Kıbrıs meselesini unutma!

16 Haziran 2019 Pazar

Sahabenin fethedip Halifeler döneminde İslâm’a kazandırdığı Kıbrıs kendi kültürümüzle değil; kumarhaneleriyle, fuhuş sektöriyle, haram galerisiyle ‘günah adası’ haline gelmiştir. Hilal Haç mücadelesinden, Batasıca Batı’nın Türk ve Türkiye düşmanlığından haberi olmayanların, milleti millet yapan değerlerden haberi olabilir mi? Oradaki insanımıza Müslümanlık nedir öğretilmemiş, İslâmi bir şuur kırıntısı bile verilmemiş. Ne okulda, ne evde, ne medyada ne basın yayında, ne de sokakta. 

Dinin pratiği/uygulaması zaten yok. Seküler eğitimin mahsulü kendi değerlerinden uzak, kendisine yabancı yetiştirilmiş çocuklar, gençler. 

Kendi çocuklarımızın yüreğine, ne kadar putperest sembol varsa onları doldurduk. Allah ve Peygamber sevgisinden sorumluluk bilincinden, iman lezzetinden, Kur’an hidayetinden, mahrum bıraktığınız yavruların kalpleri modern birer puthaneye döndü. 

Kimlik olmadan kişilik olur mu?

İngiliz işgali/sömürgeciliği hiçbir zaman unutulmamalı. İngilizlerle, Yunanlılarla el ele omuz omuza yavru vatanı da, ana vatanı da ‘vatan’ yapan değerlere karşı açılan müşterek savaş, bütün şer güçlerle yapılan/yapılacak savaştır. Almanları, İsrail’i Fransa’yı, hepsinin ağabeyi durumunda olan ABD’yi de bunlara ilave edebilirsiniz.

Maalesef Kıbrıs’ta kültür savaşını kaybettik! Kıbrıslı Rumların Hıristiyan kimliği kiliseleri, papazları, itina ile korunan ve üzerine titrenen ‘Hıristiyan kimlik’leri var. 

1974 Kıbrıs savaşına kadar zalim bir papaz Makarios’la yönetilen Ortodoks bir din devletiydi. Kıbrıslı Türklerin Müslüman kimliği öldürüldü. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs’a ilahiyat açılmasına izin vermiyorlar! Kur’ân kursu ve imam hatip okulu açılmasını protesto ediyorlar, nefes aldırmıyorlar! Dün de bugün de. Kendi tarihinden, mâzisinden bu kadar uzak olunur mu? Kıbrıs’ta ilâhiyat açılmasına, Kur’ân kursu ve imam hatip okuluna karşı çıkanlar Rumlar değil Kıbrıslı Türkler! Türkiye’nin Kıbrıs’tan çekilmesini isteyenler de onlar. Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin gelmekte olan tehlikeyi görerek ortak medeniyet ve tarih şuuru etrafında kenetlenmelerini sağlayacak eğitim, kültür ve medya projeleri geliştirilmesi şarttır, elzemdir. Sadece askerle olmaz. Onsuz da ‘leşkeri dua’sız da olmaz!

Atina’dan İskenderun’a kadar dikkatle bakın. Kıbrıs’ın dışındaki bütün irili ufaklı adaların tamamının Yunanistan’a ait olduğunu göreceksiniz. (Bu durum da Lozan’ı, Cumhuriyetin kurulmasına gidilirken yapılan pazarlıkları, hilafetin kaldırılarak başsız hale getirilen ümmeti, İstiklal Mahkemeleri’ni, harf inkılabıyla kültür kopukluğunu, tek parti, şeflik dönemini, putlaştırmaya geçişi, vs. Bunlar resmi tarihin dışında incelenmeden olmaz.) Ancak Kıbrıs halkı zihnen ve kültürel olarak bizimle aynı değerleri paylaşırsa, Kıbrıs’ta tezgâhlanacak bütün oyunları püskürtmemiz mümkün olabilir. Yunanistan’ın Kıbrıs Rumlarının Hıristiyan kimliğine gösterdiği hassasiyet ile Türkiye’nin Kıbrıs Türklerinin Müslüman kimliğine gösterdiği hassasiyeti karşılaştırırsak ortaya nasıl bir kahredici sonuç çıkar? Kimin veya kimlerin eseridir? Hangi yanlış politikalar Kıbrıs’ı sadece ‘gayrimenkul’ fiyatına indirgemiştir. Bu gayrimenkul fiyatına indirgenen bir toprak asla ‘vatan’ olmaz/olamaz. Bir toprağı vatan kılan üzerinde bulundurduğumuz sadece askeri güç değildir. Orada yaşayan insanların hayati bağlarla kendilerini bağlı hissettikleri değerler sistemidir. Bu Kıbrıs Türk’ü için İSLÂM’dır. Kıbrıs ana vatandaki laiklerle, yavru vatandaki laiklerin el ele vererek uyguladıkları resmi ideolojinin, kemalizmin, laisizmin hâkimiyeti kırılmadan hiçbir olumlu adım atılmaz/atılamaz. Kıbrıslılar, kendi din adamlarını yetiştirecek bir tek okula sahip değiller. Kıbrıs’a Türkiye’den giden imamlara hep bir yabancı gibi bakılıyor. 1974’ten sonra yapılan camiler, gönderilen imamlar. Âcilen cemaat da mı ihraç etmeli. Camiler bomboş, gece kulüpleri, taverna, pavyon ve meyhaneler dolu. Okunan ezandan, kılınacak namazdan, göndere çekilen ay yıldızlı bayraktan rahatsız olanlarla, mazlum, mağdur insanları zalim devletlerin elinden nasıl kurtarabiliriz?

Dünyanın en zengin doğalgaz yataklarının Kıbrıs’ın etrafında bulunduğu gerçeğinin ortaya çıkmasıyla birlikte bütün emperyalistlerin Doğu Akdeniz’e üşüşmeleri, askerî yığınak yapmaları bizi, millî güvenlik konseptimizi yeniden tanımlamaya icbar ediyor. Türkiye’nin bir numaralı güvenlik meselesi Kıbrıs’tır! Manevi güvenliği, kültürümüzü, kimlik ve kişiliğimizi, aidiyet duygumuzu ihmal etmeden Kıbrıs! Yapılan askeri tatbikatla Kıbrıs’a ve çevresine, savaş gemileri, savaş uçakları yığan ABD, İngiltere, Rusya, Fransa, İtalya, BAE, Mısır ve İsrail’in doğalgaz ve petrol bahanesiyle Doğu Akdeniz’in sularını fena hâlde ısıtan girişimlerine karşı teyakkuz hâlinde olduğumuz mesajını verdik.

Emperyalistlerin bizi Kıbrıs’tan vurmalarını önlemenin en kalıcı yolu, Kıbrıslı Türklerle ortak medeniyet ve tarih bilinci etrafında kenetlenmemizden geçiyor!

Kıbrıs, kültürel olarak bize değil, Rumlara daha yakın. Türkiye’nin kültürel olarak Kıbrıs’ta olduğunu göstererek Müslüman kimliğini, İslâm Medeniyetinin temsilcisi olduklarını, Kıbrıslı Türklerle ortak medeniyet ve tarih bilinci etrafında kenetlenmemizi millete, ümmete, insanlığa göstermemiz şarttır. Din/dil/tarih şuuru verilmeden olmaz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mustafa EROĞLUMustafa EROĞLU1 ay önce
    Evet kimliğimiz, inancımız ve kültürümüzün sosyal hayatta uygulanmayan yer bizim değildir
  • VeysiVeysi1 ay önce
    Hani bir türk dünyaya bedeldi efendiler?

Günün Özeti