--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Buluşturana şükür

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
73

Uzun zaman oldu…

Bir ay, belki biraz daha fazla…

Yazamadık. Ayrı kaldık sizlerden. Yazdırılmayınca yazamıyorsunuz işte, bu kadar basit…

Neden yazamadığımı uzun uzun anlatıp sizi bunaltacak değilim. Zaten koronavirüsten herkes yeterince bunalmış bulunuyor, bir de ben ensenizi karartmayayım.

Yalnız şu kadarını söyleyeyim ki, sınırdan döndüm. Hani “Az daha” dedikleri anlar vardır ya, o anlardan geliyorum. “Az daha aort patlıyordu, zor yetiştik…”

Zor bir ameliyat geçirdik…

Ardından tansiyon sorunları…

Derken, böbrek (ki zaten tek böbrekliyim)…

Üstüne koronavirüs olayı…

Büyüklerimiz “65 yaş üstü sokağa çıkmayacak” deyince radyo yorumlarım, televizyon programlarım gitti. Karara “başüstüne” çekip eve kapandık.

Benim gibi, yıllar boyu her sabah işe giden, çok sık seyahat eden (ki, hastaneye acilen kaldırıldığım gün bir konferansa katılmak üzere Trabzon’a uçacaktım, hemşehrilerimin alacağı olsun, koronadan zaman kalırsa bir gün öderim) biri için evde oturmak dünyanın en zor işi. Fakat başka da çare yok.

Çok şükür devletimiz bu işi iyi götürüyor. Kısa zamanda mükemmel sonuçlar alındı. Maske dağıtımındaki ufak-tefek aksaklıklar hariç, her şey yolunda gitti, İtalya’nın, İspanya’nın, Fransa’nın, Amerika’nın durumuna düşmedik. Onlara tıbbi malzeme yardımında bulunmamız da doğrusu Osmanlı damarımızı okşadı. Biliyorsunuz eskiden herkesin gözü üzerimizde idi: “Türkiye ne diyecek” diye bakarlar ona göre politika belirlerlerdi.

İhtiyaçları olduğu zaman da bize avuç açarlardı.

Birkaç örnek ister misiniz?

Yıl 1543: Almanya ile İngiltere birleşip Fransa’yı köşeye sıkıştırıyorlar. Müttefik kuvvetler, Paris’e 50 kilometre kadar yaklaşıyor. Fransa Kralı Fransuva (François) her sıkıştığında yaptığı gibi yine Osmanlı’dan yardım istiyor. 

Kanuni Sultan Süleyman, Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa’yı 154 savaş gemisi ile 28 Mayıs 1543’te İstanbul’dan Fransa’ya uğurluyor. 

11 Temmuz 1543’te Osmanlı donanması Toulon Limanına varıyor: Nice şehrini Şarlken’den alıp Fransa’ya iade ediyor. 

29 bin 440 Türk asker ve subayı Toulon’da 1 yıl 3 ay kalıyorlar. Bu süre içinde her gün 5 vakit Ezan okunup cemaatle namaz kılınıyor.

Fransızlar bu uygulamayı o kadar benimsiyorlar ki, yıllarca bu geleneği sürdürüyorlar: Osmanlı döndükten sonra bile Toulon semalarında yıllar boyu ezan sesi yankılanıyor.

Ayrıca, Osmanlı kıyafeti sosyete içinde moda oluyor; Toulonlu kadınlar bile sarık sarıp cübbe ve şalvar giyiyorlar.

Fransuva 1553 yılı başlarında ölüyor. Yerine oğlu II. Henry geçiyor. O sırada Fransa hem Almanlarla hem de kıtlıkla boğuşmaktadır. Hemen Osmanlı Padişahı’na bir mektup yazıyor:

“Şimdiki hâlde Fransa’nın hiçbir şeyi kalmamıştır. Padişah-ı âlempenah hazretlerinden başka hiçbir yerden de ümidi yoktur... Nitekim bundan önce de birçok defa padi-şah-ı âlempenah hazretlerinin yardımı görülmüştür. Eğer biraz para ve mal yardımı yapılırsa, Fransa ebe-diyete kadar minnettar kalacak ve Türk cömertliği bir kere daha cihana nam salacaktır. Bu yardım, padişah-ı cihan hazretleri için lâşey (hiç) mesabesindedir.”

Osmanlı tahtında bu kez Sultan II. Selim oturmaktadır. O da tıpkı babası gibi, yardımını esirgemiyor. Hem yiyecek ve para veriyor, hem de Alman saldırılarını bertaraf etmesi için Bar-baros’un yetiştirmelerinden meşhur amiral Turgut Reis’in emrine Osmanlı-Fransız karma donanmasını vere-rek Şarlken’in Sicilya sahillerini vurduruyor. Sonuçta da Korsika fethediliyor (17 Ağustos 1553).

Şimdiki yardımları yadırgamayın: “Bize de lâzım” demeyin. İhtiyaç olduğu halde verilene “yardım” derler. Biz böyle bir milletiz. 

 

Yorumlar

(73)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hakkı

6 Mayıs 2020 04:08

Ne kadar.. geçmiş olsun Allah şifa versin ..

Alı ezberci

5 Mayıs 2020 16:08

Yavuz bey geçmiş olsun rabbim sifa versin beğenerek okuduğumuz yazılarımızda kavuştuk şükürler olsun

MEHMET ALİ GÖKSÜN

3 Mayıs 2020 13:21

Sevgili Yavuz Bahadıroğlu Ağabeyimiz Çok geçmiş olsun.Şükür Kavuşturana İnsanların bir şekilde evde yoğun vakit geçirmek durumunda kaldığı şu gülerde sizin sunacak olduğunuz pozitif enerji ihtiyacımız varmış.Çok geçmiş olsun.

Güzide Eren

3 Mayıs 2020 00:19

Bir öğretmen rumuzuyla yazan hocama teşekkürler.Diger bana cevap verenler de hocamın yazdığını okusunlar.. Ecdat sadece Türkiye değil dünyaya yatırım yaptı.. Ama ne yazık ki batılı eğitim tarzı kendi hainlerini yetiştirdi.Ben osmanlı ile gurur duyuyorum. Allah onlardan razı olsun. Onlar sayesinde bu topraklarda yasıyoruz .

Rabia

2 Mayıs 2020 23:59

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym65. Hayır! Öyle (dedikleri gibi) değil. Rabbine andolsun ki (onlar) aralarında ihtilaf ettikleri meselelerde seni hakem yapmadıkça, sonra da verdiğin hükümden içlerinde bir sıkıntı (ve şüphe) duymadan, (sana) tam teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.nisa 65.Ayet.elhamdulillah.Sayin Bahadıroğlu Allah şafi ismiyle şifa versin amin.muminler ancak kardeştir Hucurat süresi 10 ayet.elhamdulillah.diger kardeşlerimiz ede Allah'ın şafi ismiyle acil şifalar diliyoruz.saygılar selam ve dua ile Allah'a emanet olun teşekkürler hasbinallahi ve nimel vekil deriz

zekeriya çoban

2 Mayıs 2020 23:52

Hocam büyük geçmiş olsun Allah sağlıklı uzun ömürler versin

Yılmaz

2 Mayıs 2020 23:15

İzmitli kardeşim ben onları yazdım sen de geri kalanlara bak işte,Kemalist zihniyet Nutuk dâhi okumuyor ya neyse !

Latif

2 Mayıs 2020 21:40

Sayın yazar şu , cem sultan ile genc osman ve patrona halil meselelerini birde sizden ögrenelim malum , her yerde degisik tarih.

MÜDERRİS

2 Mayıs 2020 21:32

İzmit 41'e; KOCAELİ'NİN EN CAHİLİ SEN MİSİN BE ADAM! İNTERNET ÖNÜNDE. YAZ II.ABDULHAMID DÖNEMİ EĞİTİM FAALİYETLERİ NELER DİYE. EN AZINDAN BAŞLANGIÇ OLARAK! DEVAMI GELİR. 

IZMIT 41

2 Mayıs 2020 20:33

YILMAZ BEY ISTANBULDAKI UNIVERSITELERI BILIYORUZ ZATEN OSMANLI SADECE ISTANBULA YAPTI YATIRIM.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle