22

Devleti kuran CHP nin Avrupadan aldigi yasalar degismedikce bu ulkede pozitif anlamda hic bir sey degismez.Cunku Avrupa yasalari magduru degilde sucluyu koruyor benimsedikleri ya da yerlestirmeye calistiklari farkli ve yanlis dunya felsefelerinden dolayi.Brevik adinda bir hayvan yetmise yakin gencecik cani dogradi simdi 4 yildizli konfora sahip bir hapishanede 20 yil prosunu tutturerek ciktiktan sonra yeni dograyacagi canlarin hesabini ve senaryosunu yaziyor.Avustralya caniside oyle..Caniler dunyanin her yerinde oyleler,aynilarBizim kayi boyundan gelen CHP li ermeni farkli mi sanki? Ayni.250 insani olduren binlercesini sakat birakan ruh hastalarinin birakilmasi icin atmadigi takla kalmadi serefli ustun kadin cocugunun.Genel olarak materialism insanlari icinden hic bir zaman cikamayacaklari bir bok kuyusunun icine atti ve kan ve irin diz boyu dunyada ve bundan hic bir zaman kurtulamayacagiz cunku bu bok foseptiginin kapagini sikica kapadi(kaynatti)Ilimunati hepimizi burada bogmak icin.

Ahmet

11 Aralık 2019 11:18

Çok doğru tespitler yapmışsınız en ufak olayda bile gençler boşanmaya kalkıyor olan çocuklara oluyor iki arada bir derede kalıyor dengesiz bir insan olup çıkıyorlar tabiiki çok önemli sebebi olup boşanmak zorunda kalanları ayrı tutmak lazım ne yazikki insanımız çok tahammülsüz her şey güllük gul istan lik olsun istiyor evliliklerinin de öyle bir dünya yok ufak tefek sebeplerden bosanan çok insan var etrafta yok kafamı uyumali ok bilmemne sonuç aile kavramı yok ediliyor buna bazı st lar basın çanak tutuyor

Hakan

11 Aralık 2019 10:48

Hoca, hiçbir şekilde anlaşamayan bir çifti kanunla zoraki bir arada mi tutacaksınız? Koca ; alkolik, kumarbaz, zani , cani, zorba olursa kadın neden evliliğe devam etsin?

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle