• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI
22 Ekim 2020

Medeniyet Tasavvuru Okulu: Karanlıkta mum ışığı

Eğitim meselemiz hiçbir zaman gündemden düşmedi. Münevverimizi (aydınımızı/entelektüelimizi) yetiştirememenin ızdırabını hep çekmişizdir. Zihin işgali/sömürüsü, eğitim sistemimizin bize ait olmayışı, başında ‘millî’ kelimesi olsa da Batı uygarlığı hedefine kilitlenme, aidiyetimizi ‘aşağılık kompleksi’ olarak görme bizi ‘Biz’ yapan değerlerden hep uzaklaştırmıştır. Değişime karşı değiliz. Değişirken biz kalarak değişmek. Mesele bu! Kendi kavramlarını, değerlerini bilmeyen bir nesille devamımız mümkün mü? Batı eksenli zihin yapısı oluşturmaya çalışan üniversitelerden mezun olan gençler aidiyet bilincini yitiriyor. Aidiyet ve mensubiyet şuuru verilmeden yetiştirilen gençler; bizim insanımız olabilir mi?  Küreselleşen, dijital uygarlığın hâkim olduğu dünyada ‘biz’ olarak yaşamak ancak kendi medeniyetimizin hayat tarzıyla yaşayarak mümkündür. Gönül dünyamıza bile sınırların masa başında çizildiği bu durumda kök değerlerine bağlı idealist gençliği yetiştirmek şarttır. Medeniyetimiz bilinmeden hiçbir şey yapamayız. Okumayan, düşünmeyen, milletinin derdiyle dertlenmeyen bir eğitim sisteminin sonucu kukla, robot, uşaklık, esaret… vs.  

Milletin, ümmetin, insanlığın ümidi biziz. Biz millet olarak insanın haysiyetini, şerefini korumakla mes’ul ve mükellefiz. Batı korkuyor. Tarihin hakiki olarak yazılmasından, medenilik/uygarlık adı altında yaptıkları vahşetin bilinip öğrenilmesinden korkuyor.  

Milletleri, toplumları, ümmetleri, insanları ve insanlığı biz yaşatabiliriz insanca.  

Entelektüel camianın saygın isimlerinden Yusuf Kaplan Bey’in başlattığı elliden fazla ülkeden binlerce başvurunun olduğu Medeniyet Tasavvuru Okulu (MTO) projesi gençlikte müthiş bir heyecan uyandırdı. Türkiye’nin en iyi okullarından biri olmaya aday.

Yusuf Kaplan Hoca’mız, benlik, şöhret, para, pul derdinde değil. ‘Allah’ın razı olmadığı şeyde hayır yoktur. Müslümanlar, Allah rızasını takip etmeli; her işte O’nun rızasını esas almalı’ düşüncesindedir. Ona bizim cenahtan yapılanları görünce de hep şu söz hatırıma gelir. ‘Dostları ile dalaşanlar, düşmanları ile savaşamaz.’ Katıldığı programlarda, tartışmalarda sesini yükseltip bağırıp çağırmasını yanlışa tahammül edememesini yangını gören insanların feryadına benzetirim. Milletinin, ümmetinin, insanlığın yanan imanını gören dava adamının iç yangınıdır bu!  

Kendi medeniyetimizin farkında olalım diye çırpınan Yusuf  Kaplan hocamıza sahip çıkalım. Bu MTO’da gençlerin kendi kaynaklarımızdan beslenmesi için çırpınması, mâzi-hâl-istikbâl köprüsünü kurdurtmaya çalışması, millete, ümmete, insanlığa hizmet aşkıyla fedakârca çalışan bir münevverin rehberliğindeki bu projenin hayata geçirilmesi ancak “Allah Rızası” için yapılır. Gönül insanları, gönüllü kuruluşlar da vazife alsınlar. “Allah’ın rızasının her şeyden büyük olduğu” ayetini unutmasınlar. Hak ve hakikatin ikamesinde pay sahibi olsunlar. Gençlerin dertlerine deva olabilmek için gece gündüz demeden mesai harcayıp zihin yoran, her hal ve şartta “emri bil maruf nehyi anil münker”i yapan böyle bir entelektüeli (TV ve sosyal medyada gördüğümüz gibi) ‘şer güçler’ kabullenemez. Yusuf Kaplan’ın imanının gereği olarak yazdığı yazılarda, katıldığı programlarda bunu göstermesi, açık açık bütün samimiyetiyle konuşması, yazması sonucunda maruz kaldığı saldırılar; biz mü’minleri teyakkuza sevk etmelidir. Pasif iyi, iyi değildir. Her pasif iyi, aktif kötünün teşvikçisidir. Aktif (faal) iyi olmak isteyenler, MTO’nun çalışmalarına yardımcı olmalıdır. İştirak, takip, fiili ve kavli dua yardımdır. Nasipsizlikten de kurtulalım. Nasip meselesi değil, talep meselesi! Talep et, nasip olsun.  

Doğu’yu ve Batı’yı tanıyan, geçmişi doğru okuduğu için geleceğe esaslı bir miras bırakabilme derdinde olan bir nesil yetiştirme gayreti; bizleri de gafletten uyandırmalı.  

Yusuf Kaplan, çeşitli vesilelerle MTO ile neleri gerçekleştireceğini şöyle beyan eder:

Hedefim; Müslüman zihnini inşa etmek, Müslümanca düşünme melekelerini geliştirmek,

Medeniyet perspektifi kazandırmak. Dili, kelimelerden kavramlara ve kavramlardan ruha dönüştürecek şekilde yaratıcı şekillerde kullanmak ve zenginleştirmek. Medrese ve üniversite karışımı bir şey yapmaya çalışıyorum. Kökeninde medrese var. Bizim iç dünyamız İslam’dır. Dolayısıyla insanın iç dünyasına yolculuk içeride yapılır, dışarıda yapılan yansımalarıdır. Pergelin sabit ayağını İslam’a ve bu coğrafyaya basıyorsun, pergelin hareketli ayağı ile bütün dünyaya, kültürlere, medeniyetlere açılıyorsun. Eğitim sisteminin merkezinde de bu var.  Bu, “Ehli Suffe” yöntemidir. Senelerdir buna kafa yoruyorum. Dünyada geliştirilmiş en iyi eğitim modeli budur. Eğitimden maksat, sadece kuru bilgi vermek değildir. Mesele bilmek değil, olmaktır. Bilme, bulma ve olma çabası. Bu; ilim, irfan ve hikmet. Akıl, kalp, ruh. Asıl mesele, o bilgiyi ruha dönüştürebilmek. Karakter, model insan inşa edebilmek. Hazreti peygamber modeli üzerinden bir insan tipi ve dünya inşa etmek. Benim yapmaya çalıştığım budur. Bütün dünyaya açıldık. Amerika’dan Güney Afrika’ya kadar talebemiz var. Biz de diyoruz ki: Direniş, Diriliş ve Yenileniş yolculuğu yapacak, Türkiye’yi yeniden eksen yapacak, Nizamülmülk’lerin izini sürecek hakikat medeniyetinin insanlık çapında yürüyüşünü gerçekleştirecek bir nesil yetişecek inşaallah…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ibrahim Alkılıç

Yusuf Kaplan hocamıza saygımız var ve yaptığı icraatı tasdik ve tasvip ediyorum. Başladığı ve yaptığı iş hayırlı bir iş, güzel bir iş. İnşa Allah tahmin ettiğinden daha çok başarılar gelecektir diye temenni ediyorum. Ancak tavsiye ettiği kitaplar arasında son asrın değerli alimi Bediüzzaman hazretlerinin kitaplarının olmayışını esefle karşılıyorum. Risale-i Nurları okuyamayan, anlamayan, içindekileri bilmeyen müslümanların ilmî yönden bir tarafının eksik olacağı kanaatindeyim. Bu vesileyle Risale-i Nur'lar hakkındaki fikrimi beyan etmek istedim. Maksadım hocamı suçlamak değil. Selam ve dua ile...
  • Yanıtla

Abdül Kasım VARLI

Yusuf Kaplan hocamız, ülkemizin yetiştirdiği önemli münevverlerimizden biridir. Her gün okuduğum yazılarında ve birlikte çalıştığımız kurumdaki konuşmalarından anladığım şudur: "ülkesi, devleti, milleti, ümmeti, dili, dini, tarihi, kültürü ve ülkenin gelecek konusunda çok endişeli. Mevcut eğitim sisteminin bir sonucu olan bu gençliğin gidişatından menun değil. Bu konularda acilen bir şetyler yapılmalı." Katılıyorum.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23