Kadir Gecesi’nin kadrini bilelim!

31 Mayıs 2019 Cuma

Allah Teâlâ ibâdetlere verdiği ecir, sevap ve ödülleri arttırdığı, af isteyenleri bağışladığı, duaları kabûl ettiği, manevîyatımızı oluşturan unsurları takviye ettiği, dünyamızı ve hânemizi nûr, bereket ve rahmetle doldurduğu günler ve geceler tahsis ederek kullarına lutûflarda bulunmaktadır. Böyle gecelerden biri de Ramazan ayı içinde idrak edilen Kadir Gecesi’dir. Bütün Ramazan geceleri ibâdet şuuru içinde geçirilsin, ihyâ edilsin diye bu gecenin hangisi olduğu kesin olarak belirtilmemiştir; son on gün içinde ve yirmi yedinci gecede olması ihtimali daha fazladır. 

Kadir Gecesi, Kadir suresinde görüldüğü gibi, öyle değerli, öyle bereketli bir gecedir ki, içinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kadir Gecesi’ne bu değer ve kıymeti veren şey ise bu gecede Kur’ân-ı Kerîm’in yeryüzüne inmeye başlamış olmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm, Allah Teâlâ tarafından Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına Kadir Gecesi’nde indirilmiştir. Daha sonra, Allah’ın izin ve emri ile 23 yılda peyderpey, ihtiyaca göre Kur’an’ı Resûlullah Efendimize vahiy yoluyla getirilmiştir.

Kur’an eğer senin yüreğine, zihnine, hayatına ve dünyana da inerse, sana bir gecesi bir ömür kadar bereketli bir hayat bahşetmez mi? Senin duygu, düşünce ve eylem potansiyelini binlerce kat artırmaz mı? “O gece boyunca melekler, Rablerinin izniyle (ölü canlara) hayat taşımak için bölük bölük inerler; her çeşit barış, huzur, saadet ve güven taşırlar... ta şafak sökünceye kadar..” (97 Kadir 4, 5)

Vahyin taşıdığı barış, huzur, saadet, güvenlik ve özgürlük tek çeşit değildir; duygu, düşünce ve eylem olarak bireyin bütün hayatını kapsar. Sadece bireysel değil toplumsal barış, huzur, saadet ve güvenin de tesisi fıtratla aynı kaynağa ait olan vahyin diriltici soluğuna muhatap olmakla gerçekleşir. Biz bu gecede, başta bu toprakları vahiyden mahrum edenlerin hidayeti ve ıslahı olmak üzere, herkes için dua edeceğiz. Ramazan ayının 27. gecesine daha dikkat etmeli ve geceyi gereği gibi ihyaya çalışmalıyız. Çünkü Peygamber Efendimiz, “Kadir Gecesi’ni kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.” Buyurur. Kadir Gecesi’ni ihya sadedinde, namaz kılmak, Kur’an okumak, dua etmek, sadaka vermek gibi bütün ibadet çeşitleri ile Allah’a yönelmek gerekir. Ancak bu gece dualara icabet edilen vakitlerden biri olması sebebiyle dua etmek sünnettir. Nitekim Peygamberimiz o gece için, Hz. Âişe’ye “Allâhümme inneke afuvvun, kerimün tuhibbu’l-afve fa’fu annî (Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet)” diye dua etmesini tavsiye buyurmuştur.

Kadir Gecesi’nin Rabbimizin rızasını kazanmamıza vesile olacak amellerle dolu dolu geçirerek bütün senemizde ‘ilim/amel/ihlas/ihsan’ istikametimizi devam ettirmeliyiz. Hiçbir nafile namaz, farzları, sünneti müekkedeleri ihmale/terke sebebiyet vermemeli. O gece de yatsı ve teravih namazının cemâatle kılınması, sonra evde bir miktar nafile namaz kılınması, Kur’ân okunması, istiğfar edilmesi (günahların bağışlanması için Allah’a yalvarılması), dua edilmesi, yatmadan önce son namaz olarak da vitir namazının kılınması tavsiye edilebilir. Teheccüd namazı da kılmaya çalışılmalı. 

Kur’an-ı Kerim, insanı dünya ve ahirette mutlu kılacak her şeyi ihtiva eden bir Kitab-ı Mübin’dir. O’nu rehber edinen yanılmaz. O’na sımsıkı sarılan sapıklığa düşmez. Onun gösterdiği yolda yürüyen şaşırmaz ve onu okuyanın ecri az olmaz. Kadir gecesini idrak ederken, dünyanın neresinde olursa olsun açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zulme uğramışların haklarına dikkat kesilmek, onların dertleriyle dertlenmek acılarına ortak olmak, yaralarını sarmak hepimizin vazifesidir. İnsanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı, şerrin kilidi olmak, yeryüzündeki bütün Müslümanların sorumluluğudur. Bu vazife ve sorumluluk, kadir gecesi yeryüzüne inen meleklere ve Cebrail aleyhisselama eşlik edecek bir kulluğa sahip olmak için de gayret göstermeliyiz. Kadir gecesini, ancak Kur’an’ın kadrini, kıymetini bildiğimiz müddetçe ihya etmiş oluruz. Kur’an-ı Kerimin hak, hakikat, ahlak ve adalet ilkelerine sarıldığımız ölçüde bir ömre bedel manevi gelişmeler yaşayabiliriz. Tabii ki Dinimizin yaşanmasını belli gün ve gecelere tahsis etmeden. ‘Her geceni Kadir, her nefesin ahir bil’ şuuruyla hayatımızı sürdürelim. Bu gece, kaybettiklerimizi bulma gecesidir. Zihinleri ve gönülleri Kitabımız Kuranı Kerim’e göre yeniden inşa etme, onun hayat veren soluklarıyla yeniden dirilme gecesidir. İmana, merhamete, şefkate, muhabbete sarılma gecesidir. Kendimizi hesaba çekme gecesidir. Gaflet içinde geçen günlerimizi sorgulamalı, iyi ve güzel davranışlarımızı arttırmaya, kötü ve yanlışlarımızdan uzaklaşarak kalbimizdeki manevi kirleri temizlemeliyiz. Doğruyu/hak ve hakikati bulduktan sonra Peygamberimizin çok sık yaptığı şu duayı da ihmal etmeyelim. “Ya mukallibel kulubi sebbit kalbi ala dinike. Ey kalpleri çeviren Rabbim! Benim kalbimi hak dininin üzerinde sabit kıl.” Ya Rab! Bu gece hürmetine, İslâm coğrafyasında akan kan ve gözyaşlarının durmasını, bütün kardeşlerimizin bayrama huzur ve güven içerisinde ulaşmasını nasip eyle. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • HunkarimHunkarim1 ay önce
    Hoca tamamda hergun kin nifak demecleri bu kindas akitte diimi ,,huhhaa siz sindi israf sofrasina biz corba makarna huhaaahuh,,sonra ya dostluk ya iste iyilik yiyinnnnnn bol yiyinnnnn biz aclikla cebellesirken huhhaaaahu
  • Abdulkâdir CeylanAbdulkâdir Ceylan1 ay önce
    [Allâhümme inneke 'afüvvün kerîmün tühibbul 'afve fa'fü annî.]Kadir Gecenizi tebrik eder, dualarınızı bekleriz...

Günün Özeti