Ölüsünden bile korkulan şehit Muhammed Mursi

22 Haziran 2019 Cumartesi

İslam ümmeti her türlü zulme ve baskıya rağmen eğilmeyen, zalimlerin karşısında dimdik duran ve asla ahdinden dönmeyen bir yiğidini daha kaybetti. Mısır’ın demokratik yollarla seçilen, seçimle iş başına gelen ilk ve meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Hakk’ın rahmetine kavuştu. 

   Hasta olduğu halde tedavisi için ilgilenilmedi. İdam elbisesi giydirilerek mahkemeye çıkarılması, onu mahkûm edenlerin asıl niyetlerini ortaya koyuyordu; yok etmek, ortadan kaldırmak. Onu mahkûm edenler, hapiste tuttuğu insanın aldığı nefesten dahi ürkecek kadar korkuyordu. Mısır halkının özgür iradesi ile seçilen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi mahkeme salonunda hayatını kaybetti. O bu dünyadaki imtihanını dik ve onurlu duruşu ile Allah’ın izni ile hakkıyla verdi. Eğer bir suç ise bu, tek suçu vardı; o da halkının özgür iradesi ile seçilmiş olmasıydı. Bir darbeyle alaşağı edildi.

   Adalet, demokrasi, hak ve hukuk savunuculuğu yapan ülkelerin bu olay karşısındaki sessizliği, adaletsizliği, demokrasiyi askıya almaları, hak ve hukuku rafa kaldırmaları dertlerinin aslında demokrasi olmadığını ele veren cinstendi. Bir yönetim şekli olarak demokrasi ise demokrasiydi, onun seçilmesi. Adalet, hak, hukuk çeşitli entrikalarla tarumar ediliyordu, bu gibi durumlarda.

Kendi ülkemizde de en çok konuşulan, hep tekrar edilen demokrasi, insan hakları, adalet, vs. Gereğine karşı çıkılan kavramlar. Hep demokrasi ile iktidara gelenler, durdu/durduruldu, bazılarının sonu idamla sonuçlandı. (Menderes, Erbakan, Özal, Tayyip Erdoğan örnekleri, üzerinde düşünmemiz, ibret almamız gerekiyor. 27 Mayıs’ları, 28 Şubat’ları, 15 Temmuz’ları, Taksim Gezi olayları, ‘Ordu Göreve’ pankartları altında toplananları, vs.) Bunları yapanlar, her zamanki gibi samimi değiller, hiçbir zaman samimi olmadıkları gibi.

Kendilerine geldiğinde demokrasi, özgür seçim, istemedikleri kimseler seçildiğinde bir şekilde alaşağı edilmesi gereken kimselere dönüşüyor, sözde hak ve hukuk savunuculuğu yapan, demokrasi havarisi kesilen ülkelerce.

Evet, Muhammed Mursi şehadete kavuşarak ölümsüzleşti. Ya bir Muhammed Mursi’ye sahip çıkamayan, onu modern Firavun Sisi’ye, diğer zalimlere kurban veren; haksızlığa, zulme boyun eğen, Hakk’ın sesi olamayan iki milyarlık İslam âleminin perişan hali, başsız vaziyeti, kaldırılan hilafetin önemi, Batı’nın uşaklığına ram olmuş kralların kuklalığı, vs. Bunları düşündüğümüzde, asıl ölen Muhammed Mursi değil! 

 Asıl ölen, başta Arap ülkelerinin ABD ve Avrupa’nın köpekliğini yapan liderleri/kralları olmak üzere iki milyarlık İslam âlemi! Muhammed Mursi de unutulmayacak, modern Firavun Sisi başta olmak üzere ona zulmeden zalimler de unutulmayacak!

Mursi, önceki güne kadar “Seçilmiş Cumhurbaşkanı” idi. Şimdi ise “Şehit Cumhurbaşkanı”Şehadetin mübarek olsun yiğit adam, mücahid lider Muhammed Mursi!

Allah; biz Müslümanları da affetsin, gaflet uykusundan uyandırsın; hepimize şuur, cesaret ve ümmet bilinci nasip etsin!

Mısır’ın Hafız, Âlim, Abid, Yiğit, Mücahid, Şehit Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin şehadeti mübarek olsun!

   Mescid-i Aksa’da, Türkiye’nin dört bir yanında, İslam coğrafyasının birçok bölgesinde gıyabi cenaze namazları kılındı. Müslümanlar, tek bir vücudun organları gibi olma özelliğini epeydir kaybetmişti. Şehadetiyle de ders verdi. Ölü ümmetin dirilmesine vesile oldu. 

Sakın aldanıp tuzaklara düşmeyelim. Hak ve hukuktan vazgeçmeyelim.

 “Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola hidayet ettikten sonra kalplerimizi haktan saptırma bize kendi katından rahmet ihsan eyle. Çünkü Sen çok ihsan edicisin. Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” Âyetini unutmayalım.

Yaşadıklarımızı ve bizden sonra da aynı faciaları yaşayanların trajedilerini de hiç unutmayalım. Seçtiklerimizin kıymetini bilelim. 15 Temmuz 2016 gibi yakın bir zamanda darbe girişimi yaşamış bir ülkenin insanları olarak, Mısır’ın serüvenine çok uzaktan bakmayalım. Muhammed Mursi hepimizin yüreklerinde yaşayacak. O gerçek bir şehittir. ‘Demokrasi şehididir’ denmez/denmemelidir. Zulüm altında öldüğü için dinimize göre şehittir. (Tabii ‘demokrasi şehididir’ denmez. Kavramların da bilinmesi gerekiyor. Şehitlik, dini bir kavramdır. Bunu kullananlar, istismar edenler, ‘kötü rejim’ olduğu kurucusu J. Lock tarafından bile böyle söylenen bu rejimi putlaştırma, ona kutsiyet izafe etme ne kadar manidardır.)

Dindar geçinenler, çeşitli cemaat mensupları ‘ümmet şuuru’ndan uzak olduğu için şehit Mursi için dahi bir sürü uydurma sözler, başındakilerin emir vermemesi yüzünden ilgi göstermediler. Çok kısa özetliyeyim. Belki uyanmalarına vesile olur.

Mısır mahkemeleri Şubat 2019’a kadar İhvan hareketinden 171 kişiyi idam ettiler.

Mısır’da “Arap Baharı” Ocak 2011’de otuz yıllık diktatör Hüsnü Mübarek’in devrilmesiyle herkeste bir demokrasi umudu başlamıştı, fakat böyle bir karanlıkla sonuçlandı.

Cumhurbaşkanı Mursi 22 Kasım 2012’de “Başkanlık Bildirisi” ile büyük yetkiler aldı;

İhvan anayasası kabul edildi. Muhalefet 30 Haziran 2013’te Tahrir Meydanı’nda Mursi aleyhinde büyük bir eylem başlattı. Ordu 3 Temmuz 2013’te darbe yaptı.

Darbeye karşı Mursi taraftarları/kitleler Rabia ve Nahda meydanında oturma eylemi başlattı. Ordu ateş açtı, 239 kişi öldü, 4 bin kişi yaralandı. Darbe, Mısır toplumunun kendi tecrübeleriyle gelişmesi umudunu tanklarla ezdi.

Mısır’ın 2012 tarihli İhvan anayasasında ise İslamcı renk çok daha güçlüydü, Mısır kimliği tanımlanırken “Arap”la birlikte “ümmet” kavramına yer veriliyor, hukukun kaynağının “sünni mezhepler” olduğu gibi çeşitli düzenlemeler yer alıyor, kadın “annelik” göreviyle tanımlanıyordu. Yine de “hakimiyet milletindir” vatandaşlar cinsiyet, ırk ve din ayırımı olmadan eşit haklara sahiptir gibi hükümler vardı.

Mısır’da darbeyi ve idamları Ezher Şeyhi’nin ve Başmüftü’nün onaylaması, itaat isteyen otorite tarafından dinin nasıl istismar edildiğine dair çok önemli bir örnektir, İslam tarihinde çok yaygındır. Dinin emrinde değil, kralların emrinde olan din görevlileri.

İslam ümmetinin önünde çok ciddi tehditler var. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin davası tehlikede. Yeniden toparlanma zamanı. Mursi’nin şehadeti buna vesile olur.

Mısır’ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi’nin oğlu Abdullah Mursi, darbeci Sisi yönetiminin babası için taziye töreni düzenlenmesine izin vermediğini açıkladı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Mursi, “Hatta baba evinde taziyeleri kabul etmemize bile izin vermediler” dedi. Ölüsünden bile korkulan Muhammed Mursi; Rabbim şehâdetini kabul eylesin. Ailesinin, Mısır halkının ve İslam ümmetinin başı sağ olsun.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Tahir Tahir 23 gün önce
    Sn yazar yahu nereden buluyorsunuz kendinize bir kaç senede bir bir mursi ve zaten cumhurbaşkanı bağdadi ye kızmasa onuda överdiniz Allah'tan reis müdahale etti sn yazar bırakın bu birilerini çok kutsal görmeyi ve bugünden itibaren en yakınınızda birine bir komşunuza iyi olun bir hastaya şifa olun bir fakire derman verin bu yeterli bence gerçek din budur yıllarca birilerini bulup yazı sıralamak değil kendinize bir gelin saygılar
  • VatandaşVatandaş24 gün önce
    Yaşar abi. Bu sefer cemaat seçimde kimi destekleyecek yine batı projesi nimi destekleyecek. Bu konuyu bir işleseniz.
  • Dadaş Dadaş 24 gün önce
    Allah Nursi’yi sevenlerle sisiyi sevenleri birbirleriyle haşır neşir etsin

Günün Özeti