--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ailede dış kaynaklı ârızalar var!

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
23

Bir yazımda demiştim ki, “bazılarına göre kadın dekoltesi ölçüsünde “cesur”, modaya uyumu ölçüsünde “güzel”, erkeklerle yarıştığı ölçüde “modern”, kariyeri ölçüsünde “başarılı”dır!”

Kriterler Batı’dan alınmıştır ve tümü maddidir. Bu bakış açısı “kadın-erkek rekabeti”ne yol açar! “Kadın-erkek rekabeti önce tartışmaya, sonra çatışmaya, nihayet kadın mağduriyetine yol açar”. 

Olan budur! “Kadına şiddet”in arkasında yatan gerçek de budur! Çünkü erkek fiziken kadından daha güçlüdür ve bunu kullanmaktan çekinmemektedir.

Nitekim son yılların çok konuşulan konularından biri, “kadına şiddet”tir! Bu olgu, kadını yanlış tanımlamayla ve aile yapımıza uygun düşmeyen misyonlar yüklemeyle ilgili olabilir.

Bizim geleneksel yapımızda kadının “cesaret”i tesettüründe, güzelliği sadakatinde, başarısı “yuvayı dişi kuş yapar” kuralınca, aileye kol-kanat germesinde ve bir arada tutmasındadır.

Bizde “erkeksileşmiş kadın” değil, “kadın” erkekten saygı görür! Ona “ana”, “bacı”, “hemşire” gözüyle bakar. Biz, Batılılaşma sürecinde işte bu hürmeti kırdık.

Geleneksel toplum yapımız, kadını, “çocuk yetiştirmek” misyonuyla mükellef kılmıştı. Bu o kadar önemli bir “görev”di ki, toplumun sağlam temeller üzerine inşasını sağlıyor, bir bakıma memleketin geleceğini belirliyordu.

Nitekimeski Türk aile hayatımızı inceleyen İsveçli Prof. Gaston Jezz: “Dünyanın en sağlam aile ocağı Osmanlı’da doğdu ve bu ocak, hiçbir milletin tarihinde görülmemiş şekilde umumi hayatı inşa etti” diyordu.

Bu nizamın mimari kadındı ve bunun için de baş tacı edilmişti. Biz bunu yıktık, enkaz altında kaldık!

Prof. Jezz’in hüküm cümlesini de verelim ki, eksik kalmasın: “Ben Batılı bir âile hukuku profesörü olarak diyorum ki; Türk milletinin elinden âile nizâmını alınız, geriye çok bir şey kalmaz!” 

Aile nizamımız elimizden alınınca, geriye kala kala “kadına şiddet”, “çocuğa istismar” kaldı! Yani diğer bazı ârızalar gibi “kadına şiddet” ve “çocuk istismarı” da bize “Batılılaşma”nın yadigârıdır!

Ârızalar “dış kaynaklı” olduğu için nasıl üstesinden geleceğimizi dahi bilmiyoruz: Her kafadan bir ses çıkıyor. “İdam”dan “hadım”a kadar envaı çeşit tavsiye dolaşıyor. “Kadının beyanı esas” türünden yeni “ârıza”lar çıkarılıyor. “Yapmayın, etmeyin” dedikçe de damgayı basıyorlar: “Gerici-mürteci”!

Aile hayatımızı inceleyen La Baronne Durand de Fontmange, bakın ne diyor:

“Ülkenin asırlık âdet ve an’âneleri ile dînî hükümleri her seviyedeki kadını koruduğu için, Osmanlı’da ne iğfâl edilmiş kız hikâyeleri, ne sokakta bulunmuş çocuk, ne düello, ne de intihar var…” (Kırım Savaşı Sonrasında İstanbul Günleri, İstiklâl Kitabevi Yayınları).

Ve Alman Mareşal Helmuth Von  Moltke: “Türklerde evin tek hâkimi kadındır!”

Çare, kadını dış dünyaya iteklemek değil, yeniden “evin hâkimi” yapmaktır!

Sözün özü şu ki, biz işte bu yapı ile oynadık. Diğer temel değerlerimizle birlikte bunu da Batı’ya uydurduk. Ailenin içinden öncelikle yaşlıları çekip aldık. Onları yalnızlığa mahkûm ettik! Ardından “anne”yi sokağa saldık: Çocukları bakıcı” denen yabancıların terbiyesine terk ettik!

Bunların “kadın”a faturası, “taciz” ve “şiddet”, çocuğa faturası ise “istismar” oldu!

Yani, “anne”yi çocuklarından koparmanın bedelini ödüyoruz. 

 

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Abdullah Alkan

26 Aralık 2019 22:49

Ailede Dışkaynaklı arızalar Var Yazınızdan dolayı , (hakikatlere tam parmak basmış Bulunuyorsunuz) sizi Candan Tebrik ediyor ,saygılar sunuyor ALLAH Razı olsun Diyorum Vesselam.

Deli Hasan

20 Aralık 2019 23:59

Bu adam bi deha Nasıl da güzel yazarmış

Erkmen

18 Aralık 2019 23:56

Sayın yazar bu fikirler eskidi, eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı

Murathan

18 Aralık 2019 22:24

Bu ülke laikmis laik kalacakmis. Laikliği hic bir zaman içine sindirememis bu milletten çok fazla umitvarsiniz.

Murathan

18 Aralık 2019 22:19

Ahir zaman alameti rizki verenin Allah olduğunu unutmuş kadından eve para getirmesini bekleyecek kadar acizlesmisiz....hem de asli görevini ihmal etme ihtimalini hic onemsemeden... tıpkı bir kardesin dediği gibi sağ ayakkabı sol ayağa giyilmis oldu. Dünyanın dengesi de tepe taklak... taha suresinde de yuce Rabbimiz (c.c.) HER KİM BENİM ZIKRIMDEN YÜZ CEVIRIRSE ONUN İÇİN ZOR BİR GECIM VARDIR .buyuruyor... işte çekilen maddi manevi sıkıntıların sebebi de çözümü de Kuran-mubin.de bu kadar net. Rabbim hakiki iman ihlasli amel nasib eylesin. O zaman huzur da bereket de otomatikman gelecek...herseyi devletten beklemeye gerek kalmayacak. ..vesselam

Hakan

18 Aralık 2019 19:06

Haddinizi bilin bu ülke laik ve laik kalacak

SİZİN ÇOCUĞUNUZ NAZLI GÜVERCİN BAŞKASINKİ KARGA MI?

18 Aralık 2019 17:38

Başkasının çocukları ne için çalışıyor;Şayet iş bulabilirse?Çocuklarınız edebiyle iş sahibi oluyor,edebiyle çalışıyor,hile ve haram karıştırmıyorsa kim ne söylemiş?Birilerinin desteği ile ve birilerin hakkını yiterek biryerler gelmişse,az bile söylüyorlar.İşsizlik %27 olmuş.Torpille devlet kademelerine veya ballı yerlere kapak atan yandaş yalakaların söyleyecek sözü asla olamaz.

adil

18 Aralık 2019 16:29

yazılarında orijinal ismini kullanmayan şahsiyet kendi çocuklarınızda durum nasıl acaba. insanlar keyfinden değil zorunluluktan çalışıyor.

Rabia

18 Aralık 2019 16:03

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym5 Onlardan seni dinleyenler vardır; oysa biz, onu kavrayıp anlamalarına (bir engel olarak) kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık kıldık.Onlar, hangi 'apaçık-belgeyi' görseler, yine ona inanmazlar. Öyle ki, o küfretmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek: "Bu, öncekilerin uydurma-masallarından başka bir şey değildir" derler. 26 Onlar, hem ondan alıkoyarlar, hem kendileri kaçarlar. Onlar, yalnızca kendi nefislerinden başkasını yıkıma uğratmazlar ama şuurunda değildirler.27 Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık."En'am süresi ayetleri.elhamdulillah.saygilar

noel coşkun' su

18 Aralık 2019 15:15

NoelBabacı AhmetHakan, noel ile yılbaşını birbirinden ayırdedemeyip karıştıran ortayaşlılarımızı çok ayıplıyordu. Ayıp ama! Kültürümüzü iyi öğrenmeliyiz hakketten, ahmet' in yazılarını iyicene okuyun bak.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle