• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI

Parti tutmak, Parti’ye tutulmak olmasın!

26 Eylül 2021


Yaşar Değirmenci İletişim: [email protected]

Ebudderdâ Hazretlerinin tavsiye ettiği pek güzel bir davranış ölçüsü var: “Ben onun yaptığı fenalığa buğz ederim. Yaptığı kötülüğü terk ederse, o bana yine eskisi gibidir, kardeşimdir.” Öbür cenahtan Victor Hugo’nun bir sözünü zikretmek mümkün: ‘Herkesin yüce gönüllü tarafını tutmak, kimsenin kötü yanını tutmamak.’

Ölçüler karşısında, bir hareketin, bir tutumun âidiyeti değil mâhiyeti önemlidir. Yanlış, yanlıştır, doğru doğrudur. Falanca kişi tarafından yapılmış olması, ‘Bir yanlışı doğru, bir doğruyu yanlış’ hâline getiremez. Bu durumun ince farklarla alakalı bazı izahlara ihtiyacı olduğu malumdur. Fakat siyasi planda aynen ve bütün keskinliğiyle uygulanması mutlak bir zarurettir. Hele bizim siyasi tarihimizde bu prensibin ne kadar hayati bir zaruret olduğunu açıkça ortaya koyan acı tecrübeler saymakla bitmez. Hele son yaşananlar.

Bir şahsı tercih edip, onun her yaptığını ve yapacağını benimsemek; siyasi hayatımızı savunmasız-dirençsiz bırakan en mühim zâfiyet sebebidir. Buna ‘siyâset tuzağı’ da diyebilirsiniz. Siyaset Tuzağı’na düşmemek, büyüklerin bu konudaki sözlerini davranışlarını ve izahlarını iyi anlamakla mümkündür. Geniş manasıyla ele alınırsa, siyasetle ilgilenmemek tasavvur olunamaz. Sosyal düzen, siyasetsiz olmaz. Münasebetler birbirini kovalar ve sahayı da kuşatır. Önemli olan, siyasetle ilgilenmemek değil, onun tuzağına düşmemektir.

Tuzak; siyasetin vâsıta olmaktan çıkıp âdeta gâye haline dönüşmesi ve onun hatırına bazı aykırılıkların mübah görülmesidir. Vasıtalarla gayeler arasındaki bağı, (ölçülere göre) insan kurar-işletir-yaşatır. İnsanı atlarsanız, izahlar konusuz kalır.

Tuzak; birbirine yakın ve bağlı olması gereken dâvâ ve gönül dostlarının, garip sebeplerle başka tercihlere kayarak anlaşılmaz mücadeleler içine girmeleridir. Öyle bir tuzak ki ‘hedefe ulaşmakta her yol mübah’ haline gelir/getirilir. 

Herkes hata edebilir. Kat’i ilim ifade etmeyen her şeyin hata ihtimali vardır. Hatasızlık iddiasında bulunmak hatanın en büyük cinslerinden biridir. Fakat şunu asla unutmamalıyız: Hata etmek başkadır, hatayı bilerek yapmak başkadır. Hatayı savunmayı, vazgeçmek yerine ısrarla aynı hatayı sürdürmeyi sadece, tuzağa düşenler yapar. İdealsiz siyaset de, hatayı bilerek yapma cambazlığıdır.

Parti’nin üstünde demokratik rejim, onun üstünde devletin bekası, onun üstünde millet vardır. En üstte ise, hak ve adalet mefkûresi! Gaye-vâsıta münasebetleri bakımından durum budur. Ruh ve fikir, tepeden aşağıya yayılacaktır. Her halka; evvelinin gayesi, sonrasının vasıtasıdır. Kendi ölçülerimiz yerine ölçü konur, kendi anlayışı, görüşü tek doğru haline getirilen siyasetin memlekete, millete hiçbir faydası olmaz. 

Sıhhat bozulduğu zaman, bütünlük kaybolur, zincir kopar. Vasıta, gaye halini alır. Devlet millet için değil, millet devlet için var olmaya başlar. Halk, devlet makinesinin yakıtı olmak durumuna düşer. Devletin temeli olan aile çöker. Devletin özünü oluşturan milli ruh kurur. Gaye haline getirilen her vasıta, çürür gider. Senin hak ve adalet ölçün, mefkûren (idealin, kutsalın, değerin) ne ise, vasıtaları ona göre ve o şuurla kullanırsın. Bu düşüncelerde bile buluşmamız gerekirken Batı’nın uşaklığını yapan, katliamlarına ‘uygarlık’ diyenlere hiçbir şey anlatamazsınız. 

Bizim için, müstakil hüviyetiyle topyekûn dünya bir vasıtadan ibarettir. Vasıtayı gaye, gayeyi vasıta edinmek gafleti bizim diyarımıza uğrayamaz. Hiçbir câzibe motifi bizi gevşetemez, hiçbir tesir sarsamaz bizi. İslâm büyüklerinin işaretlediği bir ölçü vardır. Hatırımda kalan haliyle: “Sırf parti sebebiyle, size aslen daha uzak birini daha yakın birine tercih ederseniz, partiyi gaye haline getirmiş olursunuz ki tefrika bu demektir.” Doğrudur. Gayeyi unutmanın cezası, vasıtaya mahkûm edilmektir. Buna parti tutmak değil, partiye tutulmak denir. Aynen hastalığa tutulmak gibidir. İşte ceza böyle olur.

Bu hatalar hiçbir zaman temel ölçüleri yaralayacak ve asli münasebetleri altüst edecek cinsten olmamalıdır. Değişmeyen, aslî ölçülerle irtibat kopmazsa, ona göre hareket edilirse ihtilafların yerini ‘ittifak’lar alır. Bu ittifak sağlandı mı, diğer ihtilaflar ancak berekete-canlılığa-inkişafa sebeptir. Şimdi ‘millet ittifakı’na bakıyorsunuz tamamen ihanet şebekeleriyle, vatan millet düşmanlarıyla, dışarıdan aldıkları emri uygulayanlarla birlikte hareket, hassasiyetlerimizin kaybına sebep oluyor. Belediye seçimleri yapılan hataların sonucudur. Dindar olanların (öyle geçinen, öyle bilinenlerin) din düşmanlarına oy vermeleri siyasi hayatımızdaki (‘nasılsanız öyle idare olunursunuz’un hikmetinin tecellisidir.) halimizdir. ‘Doğru kimden gelirse gelsin kabul. Yanlış kimden gelirse gelsin red’ anlayışı, yerini kendi adamının yaptığında hikmet aramak sapkınlığına düşürür. 

Ülkemizde siyaset anlayışının yenilenmesi zarureti inkâr edilemez. Bizim lügatımızda ‘yenilenme’ asliyetin, ihyâsıdır. Siyasetin hangi kademe ve yapısında olursak olalım, hangi hayat tarzını benimsemiş bulunursak bulunalım; kendi değerlerimizi unutan yahut ihmal eden bir yapının (hangi mülahaza ile olursa olsun) müdafii olamayız. 

Meselemiz önce mânevidir, ahlakidir. Sistem-mistem sonraki iş. İnsan çürüyor ise, çürümüş ise; sistem ne yapacak? İyi sistemin ruhu, insanın ruhuyla yaşar. O yok ise; her şey biçimden sözden, boş kalıplardan ibaret kalır. Tersi de doğrudur. En kötü sistem içinde bile imanlı- şuurlu insanların yapabileceği çok şey vardır. Ve o şeyler yapıldıkça sistematik iyileşme de kendiliğinden gelir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Gerçekçi

Yaşar Bey, Allah esirgesin bizim gençlerimiz bu dersimli kemoya özenip, onun gibi olmaya çalışırlarsa vay halimize...
  • Yanıtla

Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa

Kurtuluş ve huzur Atatürk'ümzün partisi C.H.P. de. Hem partiliyiz hemde vurgunuz partimize ,Atatürk'e, cumhuriyet'e ve devrimlere...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23