• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI
16 Mart 2021

Laikliği putlaştırmayın! 

Hıristiyan misyonerleri için İslam’ın en mühim hedef olması, İslam’ın her zaman ve mekânda geçerli olan niteliği yüzündendir. İslam, ezeli dünün ve ebedi yarının olduğu kadar her neslin her hal ve şartta inşa edicisidir. Asli hüviyetinden uzaklaşmadığı her yer ve zamanda o asla pasifize edilemez. Hep öznedir, aktiftir, aktüeldir, etkendir, etkindir. 

Eline aldığı eşkıyadan “evliya”, eline aldığı taştan “taçmahal”, eline aldığı cahiliyyeden “saadet çağı”, eline aldığı evladını diri diri gömen bir babadan dünyanın en adil yöneticisi, eline aldığı düşmanın torunlarından fatihler çıkarır. Bu, dinin sahibi olan Allah’ın “İslam” adını verdiği “teslimiyet yolunun” tabiatında var olan bir niteliktir. 

Laikliği dayatanların isteği; İslâm’ı hayata dair iddialarından vazgeçmiş müzelik bir inanç haline getirmek. Yani fosilleştirmek. ‘Ilımlı İslâm’ diye bir şey uydurmak. 

Seküler-laik politikalar sonucu İslam’ı azaltılan ya da tamamen kaldırılan insanlar, kendilerine dinin yerine alternatif olarak sunulan yarı dinleştirilmiş resmi ideolojilere “iman” ettirmişlerdir. Cehalet döneminin putperestliği! Bunu yaparken, çok sevdikleri sıfatla “bilimsel” olmanın en asgari kurallarına ve standartlarına zerrece özen göstermezler. Kendini laik sananlar hak, hukuk, özgürlük ve adaleti hep kendileri için geçerli değerler olarak savunurlar. Bütün bunlar, kendileriyle birlikte başkalarını da kapsadığında, o hakka, o özgürlüğe düşman olmakta bir an tereddüt etmezler. Fakat bunu bunca yıldır beceremediler ve beceremeyeceklerini anladılar. Müslüman düşmanlığı; örtü düşmanlığı, cami düşmanlığı, minare düşmanlığı, isim düşmanlığı, Cuma düşmanlığı, Arapça düşmanlığı, Kur’an düşmanlığı, Kur’an kursu düşmanlığı, İmam-Hatip düşmanlığı, Peygamber ve nihayet Allah düşmanlığı.  

 Laiklik; özellikle de yasakçılık anlamındaki laikçilik; bu ülkeye hiçbir şey katmadı. Ruh köklerine yabancılaştırmaktan başka! Türkiye Cumhuriyeti başında bir İslam Cumhuriyeti olarak kurulmuştu. Laikliğin ‘L’si bile gündemde yoktu. Anayasa’ya 1937’de girdi. Yani Cumhuriyet laik olarak doğmadı. Sonradan oldu bitti ile İslam kaldırılıp, laiklik getirildi. Müslüman Türk aidiyetinden utanır, Batı’nın uşaklığını kabullenir hâle geldi/getirildi. Batı’nın tarihi; zulüm, (sömürgecilik, asimilasyon, kendisinin dışındakilere hayat hakkı tanımama, vb.) milleti de zalimliklerle doludur. İslâm düşmanlığında (basın, yayın, sosyal medya, vs.’de yaptıkları, teşvikleri) utanmadan yaptıklarını da güzel kelimelerle kapatırlar.  

Bizim laikperestler; tamamen Batı’nın kavramlarıyla düşündüğü, yaşadığı için. Çünkü tahribat çok derin ve tamir edilemeyecek boyutlarda. ‘Laiklik’ dayatması bu milletin ‘iman yüreği’ni hançerlemektir. Bu ülke laik yıllarında uluslararası hiçbir değer çıkaramadı. Osmanlı Devletinin mirasına konduğu (Osmanlı’nın devamı olarak bilindiği) halde, bölgesel güç bile olamadı. Uygulanan jakoben laiklikten 40 yılda dört darbe gördü. (Benzerleri de cabası.) Dine ve dini değerlere karşı saldırganlığa kadar varan ölçüsüzlükleri; en cahili oldukları konunun ‘din’ oluşundan. İslâm konusunda hayli sığ ve cahil olan bizdeki aydınların hâli. Bunlar; İslâm’ı ‘dinlerden bir din’ olarak algılıyorlar. Çoğu zannedildiğinin aksine ‘din düşmanı’ değil, İslâm düşmanı! Anayasa yapma meselesinde içlerindeki kin ve nefret hemen ortaya çıkıyor. Kur’an-ı Kerim’e göre İslâm; bütün Peygamberlerin bağlı ve dâhil olduğu değerler sisteminin adıdır. İnsanlığın değişmez değerlerinin adı. Yaradılışa uygun hareket eden ve Allah’ın kendisine koyduğu yerde duran herkes Müslümandır.  

 Allah; seküler düşüncenin ısrarlı inkârına rağmen “Gökte de yerde de hükmü geçerli (ilahi olma özelliğini kaybetmemiş ve kaybetmeyecek) olan bir dini ve gönderdiği Peygamberi haktır. Uydurulan, karıştırılan bir din değildir.” İslâm’a göre asıl ve muteber olan; kişinin kendisini ne olarak tanımladığı değil, İslâm’ın onu ne olarak tanımladığıdır. İslâm’la laisizmin birbiriyle bağdaşmasını imkânsız kılan temel mesele; hayata bakış ve onu algılayış farklılığıdır. İslâm, “Allah’a karşı kayıtsız şartsız teslimiyet” demektir. Allah’a rağmen Müslüman olunamayacağı, mutluluk, güvenlik, özgürlük ve adaletin gerçekleşmeyeceğine inanan insandır. Bir Müslüman hayatını; Allah’ın arzusu istikametinde düzenleyen, O’nu razı etmeyi hayatının hedefi olarak ortaya koyar. Peki, laisizmin teklifi nedir?  

Hayatı parçalamak, din-devlet bağlarını koparmak. Hayatı kutsaldan arındırmak, ayırmak ve insanla kutsalı birleştirmemek. Hafıza kaybına uğramış/uğratılmış insanlar gibiyiz. Bu millete kavramları unutturmakla kalmadılar, ‘algı operasyonu’ yaptılar. Bizde laikliğin tarifi bile yok. (Bilinen bir cümleden başka.) Laiklik tarif edildiği zaman, darbe heveslileri kalkıp memleketin hâkim ve savcılarına brifing verme cinayetine kalkışamazlar. Brifing vermeye kalkışsalar dahi, hukuk nosyonu olan hiçbir hukuk adamı buna iltifat etmez. Laikliğin tahribatının bilindiği bir ülkede; Post Modern darbeler yapılamaz. Laikliği korumak adı altında, çıkar grupları, yedi sülalelerinin geleceğini garanti altına almaya kalkışmaz. Faili meçhul cinayetler planlayıp, ardından devşirilmiş kesimleri laiklik adına sokaklara dökemezler. Kendini laik sananlar zümresinin içerisinden bu ülkede yüz ağartacak uluslararası çapta ve insanlığa unutulmaz bir katkı sağlamış bir tek “bilim”, “felsefe” ve “sanat” adamı çıkmamıştır. Bu kafayla, çıkması da düşünülemez. Biraz kendi açısıyla baksalar: Laikliği koruma adına kutsallara küfredemezler. Laikliği İslam’ın karşısında bir din gibi görüp, insanları “laiklik dininin seküler mümini” olmaya davet edemezler. Hele “Laik olmayan adam olamaz” türünden herzeler yiyemezler. 

 Ülkemize, milletimize, insanımıza sahip çıkma, hak hukuk, özgürlük temelli, kendi değer yargılarını ihmal etmeden bir Anayasa yapmak birinci vazifemiz olmalıdır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mutmaine

CUMA NAMAZINA dahi gitmeyen adamlar bu ülkenin müslümanlarını yönetmek istiyor.......siz yazamamışsınız özeti budur.
  • Yanıtla

Laikliği putlaştırmayın

Laikliğin kendisi 'puttur' ama! Onlar da hakkını veriyorlar..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23