--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

15 Temmuz nasıl yaşatılır?

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
9

15 Temmuz faciasını tüm acıları, kahramanlık tabloları, ihanet şebekeleri, din kisvesi altında oluşturulmuş çete”leriyle birlikte gelecek nesillere taşımalıyız.

İyi de bu nasıl olacak?..

Şunu bilmek lâzım ki, her fırsatta “15 Temmuz’u yaşatmak”tan söz etmekle, “Sonsuza kadar yaşatacağız!..” demekle, “Unutmayacağız, unutturmayacağız!..” nutukları atmakla olmaz!

Şimdiye kadar yapılanlara, yazılanlara baktıkça, umudum kırılıyor…

Sanki “yaşatmak”la, “tüketmek” arasında gel-git kurduk!

Bu kavramın içi gitgide boşalıyor…

O muhteşem direniş, sınırsız kahramanlık, şuurlu şahlanış kuru kelimelerden ibaret hale geliyor.

Ekranlara bakıyorum, bağıran insanlar…

Bombalar patlıyor…

Her gazi kendi hissiyatı çerçevesinde konuşuyor…

Olayın özünü kavrayamamış gazeteciler bağıra-çığıra sağa-sola koşturuyor…

Kimisi “düşmanlar”a hakaretler yağdırıyor, aşağılıyor, veryansın ediyor, kimisi sağa-sola sataşıyor, kimisi avaz avaz içeriksiz cümle kırıntıları yuvarlıyor.

Bütün bunlardan akılda kalan tek şey var: Korku!

Köprülere, bulvarlara, meydanlara, caddelere “15 Temmuz” adı veriliyor…

Programlar yapılıyor, kitaplar yayınlanıyor…

Görünüşte “işler yolunda!”: 15 Temmuz, ağızlardan düşmüyor…

Oysa kavramlar, büyük olaylar, büyük kırılmalar bu şekilde yaşatılamaz.

Milli benliğinizle bütünleyip tüm varlığınızla besleyeceksiniz…

Bunun için öncelikle olayın felsefesini oluşturacaksınız…

Edebiyata taşıyacaksınız…

Şiire, şarkıya, destana geçireceksiniz…

Sinemasını, tiyatrosunu yapacaksınız…

Sanatla bütünleştireceksiniz.

Var mı bunlar? Yok!

Ya ne var? 

Bombalar, alçak uçuşlar, silahlar, ölümler, çığlıklar; envaiçeşit şiddet görüntüleri…

Hafıza bunları uzun süre tutmaz. Çünkü ürker. Silip kurtulmak ister. 

Olguyu hafızada tutacak olan “kültür”dür: O da edebiyatla, şiirle, felsefe ile oluşur.

15 Temmuz’un gerçek mahiyetini idrak eden çok fazla insan olmadığını düşünüyorum…

“Darbe” deyip geçiyoruz, ama 15 Temmuz bir “darbe” değil!.. 

27 Mayıs 1960’dan, 27 Nisan 2007’ye kadar envaiçeşit darbe görmüş ve yaşamış biri olarak söylüyorum ki, 15 Temmuz bir “darbe” değil…

Düşünün ki, her “darbe” bir süre sonra tavsadı. Seçimler yapıldı. İktidar seçimi kazanan partiye devredildi.

15 Temmuz başarılı olsaydı, böyle bir şey mümkün değildi. Vatanımız çalınacaktı. Satılacaktı. İşgal edilecekti. Türkiye’yi artık Türkler yönetmeyecekti. Komşular, akrabalar bir birlerine girecekti. Yağma olayları yaşanacaktı. Hayal edemeyeceğimiz kadar korkunç şeyler olacaktı.

İşte bu yüzden her anlatım eksik kalıyor.

Tek çare var: Felsefesini yapmak: Şiire, romana, hikâyeye, kısacası edebiyata aktarmak…

15 Temmuz’u sanat ve kültür diliyle geleceğe aktarmak…

Bunu yapabilirsek, ne âlâ, yapamazsak gelecek nesiller 15 Temmuz faciasını bir eski zaman hikâyesi olarak hatırlayacaklar! 

Bize de bunun vebalini üstlenmek kalacak!

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Zekeri Büyük

18 Temmuz 2020 09:23

Değerli yazar çok haklı. Bir edebiyatçı olarak ben de bu öneri çok gerekli diyorum. Yahudi soykırımının gerçek yüzünü yahudiler bu yolla yaşattılar, dünya halklarını böyle sarstılar. Ama ne yazık ki bizim çıkarcı sağ cenah kültür sanat işlerinde çok zayıf. İşin felsefesini yapacak bir derinlik yok! Mal mülk arsa ev lüks Peşinde. Günlük çıkarlarI ağır bastığından bu tepkiler 15 Temmuz için olsa dahi saman alevi gibi anlık coşkularla geçiştiriliyor. Kültür ve sanata zaman ayıran yok!

Üstaz

16 Temmuz 2020 00:58

Kalemine kuvvet abicim. Haklısın. Bu iş mufredata geçmeli, okullarda anlatilmali, öylesine, üstünkörü değil ama, yürekten. Ancak bu işe tiyatro diyenlerle bu iş yürümez, ve ne yazikki bu hainler ve işbirlikleri tiyatro diye diye milleti zehirlemekteler. Haine açıkça herkes hain demeli ve tiyatro diyenler, en ağır cezalandırılmalı.

Polat

16 Temmuz 2020 00:06

Yavuz bey görüş ve eleştirinizde yüzde yüz katılıyorum..otogara vede köprüye 15 temmuz ismi vererek olayı bence sıradanlaştırıp basitleştiriyoruz.Dediginiz gibi 15 temmuz bir darbe girişimi degil işgal içsavaş ve ülkeyi yoketme projesiydi.Biz 50 yıllık bir projeyi çöpe attık..Çıplak ellerle muhteşem bir iş başardık vatanı kurtardık.ALLAHIN yardımıyla ülkemizi haçlı işgalindan kurtardık..

Hakan

15 Temmuz 2020 19:13

Hiç sıkıntı yapmayın 15 Temmuzu unutmayacağız o gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne suç işleyen herkes yargılandığında içimiz rahat edecek

Yasemin

15 Temmuz 2020 18:18

YENİ ŞAFAK gazetesi 15 temmuz la ilgili 3 yıl önce dijital kütüphane kurmuş,ing, arapça , Rusça çevirisi yapılmış 1, 3 milyon kişi, ziyaret etmiş, Türkler den sonra Almanlar,, ABD Hollanda lılar. ziyaret etmiş.

Zeynel

15 Temmuz 2020 14:02

Bu işin ağdalı tarihini yazmak size düşer. Millet asırlarca okusun!

BİR VELİ

15 Temmuz 2020 11:54

15 TEMMUZ OKULLARDA ÖĞRENCİLERE ANLATILIR VE TÖRENLERLE, SOSYAL FAALİYETLERLE YAŞATILIR. ÇOCUĞUMUN OKULUNDA BUNLARI YAPMAK İSTEYEN ÖĞRETMENLERE AZ SAYIDA OLDUKLARI İÇİN PUTPEREST ÇOĞUNLUK ÖĞRETMENLERCE ENGEL OLUNMUŞTU VE OLUNDU COVID-19 ÖNCESİ. KAZANIMLARDA YER ALMASINA RAĞMEN 15 TEMMUZ'U ANLATMAYAN HATTA ÇARPITAN, SENARYO, KONTROLLÜ DARBE DİYEN ÖĞRETMENLERİ DE GÖRDÜK. ASLINDA BU TÜR BAZI PİSLİK ÖĞRETMENLER ŞİKAYET EDİLMELİ. BAKANLIK ŞİKAYETE GEREK KALMADAN İŞLEM YAPMALI. ÖĞRETMENLER ODALARINDA VE SINIFLARDA ESİP GÜRLÜYORLAR. ÖTE YANDAN ÇOK GÜZEL FAALİYETTE BULUNAN, 15 TEMMUZ'U PERDE ARKASI,DIŞ VE İÇ DÜŞMAN ANALİZİ İLE ANLATAN, ETKİNLİKLER DÜZENLEYEN ELİ ÖPÜLESİ ÖĞRETMENLER DE VAR. ALLAH CC ONLARDAN RAZI OLSUN, EKSİKLİKLERİNİ GÖSTERMESİN.

tika

15 Temmuz 2020 11:09

Felsefesi..

Kemal Şahin

15 Temmuz 2020 07:49

Selamün Aleyküm Muhterem Hocam, Ben Bursa'da Sağlık Hizmetleri ve Risale-i Nur okuyucusuyum. Şiir yazıyorum. 15 Temmuz la ilgili şiirlerim var. Müzik eğitimim yok. Allah'ın LÜTFU, güftesi ve bestesi bana ait VATAN TÜRKÜSÜ isimli bestem var. Oldukça amatör. Profesyonel birisi ilgilenirse çok güzel bir eser olacağını düşünüyorum. Dinlemek isterseniz, Youtube'den Kemal Şahin vatan yazdığınızda çıkıyor. Yine isterseniz, 15 Temmuz ile alâkalı iki şiir kitabım var. Yayınlanmamış. Birisinin adı On Beş Temmuz Destanı, diğeri 180 dörtlük olan HARAMİ isimli kitap. İlginizi çekerse adresinize gönderebilirim. Telefon numaram:0 505 940 78 77 Türkümün Sözleri: Gün yüzü görmesin kahpe kurşun atan, Gün yüzü görmesin ihanete batan Vatan, vatan cennet vatan Bu şekilde devam ediyor.

Yavuz Bahadıroğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle