• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI
01 Ağustos 2020

Bayramlar bayram ola!

Kurban ibadetine “tefekkür” gözüyle bakamayanlar, ortada sadece “kan” ve “et” görür. “Tefekkür” manzumemizden öyle bir koparıldık, “irfan” dünyamızdan öyle bir uzaklaştırıldık ki, kurbanı et ve kan olarak görenler türedi! Bunu fark bile edemiyorlar…

Hayatı, “salt mücadele” sayan anlayışın beyninize ve yüreğinize pompaladığı “iç savaş”lar, ancak bunu fark edince, biter. Kâinattaki mânâsızlıklar, mânâ kazanır.

İşte o zaman, insan olarak yaratıldığınıza, şükretme ihtiyacı duyarsınız.

Rahmetli anneciğim öyle yapardı: Ne zaman aynaya baksa hamdeder, şükrederdi. Bir gün çok şeyimiz olmadığı halde niçin şükrettiğini sordum.

Tuhaf tuhaf yüzüme baktı ve unutamadığım bir cevap verdi: “İnsan olarak yaratıldığıma şükrediyorum.”

O zaman anladım ki, insan olmak, başlı başına bir imtiyazdır, mazhariyettir; insanlık, ulaşılması zor bir makamdır. Ömür boyu şükretsek bile bunun bedelini ödeyemeyiz.

Fark ettim ki, okuma-yazma bilmeyen anneler de bazen ebedi hakikatin kapılarını aralayabilirler.

Benjamin Franklin boşuna dememiş, “Okuduğum en iyi kitap annemdir” diye…

Ben her bayramda, annemi çok özlerim.

Onunla ve ailemin diğer büyükleriyle geçirdiğim bayramlar yüreğimde tüter. Galiba onlarla birlikte, her şeye rağmen, çocukluğumu da özlüyorum. 

Çocukluk demek her şeye farklı anlamlar yüklemek demektir. Hayatı tümüyle idrak etmeden, dertlerini, tasalarını, çilelerini henüz yüklenmeden yaşamak, duru bir keyiftir.

Belki de bu yüzden çocukluğumuzun her anı hüzünde damıtılmış anılara dönüşür.

Hele de kurban bayramları…

Ellerimizde, önceden özenle hazırladığımız “dizim”ler, (et parçaları dizmeye yarayan ağaç dalları), yüreklerimizde bayram sevinci, üstümüzde büyüklerimizden bozma bayramlıklarımızla cami avlusuna doluşur, kurban kesimini izlerdik.

O günlerde “Her yer kan çanağı” türünden, “Kurban kesilmesini seyreden çocukların psikolojisi bozulur” cinsinden, tumturaklı muhabbetler yoktu. Kurbana ilişkin her işlem “ibadet” duygusuyla yapılır, farzlar, vacipler, sünnetler tartışılmazdı. 

Psikolojimize de bir şeyler olmazdı: Zira kurbanın “ibadet” vasfı, bebeklik günlerimizden itibaren beynimize nakşedilirdi.

Zaten bizim köyde topu topu iki, üç kurban kesildi. Fakirdik. Büyükbaş bir kurbana yedi kişi ortak olurdu. Yine de fakir fukaraya et dağıtılırdı.

Gerçi rahmetli babacığım da kurban kesenler arasındaydı, ama çocukluk işte; arkadaşlarıma özenir, onlar ellerinde “dizim”lerle cami avlusuna yığılırken, ben de aralarına karışırdım.

En büyük korkum ise, “Baban kesiyor” denilerek sepetlenmem ihtimaliydi. Kendimi dışlanmış hisseder, “Keşke babam kesmese de arkadaşlarımdan ayrı düşmeseydim” diye düşünürdüm.

Ah ben!.. Ah köy çocuğu (neden sonra, çocukluğumdan esinlenerek “Köy Çocuğu” isimli bir çocuk kitabı yazdım)…

Köyüm benim, hasret yerim!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sahin

NedeCoskululusunzBirdeCumhuriyetBayraminiBöyleKutlasanizOlmazmi..
  • Yanıtla

Mikail okuroğlu

Sahin cumhuriyeti cumhuriyeciyim diyenlerden ikrar getirdik cumhur kurani bir terimdir 100 de 90 nınız kur'ana şeriate şavaş açanlarsınız tarihi ters yüz edebilirsiniz imamı dövüp camiyi taşlayanlar dansınız adamın ölümüne dahliniz oldu sora yeniden düzdünüz tanrı dediniz peyganber dediniz ezanı ona tevdi edip türkce ayağıyla 18 yıl bu millete dayatdınız camileri ne hale getirdiniz malûm bunu hep cumhuriyet ardına yaptınız 1.meçlis le2 meçlisi arasındaki fark neydi sora müslümanım diyenler 'den de çok cektik bırak hocamı bırak abimizi o bize tarihimizi örfümüzü sevdirdi ALLAH'IM RAZI OLSUN INŞAALLAH HAYIRLI BAYRAMLAR DİLİYORUM SAYIN HOCAM . yalan söyleyen tarih utansın en yakın zamanda hakikatler aydınlansın.....
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı