• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI

Muhalefet yıkmak değil, daha iyi yapacağını göstermektir

15 Aralık 2021
A


Yaşar Değirmenci İletişim: [email protected]

Demokrasinin özü, millete saygıdır, milletin doğruyu seçebileceğine inanmaktır, milletin inançlarına yakınlık duymaktır; milli irâdenin hâkimiyetidir, düşünce ve seçim hürriyetidir. Millete güvenmiyorsanız, milletin rüşdüne inanmıyorsanız; demokrasiyi almanın da, işletebilmenin de, anlamı ve imkanı yok demektir. Bu noktaya, yani milletin inançlarına saygı ve sevgi duymak noktasına ancak uzun mücadelelerden sonra gelindi. Devletin sahibi millettir. Devlet, bir hukuk sistemine, her hukuk sistemi de bir “hak hakkaniyet” idealine dayanır. Devlet, milletin manevi hayatını hukuki teminatlarla korur gözetir. Millet, ise devletine inançlarından aldığı heyecanla güç verir sahip çıkar. Hal böyleyken bütün bu ilmî gerçeklere karşı çıkanlar psikolojik rahatsızlık içinde olduklarının farkındalar mı? 

‘Millî ittifak’a, devletin, milletin, ümmetin düşmanlarına karşı lider Türkiye mücadelesi veren bu milletin has evlatlarına yapılanların cezasız mı kalacağını zannediyorlar? Teröristlere sahip çıkıldığı kadar kendi vatandaşına sahip çıkmayanlar, bu yaptıklarının bedelini ödemeyecekler mi? Meydan okudukları değerler her toplumda milleti millet yapan değerler değil mi? Yeryüzünde kutsalı olmayan insan ve medeniyet düşünülebilir mi?  

İnancının gereğini yerine getirenlere yapılan basın/yayın/sosyal medya zulmü, bu zulmü yapanların yanında olmanın izahı yapılabilir mi? Demokrasi deyip durdukları halde 15 Temmuz’da yaptıkları ihtilal denemesine canıyla/kanıyla ‘dur!’ diyen bu milletin mücadelesini anlamayanlar, bu ülkenin adamı olabilir mi?  

Cumhurbaşkanımızın zaman zaman millî-manevi-fikri meselelere vurgusu, hitabet gücünü de kullanarak yaptığı güzel konuşmalar bile; öfkeli, sinirli, hamasi nutuk muamelesi görüp parti içinde bile farklı değerlendirmelere yol açıyorsa, bu durum siyasî kültürün seviyesini ortaya koymaya yeter! Siyasetimizde ideal yoktur, fikir yoktur, hasbilik yoktur, orijinallik yoktur. Çünkü Batıcılık, siyaset meydanını büyük çöle döndürmüştür. Bu gerçeği kabullenmeden hiçbir müsbet hamle başarılamaz. 

Dünyadaki değişim ve gelişmeler, Türkiye’nin stratejik-kültürel öneminin çok artmış olduğunu gözler önüne seriyor. Lider ülke oluşumuz; dünyayı yönetmek iddiasında olanların gündem dosyasındaki ciddi konulardan biridir bu. Türkiye, yeni sıkıntıları nasıl karşılayacak? Değerlendirme bekleyen imkanları nasıl kullanacak? Dinamik ve mücehhez bir istikrar ortamını nasıl devam ettirecek? ‘Terör ve bölücülük musîbeti’nin aydınlar tarafından ‘insan hakları ve özgürlük’ maskesiyle sahiplenilmesine hangi aydın kadrosuyla cevap verecek? Bu millete hizmet eden iç ve dış düşmanların her türlü çıkardıkları engelleri aşmaya çalışan AK Parti iktidarının bir zorluğu da bu! Değer hükümleri, ölçüleri, kutsalları olmayanlarla hangi meseleyi konuşup çözebiliriz? Hangi hususta uzlaşabiliriz? Körler dünyasında görmek suç, renkleri anlatmak zor. Dili tad alma hassasiyetini kaybedenlere ‘lezzet’i nasıl açıklayabilirsiniz? Derdimiz, sıkıntımız burada! 

Çok zor sıkıntılı, ilave olarak da ekonomik kriz ortamında dünyanın gözünü ayırmadığı Türkiye! Siyaseti düşünceden tamamen koparan ‘gündelikçilik alışkanlığı’nı sıyırıp atmalıyız artık. Batılı ve Batıcı, bizim karşımızda fikren acizdir. Potansiyel olarak da tezahür planında da acizdir. Batı bölücülüğü teşvik ediyor; hayale sığmayan işbirlikleri üretiyor. Biliyor ki Türkiye kendisine gelirse, Batı’nın Ortadoğu’daki hâkimiyeti sona erer. Sona ererse, insani açıdan Batı’nın da hayrına olan neticeler doğar ama henüz orasını görebilecek halde değiller! Milli ve manevi bütünlüğümüz içinde İslâmî güçlenme iç ve dış düşmanları tedirgin ediyor. İttifak edip iş birliği yaptıkları tek konu; iktidarı devirmek. Batılısı, Batıcısı bunun için her yaptığını mübah olarak görüyor. Türkiye’nin karşısında bütün terör örgütleriyle ile beraber hareket eden, silahlarını bile temin eden ABD ve Batı’dır. Mecliste bütçe görüşmelerinde yaşanan olaylardan, ekonomik kriz değerlendirilmelerine varıncaya kadar. Bir makaleye hangisini sığdırabiliriz ki? 

Milletin iradesi vardır, seçilmişler vardır, kurumların temsilcileri ve yetkilileri vardır, akil adamlar vardır, kamuoyu vardır. Milletin seçtiği iktidara güveneceksin. Onu iktidardan indirmenin milletle olduğu gerçeğini unutmayacaksın. Ezberlediğiniz/ezberlettiğiniz ve kutsal hale getirdiğiniz ‘demokrasi’ bu! Milletin seçtiği bir iktidar, milletin seçtikleri tarafından oluşturulan bir icra, anayasayı ihlal eder mi, diktaya gider mi, usulsüzlükleri yolsuzlukları destekler mi? Böyle bir şey olmaz. Batı’nın uşaklığını yapmak mıdır muhalefet? Onların ağzıyla konuşmak mıdır? Hadise çıkarmak, gerginlik oluşturmak, kavga tavrı ve üslubu uygulamak; siyasi istikrarın da, ekonominin de geçim şartlarının da aleyhinedir. Geçim sıkıntıları artarsa, herkes mutsuz olur. Kendinin, evinin, ailesinin hayati ihtiyaçlarını karşılamakta zora düşer. İşsizlik, bir çeşit felakettir. Ve üretim düşerse, ekonomi bozulursa, işsizlik çok kişinin kapısını çalabilir. Bizde demokrasi ve muhalefet iktidar için ‘devirelim kurtulalım’ demek! Muhalefetin tek derdi ‘iktidarı devirmek!’ Milletin teveccühünün yansıdığı oy’la mı iktidarı devirecekler? Millete değer vermeyenlerin ittifakından ‘millet ittifakı’ olur mu? HDP’nin kongresinde gördünüz vatan, millet, devlet düşmanlarının halini. Bunları bırakın; muhafazakâr, dindar, liberal, olarak ‘orta sağ’a hitap eden partilere, başındaki adamların yaptıklarına millî manevi hiçbir değere uymuyor. Terörist başının meclisteki katliamın, zulmün temsilcisine ‘serbestlik’ isteniyor. Devletin bütün imkanlarını teröristlere akıtanların, vatanı bölüp devleti yıkma peşinde koşup bayrağımızı indirme, ezanımızı susturma peşinde olanların yerine hizmet eden devleti temsil eden vatanını, milletini, devletini düşünenlerin Kayyum olarak görevlendirilmelerine karşı çıkıp tahammülsüzlük gösterenlerde hiç utanma kalmamışsa ne yapabilirsiniz ki? Suçları sabit dosyaları tescilli, sicilleri bozuk bu güruha sahip çıkanlara ne anlatabilirsiniz ki? (Devam edeceğim İnşallah…)

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tuğrul

Şimdiye kadar muhalefet dinlememek için at gözlüğü takmış bir zihniyetin suçu muhalefette araması çok komik olmuş. Örneğin muhalefet Türk telekom satılırken muhalefet karşı çıktı, grevler yapıldı gösteriler yapıldı ama hükümet inadına

Can

demek ki yolsuzluklari ancak muhalefet yapar ki onlar bakanliklarda ihaleden sorumlular. bir de dis odaklarlan nasil da ayni masada simdi piskince oturduklarini bir izah et. BAE firavundu simdi ermeni seviciligi basladi yarin kardes israil olursa sasmam artik. suudilerde kasikci unutun diyorlar o zaman hacca gidebilirsiniz. bizdeki dis siyasetin U dönüsleri milletin iradesi ile mi yapildi?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23